Geri Dön

Pelvik bölge kırıklarında kırığın olduğu bölgeye göre kanama profilinin araştırılması

Investigation of bleeding profile in pelvic fractures according to the fracture site

  1. Tez No: 956688
  2. Yazar: KADİR DİNÇER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KADİR BAHADIR ALEMDAROĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Pelvis kırığı, deplasman miktarı, kanama profili, Pelvic fracture, displacement amount, bleeding profile
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Pelvis kırıkları yüksek ya da düşük enerji ile oluşabilen kırıklardır. Yıllar içinde görülme insidansı artmıştır. Pelvis kırıkları mortalitesi yüksek kırıklardır ve mortalitenin en büyük nedeni hemodinamik instabilitedir. Hemodinamik instabilite kırığın kendisinden, visseral organlardan, vasküler yapılardan ve ek ekstremite, serebral ya da torakal yaralanmalardan oluşan kanama sonucu meydana gelir. Çalışmamızın amacı pelvis kırığı ile kliniğimizde takip edilmiş hastaların kırık lokalizasyonlarını belirlemek, kırıktaki deplasman miktarını ölçmek, hastaların laboratuvar verilerinden ne kadar kan kaybettiğini saptamak ve sonucunda kırık lokalizasyonuna göre kanama risk profili oluşturmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 2016 ile 2024 yılları arasında pelvis kırığı ile hastanemize başvurmuş ve takip edilmiş 364 hasta dahil edilmiştir. Yaş, cinsiyet gibi demografik verilerin yanı sıra kırık lokalizasyonu, kırıktaki deplasman miktarı, eşlik eden yaralanma varlığı, laboratuvar verileri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Pelvis 11 bölgeye ayrılmıştır. Bu bölgeler; sakroilak eklem, posterior duvar, posterior kolon, quadrilateral yüzey, anterior kolon, sakrum korpusu, sakrum foramen hizası, iliak kanar, pubik kol, simfizis pubis ve iskion koldur. Hastaların kırık lokalizasyonlarına ve kırıktaki deplasman miktarına göre laboratuvar verilerindeki hemoglobin takip değerlerine bakılmış ve hastaların ne kadar kan kaybettiği araştırılmıştır. Kırık, deplasman miktarı ve eşlik eden yaralanmaya göre kan kaybı miktarı arasındaki ilişki bulunmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda kanama riskini arttıran bölgeler ve eşlik eden yaralanmalar lojistik regresyon analizi ile belirlenmiştir. Bulgular: Bu retrospektif çalışmaya 2016 ile 2024 yılları arasında pelvis kırığı ile takip edilmiş 364 hasta dahil edilmiştir. Sakroiliak bölgede kırığı olan hastaların (n=60) kırıktaki deplasman miktarları ile kanama miktarları arasında anlamlı ilişki vardı (p=0,001). Posterior duvar kırığı olan hastalar (n=18) diğer pelvik bölge kırıklarına göre anlamlı şekilde fazla kanıyordu (p<0,001). Posterior kolon kırığı olan hastaların (n=52) kırıktaki deplasman miktarları ile kanama miktarları arasında anlamlı ilişki vardı (p=0,028). Quadrilateral yüzey kırığı olan hastaların (n=65) kırıktaki deplasman miktarları ile kanama miktarları arasında anlamlı ilişki vardı (p=0,018). Anterior kolon kırığı olan hastaların (n=148) kırıktaki deplasman miktarları ile kanama miktarları arasında anlamlı ilişki vardı (p<0,001). Sakrum foramen kırığı olan hastaların (n=39) kırıktaki deplasman miktarları ile kanama miktarlarıı arasında anlamlı ilişki vardı (p=0,026). İliak kanat kırığı olan hastalar (n=29) diğer pelvik bölge kırıklarına göre anlamlı şekilde fazla kanıyordu(p=0,028). Simfizis pubis ayrışması olan hastalar (n=11) diğer pelvik bölge kırıklarına göre anlamlı şekilde fazla kanıyordu(p=0,049). İnferior pubik ramus kırığı olan hastaların (n=213) kırıktaki deplasman miktarları ile kanama miktarları arasında anlamlı ilişki vardı(p=0,002). Sonuç: Posterior kolonda kırık olması, quadrilateral yüzde kırık olması, anterior kolonda kırık olması, inferior pubik ramusta kırık olması, sakrum foramen hizasında kırık olması ve sakroiliak bölgede kırık olması kırıktaki deplasman miktarına göre kanamayı anlamlı şekilde arttıran parametrelerdir. Kırığın posterior duvardan geçmesi, simfizis pubiste ayrışma olması, iliak kanatta kırık olması, eşlik eden yaralanma olması pelvisin diğer bölge kırıklarına göre kanamayı anlamlı ölçüde arttırdığı bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

Objective: Pelvic fractures occur with high or low energy. Their incidence has increased over the years. Pelvic fractures are high-mortality fractures, and the leading cause of mortality is hemodynamic instability. Hemodynamic instability results from bleeding caused by the fracture itself, visceral organs, vascular structures, and additional injuries to the extremities, brain, or thorax. The aim of our study is to determine the fracture locations of patients with pelvic fractures followed up in our clinic, measure the amount of displacement in the fracture, determine how much blood the patients lost based on their laboratory data, and ultimately create a bleeding risk profile according to the fracture location. Materials and Methods: Our study included 364 patients who were admitted to our hospital with pelvic fractures between 2016 and 2024 and were followed up. Demographic data such as age and gender, as well as fracture location, displacement amount, presence of associated injuries, and laboratory data were examined and evaluated. The pelvis was divided into 11 regions. These regions were the sacroiliac joint, posterior wall, posterior column, quadrilateral surface, anterior column, sacral body, sacral foramen level, iliac crest, pubic ramus, symphysis pubis, and ischial ramus. Laboratory data hemoglobin follow-up values were examined according to the location of the fracture and the amount of displacement in the fracture, and the amount of blood loss in patients was investigated. The relationship between fracture, displacement amount, and accompanying injury was investigated in relation to blood loss. At the same time, areas that increase the risk of bleeding and accompanying injuries were determined using logistic regression analysis. Result: This retrospective study included 364 patients with pelvic fractures who were followed up between 2016 and 2024. There was a significant correlation between the amount of displacement in the fracture and the amount of bleeding in patients with sacroiliac fractures (n=60) (p=0.001). Patients with posterior wall fractures (n=18) bled significantly more than those with other pelvic fractures (p<0.001). There was a significant correlation between the amount of displacement in the fracture and the amount of bleeding in patients with posterior column fractures (n=52) (p=0.028). There was a significant relationship between the amount of displacement in the fracture and the amount of bleeding in patients with quadrilateral surface fractures (n=65) (p=0.018). There was a significant relationship between the amount of displacement in the fracture and the amount of bleeding in patients with anterior column fractures (n=148) (p<0.001). There was a significant relationship between the amount of displacement in the fracture and the amount of bleeding in patients with sacral foramen fractures (n=39) (p=0.026). Patients with iliac wing fractures (n=29) bled significantly more than those with other pelvic fractures (p=0.028). Patients with symphysis pubis separation (n=11) bled significantly more than patients with other pelvic fractures (p=0.049). There was a significant correlation between the amount of displacement in the fracture and the amount of bleeding in patients with inferior pubic ramus fractures (n=213) (p=0.002). Conclusion: Fractures in the posterior column, quadrilateral plate fractures, fractures in the anterior column, fractures in the inferior pubic ramus, fractures at the level of the sacral foramen, and fractures in the sacroiliac region are parameters that significantly increase bleeding according to the amount of displacement in the fracture. Passage of the fracture through the posterior wall, separation at the symphysis pubis, fracture of the iliac wing, and accompanying injury were found to significantly increase bleeding compared to fractures in other regions of the pelvis.

Benzer Tezler

  1. Besi kuzularında süt emme süresi, cinsiyet, doğum ağırlığı ve sütten kesim ağırlığının karkas özellikleri üzerine etkileri

    Effects of suckling period, sex, birth weight and weaning weight on the carcass qualities of fattening lambs

    NAZAN GÖBÜŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatAnkara Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYHAN ELİÇİN

  2. Nonfonksiyone böbrekte ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi bulgularının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    HÜSEYİN SOYDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKTAY ÇOKYÜKSEL

  3. Mesane tümörlerinin evrelendirilmesinde komputerize tomografinin önemi

    Başlık çevirisi yok

    UĞUR KARAKAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    OnkolojiUludağ Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı