Geri Dön

Batın travmasına maruz kalmış çocukolgularda yapılan tetkikler, olgularıntedavi yönetiminde ne kadar rol oynuyor?

How do the examinations made in the child patientsexposed to abominal trauma play in the treatmentmanagement of the case?

  1. Tez No: 957109
  2. Yazar: ULVI OSMANOV
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. GAMZE GÖKALP
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Batın travması, yüksek enerjili travma, USG, çocuk, Abdominal trauma, high-energy trauma, USG, pediatric
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Batın travması çocukluk çağındaki ikincien mortal travma türüdür. Mekanizmasına göre; künt, penetran ve künt-penetran olarak ayrılır. Çocuklarda batın travmasının %90 nedeni trafik kazası ve yüksekten düşmelerdir. Hastaneye travma nedeniyle başvuran çocukların %8-10 kadar kısmını batın travmaları oluşturmaktadır. Hastaneye travma nedeniyle yatan çocuk hastalarının %5'inin yatış nedeni batın travmasıdır. Çocuklarda batın travmas ınedeniyle ölüm tüm travmalarla ölümün %10unu kapsamaktadır. Batın travması nedeniyle yatışı yapılan olguların %30-%35 kadarı opere edilmektedir. Biz bu çalışmada, bu kadar ciddi mortalite ve morbiditeye neden olan önlenebilir bir durum olan batın travmasının bölgemizdeki mevcut durumunu saptamak ve bu olgulara yapılan tetkiklerin hangisinin tedaviyi yönlendirmesi açısından enuygun olduğu sorusuna cevap aramayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Kliniği'ne 2008-2021 yılları arasında başvuran ve batın travması tanısı alan çocuk hastalarda yaş, cinsiyet, travma mekaniması gibi demografik verilerine ilaveten kan hemotolojik ve biyokimyasal tetkikleri, tam otomatik idrar, görüntüleme sonuçları, aldıkları tedaviler ve hastaların operasyon, yatış ve klinik gidişaatlarının incelenmesi gibi bilgileri içeren kayıt formu doldurularak verilerin incelendi. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen çocuk hastaların % 70,8 olarak bulunmuştur. Hastaların %66,3'ü Acil Servisimize 112 acil hizmet ambulansı ile başvurmuş olup hastaların yaş ortalaması ortalama 6,5 ± 3,7 yıl (0,4 – 17) olarak saptanmıştır. Travma mekanizmasına dikkat ettiğimizde araç dışı trafik kazası %81,7'lık bir oran ile ilk sırada gelmektedir. Dahil edilen vakaların %8,4'ünde dışarıya kanama, olguların %1,9'unda kusma tesbit edilmiştir. Hastalarımızın sadece 1'ine (%0,2) yeniden canlandırma işlemi yapıldığı, %3,4'üne ise kan transfüzyonu yapıldığı bulunmuştur. Vakaların %5,1'ine çekilen batın USG'de, %8,9'una çekilen batın BT'de, %7,5'ine çekilen toraks BT'de, %10,1'ine ise çekilen beyin BT'de patoloji görülmüştür. Bu hastaların %1,4'üne batın, %3,9'una kranial, %4,3üne toraks, %12,8'ine ekstremite operasyonu yapılmıştır. Acil servisimizde tedavi sonrası hastalarımızın %58,4'ü taburcu edilmiş, %41,4'ü yatırılarak tedavisine devam edilmiş, %0,2'si ise tüm müdahelelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Batın BT görüntüleme tetkikinde patoloji saptanan hastaların laboratuvar değerlerine baktığımızda AST ve ALT değerlerinde anlamlı artış görülmüştür (her ikisi için de p<0,01). Batın USG sonucu anormal saptanan hastalarda ise AST (p=0,02), ALT (p<0,01), CK (p<0,01), PZ (p<0,01) anlamlı değerlerde artış görülmüştür. Batın 11 operasyonu olan vakaların ise AST (p<0,01), CK (p<0,01), ve PZ (p<0,01) değerleri anlamlı olarak arttığı tespit edilmiştir. Kan transfüse edilen vakalarımız da ise PZ anlamlı olarak uzun, Hb anlamlı olarak düşük, CK ise anlamlı olarak yüksek saptanmıştır. Olgulara çekilmilş olan batın bilgisayarlı tomografisi sonuçlarının anormal olması ile batın ultrasonografik görüntülerin anormal olması arasında ne kadar ilşiki olduğunu araştırdığımızda karşımıza pozitif yönde orta düzeyde korelasyon varlığı sonucu çıktı. (R=0,6 ve P<0,01). Olgularda eksternal kanama olma durumu ile kan veya kan ürünü transfüzyonu yapılma durumu arasında bir ilişki var mı diye araştırdığımızda ise karşımıza pozitif yönde zayıf bir korelasyonun çıktığı görüldü. (R=0,4 ve P<0,01). Sonuç: Çocukluk çağı önlenebilir ölümlerin başında travma durmakta ve travma nedeniyle başvurular ve ölümler giderek artmakta olduğu görülüyor. Çocuklarda karın travmalarının tanı ve tedavi yönetiminde görüntüleme yöntemlerinden ziyade olguların kliniğine, anamnezine, fizik munesine bakılarak karar verilmesi radyasyon maruziyeti ve gerekliliğinden fazla görüntüleme tetkikinin sayısını azaltacağı vurgulanmaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: Trauma is the damage that occurs in body tissues and organs as a result of the effect of environmental and external factors. It is one of the most important preventable causes of death in children and adolescents. It is one of the most important problems of public health. Abdominal trauma is the second most mortal type of trauma in childhood. According to the mechanism; blunt, penetrating and blunt-penetrating. Traffic accidents and falls from a height are the cause of 90% of abdominal trauma in children. Abdominal trauma constitutes 8-10% of children who apply to the hospital for trauma. On the other hand, 5% of pediatric patients hospitalized due to trauma are hospitalized due to abdominal trauma. In children, death due to abdominal trauma covers 10% of all trauma deaths. Only 30-35% of the cases hospitalized due to abdominal trauma are operated. Materials and Methods: In this study, we aimed to determine the current situation of abdominal trauma in our region, which is a preventable condition that causes such serious mortality and morbidity, and to seek an answer to the question of which of the tests performed on these cases is most appropriate in terms of guiding the treatment. Results: It was found that 70.8 % of the pediatric patients included in our study. 66.3% of the patients applied to our Emergency Departmentby 112 emergency service ambulance, and th emeanage of the patients was determined as 6.5 ± 3.7 years (0.4-17) according to the mean SD evaluation. When we look for the mechanism of trauma, Non-VehicleTrafficAccident (81.7%) comes first. External bleeding was detected in 8.4% and vomiting in 1.9 % of the included cases. It was determined that only 1 (0.2%) of our patients was resuscitated and 3.4% of the munder went blood transfusion. Pathology was detected in 5.1% of the cases on abdominal USG, 8.9% on abdominal CT, 7.5% on thorax CT, and 10.1% on brain CT. Abdominal surgery was performed in 1.4%, cranial surgery in 3.9%, thorax in 4.3%, and extremity in 12.8% of these patients. After the treatment in our emergency department, 58.4% of our patients were discharged, 41.4% were hospitalized and continued their treatment, and 0.2% died despite all the interventions. When we analyzed the laboratory values of the patients who were found to have pathology in the abdominal CT imaging, a significant increase in AST and ALT values was noticed. (p<0.01 for both). Inpatients with abnormal abdominal USG results, significant increases wer eobserved in AST (p=0.02), ALT (p<0.01), CK (p<0.01), PZ (p<0.01). AST ( p<0.01), CK (p<0.01), and PZ (p<0.01) values were found to increase significantly in cases with abdominal surgery. In our blood transfused cases, PZ was found to be significantly longer, Hb was significantly low, and CK was found to be significantly higher. When we investigated the correlation between 13 abnormal abdominal computed tomography results and abnormal abdominal ultrasonographic images, we found a positive moderatec orrelation. (R=0.6 P<0.01). On the other hand, when we survey whetherthere was a relationship between external bleeding and blood or blood product transfusion, w efound a weak positive correlation. (R=0.4 P<0.01). Conclusion: Trauma is the leading cause of preventable childhood deaths and it is seen that applications and deaths due to trauma are increasing. It is emphasized that in the diagnosisand treatment management of abdominal traumas in children, making decisions based on the clinic, anamnesis and physical examination of the cases, rather than imaging methods, will reduce radiation exposure and the number of imaging studies more than necessary.

Benzer Tezler

  1. İzmir'de Mustafa Kemal Bulvarı'nın peyzaj mimarlığı açısından etüdü ve peyzaj projesi

    Başlık çevirisi yok

    ENGİN ALPARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Peyzaj MimarlığıEge Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÜMİT ERDEM

  2. T.C. Anayasalarında basın hükümlerinin karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    REŞAT YAZICI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    GazetecilikGazi Üniversitesi

    DOÇ. DR. SÜLEYMAN ARSLAN

  3. Polüsyonun bazı bitki hormonları içeriğine etkileri üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    TACETTİN ÇİMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    BotanikEge Üniversitesi

    Botanik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AVNİ GÜVEN

  4. Barajların hacim-verim ilişkisi üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET KILIÇARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İnşaat MühendisliğiÇukurova Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TEFARUK HAKTANIR

  5. Basında cevap ve düzeltme hakkı

    Başlık çevirisi yok

    AYŞEN MANSOURİ BONAB

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    GazetecilikGazi Üniversitesi

    DOÇ. DR. SÜLEYMAN ARSLAN