Geri Dön

Hipertansif olmayan hastalarda kan basıncının D Vitamini düzeyi ile ilişkisi

Association of Vitamin D levels with blood pressure in non-hypertensive patients

  1. Tez No: 957323
  2. Yazar: YUSUF KARADENİZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SÜLEYMAN AHBAB
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Prehipertansiyon (PreHT) (kan basıncının 120-139/80-89 mmHg) başta hipertansiyon olmak üzere diğer kardiyovasküler hastalıklar için önemli bir risk oluşturmaktadır. D vitamini eksikliği temelde renin anjiotensin aldosteron sisteminin aktifleşmesi olmak üzere birçok farklı mekanizmalarla kan basıncında artışa yol açmaktadır. Amacımız hipertansif olmayan hastalarda D vitaminin tansiyon düzeyi ile ilişkisini değerlendirmektir. Materyal ve Metod:Aralık 2012 iletemmuz 2013 tarihleri arasında iç hastalıkları polikliniğe başvuran hastalardan D vitamini düzeyi istenmiş, çalışmaya alınma kriterlerine uyan sağlıklı erişkinler, ofis kan basıncı ölçümleri ile birlikte antropometrik ölçümleri değerlendirilip çalışmaya alındı. Hastalar JNC 7 klavuzuna göre normotansif (NOrT) ve PreHT olmak üzere iki gruba ayrıldı. 336'sı kadın olmak üzere toplam 491 hasta çalışmaya alındı. Bulgular: PreHT olan hastalar NOrT grupla karşılaştırıldı. D vitamini seviyesi PreHT grupta normalden düşük olarak saptandı (p<0,001). PreHT grupta PTH, BMI, bel çevresi, kilo, açlık kan glukozu,HOMA-IR, LDL kolesterol düzeyleri de yüksek saptandı (p<0,001). Regresyon analizi yapıldı ve Dvit düzeyi düşüklüğünün PreHT riskini artırdığı görüldü (p=0,021 OR=0,985). Sonuç:Dvit düşüklüğü hipertansiyona eğilimi artırmaktadır. Ayrıca d vitamini düşüklüğü PreHT için bağımsız bir risk faktörüdür.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Prehypertension (PreHT) (blood pressure of 120–139/80–89 mmHg) represents an important risk factor for hypertension as well as other cardiovascular diseases. Vitamin D deficiency, primarily through activation of the renin–angiotensin–aldosterone system and various other mechanisms, leads to an increase in blood pressure. Our aim was to evaluate the relationship between vitamin D levels and blood pressure in non-hypertensive patients. Materials and Methods: Between December 2012 and July 2013, adult patients presenting to the internal medicine outpatient clinic and tested for vitamin D levels were evaluated. Healthy adults meeting the inclusion criteria were included in the study, and their office blood pressure measurements and anthropometric data were recorded. According to the JNC 7 guidelines, patients were divided into two groups: normotensive (NOrT) and prehypertensive (PreHT). A total of 491 patients, 336 of whom were women, were included in the study. Results: Patients with PreHT were compared with the NOrT group. Vitamin D levels were found to be lower in the PreHT group compared to normal (p < 0.001). Parathyroid hormone (PTH), body mass index (BMI), waist circumference, body weight, fasting blood glucose, HOMA-IR, and LDL cholesterol levels were also higher in the PreHT group (p < 0.001). Regression analysis showed that low vitamin D levels increased the risk of PreHT (p = 0.021, OR = 0.985). Conclusion: Vitamin D deficiency increases susceptibility to hypertension. Moreover, vitamin D deficiency is an independent risk factor for PreHT.

Benzer Tezler

  1. Diyabetik olmayan, böbrek fonksiyon testleri normal hipertansif bireylerde 25 OH vitamin D düzeyinin kantitatif proteinüri ve sirkadiyen kan basıncı değişikliği ile ilişkisi

    The relation of 25 oh vitamin D levels in non-diabetic, hypertensive individuals with normal kidney function test with quantitative proteinuria and circadian blood pressure change

    BURCU MERYEM ATAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    NefrolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SALİH İNAL

    PROF. DR. MUHAMMET CEM KOÇKAR

  2. Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında kalp-ayak bileği vasküler indeksi ile ölçülen arteriyel sertliğin inflamatuvar ve aterosklerotik parametreler ile ilişkisi

    Association of arterial stiffness measured by heart-ankle vascular index with inflammatory and atherosclerotic parameters in autosomal dominant polycystic kidney disease patients

    UĞUR DİNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEVLÜT ÇERİ

  3. Çeşitli antihipertansiflerin kardiyovasküler parametrelere etkisinin monitör kayıtlarıyla karşılaştırılması

    Comparison of the effect of various antihypertensives on cardiovascular parameters with the monitoring recordings

    MERT CEYHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN ZENGİL

  4. Jinekolojik laparoskopide tiva ve inhalasyon anestezisinin hemodinamik yanıt, intraoküler basınç ve derlenme üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of effects of tiva and inhalation anesthesia in gynecological laparoscopy on hemodynamic response, intraocular pressure and recovery

    GÖKHAN KURSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Anestezi ve ReanimasyonOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELİF BENGİ ŞENER

  5. Dipper ve non-dipper hipertansif hastalarda monosit/HDL oranının hipertansiyon komplikasyonları ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of monosit / HDL ratio and hypertension complications in patients with dipper and non-dipper hypertension

    GİZEM ILGIN KAPLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TAYYİBE SALER