Primer koruma amacıyla implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör implantasyonu yapılan hastaların terapi ihtiyacı açısından değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 957652
- Danışmanlar: PROF. DR. HÜSEYİN MURAT ÖZDEMİR, DOÇ. DR. SERKAN ÜNLÜ, DOÇ. DR. BURAK SEZENÖZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Kalp yetersizliği, İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD), Primer koruma, GDF-15, Sol ventrikül diyastol sonu çap, Sol ventrikül disfonksiyonu, Fibrozis, Ventriküler Aritmi, Ani kardiyak ölüm, Uygun/uyguz şok terapileri, Heart failure, Implantable cardioverter defibrillator(ICD), Primary prevention, GDF-15, Left ventricular end-diastolic diameter, Left ventricular dysfunction, Fibrosis, Ventricular arrhythmia, Sudden cardiac death, Appropriate/inappropriate shock therapies
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş-Amaç: Kalp yetersizliği(KY) yüksek morbidite ve mortalite ile seyreden yaygın bir klinik tablodur. Ani kardiyak ölüm, bu hasta grubunda önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. Primer koruma amacıyla implante edilen kardiyoverter defibrilatör (ICD)/Kardiyak Resenkronizasyon Tedavi (CRT-D) cihazları, ventriküler aritmilere bağlı ölümleri azaltmada etkili bir tedavi seçeneğidir. Ancak ICD/CRT-D takılan tüm hastalar cihazdan eşit düzeyde fayda görmemektedir. Bu durum uygun hasta seçiminin önemini ortaya koymaktadır.Bu tez çalışmasında birincil koruma amacıyla ICD/CRT-D implantasyonu yapılan hastalarda cihazdan uygun tedavi alanlar ve almayanlar arasındaki klinik ve demografik özelliklerin karşılaştırılması, uygun tedavi öngördürücülerinin araştırılması ve bu bağlamda görece yeni bir sitokin olan GDF-15'in yerinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Retrospektif olarak planlanan bu çalışmaya ≥18 yaş üzerinde düşük ejeksiyon fraksiyonu olan primer koruma endikasyonu ile ICD/CRT-D takılan KY hastaları dahil edilmiştir. Toplam hasta sayısı 115 olup, hastalar takip sürecinde uygun ICD/CRT-D terapisi alanlar(n=50) ve almayanlar(n=65) olmak üzere iki gruba ayrılmış; klinik, laboratuvar (GDF 15) ve ekokardiyografik görüntüleme verileri karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analizlerde parametrik ve nonparametrik testler ile lojistik regresyon kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen hastaların çoğunluğu erkek cinsiyette ve iskemik etiyoloji ön plandadır. Uygun ICD/CRT-D terapisi (ATP ve/veya şok) alan hastalar ile almayanlar karşılaştırıldığında, sol ventrikül diyastol sonu çap (SVDSÇ) ve GDF--15 düzeyleri uygun terapi alan grupta anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.05). Ancak şok alma ile hastaneye başvuran hasta alt grubu çıkarıldığında, SVDSÇ'deki bu fark istatistiksel anlamlılığını kaybetti. Buna karşılık GDF--15 düzeyleri, hem tüm hasta popülasyonunda hem de alt grup analizlerinde anlamlı olarak yüksek kalmaya devam etti. Çok değişkenli regresyon analizinde yalnızca GDF--15 düzeyi, uygun ICD terapileri ile bağımsız şekilde ilişkili bulundu (p<0.05). Sonuç: Primer koruma amacıyla ICD/CRT-D takılan hastalarda, GDF--15 düzeyi ile uygun ICD terapileri arasında güçlü ve bağımsız bir ilişki saptanmıştır. Sol ventrikül diyastol sonu çapı ise, tüm hasta popülasyonunda anlamlı olmakla birlikte, yalnızca şok alma ile hastaneye başvuran hastalar dışlandığında bu anlamlılık ortadan kalkmıştır. Bu durum SVDSÇ 'nin bazı hasta alt gruplarında prognostik değerinin sınırlı olabileceğini düşündürmektedir. Buna karşın GDF--15 düzeyinin her analizde anlamlı kalması, bu biyobelirtecin ICD/CRT-D implantasyonu planlanan hastalarda risk sınıflamasında daha güvenilir bir parametre olabileceğini göstermektedir. Elde edilen bulgular, cihaz implantasyonu öncesi daha hassas ve bireyselleştirilmiş hasta seçim stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Introduction Aim: Heart failure is a common clinical condition associated with high morbidity and mortality. Sudden cardiac death is one of the leading causes of mortality in this patient population. Implantable cardioverter defibrillators(ICDs) and cardiac resynchronization therapy with defibrillator (CRT-D), used for primary prevention, are effective treatment options in reducing mortality due to ventricular arrhythmias. However, not all patients benefit equally from ICD/CRT-D therapy, highlighting the importance of appropriate patient selection. This thesis aimed to compare the clinical and demographic characteristics of patients who received appropriate ICD/CRT-D therapy and those who did not among individuals implanted for primary prevention, to investigate predictors of appropriate therapy, and to evaluate the potential role of a relatively novel cytokine, GDF-15, in this context. Methods: This retrospective study included patients aged ≥18 years with reduced ejection fraction who underwent ICD/CRT-D implantation for primary prevention. A total of 115 patients were included and divided into two groups based on whether they received appropriate ICD/CRT-D therapy during follow up: therapy group (n=50) and non therapy group (n=65). Clinical, laboratory (including GDF-15), and echocardiographic data were compared between the groups. Parametric and non-parametric tests as well as logistic regression analyses were employed for statistical evaluation. Results: The majority of patients included in the study were male and had ischemic etiology. When comparing patients who received appropriate ICD/CRT-D therapy (ATP and/or shock) with those who did not, left ventricular end-diastolic diameter (LVEDD) and GDF-15 levels were significantly higher in the therapy group (p<0.05). However, when patients who presented with shock were excluded from the analysis, the difference in LVEDD lost its statistical significance. In contrast, GDF-15 levels remained significantly elevated in both the overall population and subgroup analyses. In multivariable regression analysis, only GDF-15 levels were found to be independently associated with appropriate ICD therapy (p<0.05). Conclusion: Among patients receiving ICD/CRT-D for primary prevention, a strong and independent association was observed between GDF-15 levels and appropriate ICD therapy. While LVEDD was significantly different in the overall population, its prognostic value appears limited in certain subgroups, particularly when patients presenting with shock are excluded. In contrast, the consistent significance of GDF--15 in all analyses suggests that this biomarker may serve as a more reliable parameter for risk stratification in patients considered for ICD/CRT-D implantation. The findings of this study may contribute to the development of more precise and individualized patient selection strategies prior to device implantation.
Benzer Tezler
- Kardiyoverter defibrilatör implantasyonu yapılan kalp yetmezliği hastalarında psikososyal uyumun değerlendirilmesi
Evaluating psychosocial adjustment in heart failure patients with implantable cardioverter defibrillator implantation
ARNEL BÖKE
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
HemşirelikHacettepe Üniversitesiİç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. LEYLA ÖZDEMİR
- Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri
Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”
FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL
- Traditional vernacular houses in Anatolia: The question of evaluative criteria
Anadolu geleneksel yöresel konut mimarlığında değerlendirme ölçütleri sorunu
OKAN ÜSTÜNKÖK
Doktora
İngilizce
1987
MimarlıkOrta Doğu Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÖNÜL TANKUT
- Bazı buğday türlerinde poliploidi düzeyine bağımlı IAA ve ABA miktarlarının kantitatif belirlenmesi üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
SEVGİ HEPAKSOY