Hemşirelerde alarm yorgunluğu ile şefkat yorgunluğu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of the relationship between alarm fatigue and compassion fatigue in nurses
- Tez No: 957826
- Danışmanlar: PROF. DR. ÜLKÜ GÜNEŞ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Hemşirelik, Nursing
- Anahtar Kelimeler: Alarm Yorgunluğu, Şefkat Yorgunluğu, Kritik Bakım Hemşireliği, Hasta Güvenliği, Yoğun Bakım, Hastane hemşireleri, Alarm Fatigue, Compassion Fatigue, Critical Care Nursing, Patient Safety, Intensive Care, Nursing staff-hospital
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu araştırma, yoğun bakım/özellikli birimlerde çalışan hemşirelerin hissettikleri alarm yorgunluğu ile şefkat yorgunluğu arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: Bu tanımlayıcı tipte nicel araştırma, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan hemşirelerde alarm yorgunluğu ile şefkat yorgunluğu arasındaki ilişkiyi ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmanın evrenini yoğun bakım/özellikli birimde çalışan 250 hemşire oluşturmuş, çalışmaya katılım kriterlerini sağlayan 209 hemşire araştırmaya dâhil edilmiştir. Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen Birey Tanıtım Formu ile birlikte Alarm Yorgunluğu Ölçeği ve Şefkat Yorgunluğu Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 24 programı ile tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra One-way ANOVA, Independent T-test, Ki-kare ve Pearson korelasyon analizleri uygulanmış; anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin %78,9'u 20–30 yaş aralığında, %75,1'i kadın ve %66,0'ı lisans mezunudur. Katılımcıların en yoğun çalıştığı birim %51,2 oranıyla acil servistir ve %69,4'ü rotasyonlu vardiya sisteminde çalışmaktadır. En sık duyulan alarm seslerinin monitör (%98,1) ve mekanik ventilatör (%87,1) cihazlarından kaynaklandığı belirlenmiştir. Katılımcıların %14,4'ü klinik alarmlarla ilişkili olarak hasta güvenliğini tehdit eden bir olay yaşadığını bildirmiştir. Alarm Yorgunluğu Ölçeği puan ortalaması 36 üzerinden 19.84 (SS = 6.49) olarak saptanmış; katılımcıların %30,6'sı şefkat yorgunluğu yaşadığını belirtmiştir. Korelasyon analizi sonucunda alarm yorgunluğu ile şefkat yorgunluğu arasında negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiş; ancak bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (r = -0,040, p = 0,280). Yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, mesleki deneyim, vardiya türü, haftalık çalışma süresi ve yoğun bakım ünitesinin yatak kapasitesi gibi demografik ve mesleki değişkenler ile alarm yorgunluğu veya şefkat yorgunluğu düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Sonuç: Bu araştırma, yoğun bakım ve özellikli birimlerde çalışan hemşirelerin alarm yorgunluğu ve şefkat yorgunluğu düzeylerini incelemiş ve her iki yorgunluk türünün hemşireler arasında anlamlı düzeyde mevcut olduğunu ortaya koymuştur. Bulgular, hemşirelerin orta düzeyde alarm yorgunluğu ve orta düzeyde şefkat yorgunluğu yaşadığını göstermektedir. Ancak bu iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyonun bulunmaması, alarm yorgunluğu ve şefkat yorgunluğunun farklı etmenlerden etkilenebileceğini düşündürmektedir. Bu durum, her iki yorgunluk türünün birbirinden bağımsız gelişebileceğini ortaya koymakla birlikte, her ikisinin de hemşirelerin mesleki yaşamı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, hemşirelerin alarm yorgunluğu ve şefkat yorgunluğu ile başa çıkabilmelerine yönelik etkili stratejilerin geliştirilmesi ve uygulanması gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aims to examine the relationship between alarm fatigue and compassion fatigue experienced by nurses working in intensive care/specialized units. Materials and Methods: This descriptive quantitative study was conducted to examine the relationship between alarm fatigue and compassion fatigue among nurses working at Tepecik Training and Research Hospital. The study population consisted of 250 nurses working in intensive care/specialty units, and 209 nurses who met the study participation criteria were included in the study.Data were collected using the Nurse Information Form developed by the researchers, along with the Alarm Fatigue Scale and the Compassion Fatigue Scale. Data were analyzed using IBM SPSS Statistics 24 software. Descriptive statistics, One-way ANOVA, Independent T-test, Ki-kare, and Pearson correlation analyses were used, with a significance level set at p<0.05. Results: Among the participating nurses, 78.9% were between the ages of 20 and 30, 75.1% were female, and 66.0% held a bachelor's degree. The highest rate of participation was from nurses working in the emergency department (51.2%), and 69.4% were employed in rotating shifts. The most frequently heard alarm sounds were reported to originate from monitors (98.1%) and mechanical ventilators (87.1%). A total of 14.4% of participants reported experiencing a patient safety-threatening event related to clinical alarms. The mean score of the Alarm Fatigue Scale was 19.84 (SD = 6.49) out of 36, and 30.6% of the participants reported experiencing compassion fatigue. A negative correlation was found between alarm fatigue and compassion fatigue, although this relationship was not statistically significant (r = -0.040, p = 0.280). No statistically significant differences were observed in alarm fatigue or compassion fatigue scores based on demographic or occupational variables such as age, gender, education level, professional experience, shift type, weekly working hours, or ICU bed capacity. Conclusion: This study examined the levels of alarm fatigue and compassion fatigue among nurses working in intensive care and specialized units, revealing that both forms of fatigue are significantly present in this population. The findings indicated that nurses experienced moderate levels of alarm fatigue and moderate levels of compassion fatigue. However, the absence of a statistically significant correlation between the two suggests that alarm fatigue and compassion fatigue may be influenced by different contributing factors. Although these fatigue types may develop independently, both have the potential to negatively impact nurses' professional lives. Therefore, it is essential to develop and implement effective strategies to help nurses cope with alarm and compassion fatigue.
Benzer Tezler
- Yoğun bakımda çalışan hemşirelerde alarm yorgunluğu ile profesyonel yaşam kalitesi arasındaki ilişki
The relationship between alarm fatigue with professional quality of life in intensive care nurses
HAYRİYE HİLAL ERDOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
HemşirelikNecmettin Erbakan ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SELDA ARSLAN
- Yoğun bakım hemşirelerinde alarm yorgunluğu ile sabır düzeyi arasındaki ilişki
The relationship between alarm fatigue and patience levels among intensive care nurses
EMİNE PALA
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
HemşirelikBandırma Onyedi Eylül ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİDEM AYHAN
DR. ÖĞR. ÜYESİ CANAN BOZKURT DUMAN
- Yoğun bakım hemşirelerinde alarm yorgunluğu ile uyku kalitesi arasındaki ilişki
The relationship between alarm fatigue and sleep quality among intensive care nurses
MELİH ULUPINAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
HemşirelikMalatya Turgut Özal Üniversitesiİç Hastalıklar Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TUĞBA MENEKLİ
- Yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerde alarm yorgunluğunun tıbbi hata yapma eğilimine etkisi
The effect of alarm fatigue on medical mistakes in nurses working in intensive care units
GAMZE GÜNDOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
HemşirelikKafkas ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SEMRA ERDAĞI ORAL
- Yenidoğan ve pediatrik yoğun bakım hemşirelerinde alarm yorgunluğu ve karşılanamayan hemşirelik bakımı
Alarm fatigue and missed nursing care among neonatal and pediatric intensive care nurses
BUKET LİKOS
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
HemşirelikSakarya Uygulamalı Bilimler ÜniversitesiHemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ FATMA TANRIKULU