Anti tümöral sistemik tedavi alan genç erişkin hastalarda genel yaşam kalitesi, uyku kalitesi, cinsel yaşam kalitesi ve etkileyen faktörler
General quality of life, sleep quality, sexual quality of life and related factors in young adult cancer patients receiving antitumoral systemic therapy
- Tez No: 958339
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ELİF ATAĞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Onkoloji, Internal diseases, Oncology
- Anahtar Kelimeler: ergen ve genç erişkin kanser hastaları, yaşam kalitesi, kaygı düzeyi, uyku kalitesi, cinsel yaşam kalitesi, adolescent and young adult cancer patients, quality of life, anxiety level, sleep quality, sexual quality of life
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Her yıl dünya çapında 10 milyondan fazla yeni kanser vakası bildirilmektedir. Birçok çalışma kanser tanısı konulduktan sonra hastalarda, duygusal sorunlar ve kaygı sorunları, uyku bozuklukları ve cinsel yaşam kalitesinde bozukluklar ortaya çıktığını göstermektedir. Bu tezde, 18-39 yaş arası malignite tanılı anti tümöral sistemik tedavi alan hastaların günlük yaşam kalitesi, uyku kalitesi ve cinsel yaşam kalitesi değerlendirilmesi ve bu ölçümlerin sosyodemografik özellikler, hastalık ile geçirilen süre, hastalık evresi ve alınan tedavi türü ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Kasım 2024-Ocak 2025 tarihleri arasında, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Polikliniği'ne başvuran; tedavi ve takipleri aynı merkezde gerçekleştirilen 18-39 yaş arası hastalar dahil edilmiştir. Çalışmamızda hastalar STAI Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği, EORTC QLQ-C30 Yaşam Kalitesi Ölçeği, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi, Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği Kadın/Erkek ölçekleriyle değerlendirilmiştir. Hastaların demografik, klinik, histopatolojik verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların verileri aldıkları tedavilere göre kemoterapi, hormonoterapi, immunoterapi ve hedefe yönelik tedavi ve hastalığın evresine göre non-metastatik, metastatik olarak ayrı değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 34,46±5,31 olan; 72 kadın, 28 erkek hasta dahil edildi. Yaş ortalaması 34,46±5,31 idi. STAI Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçekleri açısından, hastaların sırasıyla %34 ve %41'inde yüksek düzeyde kaygı tespit edildi. Hiç kemoterapi almamış hastalar, diğer gruplara kıyasla daha yüksek sürekli kaygı düzeyine sahipti (p=0,042). EORTC QLQ-C30 yaşam kalitesi ölçeği değerlendirmelerinde kronik hastalığı olan bireylerin yaşam kalitesi ve fiziksel işlevi daha düşük bulundu (p=0,002, p=0,023). Çalışmayan hastalarda yorgunluk şikâyeti daha fazla saptandı (p=0,04). Metastatik hastalarda mali güçlük (p=0,017), beyin metastazı olanlarda ise yaşam kalitesi (p=0,033) ve sosyal işlev (p=0,048) daha olumsuz saptandı. Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi sonuçlarına göre hastaların %69'u kötü uyku kalitesine sahipti. Kadınlar, erkeklere göre daha uzun uyku latensine sahipti (p:0,033). Kronik hastalığı olan ve metastatik hastalar, daha kötü uyku latensine ve daha fazla gündüz işlev bozukluğuna sahipti (p=0,018, p=0,02). Hiç kemoterapi almayan hastalar, hem subjektif uyku kalitesi hem de uyku ilacı kullanımı açısından daha olumsuz sonuçlara sahipti. Hormonoterapi alan hastalar, uyku ilacı kullanımı (p=0,043) ve toplam uyku bozukluğu puanlarında (p=0,039) anlamlı artış gösterdi. Cinsel yaşam kalitesi ölçeğinden, çalışmayan kadın hastalar çalışanlara göre daha yüksek puan aldı (p=0,037), hormonoterapi alan kadın hastalar ise daha düşük puan aldı (p=0,036). Erkek hastalarda tanı süresi <1 yıl olanlar daha yüksek puan alırken (p=0,006), kemik metastazı olan erkek hastalar ise daha düşük puan aldı (p=0,035). Erkek hastalar, kadın hastalara göre daha yüksek cinsel yaşam kalitesi skoruna sahipti (p<0,001). Sonuç: Bulgular, ergen ve genç erişkin yaş grubundaki kanser hastalarının önemli bir kısmında yüksek düzeyde kaygı, düşük yaşam ve uyku kalitesi ile cinsel yaşamda bozulma olduğunu göstermiştir. Kaygı düzeyleri hiç kemoterapi almayan hastalarda anlamlı biçimde yüksekken, yaşam kalitesini özellikle kronik hastalık varlığı ve metastatik evre belirgin şekilde olumsuz etkilemiştir. Uyku kalitesi, kadın cinsiyet, kronik hastalık ve kemoterapi almama ile kötüleşmiş; özellikle hormonoterapi alan bireylerde uyku bozukluğu daha sık görülmüştür. Cinsel yaşam kalitesi kadınlarda genel olarak daha düşük bulunmuş; hormonoterapi alan kadınlar ve kemik metastazı olan erkekler daha olumsuz etkilenmiştir. Bulgular, AYA hastalarında fiziksel tedavinin ötesinde psikososyal ve cinsel desteğin önemine ve yaşa özgü multidisipliner bakımın gerekliliğine işaret etmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: More than 10 million new cancer cases are reported worldwide each year. Numerous studies have shown that a cancer diagnosis is often accompanied by emotional distress, anxiety, sleep disturbances, and impairments in sexual quality of life. This study aimed to evaluate the general quality of life, sleep quality, and sexual quality of life in patients aged 18–39 years receiving antitumoral systemic therapy, and to examine the relationship of these outcomes with sociodemographic characteristics, disease duration, cancer stage, and treatment modalities. Materials and Methods: Patients aged 18–39 who were receiving treatment and follow-up at the Dokuz Eylül University Medical Oncology Outpatient Clinic between November 2024 and January 2025 were included. The assessment tools used were the STAI-State and Trait Anxiety Inventory, EORTC QLQ-C30 Quality of Life Scale, Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI), and the Sexual Quality of Life-Female/Male Scales. Sociodemographic, clinical, and histopathological data were retrospectively collected. Patients were categorized based on treatment type (chemotherapy, hormonotherapy, immunotherapy, targeted therapy) and disease stage (non-metastatic vs. metastatic). Results: A total of 100 patients (72 female, 28 male) with a mean age of 34.46 ± 5.31 years were included. High levels of anxiety were detected in 34% (state) and 41% (trait) of patients. Trait anxiety was significantly higher in patients who had never received chemotherapy (p=0.042). According to the EORTC QLQ-C30, patients with chronic diseases had lower quality of life and physical function scores (p=0.002, p=0.023). Fatigue was more common among unemployed patients (p=0.04). Financial difficulties were more prevalent in metastatic patients (p=0.017), and patients with brain metastases had significantly lower quality of life (p=0.033) and social functioning (p=0.048). According to PSQI results, 69% of patients had poor sleep quality. Women had significantly longer sleep latency than men (p=0.033). Patients with chronic diseases or metastatic disease had longer sleep latency and more daytime dysfunction (p=0.018, p=0.02). Those who had never received chemotherapy had worse subjective sleep quality and higher sleep medication use. Patients receiving hormonotherapy showed a significant increase in both sleep medication use (p=0.043) and total sleep disturbance score (p=0.039). Among female patients, unemployed women had higher sexual quality of life scores (p=0.037), whereas those receiving hormonotherapy had lower scores (p=0.036). Male patients diagnosed within the past year had significantly higher sexual quality of life scores (p=0.006), while those with bone metastases had lower scores (p=0.035). Overall, male patients reported higher sexual quality of life than females (p<0.001). Conclusion: Findings indicate that a significant proportion of young adult cancer patients experience high anxiety, poor general and sleep quality, and deteriorations in sexual quality of life. Anxiety was especially high among those who had never received chemotherapy, while chronic illness and metastatic disease were strongly associated with lower quality of life. Poor sleep quality was more common in women, patients with chronic disease, and those not receiving chemotherapy, and was especially frequent among hormonotherapy recipients. Sexual quality of life was generally lower among women; hormonotherapy in females and bone metastasis in males had a negative impact. These findings emphasize the need for age-specific, multidisciplinary care that addresses not only physical but also psychosocial and sexual aspects of wellbeing in AYA cancer patients.
Benzer Tezler
- Bromtimol mavisi, bromkresol moru ve klorfenol kırmızısı indikatörleri katılmış özel besiyerlerinin sütlerde antibiyotik belirtilmesine uygunluğu üzerine araştırmalar
Başlık çevirisi yok
ESENGÜL TUNCER
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiSüt Teknolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN YAYGIN
- 1,3-difenil-4,5-bis(hidroksiimino)-imidazolidin ve Ni(II), Cu(II), Pd(II), UO2(VI) komplekslerinin sentezi
Başlık çevirisi yok
VEFA AHSEN
Doktora
Türkçe
1984
Kimya MühendisliğiUludağ ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZER BEKAROĞLU
- Çiğit ve ayçiçek yağlarının doğal antioksidan içerikleri ile bu yağların stabilitelerinin arttırılmaları üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
ALİ KEMAL YALNIZ
Doktora
Türkçe
1985
Gıda MühendisliğiEge ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MAHİR ÇOLAKO¦LU
- Tekstil işletmelerinin çevre kirlenmelerine etkileri
Başlık çevirisi yok
REMZİ GEMCİ
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiUludağ ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MEHMET TASMACI
- Tedaviye cevap vermeyen diyabetik makula ödeminde vitreoskizisin rolü
The role of vitreoschisis in diabetic macular edema refractory to treatment
MAKBULE BERNA ÖTÜK YAŞAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Göz Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TUNÇ OVALI