Sağlıklı ve bilinç bozukluğu olan bireylerde benlik kavramının nöral korelatlarının nörogörüntüleme teknikleri ile araştırılması
Investigating the neural correlates of the self in healthy individuals and patients with disorders of consciousness using neuroimaging techniques
- Tez No: 960313
- Danışmanlar: PROF. DR. LÜTFÜ HANOĞLU
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Nöroloji, Fizyoloji, Neurology, Physiology
- Anahtar Kelimeler: Benlik algısı, Beyin hemodinamisi, Bilinç bozuklukları, Elektrofizyoloji, Nörogörüntüleme, Self perception, Brain haemodynamics, Consciousness disorders, Electrophysiology, Neuroimaging
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Medipol Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Sinir Bilim Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Benlik, bedensel farkındalık ve bilişsel entegrasyon gibi özellikleri içinde barındıran çok katmanlı bir yapıdır. Nörobilimsel modeller, benlik temsilinin yalnızca kortikal ve bilişsel süreçlerle değil, eksteroseptif ve interoseptif düzeylerdeki karmaşık etkileşimlerle ortaya çıktığını ileri sürmektedir. Bu çalışmada, farklı bilinç düzeylerine sahip bireylerde benlik ilişkili eksteroseptif ve interoseptif görevlerin oluşturduğu nöronal cevaplar elektroensefalografi (EEG) ve fonksiyonel kızılötesi spektroskopisi (fYKS) yöntemleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Katılımcılara eksteroseptif görev olarak hedef olmayan isim(HO), kendi ismi(H1) ve annesinin sesinden ismi(H2) sunulmuş; interoseptif benlik görevinde ise kalp atımı sayma paradigması kullanılmıştır. Dinlenim ve görev koşullarında EEG ile delta, teta ve alfa bantlarında güç ve faz kilitlenme analizleri yapılmış; fYKS ile oksihemoglobin(ΔHbO) ve deoksihemoglobin(ΔHbR) değişimleri değerlendirilmiştir. Eksteroseptif görev sırasında sağlıklı bireylerde H1 ve H2 uyaranlarına karşı özellikle posterior bölgelerde güçlü delta-teta-alfa yanıtları gözlenmiştir. Bilinç bozukluğu grubunda ise H1 uyaranına karşı güç düzeyinde artış, H2 uyaranına karşı ise faz düzeyinde senkronize ama sınırlı bir yanıt gözlenmiştir. Bu durum, benlikle ilişkisi daha derin uyaranlara karşı bilinç dışı düzeyde pasif benlik temsillerinin hâlen var olabileceğini düşündürmektedir. fYKS bulgularında sağlıklı bireylerde bilinç bozukluğu bulunan bireylere göre H2 uyaranına karşı frontal bölgelerde ΔHbO düşüşü göstermiştir. Bilinç bozukluğu grubunda genel olarak hemodinamik yanıtlar zayıf gözlenmiştir. İnteroseptif görevde ise sağlıklı bireylerde posterior alfa artışları ve frontal ΔHbO düşüşü gözlenirken, bilinç bozukluğu grubunda alfa için sağlıklılarla benzer ancak hemodinamk yanıtlar zayıf kalmıştır. Bu çalışma, benlik temsillerinin güç, senkronizasyon ve oksijen tüketimi açısından bilinç düzeyine duyarlı bir organizasyonla şekillendiğini göstermektedir. Ancak eksteroseptif ve interoseptif uyaranlara bilinç bozukluğu bulunsa bile yanıt alındığı ortaya konmuştur.
Özet (Çeviri)
The self is a multilayered construct encompassing bodily awareness and cognitive integration. Neuroscientific models propose that self-representation arises not only from cortical and cognitive processes but also through complex interactions at exteroceptive and interoceptive levels. This study comparatively examined neural responses to self-related exteroceptive and interoceptive tasks in individuals with varying levels of consciousness using electroencephalography(EEG) and functional near-infrared spectroscopy(fNIRS). In the exteroceptive task, participants were presented with a non-target name(HO), their own name(H1), and their own name spoken by their mother(H2). The interoceptive task consisted of heartbeat counting task. EEG analyses focused on power and phase-locking in delta, theta, and alpha bands during resting and task conditions, while fNIRS measured changes in oxyhemoglobin(ΔHbO) and deoxyhemoglobin(ΔHbR). Healthy individuals showed strong delta-theta-alpha responses to H1 and H2, particularly in posterior regions. In the disorder of consciousness(DOC) group, increased power was observed only for H1, and a limited yet synchronized phase response was detected for H2. These findings suggest that passive self-representations may persist unconsciously in response to deeply self-relevant stimuli. fNIRS revealed decreased ΔHbO in the frontal cortex of healthy individuals in response to H2, whereas DOC participants exhibited generally weak hemodynamic responses. In the interoceptive task, healthy participants displayed posterior alpha increases and frontal ΔHbO decreases. The DOC group showed similar alpha patterns but weak hemodynamic activity. Overall, the study demonstrates that self-representations are shaped by a consciousness-sensitive organization involving power, synchronization, and oxygen metabolism, yet residual responses can still be observed in patients with impaired consciousness.
Benzer Tezler
- 18-65 YAŞ ARASI ERİŞKİNLERDE AKILLI TELEFON AŞIRI KULLANIMI İLE FİZİKSEL AKTİVİTE DÜZEYİ ARASINDAKİ İLİŞKİ
The Relationship Between Smartphone Overuse and Physical Activity Level in Adults Aged 18-65 Years
GİZEM ATMACA
- Ankara ilindeki üç ilköğretim okulu öğrencilerinin epilepsiye yaklaşımı ve hastalık hakkındaki bilgi düzeyleri
Knowledge of epilepsy and attitudes towards the condition among three elementary schools students in Ankara
İKBAL OK BOZKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Gazi ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Yükleniyor...
- Machine-learning approaches for neurological disorder diagnosis from genomic and neuroimaging data
Genomik ve nörogörüntüleme verilerinden nörolojik bozukluk teşhisi için makine öğrenmesi yaklaşımları
İSMAİL BİLGEN
- Akut iskemik inme vakalarında profilin-1 düzeyinin değerlendirilmesi
Evaluation of the level of profilin-1 in acute ischemicstroke cases
SİNEM KESER AK