Geri Dön

Primer hiperparatiroidili hastalarda anormal paratiroid bezlerinin saptanmasında 4D bilgisayarlı tomografinin kontrastlanma paternlerinin analizi ve tanısal etkinliği

Analysis of contrast enhancement patterns and diagnostic performance of 4D computer tomography in the detection of abnormal paratyroid glands in patients with primary hyperparathyroidism

  1. Tez No: 962141
  2. Yazar: FEYZA ZENGİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALPER ÖZEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Hamidiye Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda 4D Bilgisayarlı Tomografi (4D BT) ile primer hiperparatiroidizm (PHPT) tanılı olgularda, anormal paratiroid bez (ler)inin saptanmasındaki başarısını, literatürde tariflenen kontrastlanma paternlerinin analizini ve 4D BT nin tanısal etkinliğini değerlendirilmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak tasarladığımız çalışmamıza Eki̇m 2022- Aralık 2024 tari̇hleri̇ arasında PHPT tanısı alarak opere olan 4D BT tetkiki yapılmış 194 hastaya ait toplam 215 paratiroid lezyonu dahil edildi. Olguların demografik özellikleri ve biyokimyasal parametreleri kaydedildi. 4D BT görüntüleri cerrahi ve patoloji sonuçlarını bilmeyen deneyimli bir radyolog tarafından değerlendirildi. Her lezyon için uzun aks boyutu ve polar damar varlığı incelendi. Lateralizasyonu yapılan paratiroid lezyon adaylarının ve normal tiroid dokusunun kontrastsız, arteriyel ve venöz fazlardaki Hounsfield ünitesi (HU) değerleri ölçüldü. Elde edilen bulgular literatürde tanımlı kontrastlanma paternleri eşliğinde analiz edilerek; lezyon boyutları, polar damar ve biyokimyasal parametreler eşliğinde 4D BT incelemesinin tanısal performansı araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda olguların %90,2'si tek gland hastalığı (THG), %9,8 i multiglandüler hastalık (MGH) idi. 4D BT ile lezyonların %90,7'si doğru, %2,8'i yanlış lokalize edildi; %6,5'i saptanamadı. TGH grubunda sensitivite %94, PPV %97,5 ve doğruluk %92; MGH grubunda ise bu oranlar sırasıyla %82,3, %87,5 ve %73,7 bulundu. Lezyonların %74,4'ü Bahl Tip B kontrastlanma paterni sergiledi. Anormal paratiroid bezlerinin kontrastlanma kinetikleri tiroid dokusuna göre anlamlı farklar göstermiş olup literatürde tanımlı yüzdelik değişim analizlerine ek olarak arteriyel HU oranı, rölatif (%42) yıkanma oranı ve karşılaştırmalı rölatif yıkanma oranı (1.569) güçlü ayırt edici parametreler olarak saptandı. Kontrastsız fazda HU değeri paratiroid lezyonlar için ortalama 46,1 HU olup tiroidden düşüktü (84,4 HU), ancak anlamlı fark saptanmadı (AUC≈0,72, p:0.07). Lezyon boyutu ile polar damar varlığı (%77,6) arasında anlamlı bir ilişki saptanmış olup daha büyük lezyonlarda polar damar daha sık izlendi. Ancak, bu bulguların doğru lokalizasyonla doğrudan anlamlı bir ilişki saptanmadı. Lezyon boyutu; arteriyel HU ve kontrast yıkanma oranları ile pozitif korelasyon gösterdi; ayrıca PTH (r=0,21; p=0,005) ve Ca (r=0,28; p<0,001) düzeyleriyle de ilişkiliydi. Biyokimyasal parametrelerden sadece PTH doğru lokalizasyonla zayıf bir korelasyon gösterdi ancak çok değişkenli analizde bağımsız bir prediktör değildi. Ektopik lezyonlar (%4,2) morfolojik ve biyokimyasal açıdan ötopik lezyonlara benzer özellikler göstermekle birlikte polar damar bu gruplarda anlamlı derecede az görüldü. Sonuç: 4D BT, yüksek uzaysal çözünürlüğü ve kantitatif dinamik analiziyle PHPT'nin preoperatif değerlendirmesinde güvenilir ve yüksek tanısal doğruluk sunan bir yöntemdir. Özellikle klasik sınıflamalara ek olarak; arteriyel HU oranı ve kontrast yıkanma parametreleri paratiroid lezyonlarını tiroid dokusundan ayırt etmede güçlü belirteçler olmuştur. Biyokimyasal parametrelerin tanısal katkısı sınırlı olup; kantitatif kontrastlanma patern ölçümleri, 4D BT bulgularının daha doğru değerlendirilmesini sağlayarak tanısal etkinliği artırma potansiyeline sahiptir. Amaç: Çalışmamızda 4D Bilgisayarlı Tomografi (4D BT) ile primer hiperparatiroidizm (PHPT) tanılı olgularda, anormal paratiroid bez (ler)inin saptanmasındaki başarısını, literatürde tariflenen kontrastlanma paternlerinin analizini ve 4D BT nin tanısal etkinliğini değerlendirilmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak tasarladığımız çalışmamıza Eki̇m 2022- Aralık 2024 tari̇hleri̇ arasında PHPT tanısı alarak opere olan 4D BT tetkiki yapılmış 194 hastaya ait toplam 215 paratiroid lezyonu dahil edildi. Olguların demografik özellikleri ve biyokimyasal parametreleri kaydedildi. 4D BT görüntüleri cerrahi ve patoloji sonuçlarını bilmeyen deneyimli bir radyolog tarafından değerlendirildi. Her lezyon için uzun aks boyutu ve polar damar varlığı incelendi. Lateralizasyonu yapılan paratiroid lezyon adaylarının ve normal tiroid dokusunun kontrastsız, arteriyel ve venöz fazlardaki Hounsfield ünitesi (HU) değerleri ölçüldü. Elde edilen bulgular literatürde tanımlı kontrastlanma paternleri eşliğinde analiz edilerek; lezyon boyutları, polar damar ve biyokimyasal parametreler eşliğinde 4D BT incelemesinin tanısal performansı araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda olguların %90,2'si tek gland hastalığı (THG), %9,8 i multiglandüler hastalık (MGH) idi. 4D BT ile lezyonların %90,7'si doğru, %2,8'i yanlış lokalize edildi; %6,5'i saptanamadı. TGH grubunda sensitivite %94, PPV %97,5 ve doğruluk %92; MGH grubunda ise bu oranlar sırasıyla %82,3, %87,5 ve %73,7 bulundu. Lezyonların %74,4'ü Bahl Tip B kontrastlanma paterni sergiledi. Anormal paratiroid bezlerinin kontrastlanma kinetikleri tiroid dokusuna göre anlamlı farklar göstermiş olup literatürde tanımlı yüzdelik değişim analizlerine ek olarak arteriyel HU oranı, rölatif (%42) yıkanma oranı ve karşılaştırmalı rölatif yıkanma oranı (1.569) güçlü ayırt edici parametreler olarak saptandı. Kontrastsız fazda HU değeri paratiroid lezyonlar için ortalama 46,1 HU olup tiroidden düşüktü (84,4 HU), ancak anlamlı fark saptanmadı (AUC≈0,72, p:0.07). Lezyon boyutu ile polar damar varlığı (%77,6) arasında anlamlı bir ilişki saptanmış olup daha büyük lezyonlarda polar damar daha sık izlendi. Ancak, bu bulguların doğru lokalizasyonla doğrudan anlamlı bir ilişki saptanmadı. Lezyon boyutu; arteriyel HU ve kontrast yıkanma oranları ile pozitif korelasyon gösterdi; ayrıca PTH (r=0,21; p=0,005) ve Ca (r=0,28; p<0,001) düzeyleriyle de ilişkiliydi. Biyokimyasal parametrelerden sadece PTH doğru lokalizasyonla zayıf bir korelasyon gösterdi ancak çok değişkenli analizde bağımsız bir prediktör değildi. Ektopik lezyonlar (%4,2) morfolojik ve biyokimyasal açıdan ötopik lezyonlara benzer özellikler göstermekle birlikte polar damar bu gruplarda anlamlı derecede az görüldü. Sonuç: 4D BT, yüksek uzaysal çözünürlüğü ve kantitatif dinamik analiziyle PHPT'nin preoperatif değerlendirmesinde güvenilir ve yüksek tanısal doğruluk sunan bir yöntemdir. Özellikle klasik sınıflamalara ek olarak; arteriyel HU oranı ve kontrast yıkanma parametreleri paratiroid lezyonlarını tiroid dokusundan ayırt etmede güçlü belirteçler olmuştur. Biyokimyasal parametrelerin tanısal katkısı sınırlı olup; kantitatif kontrastlanma patern ölçümleri, 4D BT bulgularının daha doğru değerlendirilmesini sağlayarak tanısal etkinliği artırma potansiyeline sahiptir.

Özet (Çeviri)

Aim: In our study, we aimed to evaluate the performance of four-dimensional computed tomography (4D-CT) in detecting abnormal parathyroid gland(s) in patients with primary hyperparathyroidism (PHPT), to analyze the contrast enhancement patterns described in the literature, and to assess the diagnostic efficacy of 4D-CT. Materials and Methods: Our study was designed as a retrospective analysis and included a total of 215 abnormal parathyroid lesions from 194 patients diagnosed with PHPT who underwent surgery after preoperative 4D-CT between October 2022 and December 2024. Demographic characteristics and biochemical parameters of the patients were recorded. The 4D-CT images were evaluated by an experienced radiologist who was blinded to surgical and pathological results. For each lesion, the long-axis dimension and the presence of polar vessels were assessed. Hounsfield unit (HU) values of candidate parathyroid lesions that were lateralized, as well as those of normal thyroid tissue, were measured in the non-contrast, arterial, and venous phases. The findings were analyzed in conjunction with the enhancement patterns described in the literature, and the diagnostic performance of 4D-CT was evaluated with respect to lesion size, presence of polar vessels, and biochemical parameters. Findings: In our study, 90.2% of the cases had single-gland disease (SGD) and 9.8% had multiglandular disease (MGD). With 4D-CT, 90.7% of the lesions were correctly localized, 2.8% were mislocalized, and 6.5% were not localized. In the SGD group, sensitivity, PPV, and accuracy were 94%, 97.5%, and 92%, respectively, whereas in the MGD group, these rates were 82.3%, 87.5%, and 73.7%. A total of 74.4% of the lesions demonstrated the Bahl Type B enhancement pattern. Abnormal parathyroid glands exhibited significant differences in contrast kinetics compared with thyroid tissue. In addition to the percentage change analyses described in the literature, the arterial HU ratio, relative washout ratio (42%), and comparative relative washout ratio (1.569) were identified as strong discriminatory parameters. The mean HU value of parathyroid lesions in the non-contrast phase was 46.1 HU, lower than that of the thyroid (84.4 HU), although this difference was not statistically significant (AUC ≈ 0.72, p = 0.07). A significant association was found between lesion size and the presence of polar vessels (77.6%), with polar vessels more frequently observed in larger lesions. However, these findings were not directly associated with correct localization. Lesion size showed a positive correlation with arterial HU and washout ratios, and was also correlated with PTH (r = 0.21; p = 0.005) and calcium levels (r = 0.28; p <0.001). Among biochemical parameters, only PTH showed a weak correlation with correct localization, but it was not an independent predictor in multivariate analysis. Ectopic lesions (4.2%) demonstrated morphological and biochemical features similar to those of orthotopic lesions, although polar vessels were significantly less frequently observed in this group. Conclusion: 4D-CT, with its high spatial resolution and quantitative dynamic analysis, is a reliable method that provides high diagnostic accuracy in the preoperative evaluation of PHPT. In particular, beyond classical classifications, the arterial HU ratio and contrast washout parameters are strong markers for differentiating parathyroid lesions from thyroid tissue. The diagnostic contribution of biochemical parameters was limited; however, quantitative assessment of enhancement patterns has the potential to improve diagnostic performance by enabling a more accurate interpretation of 4D-CT findings.

Benzer Tezler

  1. Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri

    Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”

    FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

  2. Traditional vernacular houses in Anatolia: The question of evaluative criteria

    Anadolu geleneksel yöresel konut mimarlığında değerlendirme ölçütleri sorunu

    OKAN ÜSTÜNKÖK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    MimarlıkOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖNÜL TANKUT

  3. Bazı buğday türlerinde poliploidi düzeyine bağımlı IAA ve ABA miktarlarının kantitatif belirlenmesi üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    SEVGİ HEPAKSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    BotanikEge Üniversitesi

    Botanik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AVNİ GÜVEN

  4. Dirichlet karakterleri ve sınıf sayısı bir olan cyclotomic cisimler

    Başlık çevirisi yok

    NEŞET AYDIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MatematikCumhuriyet Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HATİCE KANDAMAR