Geri Dön

Eklemeli ve eksiltmeli üretim teknikleriyle farklı oklüzal kalınlıklarda üretilen kalıcı kronların kırılma direncinin karşılaştırlıması – in vitro çalışma

Comparison of fracture resistance of permanent crowns produced by additive and subtractive manufacturing techniques with different occlusal thickness - in vitro study

  1. Tez No: 963245
  2. Yazar: MERYEM EUSMANAGA SALMEH
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ESRA BİLGİ ÖZYETİM
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı, farklı materyal türleri (Flexcera Smile Ultra+, Permanent Crown Resin ve Cerasmart), üretim teknikleri (3B baskı ve CAD/CAM frezeleme) ve oklüzal kalınlık seviyeleri (0.5 mm, 1.0 mm ve 1.5 mm) dikkate alınarak üretilen premolar kuronların kırılma dayanımı ve kırılma tiplerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. 3B baskı grubunda Dijital Işık İşleme ve Stereolitografi teknolojileri kullanılmış, eksiltmeli üretim grubunda ise CAD/CAM frezeleme yöntemi tercih edilmiştir. Her biri 0.5 mm, 1.0 mm ve 1.5 mm olmak üzere üç farklı oklüzal kalınlık düzeyinde toplam 90 premolar kuron üretilmiştir. Tüm kuronlar, standartlaştırılmış bir preparasyon modeli üzerine dijital olarak tasarlanmış ve self adeziv rezin siman kullanılarak metal dayanaklara simante edilmiştir. Numunelere 5.000 devir termal siklus uygulanmasının ardından, kırılma dayanımları ve kırık tipleri analiz edilmiştir. Flexcera materyalinde, en yüksek kırılma dayanımı (2811.50 ± 271.74 N) 0.5 mm oklüzal kalınlıkta üretilen kuron grubunda saptanmıştır. Cerasmart grubunda ise kalınlık arttıkça kırılma dayanımında anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Burke kırık sınıflamasına göre, Flexcera grubunda 0.5 mm kalınlıkta daha ciddi kırıklar (Tip IV), 1.0 mm kalınlıkta ise daha hafif ve onarılabilir kırıklar (Tip I ve II) tespit edilmiştir. Permanent Crown grubunda kırık tipi dağılımı açısından kalınlıklar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamakla birlikte, 1.0 mm kalınlıkta Tip I kırıklar daha yaygın olarak gözlenmiştir. Cerasmart grubunda ise farklı kalınlıklar arasında kırık tipleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Elde edilen bulgular, materyal türünün ve üretim yönteminin, özellikle sınırlı oklüzal kalınlığa sahip restorasyonlarda kırılma dayanımını önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymaktadır. Klinik açıdan, interoklüzal mesafenin yetersiz olduğu durumlarda uzun dönem başarının sağlanabilmesi için uygun materyal seçimi ve oklüzal kalınlık optimizasyonu kritik öneme sahiptir.

Özet (Çeviri)

The aim of this study is to comparatively evaluate the fracture resistance and failure modes of premolar crowns fabricated using different material types (Flexcera Smile Ultra+, Permanent Crown Resin, and Cerasmart), manufacturing techniques (3D printing and CAD/CAM milling), and occlusal thickness levels (0.5 mm, 1.0 mm, and 1.5 mm). In the 3D printing group, Digital Light Processing and Stereolithography techniques were utilized, while the subtractive manufacturing group employed CAD/CAM milling. A total of 90 premolar crowns were fabricated at three different occlusal thickness levels (0.5 mm, 1.0 mm, and 1.5 mm). All crowns were digitally designed on a standardized preparation model and cemented onto metal abutments using a self-adhesive resin cement. Following 5,000 cycles of thermal aging, fracture resistance and failure modes were evaluated. Flexcera showed the highest fracture resistance at 0.5 mm (2811.50 ± 271.74 N), whereas the Cerasmart group exhibited a more predictable increase in strength with increasing thickness. According to Burke's fracture classification, more severe fractures (Type IV) were observed in the Flexcera group at 0.5 mm thickness, whereas milder and more repairable fractures (Types I and II) were identified at 1.0 mm. In the Permanent Crown group, although no statistically significant difference in fracture pattern distribution was found among the different thicknesses, Type I fractures were more frequently observed at 1.0 mm. Similarly, in the Cerasmart group, no statistically significant difference was detected in fracture types across the various thickness levels. These findings suggest that both the material type and the manufacturing technique have a substantial impact on fracture resistance, particularly in restorations with limited occlusal thickness. Clinically, in situations where the interocclusal space is restricted, appropriate material selection and occlusal thickness optimization are of critical importance to ensure long-term success.

Benzer Tezler

  1. Arpada diallel melez analizleri ile bazı tarımsal özelliklerin kalıtımı üzerinde araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    KAYIHAN Z. KORKUT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1981

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bitki Islahı ve Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM DEMİR

  2. Cohesion in Turkish a survey of cohesive devices in prose literature

    Başlık çevirisi yok

    FUAT ALTUNKAYA

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    DilbilimHacettepe Üniversitesi

    DOÇ. DR. AHMET KOCAMAN

  3. Kirişli köprülerde yüklerin yanal dağılımı

    Başlık çevirisi yok

    MUSA TUNCAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İnşaat MühendisliğiGazi Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYTAÇ MERTOL