Preterm bebeklerde intranazal anne sütü uygulamasının serebral oksijenasyon, vital bulgular ve tam oral beslenmeye geçiş süresine etkisi: Randomize kontrollü çalışma
Effect of intranasal breast milk administration on cerebral oxygenation, vital signs and transition time to full oral feeding in preterm infants: Randomized controlled stud
- Tez No: 965811
- Danışmanlar: PROF. DR. SİBEL KÜÇÜKOĞLU
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Hemşirelik, Child Health and Diseases, Nursing
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmanın primer amacı preterm bebeklerde intranazal anne sütü uygulamasının bebeklerin serebral oksijenasyon düzeyine, vital bulgularına ve tam oral beslenmeye geçiş süresine etkisini araştırmaktır. Çalışmanın sekonder amacı ise intranazal anne sütü uygulamasının preterm bebeklerin günlük kusma sayısı, günlük defekasyon sayısı ve taburculuk süresine etkisini belirlemekti. Paralel grupta randomize kontrollü deneysel tasarımda olan çalışma, Konya'da bulunan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde Haziran 2024-Ekim 2025 tarihleri arasında yürütüldü. Çalışma verileri gebeliğin 28+0-36+6 haftası aralığında olan 40 preterm bebekten toplandı. Preterm bebekler tabakalı randomizasyon ile müdahale (n=20) ve kontrol (n=20) gruplarına random şekilde atandı. Çalışma verileri araştırmacılar tarafından geliştirilmiş olan“Bebek Bilgi Formu”,“Fizyolojik Parametre Takip Formu”ve“Beslenme Takip Formu”kullanılarak toplandı. Çalışmada müdahale grubundaki bebeklere intranazal anne sütü uygulaması üç gün boyunca günde üç ardışık beslenme saatlerinden önce (09.00, 12.00, 15.00) uygulandı. İntranazal anne sütü uygulaması 0.1 ml sağ buruna, 0.1 ml sol buruna damlatıldı. Kontrol grubunda rutin klinik uygulamaya devam edildi. Her girişim periyodunda fizyolojik parametreler (serebral oksijenasyon, oksijen satürasyonu, kalp atım hızı, solunum sayısı) girişim öncesi (T0) ve girişimden 5. dk sonra (T1), girişimden 15. dk sonra (T2) ve girişimden 30 dk sonra (T3) kaydedildi. Preterm bebeklerin tam oral beslenmeye geçiş süresi bebek taburcu olana kadar izlendi. Yenidoğanların kusma ve defekasyon sıklığı günlük olarak üç gün süreyle izlendi. Çalışma ClinicalTrials.gov'a kaydedildi (NCT06706115). Çalışma sonucunda intranazal anne sütü uygulanan preterm bebeklerin serebral rSO₂ düzeylerinin kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu (F= 64,894; p<0,001; η2=0,631) ve solunum sayısının (F=8,544; p<0,001; η2=0,184) bazı ölçüm zamanlarında daha düşük olduğu belirlendi. Buna karşın gruplar arasında oksijen satürasyonu (p>0,005), kalp atımı (p>0,005), tam oral beslenmeye geçiş süresi (p>0,005), taburculuk süresi (p>0,005), kusma sıklığı (p>0,005) ve defekasyon sıklığı (p>0,005) açısından anlamlı bir farklılık saptanmadı. Bu çalışmanın bulguları, intranazal anne sütü uygulamasının preterm bebeklerde serebral rSO₂'yi yükseltme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Uygulama sırasında solunum sayısının normal sınırlar içerisinde azalma göstermesi, oksijen satürasyonu ve kalp atım hızının korunması ve bebeklerin girişimi tolere edebilmesi, intranazal anne sütü uygulamasının fizyolojik stabilite açısından güvenilir bir yaklaşım olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte intranazal anne sütü uygulamasının güvenlik ve etkinlik profilini daha net ortaya koymak için farklı uygulama sıklığı ve sürelerde, uzun dönem etkilerinin araştırıldığı çalışmaların yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Özet (Çeviri)
The first aim of the study was to investigate the effects of intranasal breast milk administration on cerebral oxygenation levels, vital signs, and the time required to transition to full oral feeding in preterm infants. The secondary aim of the study was to determine the effect of intranasal breast milk administration on the daily number of vomiting, daily number of defecations and discharge time of preterm infants. The study, which was a parallel group randomized controlled experimental design, was conducted between June 2024 and October 2025 in the Neonatal Intensive Care Unit of Selçuk University Medical Faculty Hospital in Konya. Study data were collected from 40 preterm infants between 28+0 and 36+6 weeks of gestation. Preterm infants were randomly assigned to intervention (n=20) and control (n=20) groups using stratified randomization. Study data were collected using“Infant Information Form”,“Physiological Parameter Follow-up Form”and“Nutrition Follow-up Form”developed by the researchers. Intranasal breast milk was administered to infants in the intervention group before three consecutive feedings per day (09.00, 12.00 and 15.00) for three days. In the intervention group, 0.1 ml of breast milk was administered intranasally into the right nostril and 0.1 ml into the left nostril. The control group continued to receive routine clinical care. During each intervention period, physiological parameters (cerebral oxygenation, oxygen saturation, heart rate, and respiratory rate) were recorded at baseline (T0), 5 minutes after the intervention (T1), 15 minutes after the intervention (T2), and 30 minutes after the intervention (T3). The time required for preterm infants to achieve full oral feeding was monitored until discharge. Vomiting and defecation frequency were observed daily for three consecutive days. The study was registered at ClinicalTrials.gov (NCT06706115). As a result of the study, it was determined that cerebral rSO₂ levels of preterm infants who received intranasal breast milk were significantly higher than the control group (F=64.894; p<0.001; η2=0.631) and respiratory rate (F=8.544; p<0.001; η2=0.184) was lower at some measurement times. On the other hand, no significant difference was found between the groups in terms of oxygen saturation (p>0,005), heart rate (p>0,005), time to transition to full oral feeding (p>0,005), discharge time (p>0,005), vomiting frequency (p>0,005) and defecation frequency (p>0,005). The findings of this study indicate that intranasal breast milk administration has the potential to increase cerebral rSO₂ in preterm infants. The decrease in respiratory rate within normal limits during administration, the maintenance of oxygen saturation and heart rate, and the infants' tolerance of the procedure suggest that intranasal breast milk administration may be a reliable approach in terms of physiological stability. However, studies investigating the long-term effects of intranasal breast milk administration at different administration frequencies and durations are needed to more clearly demonstrate the safety and efficacy profile of intranasal breast milk administration.
Benzer Tezler
- Türkiye'de serebral hareket bozukluklarının etiyolojisi epidemiyolojisi ve bazı klinik özellikleri
Başlık çevirisi yok
AŞER BENSUSAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1986
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Silindirik geometrideki bir ısıtıcıya dik akış halinde kritik ısı akısının incelenmesi
Başlık çevirisi yok
SALİM ÖZÇELEBİ
- Sulu tarımda kullanılan mekanizasyon araçlarının optimum makina ve güç seçimine yönelik işletme değerlerinin belirlenmesi ve uygun seçim modellerinin oluşturulması üzerinde bir araştırma
Başlık çevirisi yok
ALİM IŞIK
Doktora
Türkçe
1988
ZiraatÇukurova ÜniversitesiTarımsal Mekanizasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALAETTİN SABANCI
- Yenidoğanda lokal analjezik bir kremin (EMLA) kullanımı ile ağrı reaksiyonlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
LEMAN KENAR(BAŞTÜRK)