İnvaziv lobüler karsinomun preoperatif tanı ve evrelemesinde radyolojik tanı yöntemlerinin yeri
The role of radiological imaging methods in the preoperative diagnosis and staging of invasive lobular carcinom
- Tez No: 965903
- Danışmanlar: PROF. DR. ZEHRA HİLAL ADIBELLİ, DR. HÜLYA ÇETİN TUNÇEZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: İnvaziv lobüler karsinom, mamografi, ultrasonografi, manyetik rezonans görüntüleme, patoloji, Invasive lobular carcinoma, mammography, ultrasonography, magnetic resonance imaging, pathology
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Meme kanserinin histopatolojik alt tipleri arasında invaziv lobüler karsinom (İLK), tüm olguların yaklaşık %10–15'ini oluşturan ve klinik-radyolojik özellikleriyle ayırt edici zorluklar barındıran ikinci en yaygın tiptir. Diffüz infiltratif büyüme paterni nedeniyle tanı ve evreleme aşamalarında zorluklar ortaya çıkmakta, özellikle mamografi ve ultrasonografinin duyarlılığı sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle preoperatif dönemde tümör boyutu ve yayılımını en doğru şekilde belirleyebilmek cerrahi planlama açısından kritik öneme sahiptir. Amaç: Bu çalışmada, invaziv lobüler karsinom olgularında mamografi (MG), ultrasonografi (US) ve manyetik rezonans görüntülemenin (MRG) preoperatif dönemde tümör boyutu ve yayılımını belirlemedeki tanısal performanslarının karşılaştırılması ve elde edilen bulguların patoloji ile korelasyonunun ortaya konması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 2017–2025 yılları arasında tanı almış ve opere edilmiş toplam 69 hastaya ait 100 İLK lezyonu retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Hastaların preoperatif MG, US ve MRG bulguları incelenmiş; lezyonların tespit oranları, boyut ölçümleri, morfolojik özellikleri, aksiller lenf nodu değerlendirmeleri ve BIRADS kategorileri kaydedilmiştir. Bulgular patoloji sonuçları ile karşılaştırılmış ve istatistiksel analizler SPSS Statistics 26 programı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Lezyon saptama duyarlılığı US'de %92,8, MRG'de %87,0 iken MG'de %69,6 olarak bulunmuştur (p<0,001). Tüm görüntüleme yöntemleri lezyon boyutunu patolojiye göre daha küçük ölçmüş olup, patolojiye en yakın değer MRG'de elde edilmiştir. Morfolojik olarak lezyonların büyük çoğunluğu düzensiz şekil ve spiküle kenar özellikleri göstermiştir. Metastatik aksiller lenf nodu saptamada US (%37,7) ve MRG (%24,6), MG'ye (%7,2) kıyasla daha yüksek performans sergilemiştir. US+MG kombinasyonu ile MRG arasındaki BIRADS uyumu iyi düzeyde bulunmuştur (κ=0,613). Histopatolojik olarak olguların %84,1'i klasik tip, moleküler alt tip açısından ise %69,6'sı Luminal A olarak saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamız, invaziv lobüler karsinom olgularında mamografi, ultrasonografi ve MRG'nin tanısal güçlü ve sınırlı yönlerini ortaya koymaktadır. US ve MRG, mamografiye kıyasla daha yüksek tanısal performans göstermiştir. MRG'nin tümör boyutunu patolojiye en yakın şekilde yansıtması ve multifokalite/multisentrisiteyi göstermedeki üstünlüğü, preoperatif cerrahi planlamada kritik rol üstlendiğini ortaya koymaktadır. Bulgularımız, US ve MRG'nin birlikte kullanımının tanısal doğruluğu artırarak multidisipliner karar süreçlerine katkı sağlayabileceğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
İntroduction: Among the histopathological subtypes of breast cancer, invasive lobular carcinoma (ILC) represents approximately 10–15% of all cases and is the second most common type. Due to its diffuse infiltrative growth pattern, ILC presents diagnostic and staging challenges, particularly leading to limited sensitivity in mammography and ultrasonography. Therefore, accurately determining tumor size and extent in the preoperative period is of critical importance for surgical planning. Objective: The aim of this study was to compare the diagnostic performance of mammography (MG), ultrasonography (US), and magnetic resonance imaging (MRI) in assessing tumor size and extent in patients with ILC during the preoperative period, and to correlate imaging findings with pathology results. Materials and Methods: A total of 100 ILC lesions in 69 patients diagnosed and surgically treated between 2017 and 2025 were retrospectively evaluated. Preoperative MG, US, and MRI findings were analyzed, including lesion detection rates, size measurements, morphological features, axillary lymph node assessments, and BI-RADS categories. Results were compared with pathology findings, and statistical analyses were performed using SPSS Statistics 26. Results: The sensitivity for lesion detection was 92.8% for US, 87.0% for MRI, and 69.6% for MG (p<0.001). All imaging modalities underestimated lesion size compared with pathology, with MRI providing the closest measurements. The majority of lesions displayed malignant morphological features such as irregular shape and spiculated margins. For axillary lymph node metastasis detection, US (37.7%) and MRI (24.6%) outperformed MG (7.2%). Agreement between BI-RADS categorization of US+MG and MRI was good (κ=0.613). Histopathologically, 84.1% of cases were of the classic type, while 69.6% belonged to the Luminal A molecular subtype. Conclusion: This study highlights the strengths and limitations of MG, US, and MRI in the preoperative evaluation of ILC. US and MRI demonstrated superior diagnostic performance compared with MG. MRI provided the most accurate tumor size estimates relative to pathology and proved advantageous in detecting multifocality and multicentricity, underscoring its critical role in surgical planning. Our findings suggest that combined use of US and MRI can improve diagnostic accuracy and contribute to multidisciplinary decision-making in the management of ILC.
Benzer Tezler
- Meme kanserinin operasyon öncesi değerlendirilmesinde 3 tesla magnetik rezonans görüntülemenin katkısı
The contribution of 3 tesla MRİ to the preoperative assessment of breast cancer
SENA ÜNAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UMMAN NUREDDİN SANLIDİLEK
- İnvaziv lobuler meme kanserinde aksiller lenf nodu metastazını ön görmede etkin prediktif faktörler ve aksiller immunohistokimyasal belirteçlerin karşılaştırılmalı değerlendirilmesi
Comparative evaluation of effective predictive factors and axillary immunohistochemical markers in prediction of axillary LYMPH node metastase in invasive lobular breast cancer
ÇAĞLAR KAZIM PEKUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Genel Cerrahiİstanbul Medipol ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PELİN BASIM
- Dinamik manyetik rezonans görüntüleme ve ultrason kontrast ajanlı power doppler ultrasonografi ile meme lezyonlarında benign ve malign ayrımı
Başlık çevirisi yok
FAİK SUNGURLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
OnkolojiMarmara ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ERKİN ARIBAL
- Aksiller metastazı olan invaziv meme karsinomu hastalarında, lenfadenopatinin ADC değeri ile tümörün moleküler subtipi ve histopatolojik derecesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between the adc value of lymphadenopathy and the molecular subtype and histopathological grade of the tumor in patients with invasive breast carcinoma with axillary metastasis.
ZEYNEP NİHAL KAZCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYLİN HASANEFENDİOĞLU BAYRAK
- Meme kanseri tanısı alan hastalarda preoperatif MRG bulguları ve senkron lezyonların tespitinde difüzyon MRG'nin etkinliği
The efficacy of diffusion MRİ in detecting synchronous lesions and preoperative Rİ findings in patients diagnosed with breast cancer
CANBERK ORUNDAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Medeniyet ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLNUR ERDEM