HBsAg negatif, Anti-HBc IgG pozitif olan hastalarda biyolojik ajanların Hepatit B Virus reaktivasyonu üzerine etkisi
Effects of biological agents on Hepatitis B virus reactivation in HBsAg -negative, anti-HBc IGG-positive patients
- Tez No: 969289
- Danışmanlar: PROF. DR. ORHAN YILDIZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: HBV, reaktivasyon, immünosüpresyon, Hepatitis B virus, reactivation, immunosuppression
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Giriş ve Amaç: HBsAg negatif, anti-HBc IgG pozitif bireylerde immünosüpresif tedaviye bağlı gelişebilecek hepatit B virus reaktivasyonu (HBVr), fulminan hepatit ve ölüme neden olabilen klinik sonuçlar doğurabilmektedir. Biyolojik ajan tedavisi alan bu hasta grubunda, HBVr riski kullanılan biyolojik ajanın immünosupresif etkisine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Özellikle orta riskli biyolojik ajanlar için antiviral profilaksi gerekliliği günümüzde hâlen tartışmalı bir konudur. Bu çalışmada, HBsAg negatif, anti-HBc IgG pozitif hastalarda orta ve yüksek riskli biyolojik ajan tedavisi sırasında HBVr gelişimi ve anti-HBs düzeylerindeki değişimlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntem: Çalışmaya, 1 Mart 2021 – 1 Eylül 2023 tarihleri arasında biyolojik ajan tedavi planı ile Erciyes Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Polikliniğine yönlendirilen ve HBsAg negatif, anti-HBc IgG pozitif olduğu saptanan 172 hasta dâhil edildi. Hastalar, kullandıkları biyolojik ajanların HBVr risk düzeyine göre orta ve yüksek riskli olmak üzere iki grupta sınıflandırıldı. Hastaların yaş, cinsiyet, primer tanıları, komorbiditeleri, biyolojik ajan türü ve tedavi süresi, eşzamanlı kullanılan immünosüpresif ve kortikosteroid tedaviler ile antiviral profilaksi rejimleri ve süreleri geriye dönük olarak incelendi. Poliklinik takiplerinden elde edilen biyokimyasal, serolojik ve virolojik veriler kayıt altına alındı. Veriler, tedavi başlangıcından itibaren ilk 36 ayda üçer aylık; sonrasında ise yılda bir olacak şekilde, en fazla 96 aya kadar değerlendirildi. Takip süresince HBVr, anti-HBs düzeylerinin zaman içindeki seyri ve antiviral profilaksi ile ilişkisi analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 172 hastanın yaş ortalaması 52,3 ± 11,0 yıl olup, %64'ü kadın (n=110), %36'sı erkekti (n=62). Kadın hastaların yaş ortalaması erkeklere kıyasla anlamlı düzeyde yüksekti (p<0,001). Biyolojik ajan tedavisi gerektiren en sık tanılar ankilozan spondilit (%30,2) ve romatoid artrit (%29,7) idi. Hastaların %51,7'sinde (n=89) en az bir komorbidite mevcuttu; en sık görülen komorbidite hipertansiyondu (%30,2). Hastaların %20,9'u (n=36) yüksek riskli, %79,1'i (n=136) orta riskli biyolojik ajan kullanmaktaydı. Takip süresi yüksek riskli ajan kullananlarda medyan 28,5 ay (12–60 ay), orta riskli ajan kullananlarda ise 36 ay (12–96 ay) olarak hesaplandı. Yüksek riskli ajan kullanan tüm hastalara tedavi başlangıcında antiviral profilaksi uygulandığı ve hiçbir hastada HBVr gelişmediği saptandı. Buna karşılık, orta riskli ajan kullanan hastaların yalnızca %33,1'ine (n=45) profilaksi uygulandığı; %66,9'u (n=91) ise profilaksi uygulanmadan izlendiği saptandı. Profilaksi almayan bu grup içerisinde yalnızca bir hastada virolojik reaktivasyon geliştiği, ancak klinik veya biyokimyasal hepatit gelişmediği saptandı. HBVr gelişen hastanın başlangıç anti-HBs düzeyinin ≥1000 İÜ/l olduğu ve takip süresince bu düzeyi koruduğu belirlendi. Orta riskli ajan kullanan iki hastada tedavi başlangıcında HBV DNA düzeyleri sırasıyla 39 İÜ/ml ve 12 İÜ/ml idi. Her iki hastanın profilaksi uygulanmadan izlendiği görüldü. Takiplerinde HBV DNA düzeylerinin kendiliğinden negatifleştiği ve sırasıyla 96 ve 48 ay boyunca HBVr gelişmediği belirlendi. Ayrıca, takip sürecinde profilaksi uygulanmadan izlenen altı hastada HBV DNA düzeyinde düşük pozitiflik (<10 İÜ/ml) saptandı. İkisine antiviral profilaksi başlandığı, dördünün ise profilaksi uygulanmadan izlendiği gözlendi. Bu hastaların tamamında HBV DNA düzeyleri kontrollerde negatifleşti ve HBVr gelişmedi. Anti-HBs düzeyi 10–100 İÜ/l olan 11 hasta ile <10 İÜ/l olan beş hastanın profilaksi uygulanmadan izlendiği ve hiçbirinde reaktivasyon gelişmediği belirlendi. Yüksek riskli ajan kullanan hastalarda, başlangıç ve 36. ay anti-HBs düzeyleri karşılaştırıldığında anlamlı bir düşüş saptandı (p=0,033). Orta riskli ajan kullanan ve profilaksi alan hastalarda, altıncı (p=0,032) ve dokuzuncu (p=0,041) aylarda anti-HBs düzeylerinde anlamlı artışlar gözlendi; ancak 36. ayda bu fark anlamlı bulunmadı (p=0,225). Profilaksi almayan grupta ise başlangıç ve 36. ay anti-HBs düzeyleri karşılaştırıldığında anlamlı bir düşüş izlendi (p=0,002). Ayrıca, dört hastada TDF'ye bağlı osteopeni, üç hastada ise TAF'a bağlı dislipidemi ve bulantı-kusma gibi yan etkiler geliştiği; bu nedenle ilgili hastalarda profilaksi rejimlerinin değiştirildiği belirlendi. Sonuç: HBsAg negatif, anti-HBc IgG pozitif bireylerde, yüksek ve orta riskli ajan kullanımı sırasında uygulanan antiviral profilaksi, HBV reaktivasyonunu önlemede etkilidir. Orta riskli ajan kullanan hastalarda, profilaksi uygulanmadan düzenli virolojik izlem ile olası reaktivasyonlar erken evrede belirlenebilir ve klinik komplikasyon gelişmeden yönetilebilir. Bu nedenle, serolojik profil, immünosüpresif tedaviler ve altta yatan hastalığa göre profilaksi kararlarının bireyselleştirilmesi gerektiği açıktır. Konuya dair daha güçlü kanıtlar oluşturulabilmesi için prospektif, geniş örneklemli çalışmalara gereksinim vardır.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Introduction and Aim: Hepatitis B virus reactivation (HBVr) due to immunosuppressive therapy in individuals who are HBsAg-negative and anti-HBc IgG-positive can lead to severe clinical outcomes, including fulminant hepatitis and death. Among patients receiving biological agent therapy, the risk of HBVr varies depending on the immunosuppressive potency of the agent used. In particular, the necessity of antiviral prophylaxis for moderate-risk biological agents remains a controversial issue. This study aimed to evaluate the development of HBVr and the changes in anti-HBs titers during treatment with moderate and high-risk biological agents in HBsAg-negative, anti-HBc IgG-positive patients. Materials and Methods: A total of 172 patients who were referred to the Infectious Diseases Outpatient Clinic of Erciyes University between March 1, 2021, and September 1, 2023, with a treatment plan involving biological agents and were found to be HBsAg-negative and anti-HBc IgG-positive were retrospectively included. Patients were categorized into moderate- and high-risk groups based on the HBVr risk associated with the biological agents used. Demographic characteristics, primary diagnoses, comorbidities, type and duration of biological agent therapy, concomitant immunosuppressive and corticosteroid treatments, and antiviral prophylaxis regimens were reviewed retrospectively. Biochemical, serological, and virological data from outpatient follow-ups were recorded. Data were evaluated quarterly for the first 36 months and annually thereafter, up to a maximum of 96 months. The occurrence of HBVr, the course of anti-HBs titers over time, and their association with antiviral prophylaxis were analyzed. Results: The mean age of the 172 patients included in the study was 52.3 ± 11.0 years; 64% were female (n=110) and 36% were male (n=62). The mean age of female patients was significantly higher than that of male patients (p<0.001). The most common indications for biological therapy were ankylosing spondylitis (30.2%) and rheumatoid arthritis (29.7%). At least one comorbidity was present in 51.7% of patients (n=89), with hypertension being the most frequent (30.2%). While 20.9% (n=36) of patients received high-risk agents, 79.1% (n=136) received moderate-risk agents. The median follow-up duration was 28.5 months (12–60 months) in the high-risk group and 36 months (12–96 months) in the moderate-risk group. All patients in the high-risk group received antiviral prophylaxis at treatment initiation, and no HBVr events were observed. In contrast, only 33.1% (n=45) of patients in the moderate-risk group received prophylaxis, while 66.9% (n=91) were monitored without prophylaxis. Among those not receiving prophylaxis, only one patient experienced virological reactivation without clinical or biochemical hepatitis. This patient had an initial anti-HBs level of ≥1000 IU/L, which remained stable during follow-up. Two patients in the moderate-risk group had detectable HBV DNA levels (39 IU/mL and 12 IU/mL) at treatment initiation. These patients were monitored without prophylaxis, and HBV DNA became undetectable during follow-up with no reactivation over 96 and 48 months, respectively. Additionally, low-level HBV DNA positivity (<10 IU/mL) was detected in six patients without prophylaxis. Two of these patients were later started on antiviral therapy, while the remaining four continued to be followed without prophylaxis. In all cases, HBV DNA became undetectable and no reactivation occurred. None of the patients with baseline anti-HBs levels of 10–100 IU/L (n=11) or <10 IU/L (n=5) who were followed without prophylaxis developed HBVr. In the high-risk group, a significant decline in anti-HBs titers was observed by month 36 (p=0.033). Among moderate-risk patients receiving prophylaxis, significant increases in anti-HBs titers were noted at months six (p=0.032) and nine (p=0.041), but the difference was not significant at month 36 (p=0.225). In the non-prophylaxis group, a significant decline in anti-HBs titers was observed by month 36 (p=0.002). Adverse effects related to antiviral therapy included osteopenia in four patients on TDF, and dyslipidemia and gastrointestinal symptoms in three patients on TAF, leading to changes in prophylactic regimens. Conclusion: Antiviral prophylaxis is effective in preventing HBV reactivation in HBsAg-negative, anti-HBc IgG-positive individuals receiving moderate- or high-risk biological agents. In patients on moderate-risk agents, regular virological monitoring may allow for early detection and management of potential reactivations without clinical progression. Prophylaxis decisions should therefore be individualized based on serological profile, the immunosuppressive treatments, and underlying disease. Further prospective studies with larger cohorts are needed to provide more robust evidence on this subject.
Benzer Tezler
- Biyolojik ajan kullanımının serum anti-hbs düzeyleri üzerine olan etkisi
Effect of biological agent use on serum anti-HBS levels
TAMER ACAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULBAKİ KUMBASAR
- Düzce Üniversitesi Hastanesinde immünmodülatör tedavi alan hastaların hepatit B serolojilerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of hepatitis B serology in patients receiving immunomodulatory therapy in Düzce University Hospital
BEKİR TUNCA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiDüzce ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NEVİN İNCE
- The effect of HLA DPB1 alleles on the immune response in chronic Hepatitis B
Kronik Hepatit B hastalığında HLA DPB1 allelerin hastalığın immun yanıta etkisi
NİLAY GURBET KARATAŞ
Yüksek Lisans
İngilizce
2014
Tıbbi Biyolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiMoleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. GİZEM DİNLER DOĞANAY
- Sure detection of hepatitis B virus infections by serological and molecular methods in hemodialysis patients in Kirkuk city-Iraq
Hepatit B virüsü enfeksiyonlarının serolojik ve moleküler yöntemlerle Kerkük şehri (Irak) bölgesindeki hemodiyaliz hastaları üzerinde araştırılması
SAWSAN HUSSEIN RIDHA RIDHA
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
BiyolojiÇankırı Karatekin ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TARKAN YORULMAZ
PROF. DR. ABEER ALİ ALATAR
- Seropozitif ve seronegatif kişilerde hepatit B virus DNA'sının polimeraz zincir reaksiyonu ile araştırılması
The Investigation of Hepatitis B Virus in seropositive and seronegative patients with polymerase chain reaction
AYŞEN BAYRAM
Doktora
Türkçe
2000
MikrobiyolojiGaziantep ÜniversitesiMikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İCLAL BALCI