Böbrek nakli hastalarında RDW/Albumin oranının klinik özelliklerle ilişkisi
Relationship of RDW/Albumin ratio with clinical features in kidney transplant recipients
- Tez No: 971506
- Danışmanlar: PROF. DR. ERTUĞRUL ERKEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Renal replasman tedavileri arasında en seçkin yöntem olan böbrek nakli, sürekli klinik izlem gerektiren bir yöntemdir. Nakil sonrası dönemde kardiyovasküler olaylar, malignite, enfeksiyon riskleri ve rejeksiyon görülebilecek önemli komplikasyonlardandır. Böbrek nakli alıcıları için kreatinin klirensi, proteinüri ve CRP dışında greft işlevindeki bozulma, enfeksiyon ve çeşitli inflamatuvar durumları öngörmede kullanılacak yeni belirteçlere ihtiyaç vardır. Kırmızı kan hücresi dağılım genişliği (RDW) / albumin oranı; (RAR) seviyesinin inflamasyon ile ilişkili olabildiği gösterilmiştir. Ancak böbrek nakli alıcılarındaki etkinliği ile ilgili yeterli çalışma yoktur. Buradan hareketle, böbrek nakli alıcılarında klinik parametreler ile güncel bir belirteç olan RAR arasındaki olası ilişkileri araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya 180 böbrek nakli hastası ve benzer demografik özelliklere sahip 93 sağlıklı birey dahil edildi. Her iki grubun poliklinik başvuruları sırasında elde edilen laboratuvar bulguları kaydedildi. Komorbidite durumları Charlson Comorbidity Index (CCI) ile değerlendirildi. Her iki grup arasında böbrek işlevi, komorbidite ve RAR açılarından karşılaştırma yapıldı. Hasta grubu yüksek ve düşük RAR olacak şekilde iki alt gruba ayrıldı ve bu alt gruplar arasında ileri mukayeseler yapıldı. RAR ile klinik parametreler arasındaki ilişkiye etki edebilecek olası değişkenler nedeniyle regresyon modelleri oluşturuldu. Bulgular: Çalışmamızda böbrek nakli hastalarında sağlıklı kontrollere kıyasla RAR, CRP, CCI değerleri daha yüksek bulunurken, eGFR düzeyleri daha düşük saptandı. RAR değerleri CRP ve komorbidite skoru ile zayıf pozitif korelasyonlar gösterirken, hemoglobin ile güçlü negatif korelasyona sahipti. Yüksek ve düşük RAR değerlerine sahip hasta alt grupları karşılaştırıldığında, gruplar arasında böbrek işlevi açısından fark bulunmadı. Yüksek RAR seviyeleri olan hastalar daha yaşlı ve daha yüksek CRP, CCI değerlerine sahip olmanın yanında daha düşük hemoglobin ortalamalarına sahipti. RAR ile ilişkili olabilecek klinik parametreler için düzeltmeler yapıldığında, RAR ile CRP ve komorbidite skoru arasındaki bağlantıların devam etmediği, hemoglobin ile olan negatif yönlü ilişkinin sebat ettiği görüldü. Sonuç: Çalışmamızda böbrek nakli hastalarında RAR'ın hasta yaşı, CRP ve hemoglobin ile ilişkili olduğu, ancak greft fonksiyonunu değerlendirmede anlamlı bir belirteç olamadığı gösterilmiştir. CCI ve CRP'nin RAR ile korelasyon göstermesine rağmen regresyon analizinde bu ilişkinin kaybolması dikkat çekicidir. Bulgularımız, RAR'ın komorbid yük, sistemik inflamasyon ve ilişkili hematolojik-biyokimyasal değişiklikleri yansıtabileceğini ortaya koymakta olup, bu ilişkinin doğrulanması için daha geniş hasta gruplarında yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Among renal replacement therapies, kidney transplantation is regarded as the most optimal treatment option; however, it requires continuous clinical monitoring. In the post-transplant period, cardiovascular events, malignancies, infections, and graft rejection remain among the major complications that may arise. For kidney transplant recipients, beyond conventional parameters such as creatinine clearance, proteinuria, and C-reactive protein (CRP), there is still a need for novel biomarkers capable of predicting graft dysfunction, infectious processes, and systemic inflammatory states. The red cell distribution width-to-albumin ratio (RAR) has been reported to be associated with inflammation, yet evidence regarding its predictive value and clinical relevance in kidney transplant recipients is limited. Therefore, the present study aimed to investigate the potential associations between RAR—a novel inflammatory index—and various clinical parameters in kidney transplant recipients. Materials and Methods: A total of 180 kidney transplant recipients and 93 healthy individuals with similar demographic characteristics were included in this study. Laboratory findings obtained during outpatient clinic visits were recorded for both groups. Comorbidities were assessed using the Charlson Comorbidity Index (CCI). Comparisons between the two groups were made in terms of renal function, comorbidity burden, and RAR levels. The patient cohort was further divided into two subgroups based on high and low RAR values, and detailed comparisons were performed between these subgroups. In addition, regression models were constructed to account for potential confounding variables that could influence the relationship between RAR and clinical parameters. Results: In our study, kidney transplant recipients demonstrated higher RAR, CRP, and CCI values compared to healthy controls, whereas eGFR levels were significantly lower. RAR values showed weak positive correlations with CRP and comorbidity scores, and a strong negative correlation with hemoglobin. When kidney transplant patients were divided into subgroups according to high and low RAR values, no significant differences were observed in terms of renal function. Patients with higher RAR levels were older and exhibited higher CRP and CCI values, along with lower mean hemoglobin concentrations. After adjusting for possible confounders the associations between RAR and both CRP and comorbidity score were no longer significant, while the negative relationship between RAR and hemoglobin persisted. Conclusion: In our study, RAR was found to be associated with patient age, CRP, and hemoglobin levels in kidney transplant recipients; however, it did not serve as a significant marker for evaluating graft function. Although both CCI and CRP showed correlations with RAR, these associations disappeared in the regression analysis, which is noteworthy. Our findings suggest that RAR may reflect comorbidity burden, systemic inflammation, and related hematological and biochemical alterations. Nevertheless, further studies with larger patient populations are warranted to confirm and expand upon these results.
Benzer Tezler
- Multipl myelomda eritrosit dağılım genişliğinin (RDW) prognostik öneminin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the prognostic importance of erythrocyte distribution width (RDW) in multiple myeloma
ELİF YİĞİT AYHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
HematolojiBursa Uludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FAHİR ÖZKALEMKAŞ
- Transplant yapılmış hastalarda retikülosit dağılım aralığı (RDW) değeri ile proteinüri ve diğer metabolik değerler arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of relationship between reticulocyte distribution range (RDW) value and proteinuria and other metabolic values in transplant patients
MEHMET CELALETTİN GÜNERİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
NefrolojiGaziantep Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CELALETTİN USALAN
- Acil servise başvuran renal transplant alıcılarında nötrofil/lenfosit oranının enfeksiyon varlığını ortaya koymada potansiyel belirteç olarak değerlendirilmesi
Evaluation of neutrophil/lymphocyte ratio as a potential biomarker to determineinfections in renal transplant recipients
HATİCE İLSU ERDOĞMUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Genel CerrahiBaşkent ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MURAT MURATOĞLU
- Böbrek nakli hastalarında anti-HLA antikorlarının tesbitinde dondurulmuş hücre kullanılması
Using frozen cells for detection of anti-HLA antibodies at renal transplantation patients
UĞUR AKAR
Doktora
Türkçe
1998
Tıbbi Biyolojiİstanbul ÜniversitesiTıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MAHMUT ÇARİN
- Böbrek nakli hastalarında tiroid malignitesi görülme sıklığının araştırılması
İnvestigate the risk of development of thyroid malignancies among the kidney recipients
ÖZKAN GÜNGÖR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
NefrolojiDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ ÇELİK