Türkiye'de uluslaşmanın müzik üzerine etkileri
The effects of nationalization on music in Turkey
- Tez No: 971703
- Danışmanlar: PROF. DR. İLHAN ERSOY
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Müzik, Music
- Anahtar Kelimeler: Askeri müzik, Etnomüzikoloji, Karşılaştırmalı müzik, Siyasi müzik, İşlevsel müzik, Military music, Ethnomusicology, Comparative music, Political music, Functional music
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Türk Müziği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Türk Müziği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ulus kavramının oluşumu, modern devletlerin ve toplumların kendilerini tanımlama biçimleriyle doğrudan ilişkilidir. Ulusal kimlik ve ulusal hafıza kavramları, genellikle tarihin seçici bir şekilde yeniden inşa edilmesiyle şekillenir ve müzik bu sürecin araçsallaştırılan temel unsurlarından biri olmuştur. Müziğin ulusal kimliğin oluşumundaki işlevi, birçok ulusun tarihi süreçlerinde kendini göstermiştir. Özellikle 19. yüzyılda, Avrupa'da milliyetçi hareketlerin yükselişiyle birlikte, yerel müziklerin ulusal semboller haline getirildiği görülmüştür. Örneğin, İtalyan Risorgimento hareketi sırasında müziğin, halkın birliği ve bağımsızlık arzularını yansıtmak için kullanıldığı gözlemlenmiştir. Avrupa, Amerika, Rusya ve Çin'deki örneklerde görüldüğü gibi müzik, ülkemizde de cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ulusal kimliğin inşaasında kritik bir rol oynamış, toplumsal değişimlerin ve siyasi olayların bir yansıması olarak devletin kontrolünde gelişim göstermiştir. Türkiye'de ise Osmanlı İmparatorluğu'nun çok katmanlı müzik geleneğinden devralınan miras, Cumhuriyet döneminde yeniden yorumlanarak, ulusal kimliği ifade eden modern bir müzik anlayışı oluşturulması hedeflenmiştir. Bu bağlamda, müzik yalnızca estetik bir alan değil, aynı zamanda ulusal kimlik inşasının ve modernleşmenin önemli bir aracı olarak ele alınmıştır. Ulusal bilinç oluşturma çabalarının bir parçası olarak, 1924 yılında kurulan Musiki Muallim Mektebi'nden itibaren eğitim ve kültür politikalarının merkezine yerleştirilmiş ve müzik eğitimi aracılığıyla ulus-devlet kimliği şekillendirilmeye başlanmıştır. 1932 yılında düzenlenen Türk Dil ve Tarih Kurultayı gibi önemli kültürel etkinlikler sırasında halk müziğinin derlenmesi ve Türk müziğinin Batı normlarına uyum sağlaması, ulusal bir müzik kültürü yaratma çabasının bir parçası olmuştur. Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Türk müziğinin Batılı formlar ve modern tekniklerle sentezlenmesi, yeni kurulan ulus-devletin kültürel politikasının bir parçası haline gelmiştir. Bu süreçte, Türk Beşleri olarak bilinen besteciler, ulusal kimlik inşası ve modernleşme sürecinde geleneksel ile modern arasındaki dengeyi sağlama çabasıyla öne çıkmıştır. Cemal Reşit Rey, operetleri ve senfonik eserleriyle, Türk toplumunun batılılaşma sürecindeki sosyal değişimlerini müzikal bir dille yansıtırken; Ulvi Cemal Erkin,“Köçekçe”gibi eserleriyle halk danslarını modern senfonik yapılarla birleştirmiştir. Ahmet Adnan Saygun'un“Yunus Emre Oratoryosu”gibi eserleri, Türk kültürünün evrensel bir dille sunulmasına olanak tanımış; Hasan Ferit Alnar,“Kanun Konçertosu”ile geleneksel çalgıları Batı müziği formuna uyarlayarak Türk müziğinde çığır açmıştır. Necil Kazım Akses ise dramatik ve lirik unsurları senfonik eserlerinde işleyerek, modern Türk müziğine önemli katkılarda bulunmuştur. Türk müziğinde modernleşme çabalarının temel hedeflerinden biri, Türk halkının kültürel değerlerini evrensel müzik diliyle ifade etmek olmuştur. Bu bağlamda, halk müziği, ulusal kimliği temsil eden bir miras olarak kabul edilmiş ve derleme çalışmalarıyla geniş kitlelere ulaşması sağlanmıştır. Muzaffer Sarısözen ve Béla Bartók gibi isimler, halk müziğini derleyerek modernleştirme çabalarına katkı sağlamış, bu müzik türünü ulusal kimlik inşasında önemli bir araç haline getirmişlerdir. Bu süreçte,“Yurttan Sesler”projesiyle TRT'nin katkıları, halk müziğinin korunması, yaygınlaşması ve sistematik bir yapıya kavuşturulmasında büyük bir rol oynamıştır. Özellikle Ziya Gökalp'in Hars ve Medeniyet teorisi çerçevesinde halk müziği, Türk kimliğinin bir simgesi olarak görülmüş ve yeni Türkiye'nin müziği de bu doğrultuda şekillendirilmiştir. 1960 darbesi ve 1980 darbesi sonrasında ise devletin müzik üzerindeki denetimi artmış, TRT'de yalnızca belirli türlerde müzik yayını yapılmasına izin verilmiştir. Bu süreçte gelenek dışı veya yozlaştırılmış olarak görülen müzik türleri gibi halk arasında popüler olan müzik türleri devlet tarafından eleştirilmiş ve sınırlandırılmaya çalışılmıştır. Müziğin ulusal kimlik inşasında nasıl araçsallaştırıldığı ve bu sürecin ulusal hafızayı şekillendirmedeki rolünü incelediğimiz, bu süreçte geleneksellik ile modernite arasındaki sentezin, Türk müziği üzerine etkileri ve oluşan müzik dilinin ulusal kimliklerin oluşumuna katkıları değerlendirdiğimiz bu çalışmada literatür tarama yöntemi kullanılmış, literatürlerden elde edilen veriler, analitik bir biçimde kavramsak bir ilişki kurarak sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.
Özet (Çeviri)
The formation of the concept of nation is directly related to the ways in which modern states and societies define themselves. The concepts of national identity and national memory are generally shaped by the selective reconstruction of history, and music has been one of the fundamental elements instrumentalized in this process. The function of music in the formation of national identity has manifested itself in the historical processes of many nations. Especially in the 19th century, with the rise of nationalist movements in Europe, it was observed that local music was transformed into national symbols. For example, during the Italian Risorgimento activities, it was observed that music was used to reflect the unity and desires of the people for independence. As we have discussed with examples from Europe, America, Russia and China, music has played a critical role in the construction of national identity in our country since the foundation of the republic, and has developed under the control of the state as a reflection of social changes and political events. In Turkey, the heritage inherited from the multi-layered musical tradition of the Ottoman Empire was reinterpreted during the Republican period, aiming to create a modern understanding of music that expresses national identity. In this context, music was not only an aesthetic field but also an important tool for the construction of national identity and modernization. As part of the efforts to create national awareness, it was placed at the center of educational and cultural policies starting from the Musiki Muallim School, which was founded in 1924, and the nation-state identity began to be shaped through music education. The compilation of folk music and the adaptation of Turkish music to Western norms during important cultural events such as the Turkish Language and History Congress held in 1932 became part of the efforts to create a national musical culture. In the early years of the Republic, the synthesis of Turkish music with Western forms and modern techniques became a part of the cultural policy of the newly established nation-state. During this process, composers known as the Türk Beşleri came to the fore with their effort to maintain the balance between the traditional and the modern in the construction of national identity and the modernization process. While Cemal Reşit Rey reflected the social changes in Turkish society during the Westernization process with a musical language with his operettas and symphonic works; Ulvi Cemal Erkin combined folk dances with modern symphonic structures with his works such as“Köçekçe”. Works such as Ahmet Adnan Saygun's“Yunus Emre Oratorio”allowed Turkish culture to be presented in a universal language; Hasan Ferit Alnar broke new ground in Turkish music by adapting traditional instruments to Western music form with his“Kanun Concerto”. Necil Kazım Akses made significant contributions to modern Turkish music by using dramatic and lyrical elements in his symphonic works. One of the main goals of modernization efforts in Turkish music has been to express the cultural values of the Turkish people in a universal musical language. In this context, folk music has been accepted as a heritage representing national identity and has been made accessible to a wide audience through compilation efforts. Names such as Muzaffer Sarısözen and Béla Bartók have contributed to the modernization efforts by compiling folk music and have made this musical genre an important tool in the construction of national identity. In this process, the contributions of TRT with the Voices from the Homeland project played a major role in the preservation, dissemination and systematic structure of folk music. Especially within the framework of Ziya Gökalp's theory of Culture and Civilization, folk music was seen as a symbol of Turkish identity and the music of the new Turkey was shaped in this direction. After the 1960 and 1980 coups, the state's control over music increased and only certain types of music were allowed to be broadcast on TRT. During this process, music genres that were seen as untraditional or degenerate, as well as popular music genres among the public, were criticized and tried to be limited by the state. This study examines how music is instrumentalized in the construction of national identity and the role of this process in shaping national memory, and also examines the differences between the symbolic use of music at national and international levels and its industrial use, and investigates how national music elements are commercialized in today's global music industry. In this process, the effects of the synthesis between tradition and modernity on Turkish music and the contributions of the resulting musical language to the formation of national identities were evaluated.
Benzer Tezler
- Moğollar grubu örneğinde Anadolu pop ve Türkiye'de kültürel modernleşme
Anatolian pop and cultural modernization in Turkey in the case of Mogollar band
TAYFUN BİLGİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2008
MüzikDokuz Eylül ÜniversitesiMüzik Bilimleri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM YAVUZ YÜKSELSİN
- Türk ve Macar uluslaşma süreçleri bağlamında Béla Bartók ve Ahmet Adnan Saygun etkileşimi
Béla Bartók and Ahmet Adnan Saygun interaction in the context of Turkish and Hungary nationalization processes
NEVİN ABAKAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
MüzikHacettepe ÜniversitesiBestecilik ve Orkestra Şefliği Ana Sanat Dalı
PROF. RENGİM GÖKMEN
- Politics, struggle, violence, and the transformation of expressive culture: An ethnography of Kurds' musical practices in Turkey
Siyaset, kavga, şiddet ve ifade kültürünün dönüşümü: Türkiye'de Kürtlerin müzikal pratiklerinin bir etnografyası
GÖNENÇ HONGUR
Doktora
İngilizce
2014
Müzikİstanbul Teknik ÜniversitesiMüzik Ana Bilim Dalı
PROF. ŞEFİKA ŞEHVAR BEŞİROĞLU
DOÇ. DR. ROBERT FRANKLIN REIGLE
- Kolektif bellekte zorunlu askerliğin meşruiyeti ve dönüşümü
Transformation and legality of compulsory military service in collective memory
EBUBEKİR DÜZCAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
SosyolojiMimar Sinan Güzel Sanatlar ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. DERYA FIRAT
- Secularization and Said Nursi
Sekülerleşme ve Said Nursi
ESMA GÜNEŞ POLAT
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Siyasal BilimlerAnkara ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN SAYİM VURAL