Geri Dön

Aristoteles'in töz düşüncesi üzerine İbn Rüşd'ün yorumu

Ibn Rushd's interpretation of aristotle's concept of substance

  1. Tez No: 972100
  2. Yazar: ENES KARADUMAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ŞAHABETTİN YALÇIN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın temel amacı, Aristoteles'in töz anlayışını, İbn Rüşd'ün yorumları ışığında felsefi bir zeminde inceleyerek iki düşünür arasında varlık anlayışına dair kurulan teorik sürekliliği ve dönüşümü ortaya koymaktır. Bu çerçevede araştırma, töz kavramının hem ontolojik (varlıkla ilgili) hem de epistemolojik (bilgiyle ilgili) düzeyde nasıl temellendirildiğini, tanım, madde-suret ilişkisi, tümel-tekil ayrımı gibi alt başlıklar altında ayrıntılı biçimde ele almaktadır. İbn Rüşd'ün Aristotelesçi metafiziği İslam düşünce sistemiyle uzlaştırma çabası, yalnızca klasik bir şerh faaliyeti olarak değil, aynı zamanda özgün bir felsefi tutum olarak değerlendirilmekte; bu bağlamda töz kavramı, akıl ve vahiy arasındaki ilişkinin de temel ilkesi olarak yorumlanmaktadır. Çalışma, töz düşüncesinin tarihsel gelişimiyle birlikte, bilgi ve hakikat anlayışı üzerindeki belirleyici rolünü ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırma sonucunda, Aristoteles'in töz kavramını varlığın temel taşıyıcısı ve tanımsal öncelik taşıyan bir ilke olarak tanımladığı, bu anlayışın İbn Rüşd tarafından yeniden yapılandırılarak hem aklî hem de ilahî düzeyde bir yorum zemini oluşturduğu ortaya konulmuştur. Aristoteles'in madde ve form bütünlüğüne dayalı töz anlayışı, İbn Rüşd tarafından doğa gözlemi, akıl yürütme ve dinî metin yorumuyla uyumlu şekilde genişletilmiştir. Töz, her iki filozof için de yalnızca var olanların açıklaması değil, aynı zamanda bilginin oluşumunu mümkün kılan temel ilkedir. Ancak İbn Rüşd, bu kavramı yalnızca felsefî düzlemde bırakmayıp, onu din-felsefe ilişkisini meşrulaştıran bir temel olarak da yorumlamış ve böylece töz, felsefi akıl yürütmeyle vahiy arasında bir uzlaşma ilkesi hâline gelmiştir. Bu bağlamda, İbn Rüşd'ün töz anlayışı, Aristoteles'in sisteminden ilham almakla birlikte, İslam düşünce geleneği içinde özgün ve çok katmanlı bir metafizik yaklaşıma dönüşmüştür.

Özet (Çeviri)

The primary aim of this study is to examine Aristotle's concept of substance within the framework of Ibn Rushd's philosophical interpretation and to reveal the theoretical continuity and transformation between the two thinkers regarding their understanding of being. In this context, the research analyzes how the concept of substance is grounded on both ontological and epistemological levels, addressing subtopics such as definition, the matter-form relationship, and the universal-particular distinction in detail. Ibn Rushd's effort to reconcile Aristotelian metaphysics with the Islamic intellectual tradition is evaluated not merely as a classical commentary activity but also as an original philosophical stance. In this regard, the concept of substance is interpreted as a foundational principle in the relationship between reason and revelation. The study aims to reveal the determining role of substance in the historical development of metaphysical thought, particularly in shaping the understanding of knowledge and truth. The findings of the study indicate that Aristotle defines substance as the primary bearer of existence and the principle of definitional priority, and that this understanding is restructured by Ibn Rushd to form a basis for both rational and divine interpretation. While Aristotle's conception of substance is based on the unity of matter and form, Ibn Rushd expands this view in harmony with empirical observation, rational analysis, and interpretation of religious texts. For both philosophers, substance is not merely an explanation of what exists, but also a fundamental principle that makes knowledge possible. However, Ibn Rushd does not confine the concept to a purely philosophical level; instead, he interprets it as a key element in legitimizing the relationship between philosophy and religion. Thus, Ibn Rushd's understanding of substance, inspired by Aristotle's system, transforms into an original and multilayered metaphysical approach within the Islamic intellectual tradition.

Benzer Tezler

  1. Aristoteles'in zaman görüşü ile Bergson'un zaman görüşünün karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    ALİ OSMAN GÜNDOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Atatürk Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Teori kavramı üzerine bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    CEMAL GÜZEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Hacettepe Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Türk-İslam felsefesinde cevher ve araz kavramı

    Başlık çevirisi yok

    METİN İŞÇİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    İstanbul Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Aristoteles ve Meşşai filozoflarının tanrı anlayışlarının karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET KARATAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    İstanbul Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Aristoteles'te oluş ve bozuluşun temellendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    CELAL GÜRBÜZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    İstanbul Üniversitesi

    Sistematik Felsefe ve Mantık Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...