Grand pas diplomatique: Le ballet comme instrument politique sur la scène internationale pendant la Guerre froide
Büyük diplomatik adım: Soğuk savaş boyunca uluslararası sahnede siyasi bir araç olarak bale
- Tez No: 973096
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MENENT SAVAŞ CAZALA
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Tarih, Uluslararası İlişkiler, Bale ve Dans, History, International Relations, Ballet and Dance
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Fransızca
- Üniversite: Galatasaray Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez, Soğuk Savaş döneminde balenin bir siyasi araç olarak rolünü incelemekte ve Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri'nin bu sanatı geniş kapsamlı jeopolitik rekabetlerinde nasıl seferber ettiklerini araştırmaktadır. Soğuk Savaş, uzun süre boyunca öncelikle askeri, ekonomik ve stratejik boyutlarıyla, yani sert güç kapasitelerine odaklanılarak ele alınmıştır. Bu çalışma ise, iki kutuplu büyük güç rekabeti bağlamında Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Soğuk Savaş boyunca baleyi ideolojik yayılım, kültürel diplomasi ve yumuşak güç aracı olarak nasıl kullandığını sorgulamaktadır. Çalışmanın ilk kısmı, iki süper gücün bale geleneklerinin iç gelişimini incelemektedir. Sovyetler Birliği'nde bale, imparatorluk mirasından sosyalist bir sanat formuna dönüştürülmüş; sıkı devlet denetimi altında ideolojik anlatılar, realizm ve folklorik unsurlar birleştirilerek rejimin değerlerini yansıtacak ve pekiştirecek şekilde yeniden şekillendirilmiştir. Buna karşılık, güçlü bir ulusal bale geleneğinden yoksun olan Amerika Birleşik Devletleri, büyük ölçüde göçmen sanatçılar tarafından şekillendirilen ve yerel dans ile müzik geleneklerinden beslenen eklektik bir tarz geliştirmiştir. Temelde özel girişimle desteklenen Amerikan balesi, soyutlama ve modernizmi benimsemiş; böylece anlatı odaklı ve ideolojik açıdan yoğun Sovyet modeline karşı bir karşı-anlatı olarak konumlanmıştır. Bu farklı gelişim çizgileri esasen iki zıt dünya görüşünü temsil etmektedir: kolektivizm ile bireycilik, ideolojik disiplin ile sanatsal deneycilik. Çalışmanın ikinci kısmı ise balenin uluslararası alanda iki blok arasındaki karşılaşmada nasıl bir araç haline geldiğini araştırmaktadır. Soğuk Savaş boyunca iki tarafın da büyük bale kumpanyaları, kültürel prestij ve ideolojik üstünlüğün elçileri olarak kapsamlı uluslararası turnelere çıkmışlardır. Bu turneler, yabancı izleyicileri etkilemek amacıyla dikkatle kurgulanmış; ancak aynı zamanda siyasi gerilimlerin de sahnesi olmuştur. Sovyet dansçıların Batı'ya ilticaları, Sovyet sistemindeki çatlakları ortaya koymuş ve kapitalist model için sembolik zaferler olarak konumlandırılmıştır. Ancak, bu etkileşimlerden doğan karşılıklı hayranlık ve sanatsal iş birlikleri, rekabet ortamında bile balenin demir perdeyi aşan bir diyalog ve hayranlık aracı olarak işlev görebildiğini ortaya koymuştur. Araştırmanın bulguları, balenin Soğuk Savaş'ın yalnızca ikincil bir kültürel ürünü olmadığını ortaya koymaktadır. Aksine, ideolojik rekabetin, ulusal kimliğin ve uluslararası prestijin sahnelendiği ve tartışıldığı merkezi bir alan olmuştur. Balenin sahnede farklı siyasi vizyonları temsil etmesi ve sınırları aşarak dolaşıma girmesi, güç, özgürlük ve kültürel üstünlüğe dair algıların şekillenmesine katkı sağlamıştır. Ayrıca bu çalışma, kültürel diplomasinin günümüzde hâlâ ne kadar geçerli olduğunu da vurgulamaktadır: yeni gerilimlerle dolu bir dünyada kültür, uluslararası etki için temel bir kaldıraç olmaya devam etmektedir. Sözel olmayan ancak derinlemesine politik bir sanat olarak bale, yumuşak gücün uluslararası ilişkiler dinamiklerini hem yansıtma hem de dönüştürme kapasitesini örneklemektedir.
Özet (Çeviri)
This dissertation investigates the role of ballet as a political instrument during the Cold War, focusing on how the Soviet Union and United States mobilized this art form within their broader geopolitical rivalry. While the Cold War has long been studied through its military, economic, and strategic dimensions with a focus on hard power capacities, this research emphasizes its cultural and symbolic aspects, showing how ballet became a medium of ideological expression, national identity construction, and soft power projection. It asks how, within the bipolar context of great power rivalry, the Soviet Union and the United States employed ballet as an instrument of ideological dissemination and cultural diplomacy during the Cold War. The study first examines the internal development of ballet within both superpowers. In the Soviet Union, ballet was progressively transformed from an imperial heritage into a socialist art form under strict state supervision, combining ideological narratives, realism, and folkloric elements to reflect and reinforce the values of the regime. In contrast, the United States, lacking a strong native ballet tradition, developed an eclectic style largely shaped by immigrant artists and nourished by local dance and music traditions. Supported primarily by private patronage, American ballet embraced abstraction and modernism, positioning itself as a counter-discourse to the Soviet model of narrative-driven, ideologically saturated productions. These divergent trajectories embodied two opposed worldviews: collectivism versus individualism, and ideological discipline versus artistic experimentation. The second part explores ballet as an international instrument in the confrontation of the two blocs. During the Cold War, major ballet companies undertook extensive international tours, serving as ambassadors of cultural prestige and ideological superiority. These tours were carefully orchestrated to seduce audiences abroad, but they also became arenas of political tension, where defections of Soviet dancers to the West revealed cracks in the Soviet system and symbolized victories for the capitalist model. Yet, the mutual fascination and cooperation that emerged from these interactions illustrated that even within the context of rivalry, ballet could act as a vector of dialogue and admiration across the Iron Curtain. The findings suggest that ballet was far from a mere cultural by-product of the Cold War. It was a central arena where ideological competition, national identity, and international prestige were staged and contested. By embodying different political visions on stage and traveling across borders, ballet contributed to shaping perceptions of power, freedom, and cultural superiority. Moreover, the study underscores the continued relevance of cultural diplomacy, as current global tensions demonstrate that culture remains a crucial domain of international influence. Ballet, as a non-verbal yet profoundly political art, exemplifies how soft power can both mirror and mold the dynamics of international relations.
Benzer Tezler
- La coopération entre les pays Turcophones et le nouveau régionalisme
Türk dili konuşan ülkeler arasinda işbirliği ve yeni bölgeselcilik
PELİN MUSABAY BAKİ
Doktora
Fransızca
2020
Uluslararası İlişkilerGalatasaray ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ FAİK DEMİR
- La politique étrangère du Maroc sous le Roi Mohammed VI – face à l'affaire du Sahara: Intérêts internationaux et préoccupations de la politique interne discutés à partir de la théorie réaliste néoclassique
Kral 6. Muhammed döneminde Fas dış politikasında Sahra meselesinin neoklasik realist teoriye göre uluslararası çıkarlar ve iç politika meseleleri bakımından tartışılması
MUSTAFA BARLAS
Yüksek Lisans
Fransızca
2022
Uluslararası İlişkilerGalatasaray ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERHAN BÜYÜKAKINCI
- La Vie artistique litteraire culturelle et sociale l'Izmir en langue Française (du XVII'eme siecle a nos jours)
Fransızca'da İzmir'in sanatsal edebi kültürel ve toplumsal yaşamı (XVII'inci yüzyıldan günümüze)
HASAN ZORLUSOY
Doktora
Fransızca
1993
Fransız Dili ve EdebiyatıDokuz Eylül ÜniversitesiFransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EROL KAYRA
- 16. yüzyılda Osmanlı Devlet yönetiminde vezir-i azamlar ve siyasi etkileri
Başlık çevirisi yok
CAHİDE BAYSAL
- Parlamentonun müzakere işlevinin temel aracı: Genel görüşme
The main tool of Parliament's deliberation function: General debate
SİNEM ŞİRİN
Doktora
Türkçe
2023
HukukGalatasaray ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞULE ÖZSOY BOYUNSUZ