Şizoaffektif bozukluk hastalarının sosyodemografik ve klinik özellikleri
Sociodemographic and clinical characteristics of patients with schizoaffective disorder
- Tez No: 973322
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İBRAHİM TOLGA BİNBAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Şizoaffektif bozukluk tanısına yönelik sosyodemografik verilerin araştırıldığı çalışmaların sınırlı sayıda olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, şizoaffektif bozukluk tanılı hastaların yaş, cinsiyet, medeni hal, çalışma durumu, eğitim düzeyi, yaşadığı yer ve kişi, sosyoekonomik durumu, vesayet durumu gibi sosyodemografik bilgileri ve ailede hastalık öyküsü, alışkanlıkları, güncel tedavileri, hastalık seyri, özkıyım öyküsü gibi klinik özellikleri ve aralarındaki ilişkileri saptamaktır. Yöntem: DSM-5'e göre şizoaffektif bozukluk tanı kriterlerini karşılayan Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nden 79 hasta, Ege Üniversitesi Hastanesi'nden 41 hasta olmak üzere toplam 120 hasta çalışmaya dahil edildi. Katılımcıların sosyodemografik ve klinik özellikleri hakkında bilgi toplamak amacıyla oluşturulan olgu veri kayıt formu gönüllülerle yüz yüze yapılan görüşmelerde araştırmacı tarafından doldurulmuştur. Bulgular: Örneklemimizde cinsiyetler arasında belirgin bir fark görülmemiştir. Eğitim düzeyi açısından ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim arasında eşit bir dağılım gösterdiği görüldü. Örneklemin çoğunluğu (yaklaşık 3/5) alt sosyoekonomik düzeydeydi. Çalışmamızda maluliyet durumu %20,8 oranında tespit edilmiştir. Çalışmamızda örneklemde üçte bir oranlarında şizofreni, bipolar bozukluk ve majör depresif bozukluğun ilk tanı olduğu görülmektedir. ŞAB tanılı erkeklerin kadınlara ix göre ilk psikiyatrik tanısını daha erken yaşta aldığı ve daha sıklıkla şizofreni tanısı aldığı saptanmıştır. Güncel tedavilerine bakıldığında ise erkeklerde daha yüksek oranda valproat ve antidepresan tedavi kullanıldığı görülmektedir. Erkeklerde daha fazla sigara kullanımı olduğu ve özellikle ağır içiciliğin daha yaygın olduğu görülmüştür. ŞAB depresyon alt tipinde bipolar tipe göre daha fazla oranda özkıyım girişim öyküsü saptanmıştır. İlk psikiyatrik hastalık tanısını erken yaşta alanların daha yüksek oranda bekar olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda bu hasta grubunun daha fazla sayıda depresif epizod yaşadığı ve antidepresan tedavi aldığı tespit edilmiştir. İlk psikiyatrik hastalık tanısı erken yaşta konan hastaların birinci derece akrabalarında daha sık psikiyatrik hastalık öyküsü saptanmıştır. İlk tanısı bipolar bozukluk olanların diğerlerine göre ŞAB tanısını daha geç aldığı saptanmıştır. Sonuç: ŞAB depresyon alt tipinde bipolar tipe göre daha fazla oranda özkıyım girişim öyküsü olması nedeniyle klinik pratikte depresyon alt tipinin bir özkıyım risk faktörü olarak değerlendirilebileceği düşünülmektedir. İlk psikiyatrik hastalık tanısını erken yaşta alanların daha yüksek oranda bekar olduğu, daha fazla sayıda depresif epizot yaşadığı ve antidepresan tedavi aldığı verileriden hareketle daha kötü bir klinik gidişe sahip olduğu düşünülebilir. İlk tanısı bipolar bozukluk olanların diğerlerine göre ŞAB tanısını daha geç alıyor oluşunun klinik pratikte göz önünde bulundurulması tanı değişikliğinin atlanmaması açısından önemli olabilir. Çalışmamız, şizoaffektif bozukluk tanısının daha iyi tanımlanması adına, sınırlı sayıda çalışma olan bu alanda sosyodemografik ve klinik özellikleri araştıracak yeni çalışmaları teşvik edecektir.
Özet (Çeviri)
Objective: Studies investigating sociodemographic data for the diagnosis of schizoaffective disorder are limited. The primary aim of this study is to determine the sociodemographic characteristics (such as age, gender, marital status, employment status, education level, living conditions, socioeconomic status, and guardianship status) and clinical features (such as family history of illness, habits, current treatments, disease course, and history of suicide attempts) of patients diagnosed with schizoaffective disorder, as well as the relationships between these variables. Method: A total of 120 patients diagnosed with schizoaffective disorder according to DSM-5 criteria were included in the study: 79 patients from Dokuz Eylül University Hospital and 41 patients from Ege University Hospital. Data were collected through a case data registration form, completed by the researcher during face-to-face interviews with the participants. Results: No significant gender differences were observed in our sample. The distribution of education levels was equal among primary, secondary, and higher education. The majority of the sample (approximately 3/5) was of lower socioeconomic status. Disability was identified in 20.8% of the sample. Approximately one-third of the sample had initial diagnoses of schizophrenia, bipolar disorder, and major depressive disorder. Males with schizoaffective disorder were diagnosed with their first psychiatric condition at an earlier age and more frequently with schizophrenia compared to females. Current treatments revealed higher usage of valproate and antidepressants among males. Higher rates of smoking and particularly heavy smoking were observed in males. A higher incidence of suicide attempts was found in the depressive subtype compared to the bipolar subtype. Those diagnosed with their first psychiatric illness at an earlier age were more likely to be single, experienced more depressive episodes, and received more antidepressant treatments. First-degree relatives of patients diagnosed at an earlier xi age had higher rates of psychiatric illness. Patients initially diagnosed with bipolar disorder received the schizoaffective disorder diagnosis later compared to others. Conclusion: The higher incidence of suicide attempts in the depressive subtype compared to the bipolar subtype suggests that the depressive subtype could be considered a suicide risk factor in clinical practice. The data indicating that patients diagnosed with their first psychiatric illness at an earlier age are more likely to be single, experience more depressive episodes, and receive more antidepressant treatments suggest a poorer clinical course. Considering the delayed diagnosis of schizoaffective disorder in those initially diagnosed with bipolar disorder may be important in clinical practice to prevent diagnostic oversight. Our study will encourage new research in this limited field to better define the diagnosis of schizoaffective disorder by investigating its sociodemographic and clinical characteristics.
Benzer Tezler
- Şizofreni, şizoaffektif bozukluk ve bipolar bozukluk tanılı hastaların metakognitif yönden karşılaştırılması
A comparative analysis of metacognitive aspects in patients diagnosed with schizophrenia, schizoaffective disorder and bipolar disorder
İLAYDA ARJEN KARA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Psikiyatriİstanbul ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NEŞE DİREK TECİRLİ
- Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servise başvuran ve bipolar depresif dönem tanısı alan hastalarda SUSİD oranları
Clinical diagnosis and sociodemographic data of the patients who admitted to the emergency psychiatry unit of BRSHH
ÇİĞDEM KÜÇÜKALİ BOZKURTER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
PsikiyatriSağlık BakanlığıPsikiyatri Ana Bilim Dalı
UZMAN NEŞE ÜSTÜN GÜVENEROĞLU
- Şizofreni spektrum bozukluğunda obsesif kompulsif belirtiler: Uzunlamasına naturalistik bir çalışma
Obsessive compulsive disorders in schizophrenia spectrum disorders: A naturalistic longitidinal study
TUBA ÇIRAKOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT ERKIRAN
- Tipik ve atipik antipsikotik kullanan, şizofreni ve şizoaffektif bozukluğu olan hastalarda, metabolik sendrom sıklığı:6 aylık izlem çalışması
Metabolic syndrome frequency in schizophrenia and schizoaffective disordered patients treated with typical and atypical antiphysicotics: 6 month follow-up study
ÖZGÜR KALKANCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
PsikiyatriPamukkale ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FİLİZ KARADAĞ
- Şizofreni ve benzeri psikotik bozukluklarda ceza sorumluluğunu etkileyen etmenler
Factors effecting criminal responsibility in schizophrenia and schizophrenia like psychotic disorders
MERT BATMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATİH ÖNCÜ