Osmanlı idaresinden İngiliz askeri idaresine Kudüs (1914-1920)
Jerusalem from Ottoman administration to British military administration (1914-1920)
- Tez No: 973918
- Danışmanlar: PROF. DR. YAVUZ ASLAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
OOrta Doğu'nun merkezinde yer alan Kudüs İslam, Hristiyan ve Yahudi dinleri için kutsal kabul edilmektedir. Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı ele geçirmesiyle Osmanlı hâkimiyetine giren şehir Birinci Dünya Savaşı'na kadar çeşitli mücadelelere tanıklık etmiş, Filistin Cephesi'nin açılışıyla savaşın yıkıcı etkileri bölgede de hissedilmeye başlamıştı. Bu etki sadece savaş meydanlarında değil idari, iktisadi ve sosyo-kültürel hayatta da kendisini göstermiştir. Kudüs'ün idaresi hem iç hem de dış faktörler sebebiyle oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Yönetim, Osmanlı Hükümeti tarafından belirlenen mutasarrıflar tarafından yürütülürken Kudüs'teki yabancı konsoloslar ve nüfuzlu aileler de idarede etkin rol oynamıştır. Devlet, siyasi, ekonomik ve kültürel açılardan heterojen bir yapıya sahip olan Kudüs'te uzun yıllar idari dengeyi sağlamayı başarmıştır. Ancak savaşın başlaması ve Cemal Paşa'nın 4. Ordu Kumandanı olarak Kudüs'te karargâhını kurmasıyla bölgedeki bütün idari dengeler değişmiştir. Askeri idare Kudüs'te hâkim güç olurken konsoloslar ve nüfuzlu aileler Cemal Paşa'nın emri altında çalışmalarına devam etmişlerdir. Bu durum, Amerika ve İspanya konsolosları ile Cemal Paşa arasında siyasi çekişmelere yol açmıştır. Politik anlaşmazlıkların yanı sıra Cemal Paşa'nın genelde Filistin; özelde ise Kudüs'te milliyetçi Araplar ve Siyonistlere karşı almış olduğu önlemler Avrupalı devletler nezdinde büyük eleştirilere sebep olmuştur. İdari alanda huzursuzluklar devam ederken ekonomik ve sosyo-kültürel hayat da gün geçtikçe kötüleşmiştir. Osmanlı Devleti hazırladığı olağanüstü bütçelerle durumun üstesinden gelmeye çalışırken gelir gider arasındaki açık artarak daha fazla probleme yol açmıştır. Tarım, ticaret ve sanayi faaliyetleri sınırlı hale gelmiştir. İktisadi alanda yaşanan bu sıkıntılar çekirge istilası ile büyük bir krize dönüşmüş, uluslararası yardım ağı ile bu sürecin üstesinden gelinmeye çalışılmıştır. Ancak temel gıdaya erişimin zorlaşması ile gündelik hayat sürdürülemez hale gelmiş, kilise, cami, okul, hastane gibi sosyal müessesler de kapatılmıştır. Savaş, bahsedilen şartlar altında devam ederken bölgenin İngiliz yönetimine geçişi ile idari dengelerde tekrar büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanarak Kudüs'te sıkıyönetim ilan edilmiştir. Ardından İngiltere iktisadi ve sosyal hayatın iyileştirilmesi için büyük çaba sarf etmiştir. Sonuç itibarıyla; tarım, ticaret ve sanayi tekrar canlanmaya başlamış, bütçedeki açık azalmıştır. Bu sayede savaşın yaraları yavaş yavaş sarılırken insanlar da gündelik hayatlarına geri dönmeye başlamıştır. İngiliz Askeri İdaresi, din farkı gözetmeksizin bütün toplulukların haklarının korunacağını temin etmiştir. Ancak İngilizler, Yahudilerin Kudüs'ü yurt edinmeleri için uluslararası politikada etkin rol oynamıştır. Bu durum bölgedeki Müslüman ve Hristiyanların tepkisini çekmiş, söz konusu topluluklar arasındaki siyasi çatışmaları da artırmıştır. Orta Doğu'daki istikrarsızlık, İngiliz Askeri İdaresinin sivil yönetime geçişinde de itici güç olmuştur.
Özet (Çeviri)
JJerusalem, located at the heart of the Middle East, is considered sacred by the religions of Islam, Christianity, and Judaism. With the conquest of Egypt by Yavuz Sultan Selim, the city came under Ottoman rule and witnessed various struggles until the First World War. During the war, the opening of the Palestinian Front brought the devastating effects of the conflict to the region. These effects were not only felt on the battlefield but also in administrative, economic, and socio-cultural life. The administration of Jerusalem was quite complex due to both internal and external factors. While the city was governed by governors appointed by the Ottoman government, foreign consuls and influential families in Jerusalem also played an active role in administration. The state managed to maintain administrative balance in this politically, economically, and culturally heterogeneous city for many years. However, with the outbreak of war and the establishment of Cemal Pasha's headquarters in Jerusalem as Commander of the Fourth Army, all administrative balances in the region changed. The military administration became the dominant power in Jerusalem, while consuls and influential families continued to work under Cemal Pasha's command. This led to political conflicts between Cemal Pasha and the consuls of America and Spain. In addition to these political disagreements, the measures taken by Cemal Pasha against nationalist Arabs and Zionists in Palestine, especially in Jerusalem, sparked great criticism from European states. While unrest in the administration persisted, the economic and socio-cultural life worsened day by day. The Ottoman Empire attempted to cope with the situation through extraordinary budgets, but the growing gap between income and expenditure only led to further problems. Agriculture, trade, and industrial activities became limited, and these economic difficulties turned into a major crisis due to a locust infestation. Efforts were made to overcome this period through international aid networks. However, as access to basic foodstuffs became more difficult, daily life became unsustainable. Social institutions such as churches, mosques, schools, and hospitals were forced to close. Amid these challenging conditions, the region underwent significant administrative change and transformation with the transition to British rule. Britain first declared martial law in Jerusalem and then made great efforts to improve the economic and social life. As a result, agriculture, trade, and industry began to revive, and the budget deficit decreased. Slowly, the wounds of war were healed, and people started to return to their daily lives. The British military administration guaranteed that the rights of all communities, regardless of religion, would be protected. However, it played an active role in international politics to ensure that Jews could establish a homeland in Jerusalem. This situation sparked reactions from the Muslim and Christian communities in the region. Political conflicts between these groups intensified, and the instability in the Middle East became a driving force for the transition from British military administration to civilian rule.
Benzer Tezler
- Ülkemizdeki çeşitli büyüklükteki yerleşim merkezlerinde uygulanabilecek kültür yapısı planlama modeli
The Planning model of the cultural building which applicable at different size of settlement center
MUSTAFA İNCESAKAL
- Antakya tarihi ticaret merkezi mekansal yapı değişim ve gelişim sürecinin kent ticaret merkezi planlamasına etkinliği
The Effectiveness of spatial structural chance and development period of the historical trade center of Antakya in the urban trade planning
NEVİN TURGUT