Ventral meş rektopekside laparoskopik ve robotik yaklaşım: Klinik sonuçların karşılaştırmalı analizi
Laparoscopic and robotic approaches in ventral mesh rectopexy: Comparative analysis of clinical outcomes
- Tez No: 974488
- Danışmanlar: DOÇ. DR. RAMAZAN KOZAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Kolorektal cerrahi, Pelvik organ prolapsusu, Colorectal surgery, Pelvic organ prolapse
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Pelvik taban bozuklukları, obstrüktif defekasyon sendromu (ODS) ve rektal prolapsus gibi durumlarla yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Laparoskopik ventral meş rektopeksi (LVMR), rektal prolapsus cerrahisinde altın standart haline gelmiş olup, ODS tedavisinde de önemli bir alternatif sunmaktadır. Robotik cerrahi, derin ve dar pelvik bölgelerde avantajlar sunmakta ve sinir koruyucu tekniğe katkı sağlayarak pelvik taban cerrahisinde fonksiyonel sonuçları iyileştirmektedir. Bu çalışmada, kliniğimizde ODS veya komplet rektal prolapsus nedeniyle gerçekleştirilen ventral meş rektopeksi prosedürlerinde laparoskopik ve robotik yaklaşımların cerrahi ve fonksiyonel sonuçlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: 1 Ocak 2019 ile 30 Haziran 2024 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi'nde LVMR veya RVMR operasyonu yapılan 132 hasta (128 kadın, 4 erkek) retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların demografik verileri, süre, kanama, yatış süresi ve komplikasyonlar değerlendirilmiştir. Fonksiyonel durum preoperatif ve postoperatif 1., 6., 12. ve 24. aylarda IMPACT ve Altomare Obstrüktif Defekasyon Skorları ile, anatomik bozukluklar ise Oxford Rektal Prolapsus evrelemesi ile belirlenmiştir. Bulgular: Kanama miktarı ve hastanede kalış süresi gruplar arsında benzer iken, ortalama operasyon süresi robotik cerrahi grubunda daha kısa bulunmuştur (p=0,007). Postoperatif komplikasyon oranı düşük (%1,6) olup, her iki grupta da fonksiyonel skorlarda belirgin iyileşmeler gözlenmiştir (tüm skorlarda p<0,001). Özellikle, Wexner ve St. Marks inkontinans skorları ile Altomare ODS skoru ve CSI Ağrı alt skorunda robotik cerrahi grubunda postoperatif 24. ayda laparoskopik gruba göre daha belirgin ve sürdürülebilir iyileşmeler saptanmıştır (p<0,05). Sonuç: Bu çalışma, rektal prolapsus ve ODS tedavisinde hem LVMR hem de RVMR'nin yüksek güvenlik ve etkinliğe sahip olduğunu göstermektedir. Robotik cerrahi, özellikle inkontinans, obstrüktif defekasyon ve ağrı semptomlarında üstünlük sağlamıştır. Robotik cerrahi yüksek maliyetine rağmen, daha kısa operasyon süreleri ve üstün uzun dönem fonksiyonel sonuçlar bu dezavantajını dengeleme potansiyeline sahiptir. Bulgularımız, RVMR'nin ODS ve rektal prolapsus tedavisinde, özellikle uzun dönem fonksiyonel sonuçlar ve bazı operasyonel veriler açısından laparoskopik yaklaşıma göre potansiyel bir üstünlük sunduğuna dair güçlü kanıtlar sağlamaktadır.
Özet (Çeviri)
Background and Aim: Pelvic floor disorders, including obstructive defecation syndrome (ODS) and rectal prolapse, significantly impact quality of life. Laparoscopic ventral mesh rectopexy (LVMR) has become the gold standard in rectal prolapse surgery and offers an important alternative in the treatment of ODS. Robotic surgery provides advantages in deep and narrow pelvic regions and contributes to nerve-sparing techniques, improving functional outcomes in pelvic floor surgery. This study aimed to compare the surgical and functional outcomes of laparoscopic and robotic approaches in ventral mesh rectopexy procedures performed in our clinic for ODS or complete rectal prolapse. Method: This retrospective study included 132 patients (128 women, 4 men) who underwent LVMR or RVMR operations at Gazi University between January 1, 2019, and June 30, 2024. Patients' demographic data, operative time, blood loss, length of hospital stay, and complications were evaluated. Functional status was assessed preoperatively and at 1, 6, 12, and 24 months postoperatively using the IMPACT scale and Altomare Obstructive Defecation Scores, while anatomical defects were classified using the Oxford Rectal Prolapse grading system. Results: While blood loss and length of hospital stay were similar between the groups, the mean operative time was found to be shorter in the robotic surgery group (p=0.007). The postoperative complication rate was low (1.6%), and significant improvements in functional scores were observed in both groups (all scores p<0.001). Specifically, more significant and sustainable improvements were detected in the robotic surgery group compared to the laparoscopic group at 24 months postoperatively for Wexner and St. Marks incontinence scores, Altomare ODS score, and CSI Pain sub-score (p<0.05). Conclusion: This study demonstrates that both LVMR and RVMR have high safety and efficacy profiles in the treatment of rectal prolapse and ODS. Robotic surgery showed superiority, especially in incontinence, obstructive defecation, and pain symptoms. Despite the additional cost of robotic surgery, shorter operative times and superior long-term functional outcomes have the potential to offset this cost disadvantage. Our findings provide strong evidence that RVMR offers a potential advantage over the laparoscopic approach in the treatment of ODS and rectal prolapse, particularly regarding long-term functional outcomes and some operational data.
Benzer Tezler
- Ratlarda abdominal duvar defekti onarımı modelinde, geleneksel polipropilen yama ile nanoteknolojik olarak geliştirilmiş poliakrilonitril ve çinko oksit ile takviye edilmiş poliakrilonitril kompozit yamaların deneysel karşılaştırılması
Experimental comparison of traditional polypropylene mesh and nanotechnologically developed polyacrylonitrile and zinc oxice-reinforced polyacrylonitrile composite meshes in a rat model of abdominal wall defect repair
MUSTAFA EFE ŞÜKÜROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Genel CerrahiBolu Abant İzzet Baysal ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET HAYRİ ERKOL
DR. ÖĞR. ÜYESİ MUHAMMET FATİH KEYİF
- Kesi fıtığı tedavisinde meş takviyeli bileşenlerine ayırma tekniği ile sublay meş onarım tekniği sonuçlarının karşılaştırılması
The comparison of the results of mesh-reinforced component separation technique and sublay mesh repair techniques in the treatment of incisional hernia
MUZAFFER HALDUN ÇOLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Genel CerrahiNecmettin Erbakan ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET METİN BELVİRANLI
- Enzyme polymerphism, morphometric and bioacoustic studies in the water troy (rana ridibunda) complex in Turkey
Türkiye'deki su kurbağası (rana vidibunda) kompleksinde enzim polimorfizmi morfometrik ve biyoakustik çalışmalar
TAREK JDEİDİ
Doktora
İngilizce
2000
BiyolojiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MERAL KENCE
DOÇ. DR. C. CAN BİLGİN
- Tavuk, yerli ördek ve güvercinlerde Plexus Brachialis'in oluşumu ve plexus oluşumuna katılan Temel Rami Ventrales'teki Sinir Fasciculus'larının sayı, çap, yerleşim ve dağılımlarının makroanatomik ve subgros ...
A Macroanatomic and subgross examination of the formation of Brachial Plexus and the numbers, diameters, localizations and distributions of the nerve fascicles within the major ventral branches contributing to the .....
HÜSEYİN YILDIZ