Geri Dön

Romatoid faktör pozitif asemptomatik vakalarda insülin direncinin değerlendirilmesi

Evaluation of insulin resistance in asymptomatic cases with positive rheumatoid factor

  1. Tez No: 975272
  2. Yazar: ALPEREN ÜNALAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BÜNYAMİN KISACIK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Romatoloji, Rheumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Diabetes mellitus, Metabolik sendrom, Otoantikorlar, Otoimmün hastalıklar, Romatoid faktör, İnsülin direnci, Diabetes mellitus, Metabolic syndrome, Autoantibodies, Autoimmune diseases, Rheumatoid factor, Insulin resistance
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sanko Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Otoimmün hastalıkların patogenizinde önce otoantikor pozitifliğinin geliştiğini ve yıllar sonrasında otoimmün hastalıkların ortaya çıktığını bilmekteyiz. Biz bu çalışmamızda asemptomatik romatoid faktör pozitif bireylerde otoimmünitenin neden olabileceği inflamasyonun, insülin direncine olan etkisini araştırmayı amaçladık. Bu çalışma SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi' nde tek merkezli vaka-kontrol çalışması olarak kasım 2023 ve kasım 2024 tarihleri arasında romatoloji polikliniğine başvuran romatoid faktörü pozitif asemptomatik hastalar ve endokrinoloji polikliniğinden alınan romatoid faktör negatif asemptomatik bireyler arasında yürütüldü. Vaka grubuna romatoloji polikliniğine gelen, daha önceden insülin direnci ile romatoid faktörü herhangi bir nedenden dolayı bakılıp pozitif çıkan 46 birey seçildi. Kontrol grubuna ise endokrinoloji polikliniğine başvuran yaş ve cinsiyetleri eşleştirilmiş romatoid faktörü negatif asemptomatik 45 birey seçildi. Çalışmaya dahil edilen iki gruptaki toplam bireylerin 29 (%31,9)'unda insülin direnci tespit edildi. Bu iki grup ayrı ayrı incelendiğinde ise asemptomatik romatoid faktör pozitif grubundaki bireylerin 15 (%32,6)'inde, kontrol grubundaki bireylerin 14 (%31,1)'ünde insülin direnci bulundu (p: 0,878). Aralarında sayısal olarak fark olsa dahi istatistiksel fark yoktu. Çalışmadaki her iki gruptaki tüm bireylerin insülin direnci değeri ortalamaları ise 2,33±1,4 (medyan: 1,89) olduğu bulundu. Grupları ayrı ayrı değerlendirdiğimizde asemptomatik romatoid faktör pozitif grubundaki bireylerin insülin direnci ortalama değeri 2,60±1,6 (medyan: 2,07), kontrol grubundaki bireylerin insülin direnci ortalama değeri ise 2,05±1,2 (medyan: 1,76) olduğu saptandı (p: 0,110). Dolayısıyla yine asemptomatik romatoid faktör pozitif grubunda kontrol grubuna göre sayısal olarak fark vardı ancak istatistiksel fark saptanmadı. Sonuç olarak, romatoid faktör pozitif asemptomatik hastalarda artmış insülin direnci sıklığına rağmen istatistiksel olarak anlamlı bir durum saptanamamıştır. Yine de hasta grubundaki insülin direncindeki sayısal üstünlük, romatoid faktör pozitifliğinin insülin direncini tetikleyebileceğini düşündürmektedir. Elde edilen bulgular romatoid faktörün, insülin direncinin patogenezinde etkili bir faktör olabileceği yönünde umut verici olsa da hastalardaki romatoid faktör pozitifliğinin ne kadar zaman önce geliştiğinin bilinerek romatoid faktör pozitifliğinin homojenize edildiği, hastaların daha uzun süreli takiplerinin yapılabildiği ve daha geniş populasyonda yapılacak olan çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

In the pathogenesis of autoimmune diseases, it is well established that autoantibody positivity typically precedes the clinical onset of disease by several years. In this study, we aimed to investigate the effect of inflammation potentially induced by autoimmunity on insulin resistance in asymptomatic individuals who tested positive for rheumatoid factor. This single center, case control study was conducted at SANKO University Sani Konukoğlu Practice and Research Hospital between November 2023 and November 2024. The study included asymptomatic, rheumatoid factor positive individuals presenting to the rheumatology outpatient clinic and rheumatoid factor negative asymptomatic individuals recruited from the endocrinology outpatient clinic. The case group consisted of 46 individuals who had previously been tested for rheumatoid factor due to various reasons and were found to be positive, and who had also undergone insulin resistance evaluation. The control group included 45 age and sex matched asymptomatic individuals with negative rheumatoid factor results, selected from the endocrinology clinic. Insulin resistance was detected in 29 participants (31.9%) across both groups. When analyzed separately, insulin resistance was found in 15 individuals (32.6%) in the rheumatoid factor-positive group and in 14 individuals (31.1%) in the control group (p = 0.878). Although there was a numerical difference between the groups, it was not statistically significant. The mean insulin resistance value among all participants was 2.33 ± 1.4 (median: 1.89). When evaluated by group, the mean insulin resistance value was 2.60 ± 1.6 (median: 2.07) in the rheumatoid factor-positive group and 2.05 ± 1.2 (median: 1.76) in the control group (p = 0.110). Again, although the rheumatoid factor positive group showed numerically higher values, this difference did not reach statistical significance. In conclusion, while a higher frequency of insulin resistance was observed in asymptomatic individuals with positive rheumatoid factor, the difference was not statistically significant. Nonetheless, the numerical predominance of insulin resistance in the case group suggests that rheumatoid factor positivity may play a role in triggering insulin resistance. Although these findings are promising in indicating that rheumatoid factor could be a contributing factor in the pathogenesis of insulin resistance, further research involving a more homogeneous population characterized by known duration of rheumatoid factor positivity and larger, long term studies are needed to validate these results.

Benzer Tezler

  1. Kronik B ve C hepatitinde T lenfosit yüzey markırları ve Th1/Th2 sitokin dengesi

    T lymphocyte surface markers and Th1/Th2 cytokine equilibrium in chronic hepatitis B and C

    SUZAN ADIN ÇINAR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Allerji ve İmmünolojiİstanbul Üniversitesi

    İmmünoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. SELİM BADUR

  2. Primer sjögren sendromlu hastalarda eroziv el osteoartriti sıklığı

    Prevalence of erosive hand osteoarthritis in patients with primary sjögren's syndrome

    ADEM AKSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    RomatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATOŞ ÖNEN

  3. Anti nükleer antikor (ANA) pozitifliği ile Çocuk Romatoloji Polikliniği biriminde takip edilen hastaların demografik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    MERT KAYASUYU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    RomatolojiEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜZİDE AKSU

  4. Investigation of baff expression and signaling pathway in Helicobacter-infected gastric epithelial cells on molecular level

    Helikobakter – infekte mide epitel hücrelerinden baff üretiminin ve sinyal yolağının moleküler düzeyde araştırılması

    MİRAY KARAYILAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2014

    Allerji ve İmmünolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. AYÇA SAYI YAZGAN