Akut batın tablosuyla başvuran hastalarda ağrı düzeyinin, ağrı skalası ve perfüzyon indeksi aracılığıyla değerlendirilmesi
Evaluation of pain level in patients presenting with an acute abdomen by means of pain scale and perfusion index
- Tez No: 975453
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MUSTAFA AHMET AFACAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: ağrı, perfüzyon indeksi, akut batın, karın ağrısı, vizüel analog skala, pain, perfusion index, acute abdomen, abdominal pain, visual analog scale
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ: Acil servise başvuruların en sık sebeplerinden biri karın ağrısıdır ve akut batın bu spektrumun en kritik grubunu oluşturmakta olup acil serviste hızlı tanı ve tedavi gerektiren, yüksek morbidite ve mortalite riski taşıyan önemli bir klinik antitedir. Perfüzyon indeksi (PI), pulse oksimetre cihazları ile kolayca ölçülebilen ve periferik dolaşımı yansıtan bir parametre olup sempatik aktivasyonu yansıtır. Ağrı mevcudiyeti sempatik aktivasyona sebep olduğundan, PI ile değerlendirilebilmesi öngörülebilir. Bu çalışmada primer amacımız akut batın ön tanısıyla acil serviste takip edilen hastaların ağrı düzeyini Vizüel Analog Skala (VAS) ve PI ile değerlendirerek PI'nin ağrı takibinde VAS'a ek olarak kullanılabilirliğini ortaya koymaktır. Ayrıca PI'nin acil patoloji varlığı veya yatış/taburculuk öngörmedeki rolünü incelemektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Etik kurul onayı alınarak Helsinki Bildirgesi'ne uygun olarak yürütülen bu çalışmada, 01.05.2025-01.08.2025 tarihleri arasında T.C Sağlık Bakanlığı SBÜ Haydarpaşa Numune Hastanesi Acil Tıp Kliniği'ne karın ağrısı sebebiyle başvuran 18 yaş üstü hastalar prospektif olarak incelendi. VAS, olgu formundaki skaladan; perfüzyon indeksi ise Masimo Rad-57 (Masimo Corp., Irvine, CA, USA) pulse co-oximetre ile parmak probu üzerinden non-invaziv olarak ölçüldü. Çalışmaya dahil edilen hastaların analjezik tedavi öncesi ve sonrası VAS skorları, ortalama arteriyel basıncı (MAP) ile PI değerleri kaydedildi. Ayrıca hastalara ait demografik veriler, komorbiditeler, vital parametreler, laboratuvar ve görüntüleme sonuçları ile klinik sonlanımları kaydedildi. Bu süreç rutin tanı ve tedaviyi etkilemedi. Analjezik etkinlik, değerler arası ortalama ve yüzdelik değişimlerle incelendi. Veriler SPSS 27 ile analiz edildi; normal dağılım Kolmogorov-Smirnov testiyle değerlendirildi ve uygun istatistiksel testler (Student t, Mann-Whitney U, Ki-kare, Fisher) uygulandı. P<0.05 anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Toplam 80 hastanın prospektif incelendiği çalışmamızda analjezik uygulaması öncesi ve sonrası hem PI hem de VAS skorları değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler gözlemlenmiştir (tümünde p<0.001). Analjezik öncesi dönemde PI ile VAS arasında anlamlı bir korelasyon bulunamamıştır (p=0.665). Buna karşın analjezik uygulamasını takiben PI ve VAS arasında orta düzeyle negatif bir korelasyon saptanmıştır (r=-0.430, p<0.001). Tomografik incelemede acil patoloji saptanan hastaların analjezi öncesi PI ve VAS değerleri açısından anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Ancak analjezi sonrası dönemde PI değerleri anlamlı olarak daha düşük görünmüş olup istatistiksel açıdan anlamlı fark saptanmıştır (p=0.004). VAS değerleri ise daha yüksek çıkmış olup istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p=0.008). Hastaneye yatırılan ve taburcu edilen hastalar karşılaştırıldığında, analjezik öncesi dönemde PI açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0.239). Analjezi sonrası ölçümlerde ise PI değerleri yatan hastalarda daha düşük saptanıp istatistiki açıdan anlamlı farka rastlanılmıştır (p=0.047). Buna karşın VAS skorları, hem analjezik öncesi hem de sonrasında gruplar arasında anlamlı fark göstermemiştir (p=0.450-p=0.165). SONUÇ: Çalışmamızda karın ağrısı ile başvurup akut batın ön tanısı ile takip edilen hastaların ağrı takibinde PI takibinin VAS skoru değerlendirmesine ek olarak kullanılabileceğini gözlemledik. Bu hastaların takibinde PI değişiminin, akut patoloji varlığını öngörmede bir parametre olarak kullanılabileceği görülmüştür. Ancak yatış veya taburculuk açısından klinik sonlanımın yalnızca bu parametrelerle değil; tomografik bulgular, laboratuvar sonuçları, klinik muayene ve hekim gözlemleri gibi çoklu faktörlerle şekillendiği açıktır.
Özet (Çeviri)
INTRODUCTION: Abdominal pain is one of the most common reasons for presentations to the emergency department, with acute abdomen representing the most critical subgroup within this spectrum. It is a significant clinical entity associated with high morbidity and mortality, requiring rapid diagnosis and treatment in the emergency setting. The perfusion index (PI) is a parameter that can be easily measured with pulse oximeters and reflects peripheral circulation, thereby serving as an indicator of sympathetic activation. Since the presence of pain induces sympathetic activation, it is plausible that PI can be used to evaluate pain. The primary aim of this study is to assess the pain levels of patients monitored in the emergency department with a preliminary diagnosis of acute abdomen using both the Visual Analog Scale (VAS) and PI, and to investigate the potential utility of PI as an adjunct to VAS in pain monitoring. Additionally, the role of PI in predicting the presence of acute pathology and in hospitalization/discharge decision-making was evaluated. MATERIALS AND METHODS: With the approval of the ethics committee and in accordance with the Declaration of Helsinki, this study was conducted prospectively between 01.05.2025 and 01.08.2025 in the Emergency Medicine Clinic of SBÜ Haydarpaşa Numune Training and Research Hospital, Ministry of Health of the Republic of Türkiye. Patients over 18 years of age who presented with abdominal pain were included. VAS scores were obtained using the scale in the case report form, and the perfusion index was measured non-invasively via a finger probe using the Masimo Rad-57 (Masimo Corp., Irvine, CA, USA) pulse co-oximeter. For the included patients, VAS scores, mean arterial pressure (MAP), and PI values before and after analgesic treatment were recorded. In addition, demographic data, comorbidities, vital signs, laboratory and imaging findings, and clinical outcomes were documented. This process did not interfere with routine diagnostic or therapeutic procedures. Analgesic effectiveness was evaluated through mean and percentage changes between the values. Data were analyzed using SPSS version 27; normality was assessed with the Kolmogorov-Smirnov test, and appropriate statistical tests (Student's t-test, Mann-Whitney U, Chi-square, Fisher's exact test) were applied. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. RESULTS: In this prospective study including a total of 80 patients, statistically significant changes were observed in both PI and VAS values before and after analgesic administration (all p<0.001). In the pre-analgesic period, no significant correlation was found between PI and VAS (p=0.665). However, following analgesic administration, a moderate negative correlation was detected between PI and VAS (r = -0.430, p<0.001). In patients with emergent pathology detected on computed tomography, no significant differences were observed in pre-analgesic PI and VAS values (p>0.05). In the post-analgesic period, however, PI values were significantly lower (p=0.004), while VAS values were significantly higher (p=0.008). When hospitalized and discharged patients were compared, there was no significant difference in pre-analgesic PI values (p=0.239). In post-analgesic measurements, PI values were found to be significantly lower in hospitalized patients (p=0.047). In contrast, VAS scores did not show significant differences between the groups in either the pre- or post-analgesic period (p=0.450 and p=0.165, respectively). CONCLUSION: In our study, we observed that PI monitoring may be used as an adjunct to VAS score evaluation in the follow-up of patients presenting with abdominal pain and monitored with a preliminary diagnosis of acute abdomen. PI changes were also found to have potential value as a parameter in predicting the presence of emergent pathology. However, regarding hospitalization or discharge outcomes, it is evident that clinical decisions are shaped not solely by these parameters but by multiple factors, including imaging findings, laboratory results, clinical examination, and physician judgment.
Benzer Tezler
- Travma ile ave evre 1-2 hemorajik şokta olan hastalarda batın bilgisayarlı tomografisinin değeri
The value of abdominal computed tomography in patients presenting with trauma and in stage 1-2 hemorrhagic shock
AHMET ŞİMŞEK
- Retikuloperitonitis travmatikalı (RPT) sığırlarda bazı akut faz proteinleri klinik biyokimya ve hematolojik parametrelerin araştırılması
Investigation of some acute phase proteins, biochemical and hematological parameters in cattle with traumatic retikuloperitonitis (TRP)
KADİR BOZUKLUHAN
Doktora
Türkçe
2008
Veteriner HekimliğiKafkas Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM GÖKCE
- Akut batın ile acil servise başvuran hastaların tanı ve prognozunun belirlenmesinde inflamasyon mediatörlerinden interlökin 6 ve tümör nekrozan faktör alfanın rolü
Başlık çevirisi yok
ÖZGE ÖZBERK ONUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
İlk ve Acil YardımMarmara Üniversitesiİlk ve Acil Yardım Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ERDEM TEZEL
PROF. DR. ÇETİN ÖZENER