Primer hiperparatiroidi hastalarında tanı gecikmesi ve bunun hastalık üzerine etkileri
Diagnostic delay in patients with primary hyperparathyroidism and its impact on disease outcomes
- Tez No: 980623
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NUSRET YILMAZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Günümüzde primer hiperpratiroidi (PHPT) tanısı, sıklıkla, asemptomatik hiperparatiroidi şeklinde rutin biyokimyasal tetkikler sırasında tesadüfen saptanan hiperkalsemi sonucunda konmaktadır. Buna rağmen klinik pratikte hiperkalsemisi mevcut olmasına rağmen bu yönden değerlendirilmeyip PHPT tanısının geç konduğu hastalar söz konusu olmaktadır. Bu çalışmada PHPT hastalarında tanı konma sürecinde gecikme olan hasta oranının belirlenmesi, tanı gecikmesi olan hastalar ile tanı gecikmesi olmayan hastaların klinik ve laboratuvar verileri arasında bir fark olup olmadığının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. PHPT tanısı konan hastaların verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların hiperkalsemilerinin ilk saptandığı zaman, PHPT tanısının konduğu zaman, hiperkalsemi saptanması ile PHPT tanısı konması arasında geçen süre, demografik özellikleri, klinik özellikleri, eşlik eden hastalıklar, biyokimyasal ve hormonal verileri, radyolojik verileri, operasyon süreçleri ile ilgili verileri ve patoloji verileri incelendi. İlk hiperkalsemiden sonraki bir yıl içinde PHPT tanısı konan hasta tanı gecikmesi olmayan hasta, ilk hiperkalsemiden sonraki bir yıl içinde PHPT tanısı konmayan hasta tanı gecikmesi olan hasta olarak sınıflandı. Tanı gecikmesi olan ve olmayan hastaların verileri birbiri ile karşılaştırıldı. Çalışmaya %20,3'ü (n=62) erkek %79,7'si (n=244) kadın olmak üzere toplam 306 PHPT hastası alındı. Hiperkalseminin ilk saptandığı zamandan PHPT tanısı konulan zamana kadar geçen süre 571(5-3290) gün olarak saptandı. PHPT hastalarının sadece %42,2'sine hiperkalsemi saptandıktan sonraki bir yıl içinde tanı konulduğu saptadık. PHPT hastalarının %57,8'inde ise tanı konulduğunda ilk hiperkalseminin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmişti ve tanıda bir gecikme söz konusydu. İlk hiperkalsemi zamanından tanı konulan zamana kadar hastaların %43,5'inde iki yıldan, %27,5'inde üç yıldan, %21,9'unda dört yıldan ve %14,4'ünde beş yıldan daha uzun bir süre geçmişti. Tanı gecikmesi olmayan ve olan grupta ilk hiperklasemiden tanıya kadar geçen süre sırası ile 99(5-363) gün ve 1043 (366-3290) gündü ve istatistiksel olarak anlamlıydı. İlk hiperkalsemi döneminde eşilik eden hastalıklar yönünden iki grup arasında fark saptamadı. Buna karşılık tanı anında eşlik eden hastalık varlığı tanı gecikmesi olan grupta daha fazlaydı (%80,2 vs %65,9). Osteoporoz ilk hiperkalsemi döneminde iki grupta da benzer oranda görülürken, tanı anında tanı gecikmesi olan grupta anlamlı oranda daha fazla görüldü (%37,9 vs %24). 5 yıldan daha uzun tanı gecikmesi olan grupta tanı anındaki nefrolitiazis sıklığının belirgin artmış oldugunu tespit ettik (%43,2 vs %21,7). İlk hiperkalsemiden tanı anına kadar geçen sürede 50 hastada osteoporoz ve hipertansiyon gibi yeni kronik hastalık geliştiğini tespit ettik. Yeni ek hastalık gelişen 50 hasta ile diğer hastaların ilk hiperkalsemiden tanı anına kadar geçen süreleri karşılaştırıldığında, yeni ek hastalık gelişen 50 hastada tanıya kadar geçen sürelerinin belirgin olarak daha uzun olduğunu saptadık (1049 güne karşılık 475 gün). Sonuç olarak çalışmamız, hiperkalsemisi olan hastalarda PHPT tanısının sıklıkla geç konulduğunu ve bu durumun artmış morbiditeye yol açtığını göstermiştir.
Özet (Çeviri)
Currently, the diagnosis of primary hyperparathyroidism (PHPT) is often based on detected asymptomatic hypercalcemia incidentally during routine biochemical testing. Despite this, in clinical practice there are patients who have documented hypercalcemia but are not evaluated for PHPT in a timely manner, resulting in a delayed diagnosis. The aim of this study was to determine the proportion of PHPT patients who had a delay in diagnosis and to evaluate whether there was a difference between the clinical and laboratory data of patients with and without a delay in diagnosis. The data of patients diagnosed with primary hyperparathyroidism (PHPT) were evaluated retrospectively. The time when the patients' hypercalcemia was first detected, the time when PHPT was diagnosed, the time between the detection of hypercalcemia and the diagnosis of PHPT, demographic characteristics, clinical features, concomitant diseases, biochemical and hormonal results, radiological findings, data regarding the operation process, and pathology results were examined. Patients who received a PHPT diagnosis within one year after the first documented hypercalcemia were classified as having no diagnostic delay, whereas those who were diagnosed more than one year after the initial hypercalcemia were classified as having a diagnostic delay. Clinical and laboratory variables of patients with and without diagnostic delay were compared. A total of 306 patients diagnosed with PHPT were included in the study, of whom 20.3% (n=62) were male and 79.7% (n=244) were female. The median time from the first documented hypercalcemia to the diagnosis of PHPT was 571 days (range: 5–3290 days). We found that only 42.2% of PHPT patients were diagnosed within one year of initial hypercalcemia. The rest of the PHPT patients (57.8%) were diagnosed more than one year after initial hypercalcemia and there was a delay in diagnosis in those patients. From the time of initial hypercalcemia to the time of diagnosis, 43.5% of patients had more than two years, 27.5% had more than three years, 21.9% had more than four years, and 14.4% had more than five years. The time from initial hypercalcemia to diagnosis was significantly longer in the delayed-diagnosis group compared with the non-delayed group, respectively (1043 days (range: 366–3290) versus (vs) 99 days (range: 5–363)). There was no significant difference between the groups regarding comorbidities at the time of the first hypercalcemia. However, the presence of comorbidities at the time of PHPT diagnosis was significantly higher in the delayed-diagnosis group (80.2% vs. 65.9%). Although the prevalence of osteoporosis was similar between the groups at the time of first hypercalcemia, it was significantly frequent at the time of PHPT diagnosis in the delayed-diagnosis group (37.9% vs. 24%). The frequency of nephrolithiasis during PTHP diagnosis was significantly higher in patients with the delayed PHPT diagnosis of more than 5 years compared with patients with in the non-delayed group, respectively (43.2% vs 21.7%). Additionally, we found that 50 patients developed new chronic conditions such as osteoporosis and hypertension from initial hypercalcemia to diagnosis. When the time from the first hypercalcemia to the time of diagnosis was compared between the 50 patients who developed a new comorbidity and the other patients, we found that the time from the first hypercalcemia to the time of diagnosis was significantly longer in the 50 patients who developed a new comorbidity (1049 days vs. 475 days). In conclusion, our study demonstrated that the diagnosis of PHPT is frequently delayed in patients with hypercalcemia, and this delay is associated with increased morbidity.
Benzer Tezler
- Primer hiperparatiroidi hastalarında konvansiyonel yöntemlerle (ultrason-sestamibi sintigrafisi) görüntülenemeyen adenomların saptanmasında mr, 4b-bt ve operasyon bulguları korelasyonu
In patients having primary hyperparathyroidism whose were negative for adenoma by conventional imaging methods (ultrasound-sestamibi scintigraphy) for the detection of adenomas; correlation between mri, 4d-ct and operative findings
SALİH CAN ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Genel Cerrahiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET HACİYANLI
- Primer hiperparatiroidizm ön tanılı hastaların laboratuvar ve radyografik bulgularının değerlendirilmesi
The Evaluation of pre-diagnosed as primary hyperparathyroidism patients's laboratory and radiographic findings
CEMİLE ÖZLEM ÜÇOK
Doktora
Türkçe
1998
Diş HekimliğiGataOral Diagnoz ve Radyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KAMEL KARAKURUMER
- Primer hiperparatiroidi hastalarında intraopereratif parathormon ölçümünün etkinliği
Effectiveness of intraopererative parathyroi̇d hormone measurement in primary hyperparatyroidsm patients
ERDEM SARI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Genel Cerrahiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET HACIYANLI
- Opere primer hiperparatiroidi hastalarında Pasieka yaşam kalitesianketinin sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of the Pasieka quality of life questionnaire results in operated primary hyperparathyroidism patients
KAMİL ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Genel CerrahiAkdeniz ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CUMHUR ARICI
- Primer hiperparatiroidi tanılı hastalarda serum elabela düzeyi ile aortik intima media kalınlıkları arasındaki ilişki
The relationship between serum elabela levels and aortic intima media thickness in patients with primary hyperparathyroidism
KUBİLAY AKBAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİLMİ ERDEM SÜMBÜL