Geri Dön

Doğu Uygarlığının bir mensubu olarak İran toplumu

Iranian society as a constituent of Eastern Civilization

  1. Tez No: 982911
  2. Yazar: SERDAR NÜKTE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEZGİN KIZILÇELİK
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Sosyoloji, Sociology
  6. Anahtar Kelimeler: Doğu medeniyeti, Doğu-Batı ilişkileri, Orta Doğu, Uygarlık, İran, İran Devrimi, Şiilik, Eastern civilzation, East-West relations, Middle East, Iran, Iran Revolution
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Bakırçay Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sosyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tezin ana konusu, Doğu uygarlığının temsilcilerinden biri olan İran toplumunu bütün yönleriyle analiz etmektir. Bu tez, İran toplumunu tarihsel kökleri, sosyal dinamikleri, aile, din, eğitim, ekonomi, siyaset ve gündelik hayat olmak üzere altı temel toplumsal kurumu ile küresel sistem içindeki yeri çerçevesinde ayrıntılı bir biçimde tahlil etmeyi amaçlamaktadır. Teorik bir inceleme olan bu tez, İran toplumunun Doğu uygarlığı içerisindeki yerine, tarihsel gerçekliğine, temel toplumsal kurumlarına ve bugün küresel işleyişte nasıl bir konumda yer aldığına ilişkin sorulara cevap niteliği taşımaktadır. Tezimizde, İran toplumunu araştırmamızın en önemli gerekçelerinden birini, bu konunun literatürde oryantalist söyleme ve daha çok övgü ve yergi üzerinden temellenen yetersiz bilgilere dayanması oluşturmaktadır. Ayrıca, İran'ın antik dönemden bu yana yaşayan bir uygarlık olarak ayakta kalması, sadece coğrafî olarak değil, zihinsel ve kültürel açıdan da bir mirasın taşıyıcısı olması ve Doğu-Batı ilişkilerinin tarihsel kökünü anlamada Yunanlılık ile birlikte temel rol oynaması, bu tezin oluşturulma nedeninin altında yatan diğer etkenlerdir. İran, hem Doğu-Batı ilişkilerinin kökeninde taraf olan, hem de geçmişe uzanan bu tarihsel birikimini günümüzde de deneyimleyen toplumlardan biridir. İran, Batı karşıtlığı kimliğiyle uygarlık tecrübesini günümüze aktarmayı başarmış bir toplumdur. İran, özünde muhafazakâr bir toplum olduğu için değişime direnç gösteren bir eğilime sahiptir. İran'ın gelenek ile modernite arasındaki gerilimin en derinden hissedildiği toplumlardan biri olarak öne çıkması, bu gerçeği ortaya koyan belirgin bir göstergedir. Bu bakımdan İran toplumunu analiz etmek, hem tarihin oluşumunda uygarlıkların anlaşılmasına hem de bir toplumun tarihsel çizgisini kesintisiz şekilde nasıl muhafaza edebildiğine ilişkin önemli bir inceleme alanı sunmaktadır. Bu minvalde tezimizin başlıca amacı, İran toplumunun farklılaşan özelliklerini açığa çıkarmaktır. Tezde İran toplumu, sahip olduğu özgün bağlam dikkate alınarak, objektif ve sorgulayıcı bir düzlemde incelenmiştir. Tezimizde, Doğu uygarlığının inşasında, gelişiminde ve uzun soluklu olmasında rol oynayan İran toplumu, kendine has yönleri üzerinden Fernand Braudel'in uygarlıklar teorisi çerçevesinde eleştirel zeminde araştırılmıştır. Tezimizde, öncelikle İran'ın Doğu uygarlığı içindeki yeri irdelenmiştir. Bu kapsamda, İran toplumunun kökleri itibarıyla Doğu uygarlığının kadim kültürüne dayandığı ve bu uygarlığın önemli bir mensubu olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca, İran'ın insanlık tarihinin yapısal gelişiminde ilk belirleyici uygarlık olan Doğu uygarlığının ilk merkezî odağını oluşturan toplum olduğu tespit edilmiştir. Tezde, ardından İran toplumunun tarihsel gelişimi analiz edilmiştir. İran'ın tarihsel seyri, Batı uygarlığı karşısında Doğu uygarlığının savunuculuğunu üstlendiği Perslilik dönemi, Şiiliği benimseyerek İslâm ülkeleri arasında özgünleştiği İranlılık dönemi ve hem Batı'ya karşı tepkinin hem de Şiiliğin marjinalleştiği 1979 İran Devrimi dönemi olmak üzere üç temel kırılma noktası üzerinden çözümlenmiştir. Tezimizde daha sonra, İran'ın toplumsal yapısını biçimlendiren temel toplumsal kurumları kapsamlı şekilde analiz edilmiştir. İran toplumunda aile kurumunun geçmişten günümüze her dönem merkezî bir konumda yer aldığı ve yapısal olarak ataerkil bir nitelik taşıdığı tespit edilmiştir. Fakat ataerkil aile yapısının, 20. yüzyılın ortalarından itibaren modernleşme sürecinin etkisiyle modern çekirdek aile yapısına evrildiği saptanmıştır. Ancak bu dönüşümün, Batı uygarlığındaki çekirdek aile yapısının genel eğilimleriyle uyuşmadığı ve çekirdek aile yapısında dahi geleneksel ilişki biçimlerinin hâkimiyetini sürdürdüğü tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, 1979 İran Devrimi'nden sonra aile yapısındaki olumsuzlukların arttığı, özellikle de kadınların çeşitli haklardan mahrum bırakılarak, özgürlüklerinin kısıtlandığı ortaya konmuştur. Buna karşın günümüzde kadınların, İslâmî rejimin aile kurumu üzerinden dayattığı ataerkil yapıyı sorgulamada kayda değer bir ilerleme sağladıkları belirlenmiştir. Tezde, ayrıca İran toplumunun din kurumu üzerinde durulmuştur. Dinin, İran toplumunun uygarlık birikiminde yönlendirici bir kurum olduğu belirlenmiştir. İran toplumunun dinsel yapısında Zerdüştlüğün, İslâmiyet'in ve Şiiliğin toplumsal düzen açısından her dönem önemli bir etken olduğu tespit edilmiştir. İran toplumunun Zerdüştlük diniyle Doğu uygarlığından ve Batı uygarlığından, İslâmiyet'le Batı uygarlığından, Şiilikle de diğer İslâm toplumlarından ayrışarak farklı bir dinî kimlik geliştirdiği ortaya çıkarılmıştır. Günümüzde ise İslâm dünyasında çoğunluğun mezhebi olan Sünni toplumlardan ayrışan Şiiliğin, İran toplum yapısını biçimlendiren bir etken olmaya devam ettiği saptanmıştır. Tezde bunun yanı sıra, İran toplumunda eğitim kurumu incelenmiştir. Eğitim kurumunun, Şii temaları merkeze alan teolojik çerçeve ile Batı karşıtlığını temel alan ideolojik unsurlar üzerinden biçimlendiği sonucuna varılmıştır. İslâmî rejim açısından eğitim kurumunun temel amacının, ahlâkî gerekçelerle dindar, ideolojik gerekçelerle de anti-Batıcı bir birey yetiştirmek olduğu açığa çıkarılmıştır. Bu nedenle de, İslâmî rejimin eğitim kurumunu dinî ve siyasî ideolojisini topluma yaymanın bir aracı olarak kullandığı tespit edilmiştir. Eğitim kurumunun ideolojik zeminde tasarlanmasının, eğitim yapısının ezbere dayalı hale gelmesine ve analitik düşünceden uzaklaşmasına neden olduğu belirlenmiştir. Tezde daha sonra, İran toplumunu ayakta tutan kurumlardan biri olarak ekonomi kurumu irdelenmiştir. İran'da ekonomi kurumunun, Batı toplumlarındaki gibi merkezî bir kurum olmadığı, din kurumu karşısında daha çok ikincil bir konumda yer aldığı sonucuna varılmıştır. Çünkü, ekonomi kurumunun işleyişinde İslâmî rejimin belirleyici olduğu saptanmıştır. Tezimizde sonrasında, İran toplumunda siyaset kurumu tahlil edilmiştir. Siyaset kurumunun geçmişten bu yana ana kurumlardan biri olarak öne çıktığı neticesine ulaşılmıştır. Doğu uygarlığının ve Batı uygarlığının farklılaştığı temel alanlardan olan siyaset kurumunun, İran toplumunda Doğu uygarlığının siyasal yapısına uygun olarak şekillendiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda, İran siyaset kurumunun tarihsel kökenleri incelendiğinde, mutlak monarşiyle başlayan sürecin zamanla meşruti monarşiye evrildiği ve 1979 İran Devrimi'yle birlikte teokratik bir cumhuriyet şekline dönüştüğü ortaya konmuştur. Tezimizde daha sonra, İran toplumunda gündelik hayat konusu da derinlemesine ele alınmıştır. Gündelik hayat içinde hem geleneksel hem de modern pratiklerin birlikte deneyimlendiği sonucuna varılmıştır. İran toplumunun her ne kadar Batı karşıtı bir kimliğe sahip olduğu görülse de, bu durumun gündelik hayat pratiklerine aynı ölçüde yansımadığı ortaya çıkarılmıştır. Gündelik hayatın, yalnızca bir eğlence ve vakit geçirme pratiği değil, aynı zamanda İslâmî rejimin ideolojik baskılarını aşma yönünde bir girişim olduğu saptanmıştır. Tezde son olarak, İran toplumunun küresel düzen içindeki yeri çözümlenmiştir. İran'ın Batı uygarlığının yayılmacı gücünün bir sonucu olarak küreselleşme karşısındaki konumunu yeniden tanımlamaya çalıştığı gözlemlenmiştir. İran'ın küreselleşmenin yaygınlaşmasında öncü ülke olan Amerika'ya ve onun Ortadoğu'daki yakın müttefiki İsrail'e karşı eleştirel bir politik tavır ortaya koyduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fakat, kendisinin bunu tek başına sürdürebilecek güçten yoksun olduğu ve bu yüzden de misyonuna uygun yeni ittifak arayışına yöneldiği tespit edilmiştir. Bu bağlamda da İran'ın, Amerika ve İsrail'in söz konusu hegemonyasına karşılık Çin ve Rusya ile ittifak geliştirdiği ortaya çıkarılmıştır.

Özet (Çeviri)

The primary objective of this thesis is to conduct a comprehensive analysis of Iranian society, which serves as a representative of Eastern civilization. This study endeavors to offer an in-depth examination of Iranian society, considering its historical foundations, social dynamics, and six core social institutions: family, religion, education, economy, politics, and daily life, as well as its position within the global system. As a theoretical investigation, this thesis addresses inquiries concerning Iranian society's role within Eastern civilization, its historical context, its essential social institutions, and its current status within global processes. One of the primary motivations for examining Iranian society in our thesis is the paucity of literature on this topic, which often relies on Orientalist discourse and insufficient information, typically characterized by both praise and criticism. Additionally, Iran's continuous existence as a vibrant civilization since antiquity, its role as a custodian of heritage not only geographically but also intellectually and culturally, and its significant contribution, alongside the Greeks, to understanding the historical foundations of East-West relations, are further factors underpinning the development of this thesis. Iran is a society that has both contributed to the origins of East-West relations and continues to experience this historical legacy, which extends deep into the past. Iran has successfully transmitted its civilizational experience to the present day through its anti-Western identity. As a fundamentally conservative society, Iran exhibits a tendency to resist change. Its prominence as one of the societies where the tension between tradition and modernity is most acutely felt is a clear indicator of this reality. In this regard, analyzing Iranian society offers a significant area of study, both for understanding civilizations in the context of historical formation and for examining how a society manages to maintain its historical trajectory without interruption. In this context, the primary objective of our thesis is to elucidate the distinctive characteristics of Iranian society. This thesis examines Iranian society from an objective and critical perspective, considering its unique context. It critically explores Iranian society, which has played a role in the construction, development, and longevity of Eastern civilization, through its unique aspects and within the framework of Fernand Braudel's theory of civilizations. Our thesis initially explores Iran's position within Eastern civilization, revealing that Iranian society is deeply rooted in the ancient culture of this civilization and is a significant constituent thereof. It is further established that Iran served as the initial central focus of Eastern civilization, the first civilization to influence the structural development of human history. Subsequently, the thesis examines the historical evolution of Iranian society, analyzing three pivotal turning points: the Persian period, during which Iran championed Eastern civilization against Western civilization; the Iranian period, characterized by the adoption of Shiism, distinguishing it among Islamic nations; and the 1979 Iranian Revolution, which marginalized both the reaction against the West and Shiism. Our thesis then conducts a comprehensive analysis of the fundamental social institutions shaping Iran's social structure. It is ascertained that the family has consistently occupied a central role in Iranian society, historically exhibiting a patriarchal character. However, it is determined that this patriarchal family structure has evolved into a modern nuclear family structure due to the modernization process since the mid-20th century. This transformation, however, is found to be inconsistent with the general trends of the nuclear family structure in Western civilization, as traditional relationship styles continue to prevail even within the nuclear family structure. Furthermore, it is demonstrated that the negative impacts of the family structure intensified following the 1979 Iranian Revolution, particularly affecting women, who were deprived of various rights and whose freedoms were curtailed. In contrast, it is determined that women today have made significant strides in challenging the patriarchal structure imposed by the Islamic regime on the family institution. The thesis also examines the religious institutions of Iranian society. Religion has been identified as a pivotal institution in the civilizational development of Iranian society. Zoroastrianism, Islam, and Shiism have consistently played significant roles in shaping the religious framework of Iranian society, distinguishing it from Eastern and Western civilizations through Zoroastrianism, from Western civilization through Islam, and from other Islamic societies through Shiism, thereby cultivating a unique religious identity. In contemporary times, Shiism, which differentiates itself from Sunni societies -the predominant sect in the Islamic World-continues to influence the social structure of Iran. The thesis also explores the educational institution within Iranian society, concluding that these institutions are influenced by a theological framework centered on Shiism and ideological elements characterized by anti-Western sentiment. From the perspective of the Islamic regime, the primary objective of educational institutions is to nurture individuals who are morally devout and ideologically opposed to Western influences. Consequently, the Islamic regime employs educational institutions as a mechanism to disseminate its religious and political ideology throughout society. The design of educational institutions on ideological foundations has resulted in an educational structure that emphasizes rote learning and is detached from analytical thinking. The thesis further examines the economic institution as a sustaining element of Iranian society, concluding that, unlike in Western societies where it is central, the economic institution in Iran is secondary to the religious institution. This is attributed to the Islamic regime's decisive role in the functioning of the economic institution. Our thesis conducts an analysis of the political institutions within Iranian society, concluding that these institutions have historically been among the most fundamental. It is determined that the political institution, a key area of divergence between Eastern and Western civilizations, has been shaped in Iran in alignment with the political structure characteristic of Eastern civilization. An examination of the historical evolution of Iranian political institutions reveals a progression from an absolute monarchy to a constitutional monarchy, culminating in the establishment of a theocratic republic following the 1979 Iranian Revolution. Furthermore, our thesis explores the dynamics of daily life in Iranian society, concluding that both traditional and modern practices coexist. Although Iranian society projects an anti-Western identity, this is not uniformly reflected in its daily practices. It is determined that daily life encompasses not only entertainment and leisure but also efforts to navigate the ideological constraints imposed by the Islamic regime. Lastly, the thesis examines Iran's position within the global order, observing that Iran is attempting to redefine its stance in response to the expansionist influence of Western civilization. It concludes that Iran has adopted a critical political posture toward the United States, a leading proponent of globalization, and its Middle Eastern ally, Israel. However, it is determined that Iran lacks the capacity to sustain this stance independently and has thus sought new alliances that align with its objectives. In this context, it is revealed that Iran has forged alliances with China and Russia as a counterbalance to the hegemony of the United States and Israel.

Benzer Tezler

  1. Antik çağda Grek uygarlığının doğu kökenlerine ilişkin kısa bir yaklaşım denemesi

    Başlık çevirisi yok

    İLHAN COŞKUNTUNA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1983

    Tarihİstanbul Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA TOKTAMIŞ ATEŞ

  2. Doğu Akdeniz'deki potansiyel enerji kaynakları ve bölge ekonomileri üzerindeki etkisi

    Potential energy resources in the Eastern Mediterranean and their impact on the economies of the region

    SALİH BOZTUNA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    EkonomiYıldız Teknik Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELİKE ELİF BİLDİRİCİ

  3. Doğu-Batı çatışması açısından Hindistan

    India in terms of East-West Conflict

    DİDEM GAZNELİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Sosyolojiİzmir Bakırçay Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEZGİN KIZILÇELİK

  4. Peyzaj mimarlığı ile ilişkili göstergelerin doğu ve batı kültüründe peyzaj tasarımı üzerine etkisi

    The effects of the signs related to landscape architecture on landscape design in eastern and western cultures

    OMID HOSSEIN ESKANDANI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Peyzaj MimarlığıAtatürk Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YAHYA BULUT

  5. Edebiyat dergisinde doğu ve batı algısı

    East and west perception in Literary journal

    DENİZ İNCE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Türk Dili ve EdebiyatıVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEYİTBATTAL UĞURLU