Taksonomiye göre stabil KOAH hastalarının klinik özelliklerinin karşılaştırılması
A taxonomy-based comparison of clinical characteristics in stable COPD patients
- Tez No: 984578
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ FATİH ALAŞAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), alveoler ve hava yolu yapılarında gelişen geri dönüşümsüz bozulmalar sonucu ortaya çıkan, genellikle progresif seyirli ve persistan hava akımı kısıtlanmasıyla karakterize heterojen bir hastalıktır. Son yıllarda hastalığın etiyopatogenetik temellerini esas alan taksonomi yaklaşımıyla KOAH; genetik, çevresel ve gelişimsel faktörlerin etkileşimine dayalı yedi farklı alt gruba ayrılmaktadır. Taksonomik sınıflandırmanın, hastalığın başlangıç yaşı, semptom şiddeti, ilerleme hızı, radyolojik görünüm ve tedavi yanıtı gibi klinik özelliklerdeki farklılıkları ortaya koymada önemli bir araç olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, taksonomiye göre sınıflandırılmış stabil KOAH hastalarının klinik, fonksiyonel, radyolojik ve psikososyal özelliklerini karşılaştırmaktır. Çalışmada semptom yükü Modifiye Medikal Araştırma Konseyi (mMRC) Dispne Skalası ve KOAH Değerlendirme Testi (CAT) ile; psikososyal durum ise Leicester Öksürük Anketi (LCQ), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve KOAH-Astım Yorgunluk Ölçeği (KAYÖ) ile değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin, KOAH'ın taksonomik çeşitliliğini daha iyi anlamaya ve bireyselleştirilmiş, bütüncül bir yönetim yaklaşımının geliştirilmesine katkı sağlaması hedeflenmiştir. Çalışmanın hipotezi taksonomiye göre gruplandırılan stabil KOAH hastaları arasında semptomatik ve fonksiyonel özellikler bakımından istatistiksel olarak anlamlı fark olabileceğidir. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel ve prospektif çalışma, 01.06.2025–31.07.2025 tarihleri arasında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran, solunum fonksiyon testi (SFT) ile en az altı aydır KOAH tanısı almış olan 315 stabil hastayı kapsamaktadır. Katılımcılara ait sosyodemografik veriler, solunum fonksiyon testi parametreleri ve radyolojik görüntüleme bulguları değerlendirilmiştir. Ayrıca semptom ve psikososyal durum değerlendirmesi amacıyla Leicester Öksürük Anketi, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği, KOAH-Astım Yorgunluk Ölçeği, Modifiye Medikal Araştırma Konseyi (mMRC) Dispne Skalası ve KOAH Değerlendirme Testi (CAT) uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilmiş olup, anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 315 stabil KOAH hastası dahil edilmiştir. Katılımcıların %87,6'sı erkek, %12,4'ü kadındır ve ortalama yaş 64,25 ± 10,81 yıldır. Katılımcıların %49,8'i aktif sigara içicisiyken, %42,9'u sigarayı bırakmış, %7,3'ü ise hiç sigara kullanmamıştır. Ortalama FEV₁ değeri %57,33 ± 20, FEV₁/FVC oranı ise medyan 60 (P25–P75: 51–65) olarak bulunmuştur. GOLD sınıflamasına göre olguların %47,6'sı orta, %27,9'u ağır, %14,9'u hafif ve %9,5'i çok ağır obstrüksiyona sahiptir. Taksonomiye göre sınıflamada olguların %2,5'i KOAH-G, %2,5'i KOAH-D, %9,8'i KOAH-A, %13,3'ü KOAH-I ve %98,7'si KOAH-E alt tipinde yer almıştır. KOAH-A grubunda hastalar daha genç (medyan 54 vs 66 yıl), daha yüksek BKİ'ye sahip, daha az tütün maruziyetine sahip ve anksiyete düzeyleri anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Bu grupta toraks BT'de normal bulguların daha sık, amfizemin ise daha az izlendiği saptanmıştır (p < 0,05). KOAH-D grubundaki hastalar daha genç olup KOAH-A alt tipiyle anlamlı örtüşme göstermiştir (p < 0,05). KOAH-G grubunda yaş anlamlı olarak daha düşük, tütün maruziyeti daha az olmasına karşın hava yolu obstrüksiyonu en ağır düzeydedir. Bu grupta FEV₁, FVC ve FEV₁/FVC oranları belirgin olarak düşük, mMRC ve CAT skorları yüksek, BKİ düşük, hipoksemi daha belirgin bulunmuştur. Ayrıca bronşiektazi sıklığı, depresyon skoru yüksekliği ve yaşam kalitesi (LCQ) düşüklüğü açısından da anlamlı fark saptanmıştır (p < 0,05). KOAH-I grubunda bronşiektazi sıklığı, boy kısalığı ve LCQ-sosyal alt skoru düşüklüğü istatistiksel olarak anlamlıdır (p < 0,05). KOAH-E grubunda tütün maruziyeti olmayan bireyler yer almakta olup, bu grupta FVC ve boy değerleri diğer gruplara göre daha yüksektir (p < 0,05). GOLD obstrüksiyon şiddeti taksonomi grupları arasında anlamlı farklılık göstermiştir; KOAH-G hastaları çoğunlukla çok ağır, KOAH-E hastaları ise daha hafif–orta evrededir. Ayrıca GOLD ABE sınıflamasında KOAH-G hastalarının çoğunlukla B ve E sınıflarında yer aldığı saptanmıştır (p < 0,05). Taksonomik alt tipler arasında (özellikle G–E ve A–D) anlamlı örtüşmelerin bulunması, KOAH'ın klinik heterojenitesinin taksonomi temelli sınıflamada dahi belirgin olduğunu göstermiştir. Sonuç: Bu çalışma, taksonomiye göre sınıflandırılan stabil KOAH hastalarının klinik özelliklerinin karşılaştırmalı analizini sunmuştur. Bulgular, KOAH'ın heterojen yapısını ve farklı etiyolojik alt grupların özgün klinik profiller sergilediğini ortaya koymuştur. Özellikle genetik alt grup (KOAH-G) en ağır obstrüksiyon, düşük VKİ, belirgin hipoksemi ve yüksek semptom yüküyle karakterize bulunmuştur. Enfeksiyonla ilişkili alt grup (KOAH-I) tütün maruziyeti olmaksızın obstrüksiyon gelişebileceğini; astım-ilişkili grup (KOAH-A) ise daha genç yaş, yüksek VKİ ve hafif yapısal hasarla seyreden farklı bir klinik fenotip sunduğunu göstermiştir. Bu bulgular, KOAH'ın etiyopatogenetik çeşitliliğinin klinik yönetimde dikkate alınması gerektiğini ve taksonomi temelli yaklaşımın bireyselleştirilmiş tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Chronic Obstructive Pulmonary Disease (COPD) is a heterogeneous disorder characterized by progressive and persistent airflow limitation resulting from irreversible structural damage in the alveolar and airway architecture. In recent years, a taxonomy-based approach focusing on the etiopathogenetic mechanisms of the disease has been developed. According to this approach, COPD is classified into seven distinct subgroups based on the interaction of genetic, environmental, and developmental factors. Taxonomic classification is considered an important tool for identifying clinical differences in disease onset age, symptom severity, progression rate, radiological patterns, and treatment response. The aim of this study was to compare the clinical, functional, radiological, and psychosocial characteristics of stable COPD patients classified according to taxonomy. Symptom burden was assessed using the Modified Medical Research Council (mMRC) Dyspnea Scale and the COPD Assessment Test (CAT), while psychosocial status was evaluated with the Leicester Cough Questionnaire (LCQ), Beck Anxiety Inventory (BAI), Beck Depression Inventory (BDI), and COPD-Asthma Fatigue Scale (CAFS). The findings of this study are expected to enhance the understanding of the taxonomic diversity of COPD and contribute to the development of a personalized and holistic approach to disease management. Study hypothesis: There may be statistically significant differences in symptomatic and functional characteristics among stable COPD patients grouped according to taxonomy. Materials and Methods:This cross-sectional and prospective study included 315 stable patients who had been diagnosed with Chronic Obstructive Pulmonary Disease (COPD) for at least six months based on spirometric evaluation and who presented to the Chest Diseases Outpatient Clinic of Muğla Sıtkı Koçman University Training and Research Hospital between June 1 and July 31, 2025. Sociodemographic data, spirometry parameters, and radiological imaging findings of the participants were evaluated. In addition, the Leicester Cough Questionnaire (LCQ), Beck Depression Inventory (BDI), Beck Anxiety Inventory (BAI), COPD-Asthma Fatigue Scale (CAFS), Modified Medical Research Council (mMRC) Dyspnea Scale, and COPD Assessment Test (CAT) were administered to assess symptom burden and psychosocial status. All data were analyzed statistically, and a p-value < 0.05 was considered significant. Results: A total of 315 stable COPD patients were included in the study. Of the participants, 87.6% were male and 12.4% were female, with a mean age of 64.25 ± 10.81 years. Overall, 49.8% were current smokers, 42.9% were former smokers, and 7.3% had never smoked. The mean FEV₁ was 57.33 ± 20% and the median FEV₁/FVC ratio was 60 (P25–P75: 51–65). According to the GOLD classification, 47.6% of patients had moderate, 27.9% severe, 14.9% mild, and 9.5% very severe obstruction. Based on taxonomy, 2.5% of cases were classified as COPD-G, 2.5% as COPD-D, 9.8% as COPD-A, 13.3% as COPD-I, and 98.7% as COPD-E. Patients in the COPD-A group were significantly younger (median 54 vs 66 years), had higher BMI, less tobacco exposure, and higher anxiety levels. Normal thoracic CT findings were more frequent, whereas emphysema was less common in this group (p < 0.05). The COPD-D group consisted of younger patients and showed significant overlap with the COPD-A subtype (p < 0.05). Patients in the COPD-G group were the youngest and exhibited the most severe airflow limitation despite lower tobacco exposure. This group had significantly lower FEV₁, FVC, and FEV₁/FVC values, higher mMRC and CAT scores, lower BMI, more pronounced hypoxemia, and a higher frequency of bronchiectasis. Depression scores were higher and LCQ (physical, social, and total) scores were lower (p < 0.05). In the COPD-I group, bronchiectasis was more common, height was shorter, and LCQ-social scores were lower (p < 0.05). The COPD-E group included patients without tobacco exposure and demonstrated higher FVC and height values than other subgroups (p < 0.05). The severity of obstruction based on GOLD stages differed significantly among taxonomy groups: COPD-G patients were predominantly in the very severe category, while COPD-E patients mostly exhibited mild-to-moderate obstruction. According to the GOLD ABE classification, COPD-G cases were mainly distributed in the B and E groups (p < 0.05). Significant overlaps between certain taxonomic subtypes (particularly G–E and A–D) indicated that COPD heterogeneity persists even within taxonomy-based classification. Conclusion:This study provided a comparative analysis of the clinical characteristics of stable COPD patients classified according to taxonomy. The findings demonstrated the heterogeneous nature of COPD and revealed distinct clinical profiles among different etiologic subgroups. The genetic subgroup (COPD-G) was characterized by the most severe obstruction, lower BMI, pronounced hypoxemia, and higher symptom burden. The infection-related subgroup (COPD-I) showed airway obstruction despite limited tobacco exposure, while the asthma-related group (COPD-A) presented with younger age, higher BMI, and milder structural lung changes. These results emphasize that recognizing etiopathogenetic diversity is essential for clinical management, and taxonomy-based classification may guide more personalized and holistic treatment strategies in COPD.
Benzer Tezler
- Kanatlı hayvan işletmelerinde salmonella serotiplerine özgü litik faj izolasyonu ve karakterizasyonu
Lytic phage isolation and characterization specific to salmonella serotypes in poultry enterprise
AYŞEGÜL ÜNVERDİ
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
MikrobiyolojiAnkara ÜniversitesiFarmasötik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BANU KAŞKATEPE
- Türkiye'den izole edilen alkalifilik Bacillus cinsi izolatların taksonomik sınıflandırması ve alkalen proteaz üretim kapasiteleri
Taxonomic classification and alkaline protease production capacities of the alkaliphilic isolates belonging to genus Bacillus isolated from Turkey
NİLGÜN TEKİN
Doktora
Türkçe
2013
BiyoteknolojiAnkara ÜniversitesiBiyoteknoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CUMHUR ÇÖKMÜŞ
- Photobacterium damselae subsp. damselae'ye özgü bakteriyofajların izolasyonu ve genomik karakterizasyonu ile faj terapi potansiyellerinin araştırılması
Isolation, genomic characterization and phage therapy potential of bacteriophages specific to Photobacterium damsela subsp. damselae
ASİYE ESRA EREN EROĞLU
- Su kaynaklarından karbapenem dirençli acinetobacter baumannii izolatlarına etkili bakteriyofaj izolasyonu ve karakterizasyonu
Isolation and characterization of bacteriophages from water sources effective against carbapenem resistant acinetobacter baumannii isolates
SEZİN ÜNLÜ
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
MikrobiyolojiBaşkent ÜniversitesiTıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYLİN ÜSKÜDAR GÜÇLÜ
- Mikrobiyel biyoçeşitliliğin korunması ve karakterizasyonu: bir kültür koleksiyonu modeli oluşturulması
Conservation and characterization of microbial biodiversity: establishing a culture collection model
NEJAT FURKAN ÇAĞLAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Gıda MühendisliğiHacettepe ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. REMZİYE YILMAZ