Geri Dön

bir kadın hastalıkları eğitim ve araştırma hastanesine başvuran infertil ve fertil kadınların ruh sağlığı,yaşam kalitesi ve işlevsellik açısından değerlendirilmesi

EVALUATION OF MENTAL HEALTH, QUALITY OF LIFE, AND FUNCTIONING OF INFERTILE AND FERTILE WOMEN APPLYING TO A WOMEN'S HEALTH TRAINING AND RESEARCH HOSPITAL

  1. Tez No: 986002
  2. Yazar: BETÜL ARI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NÜKET PAKSOY ERBAYDAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Halk Sağlığı, Family Medicine, Public Health
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2008
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde temmuz-ekim 2008 tarihleri arasında infertilite kliniğine başvuran ve çalışmaya katılmayı kabul eden 15-49 yaş grubunda bulunan infertilite tanısı almış 40 kadın ile kadın doğum 1-2 kliniklerine infertilite dışındaki yakınmalarla başvuran ve çalışmaya katılmayı kabul eden yine 15-49 yaş grubunda bulunan 160 kadının katılımıyla yürütülmüştür. Bu çalışmada tüm hastalar Kısa Semptom Envanteri ile ruhsal belirtiler, GSA-12 ile ruh sağlığı yaşam kalitesi ve SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği ile fiziksel, ve ruhsal fonksiyonellik de dahil sağlıkla ilgili yaşam kalitesi açısından değerlendirilip sosyodemografik özelliklerinin dökümü sorgulanıp infertiliteye yönelik sorular çalışmada kullanılmıştır. Çalışmaya katılan ve infertilite tanısı almış kadınların yaş ortalaması 28.35±6.43, fertil kadınların yaş ortalaması ise 29.11±7.72'dir.Gruplanmış evlilik süreleri arasında istatistiksel olarak farkı yokken, evlilik süresi ortalamaları ve evlilik biçimi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur, Her iki grup açısından en fazla sözel ve psikolojik şiddet bulunmuş ve infertil kadınların eşleri infertilite sorununa %15'i olumsuz , %25'inde ise tepkisiz bir tavır sergilediği belirtilmiştir. İnfertil kadınların %65'i çocuğunun olmaması konusunda çok üzülmekte, %10'u ise çok mutsuz olduklarını ifade etmektedir. Gerek infertil gerekse fertil gruptaki kadınların sosyal açıdan desteklerinin yeterli olmadığı gözlenmiş olup sosyal desteğe ihtiyaç vardır. Her üç kadından birinin premenstrual belirtileri olduğu görülmüş olup tedavi edilmeleri gerekebilir. Çalışmada kullanılan KSE'nin beş alt bileşenden de fertil kadınlar daha yüksek indeks puanları almış ve daha fazla ruhsal belirti bildirmişlerdir. Ayrıca fertil gruptaki kadınların ölçeğin olumsuz benlik ve düşmanlık alt bileşeninden aldıkları puanların ortalaması infertil gruptaki kadınlardan istatistiksel açıdan önemli düzeyde farklılık göstermektedir. Katılımcıların kısa semptom envanterine göre olumsuz benlik ve düşmanlık bakımından anlamlı istatistiksel fark bulunmuştur. Her iki grupbun da GSA-12'den aldığı puanların ortalaması 2 puan ve üzerindedir ancak arada istatistiksel açıdan bir fark bulunmamıştır. Bu durum infertil gruptaki kadınların çoğunun genç yaş grubunda olup çocuk yapmak için önlerinde daha çok zamanları olacağı fikri, infertiliteyi öğrenme zamanının kısa olması ve tedaviye yeni başlamalarıyla açıklanabilir. SF-36 Ölçeğinin alt bileşenlerinden ise fiziksel işlevsellik bileşeni hariç bütün bileşenlerden infertil kadınlar daha yüksek puan almış olup infertil kadınların sosyal işlevsellik puanı belirgin şekilde yüksektir. Fiziksel işlevsellik bileşeninden ise her iki grubun aldığı puanlar birbirine çok yakındır. Her iki gruptaki kadınların da sağlıkla ilgili yaşam kalitesi puanları ortalaması düşük bulunmuştur. Genel olarak bakıldığında infertilite tedavisi alan kadınlarla, fetil gruptaki kadınların sağlıkla ilgili yaşam kaliteleri iyi değildir. Ancak fertil gruptaki kadınlar sağlıkla ilgili yaşam kalitesi açısından daha olumsuz durumdadırlar. Bu durumun çok sayıda açıklaması olabilir. Bunların başında infertil grubun yaşının ve evlilik süresinin kısalığı, çocuk sahibi olmaması, fertil gruptaki kadınların çocukların getirdiği maddi manevi sorumlulukların etkisinde olmaları yanında, hastaneye başvurmalarına neden olan sağlık sorunlarının da sağlıkla ilgili yaşam kalitesi üzerine olası olumsuz etkileridir. Araştırmanın bazı kısıtlılıkları vardır. Araştırma kapsamına alınan kadınlar infertil kadınlar evlilik süreleri ve tedavi süreleri kısadır. Her iki gruptaki kadınların önemli bir kısmının premenstrual sendrom yakınmalarının olması arasında ölçeklerden alınan puanlar arasındaki farkı kapatacak sonuçları olabilir. İnfertilitenin yanı sıra daha ciddi ekonomik nedenlerve sorunlar olabilir. Sadece bir etkeni göz önüne alarak yapılan incelemelerin bu bileşenlerden alınan puanları açıklayıcı rolü sınırlıdır. Bu nedenle bu alanda bundan sonra yapılacak çalışmalarda daha geniş infertil kadın grupları ile çalışılması, karşılaştırma grubu olarak seçilen kadınların hiçbir belirli sağlık sorunlarının olmamasına, infertilite süresi ve infertilite açısından belirli kesim noktaları alınmasına dikkat edilmelidir.

Özet (Çeviri)

This study was conducted at Etlik Zübeyde Hanım Women's Diseases Training and Research Hospital between July and October 2008 with the participation of 40 women aged 15-49 years diagnosed with infertility who applied to the infertility clinic and agreed to participate in the study, and 160 women aged 15-49 years who applied to the obstetrics and gynecology 1-2 clinics with complaints other than infertility and also agreed to participate in the study. In this study, all patients were evaluated using the Brief Symptom Inventory for psychological symptoms, the GSA-12 for mental health quality of life, and the SF-36 Quality of Life Scale for health-related quality of life, including physical and mental functioning. Their sociodemographic characteristics were also detailed, and questions regarding infertility were used in the study. The average age of women diagnosed with infertility participating in the study was 28.35±6.43, while the average age of fertile women was 29.11±7.72. While there was no statistically significant difference in marriage duration between the grouped groups, a statistically significant difference was found in terms of average marriage duration and type of marriage. Verbal and psychological violence was the most common form of abuse in both groups, and it was reported that 15% of the spouses of infertile women showed a negative attitude towards the infertility problem, while 25% showed an indifferent attitude. 65% of infertile women expressed great sadness about not having children, and 10% stated they were very unhappy. It was observed that both infertile and fertile women lacked sufficient social support, indicating a need for it. One in three women experienced premenstrual symptoms, which may require treatment. In the study, fertile women scored higher on all five subcomponents of the Short Symptom Assessment (SSI) and reported more psychological symptoms. Furthermore, the mean scores of women in the fertile group on the negative self-image and hostility subcomponent of the scale differed significantly from those in the infertile group. A statistically significant difference was found in terms of negative self-image and hostility according to the participants' short symptom inventory. The average score for both groups on the GSA-12 was 2 points or higher, but there was no statistically significant difference between them. This situation can be explained by the fact that most women in the infertile group are in the younger age group and therefore have more time ahead of them to have children, coupled with the short time since they learned about their infertility and the fact that they have just started treatment. In terms of the SF-36 Scale subcomponents, infertile women scored higher on all components except physical functioning, and their social functioning score was significantly higher. However, the scores obtained by both groups on the physical functioning component are very close. The average health-related quality of life scores of women in both groups were found to be low. Overall, the health-related quality of life of women undergoing infertility treatment and women in the fertile group is not good. However, women in the fertile group are in a more negative situation in terms of health-related quality of life. There may be many explanations for this situation. Chief among these are the younger age and shorter duration of marriage of the infertile group, not having children, the financial and emotional responsibilities of children affecting women in the fertile group, and the possible negative effects of the health problems that caused them to seek hospital care on their health-related quality of life. The study has some limitations. The women included in the study were infertile women with short marriage durations and treatment periods. The fact that a significant proportion of women in both groups experienced premenstrual syndrome symptoms may have narrowed the gap in scores obtained from the scales. In addition to infertility, there may be more serious economic reasons and problems. Studies that consider only one factor have a limited explanatory role in the scores obtained from these components. Therefore, future studies in this area should work with larger groups of infertile women, ensure that the women selected as the comparison group do not have any specific health problems, and take into account specific cutoff points for infertility duration and infertility.

Benzer Tezler

  1. IVF başarısızlığı olan hastalarda bir sonraki IVF denemesinde protokol değişikliği yapılmasının yapılmamasına göre başarısının karşılaştırılması

    Effect of protocol change on ivf success in patients with IVF failure

    RAMAZAN MURDAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ENİS ÖZKAYA

  2. İnfertilite tedavisinde duyarlı web tabanlı yol haritasının (ınt-map) kadınların ilaç uygulaması, tedavi başarısı ve anksiyetesine etkisi

    The effect of the responsive web-based roadmap (InT-mAp) in infertility treatment on women's drug administration, treatment success and anxiety

    TUĞBA BOZDEMİR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumMarmara Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE YILDIZ

  3. İntrauterin inseminasyon (IUI) uygulanan kadınlara tedavi sürecine ilişkin verilen web tabanlı eğitimin infertilite stresi ile başa çıkma düzeyi ve infertilite öz yeterliliğine etkisi

    The effect of web based education on the treatment process of women undergoing intrauterine insemination (IUI) on the level of coping with infertility stress and infertility self-efficacy

    HİLAL KARADENİZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    HemşirelikMarmara Üniversitesi

    Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURDAN DEMİRCİ

  4. Serum ürik asit düzeyinin düşük over rezervli (DOR) infertil hastalardaki düzeylerinin sağlıklı fertil hastalarla karşılaştırılması

    Comparison of serum uric acid levels between infertile patients with diminished ovarian reserve (DOR) and healthy fertile women

    FATMA DÜNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLŞAH İLHAN

  5. Polikistik Over Sendromlu (PCOS) IVF uygulanan ve erkek infertilitesine bağlı IVF uygulanan hastaların folikül sıvısında asprosin düzeyleri ve gebelik oranına etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of follicular fluid asprosin concentrations and their impacton pregnancy outcomes in IVF cycles of patients with polycystic ovary syndrome and male factor infertility

    İDE BAYIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEHMİ ÜNAL