Developıng a carbon footprınt calculatıon framework for hotels ın Türkiye: case studıes
Türkiye'de oteller için karbon ayak izi hesaplama çerçevesi geliştirilmesi: Vaka çalışmaları
- Tez No: 986721
- Danışmanlar: PROF. DR. MERİH AYDINALP KÖKSAL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Çevre Mühendisliği, Environmental Engineering
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çevre Mühendisliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, Türkiye'deki otel sektörü için ulusal koşullara uyarlanmış, kapsamlı ve uygulanabilir bir karbon ayak izi hesaplama çerçevesi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Artan enerji talebi, sürdürülebilir turizm politikaları ve yasal raporlama gereklilikleri doğrultusunda, otellerin sera gazı emisyonlarını düzenli biçimde ölçmesi, raporlaması ve doğrulaması giderek daha önemli hale gelmiştir. Ancak mevcut uygulamalarda kullanılan farklı yöntemler ve emisyon faktörleri, elde edilen sonuçların güvenilirliğini ve karşılaştırılabilirliğini sınırlamaktadır. Bu eksiklikten hareketle, çalışma GHG Protocol esas alınarak tasarlanmış; Türkiye'nin enerji profiline uygun ulusal emisyon faktörleri çerçeveye entegre edilmiştir. Üç farklı iklim bölgesinde yer alan dört ve beş yıldızlı otellerden enerji, yakıt, su, atık ve soğutucu kullanımı gibi erişilebilir veriler toplanmış; buna karşın tedarik zinciri, gıda tüketimi ve misafir ulaşımı gibi dolaylı kaynaklara ilişkin veriler sınırlı kalmıştır. Bu nedenle, araştırma veri mevcudiyetine dayalı kademeli bir raporlama yaklaşımı önermekte; kısa vadede doğrudan (Scope 1–2) emisyonların, orta vadede ise tedarik zinciri ve seyahat kaynaklı Scope 3 emisyonlarının sisteme dâhil edilmesini öngörmektedir. Analiz sonuçları, toplam sera gazı emisyonlarının büyük ölçüde elektrik tüketiminden kaynaklandığını ve bu durumun otellerin hizmet profili, doluluk oranı ve iklim koşullarına göre değiştiğini göstermektedir. Kişi başı (per guest), oda başı (per room) ve alan başı (per area) göstergelere göre yapılan değerlendirmelerde, hizmet yoğunluğu ve enerji talebi yüksek tesislerde emisyon yoğunluğunun anlamlı biçimde arttığı saptanmıştır. Elektrik üretiminin olmadığı durumda, yenilenebilir enerji tedarikinin otellerin karbon performansında belirleyici unsur olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, dört yıldızlı otellerde emisyonların ağırlıklı olarak elektrik kaynaklı (Scope 2), beş yıldızlı tatil otellerinde ise hizmet çeşitliliği ve malzeme akışına bağlı olarak dolaylı (Scope 3) kaynaklardan oluştuğu belirlenmiştir. Bu bulgular, yalnızca doğrudan emisyonlara odaklanmanın otel sektöründeki karbon etkisini eksik yansıtabileceğini göstermekte ve kapsamlı ölçme, raporlama ve doğrulama (MRV) sistemlerinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Çalışma ayrıca, otellerin yenilenebilir elektrik temini, HVAC ve soğutma sistemlerinin verimliliğini artırma, atık yönetimi ve tedarik zinciri süreçlerini iyileştirme yönünde somut azaltım stratejileri geliştirmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Türkiye'de incelenen otellerin ortalama karbon yoğunluklarının ulusal ve uluslararası referans değerlere göre daha düşük olduğu, bunun yenilenebilir enerji kullanımı ve iklimsel avantajlarla ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Önerilen çerçeve, sektörün kendi içinde karşılaştırılabilir göstergeler (KPI) tanımlamasına olanak sağlayarak MRV sistemlerinin güçlendirilmesine katkı sunmaktadır. Ayrıca veri toplama kapsamının genişletilmesi, örneğin soğutucu gaz sızıntıları ve lojistik faaliyetlerinin dâhil edilmesi, hesaplama doğruluğunu artıracak ve metodolojinin ulusal düzeyde uygulanabilirliğini güçlendirecektir. Bu nedenle, önerilen çerçevenin daha geniş örneklemli ve farklı türdeki otellerle tekrarlanması; sonuçların geçerliliğinin test edilmesi, temsil gücünün artırılması ve yöntemin daha da geliştirilmesi açısından önerilmektedir. Sonuç olarak, geliştirilen bu çerçeve Türkiye'de otel sektörü için yapılmış ilk kapsamlı karbon ayak izi değerlendirmesi olup, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, su tasarrufu ve atık yönetimi alanlarında uygulanabilir azaltım stratejileri sunmaktadır. Çalışma, otel sektöründe karbon raporlaması için ulusal düzeyde standardizasyon sağlamayı, MRV süreçleriyle bütünleşik ve veri mevcudiyetine uyumlu bir sistem oluşturmayı hedeflemekte; böylece Türkiye'nin 2053 net sıfır hedefi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA 7, SKA 8.9 ve SKA 13) ile uyumlu bir temel oluşturmaktadır.
Özet (Çeviri)
This study aims to develop a comprehensive and practical carbon footprint calculation framework tailored to the hotel sector in Türkiye. In line with rising energy demand, sustainability policies, and emerging reporting obligations, the systematic measurement, reporting, and verification of greenhouse gas (GHG) emissions have become " for hotel operations. However, inconsistent methodologies and emission factors in current practices limit the reliability and comparability of results. To address these gaps, the study designs a framework based on the GHG Protocol, integrating Türkiye-specific emission factors to reflect Türkiye's national energy profile better. Data were collected from four- and five-star hotels across three climatic regions, covering accessible sources such as energy use (electricity, natural gas, LPG, and fuel), water consumption, refrigerant use, and waste generation. At the same time, information on supply chain activities, food and beverage services, and guest transportation remained limited. Accordingly, a phased reporting approach is proposed, recommending short-term reporting of direct (Scope 1–2) emissions and gradual integration of indirect (Scope 3) sources, such as procurement and guest travel, in the medium term. The results show that electricity consumption represents the dominant share of total GHG emissions, varying significantly with hotel service profile, occupancy rate, and climatic conditions. When analyzed by guest, by room, and by area, facilities with higher service intensity and energy demand exhibit notably higher emission densities. The counterfactual analysis without renewable electricity generation further demonstrates that electricity sourcing is the decisive factor influencing carbon performance. Emission patterns also differ by hotel type: while 4-star hotels are mainly driven by electricity-related emissions (Scope 2), 5-star resorts display greater contributions from indirect (Scope 3) sources due to higher material and service intensity. These findings reveal that focusing solely on direct emissions may underestimate the hotel sector's true carbon impact, underscoring the need for comprehensive Measurement, Reporting, and Verification (MRV) systems. The study also highlights practical mitigation strategies for hotels, including renewable electricity procurement, improving HVAC and cooling efficiency, enhancing waste management, and implementing supply-chain programs. The analysis indicates that the carbon intensities of the examined hotels are lower than both national and international benchmarks, largely due to the use of renewable energy and favourable climatic conditions. The proposed framework enables the establishment of sector-specific Key Performance Indicators (KPIs) and supports the strengthening of national MRV systems. Moreover, expanding data coverage to include fugitive refrigerant leaks and logistics-related emissions would improve calculation accuracy and robustness. It is therefore recommended that the framework be replicated with a larger number of hotels and a wider range to validate the results, enhance representativeness, and refine the proposed methodology. Overall, this research represents the first comprehensive carbon footprint assessment specifically for Türkiye's hotel sector and provides actionable, measurable strategies to reduce emissions through improved energy efficiency, renewable energy integration, water conservation, and waste reduction. The framework contributes to the standardization of carbon reporting in the hospitality industry, aligns with national decarbonization efforts, and supports Türkiye's 2053 net-zero target as well as Sustainable Development Goals (SDG 7, SDG 8.9, and SDG 13).
Benzer Tezler
- Gemi kaynaklı atıkları alan bir atık kabul tesisinde karbon ayak izinin belirlenmesi
Determination of the carbon footprint of a port reception facility for ship generated waste
ADNAN SERKAN TORÖZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Çevre Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiÇevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OSMAN ATİLLA ARIKAN
- Karbon ayak izi hesaplama yöntemlerinin sürdürülebilirlik ilkeleri kapsamında incelenmesi ve Türkiye'de uygulanabilirliğinin araştırılması
Investigation of carbon footprint calculation methods within the scope of sustainability principles and checkover of applicability in Turkey
YAĞMUR EROL
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Çevre MühendisliğiYıldız Teknik ÜniversitesiÇevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YAŞAR NUHOĞLU
- Bingöl atıksu arıtma tesisi karbon ayak izinin CCALC2 ve GPS-X yöntemine göre değerlendirilmesi
Evaluation of carbon footprint of bingol wastewater treatment plant according to CCALC2 and GPS-X method
FATMA ATEŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Çevre MühendisliğiFırat ÜniversitesiÇevre Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NÜSRET ŞEKERDAĞ
- Bursa ili karayolundan kaynaklanan karbon ayak izi miktarının belirlenmesi ve alınabilecek önlemlerin ortaya konulması
Determining the amount of carbon footprint from the Bursa province highway and putting the measures to be taken
FERİT EKİNCİ
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Çevre MühendisliğiSüleyman Demirel ÜniversitesiÇevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUHAMMET YUNUS PAMUKOĞLU
- Sürdürülebilir finans ve SKDM arasındaki ilişki: Politika etki değerlendirmesi ve bir çimento tesisi varsayımsal vaka analizi
The relationship between sustainable finance and the CBAM: A policy impact assessment and hypothetical case study of a cement plant
İNCİ NUR ÇETİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Çevre Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiÇevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SADULLAH LEVENT KUZU