Geri Dön

UNDERSTANDING WHAT WORKS FOR HIGH-ATTAINING GIRLS IN STEM IN A SINGLE-SEXSCHOOL: A CAPABILITIES APPROACH

Tek Cinsiyetli Bir Okulda STEM Alanında Üstün Zekâlı Kızlar İçin Ne İşe Yaradığını Anlamak: Yetenekler (Kapasiteler) Yaklaşımı

  1. Tez No: 987923
  2. Yazar: CANAN ÖZKAYA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALLEN THURSTON
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Eğitim ve Öğretim, Education and Training
  6. Anahtar Kelimeler: üstün yetenekli kızlar, STEM'de kadınlar, tek cinsiyetli okullar, high-attaining girls, women in STEM, single-sex schools
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Queen's Unıversıty Belfast
  10. Enstitü: Yurtdışı Enstitü
  11. Ana Bilim Dalı: Eğitim Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Özel Eğitim Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Özet Kızların ve kadınların STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) kariyerlerinde yetersiz temsil edilmesi, onlarca yıldır küresel bir sorun olarak kabul edilmektedir. Akademik başarıları yüksek olmasına rağmen, özellikle üstün yetenekli kızlar dahi çoğu zaman STEM alanlarına yönelmemektedir. Bu durum, erkek egemen alanlarda yapısal ve kültürel engellerin akademik potansiyelden bağımsız olarak varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Kadınlara yönelik ayrımcılığın ve şiddetin ortadan kaldırılmasını hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 5 ile uyumlu olarak, araştırmalar bilim alanında iki temel toplumsal cinsiyet eşitsizliği biçimini ortaya koymaktadır: kadınların STEM gibi belirli disiplinlerde yeterince temsil edilmemesini ifade eden yatay ayrışma ve kadınların liderlik pozisyonlarına erişimini sınırlayan dikey ayrışma. Bu engeller, kadınların STEM kariyerlerindeki ilerlemesini zorlaştıran karmaşık ve sistemik engelleri betimleyen“cam tavan”,“yapışkan zemin”ve“sızdıran boru hattı”gibi metaforlarla sıklıkla açıklanmaktadır. Kadınların STEM alanlarında karşılaştıkları engellere; kalıcı toplumsal cinsiyet rolleri, ataerkil normlar, STEM alanlarının erkek egemen yapısı, ergenlik döneminde düşük özgüven, STEM'in maskülen bir alan olarak algılanması, akranlardan gelen olumsuz tutumlar, güçlü kadın rol modellerinin eksikliği, yetersiz ders hazırlığı, dar kapsamlı müfredatlar, temel matematik ve fen derslerinden erken yönlendirme (ayrıştırma) ve azınlıkta olmanın yarattığı stres ve izolasyon gibi pek çok faktör katkıda bulunmaktadır. Bu zorluklara yanıt olarak, tek cinsiyetli okullar sıklıkla kız öğrencilerin STEM'e katılımını ve başarısını destekleyebilecek olası bir çözüm olarak görülmektedir. Bu okulların, kız öğrencilerde daha güçlü bir benlik algısı, akademik özgüven ve fen ile matematiğe yönelik ilgi geliştirdiği düşünülmektedir. Ancak bu varsayımlara rağmen, mevcut araştırma literatürü tek cinsiyetli eğitimin STEM çıktıları üzerindeki gerçek etkisine dair, özellikle üstün yetenekli kızlar açısından, sınırlı ve çoğu zaman çelişkili kanıtlar sunmaktadır. Bu boşluk, tek cinsiyetli eğitim ortamlarının STEM'e yönelik hedefler ve eğitim/kariyer yolları üzerindeki etkisinin daha fazla araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Bu çalışma, Kuzey İrlanda'daki tek cinsiyetli bir okulda öğrenim gören üstün yetenekli kızlar ve onların STEM öğretmenlerine odaklanan bir durum çalışması yaklaşımı benimsemiştir. Durum, bu okulda öğrenim gören kız öğrenciler ile onları destekleyen STEM öğretmenlerinden oluşmaktadır. Birincil veri toplama yöntemi olarak nitel görüşmeler kullanılmıştır. Bu görüşmeler; son yedi yıla ait İngilizce, fen ve matematik derslerindeki CAT4 ve GCSE sonuçları ile son sekiz yıla ait üniversite yerleşim verileriyle desteklenmiştir. Nitel bulguları güçlendirmek amacıyla, tek cinsiyetli ve karma eğitim veren okullarda öğrenim gören kız öğrencilerle STEM'e yönelik benlik algısı anketleri de uygulanmıştır. Nitel örneklem 15 kız öğrenci ve 7 STEM öğretmeninden oluşurken, anket çalışmasına 145 kız öğrenci katılmıştır; bunların 64'ü tek cinsiyetli okullardan, 85'i ise karma eğitim veren okullardandır. Bulgular, bireylerin ne yapabildiğine ve ne olabildiğine odaklanan ve insan potansiyelinin geliştirilmesini önceleyen Martha Nussbaum'un Yetenekler Yaklaşımı çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu çalışma, tek cinsiyetli bir okulda öğrenim gören üstün yetenekli kızların, Nussbaum'un on temel yeteneği kapsamında eşik düzeylere ne ölçüde ulaştığını incelemiştir. Akademik başarı ve üniversite yerleşimlerine ilişkin kanıtlar, okulun öğrencilerin potansiyellerini, toplumsal cinsiyet normları tarafından sıklıkla sınırlandırılan STEM alanında anlamlı işlevlere dönüştürebilmelerini sağladığını göstermektedir. Görüşme verileri ayrıca, destekleyici akran ilişkilerinin, teşvik edici öğretmenlerin ve rekabetçi olmayan bir ortamın kız öğrencilerin özgüvenini ve entelektüel katılımını beslediğini ortaya koymuştur. Öğretmenler arasında, çoğu biyolojik determinizme dayanan bazı bilinçdışı toplumsal cinsiyet önyargıları devam etse de, pedagojik uygulamaları kapsayıcı öğrenmeyi aktif biçimde desteklemiştir. Saygı ve seçme özgürlüğünü teşvik ederek okul; pratik akıl, aidiyet, duygular, duyular, hayal gücü ve düşünce ile bireyin kendi çevresi üzerindeki kontrolü gibi temel yeteneklerin geliştirildiği bir ortam işlevi görmüş; bu da üstün yetenekli kızların STEM alanında gerçek anlamda gelişme ve serpilme fırsatlarına katkı sağlamıştır.

Özet (Çeviri)

The underrepresentation of girls and women in STEM (Science, Technology, Engineering, and Maths) careers has been recognised as a global issue for decades. Despite notable academic success, even high-achieving girls often do not pursue STEM pathways. This trend highlights how structural and cultural barriers persist in male-dominated fields, limiting participation regardless of academic potential. Aligned with Sustainable Development Goal 5, which calls for the elimination of discrimination and violence against women, research identifies two key forms of gender-based inequality in science: horizontal segregation, where women are underrepresented in specific disciplines like STEM, and vertical segregation, which restricts their access to leadership positions. These barriers are frequently illustrated through metaphors such as the“glass ceiling”,“sticky floor”, and“leaky pipeline”, which capture the complex, systemic obstacles that hinder women's progress in STEM careers. Numerous factors contribute to the barriers that women face in STEM, including persistent gender roles, patriarchal norms, the male-dominated nature of STEM fields, low self-confidence during adolescence, the masculine image of STEM fields, negative peer attitudes, a lack of strong female role models, limited course preparation, narrow curricula, early streaming out of foundational maths and science, and the stress and isolation of being a minority. In response to these challenges, single-sex schools are often seen as a potential solution for supporting girls' engagement and success in STEM. They are believed to foster stronger self-concept, academic confidence, and interest in science and maths among female students. However, despite these assumptions, the current body of research offers limited and often contradictory evidence about the actual impact of single-sex education on STEM outcomes, particularly for high-achieving girls. This gap highlights the need for further investigation into how single-sex educational environments influence STEM aspirations and trajectories. This study employed a case study approach, focusing on a specific group: high-achieving girls attending a single-sex school in Northern Ireland, along with their STEM teachers. The case consisted of female students from this school and the STEM teachers who support them. Qualitative interviews served as the primary data collection method. These were supplemented by longitudinal CAT4 and GCSE results in English, science, and maths over the past seven years, as well as university destination data from the last eight years. To enhance the qualitative findings, self-concept surveys regarding STEM were also conducted with girls attending both single-sex and co-educational schools. The qualitative sample included 15 female students and 7 STEM teachers, while the survey was completed by 145 girls, 64 from single-sex schools and 85 from co-educational settings. The findings were analysed through the lens of Martha Nussbaum's Capabilities Approach, which emphasises what individuals are able to be and do, and prioritises the development of human potential. This study focused on the extent to which high-achieving girls in a single-sex school reached threshold levels across Nussbaum's ten central capabilities. Evidence from academic performance and university destinations suggests that the school enabled students to convert their potential into meaningful functionings in STEM, a domain often constrained by gender norms. Interview data further revealed that supportive peer relationships, encouraging teachers, and a non- competitive environment nurtured girls' confidence and intellectual engagement. Although some unconscious gender-biased beliefs persisted among teachers, often grounded in biological determinism, their pedagogical practices still actively promoted inclusive learning. By fostering respect, and choice, the school functioned as an environment where key capabilities such as Practical reason, Affiliation, Emotions, Senses, imagination, and thought, Control over one's environment were cultivated, contributing to girls' genuine opportunities to flourish in STEM.

Benzer Tezler

  1. Sigortada dağıtım ve tutundurma metodları

    Başlık çevirisi yok

    BANU GÖNENÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    SigortacılıkMarmara Üniversitesi

    Sigortacılık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OSMAN GÜRBÜZ

  2. Toplam kalite yönetimi ISO 9000 standartları ve tekstil sektöründeki uygulaması

    Başlık çevirisi yok

    BANU ÖZBEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Tekstil ve Tekstil Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FATMA KALOĞLU

  3. The significance and the contribution of 6+1 traits of writing to the success of the students in writing courses in English language teaching

    Yazmanın 6+1 özelliğinin İngilizce öğretiminde yazılı anlatım derslerindeki öğrenci başarısına katkısı ve önemi

    ÖZLEM YAZAR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2004

    Eğitim ve ÖğretimGazi Üniversitesi

    İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. PAŞA TEVFİK CEPHE

  4. Türkçe yazım denetleyen editör

    Turkish spelling checker editor

    K.MESUT YARIMBIYIKLI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve Kontrolİstanbul Teknik Üniversitesi

    DOÇ. DR. TAKUHİ NADİA ERDOĞAN

  5. A novel approach for generating instance-based plausible and proximate counterfactual explanations

    Örnek tabanlı makul ve yakın karşı olgusal açıklama üretmeye dayalı yeni bir yaklaşım

    YAĞIZ LEVENT GÜME

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve Kontrolİstanbul Teknik Üniversitesi

    Veri Mühendisliği ve İş Analitiği Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ERKAN IŞIKLI