Geri Dön

Investigating the Relationship between Age of Onset of Depressive Disorder and Cognitive Impairment

Depresif Bozukluğun Başlangıç Yaşı ile Bilişsel Bozulma Arasındaki İlişkinin Araştırılması

  1. Tez No: 988249
  2. Yazar: İREM ECE ERAYDIN
  3. Danışmanlar: DR. JONATHAN HUNTLEY
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psikiyatri, Psychology, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Kıng's College London
  10. Enstitü: Yurtdışı Enstitü
  11. Ana Bilim Dalı: Nörobilim Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nörobilim Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Arka Plan: Majör depresif bozukluk yaygındır ve çoğunlukla yürütücü işlevler, dikkat, bellek veya işlem hızı gibi bilişsel belirtilerle seyreder. İlk depresif epizodun başlangıç yaşına göre depresyonu kategorize etmenin, altta yatan işlevsel nöropatolojiyi daha iyi anlamaya yardımcı olabileceği öne sürülmüştür. Bu durum, depresyon ile demansın ileri yaşta sıkça birlikte görüldüğü göz önüne alındığında kritik önemdedir; çünkü depresif semptomların demansın prodromu mu yoksa ilerideki demans için bir risk faktörü mü olduğu hâlen belirsizdir. Bu çalışma, demans tanısı almamış yaşlı popülasyonda depresyona eşlik eden bilişsel bozulmanın öngördürücülerini—özellikle de ilk depresif epizodun başlangıç yaşını—belirlemeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: PROTECT Çalışması'nın (PROTECT study) başlangıç verileri kullanıldı. Demans tanısı almamış, ancak depresyon öyküsü bulunan 50 yaş ve üzerindeki 7613 katılımcı, ilk depresif epizodun başlangıç yaşına göre üç gruba ayrıldı: erken başlangıç (< 40 yaş), orta/yetişkinlik dönemi başlangıcı (40–60 yaş) ve geç başlangıç (> 60 yaş). Görsel-uzaysal epizodik bellek, yürütücü işlev, sözel çalışma belleği ve görsel çalışma belleği ölçümlerindeki performans değerlendirildi. Yaş, eğitim, önceki depresyon şiddeti ve mevcut depresyon şiddeti gibi demografik ve klinik değişkenler çok değişkenli regresyon modellerine dâhil edildi. Bulgular: Geç başlangıçlı depresyon ile erken başlangıçlı depresyonu olanlar arasında dört bilişsel alanda anlamlı fark saptanmadı. Orta yaşta başlayan depresyonu olan katılımcılar, erken başlangıçlı depresyonu olanlara kıyasla görsel epizodik bellek görevlerinde daha iyi, yürütücü işlev görevlerinde ise daha kötü performans gösterdi. Mevcut depresyon şiddeti tüm bilişsel alanlarla negatif korelasyon gösterirken, önceki depresyon şiddeti puanı yürütücü işlev dışındaki bilişsel görevlerde anlamlı bulunmadı. Yaş, eğitim, egzersiz ve inme öyküsü bilişsel işlevle anlamlı biçimde ilişkiliydi. Sonuçlar: Bilişsel yetilerin en güçlü göstergesinin tarihsel değil, mevcut depresyon şiddeti olduğu görülmektedir. İlk depresif epizodun başlangıç yaşının bazı bilişsel alanlarda anlamlı etkileri bulunsa da, bu yaşın rolü daha fazla araştırılmayı hak etmektedir. Mevcut çalışma, depresyon başlangıç yaşına dayalı yeni bir gruplandırma yöntemi ve bunun bilişsel gidişat üzerindeki etkilerini incelemek için bir çerçeve sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Background: Major depressive disorder is common and frequently presents with cognitive symptoms, as impairments in executive functions, attention, memory or processing speed. It has been hypothesized that categorising depression by age of onset of the first depressive episode may allow a better understanding of the underlying functional neuropathology. This is crucial in old age, when depression and dementia are often co-occurring, and it is yet unclear whether depressive symptoms are a prodrome of or a risk factor for subsequent dementia. The current study aims to identify predictors of cognitive impairments in depression among the dementia-free elderly population; in particular, the age of onset of the first depressive episode. Methods: We used baseline data from 'PROTECT study'. 7613 subjects, 50 years or older, without established diagnosis of dementia but a history of depression, were divided into 3 groups according to onset of the first depressive episode; early-onset (before age 40), middle- or midlife-onset (between age 40 to 60) and late-onset (after age 60). Performance on measures of visuospatial episodic memory, executive function, verbal working memory and visual working memory were evaluated. Demographic and clinical characteristics such as age, education, historical depression severity and current depression severity were included in multivariate regression models. Results: No significant differences in the four cognitive domains were detected between those with late-onset and early-onset depression. Participants with midlife-onset depression performed better in the visual episodic memory tasks, but worse on the executive function tasks, than participants with early-onset depression. Current depression severity was negatively correlated with all four cognitive domains, while historical severity score was found non-significant for all cognitive tasks except the executive function task. Age, education, exercise and a history of stroke were significantly associated with cognitive function. Conclusions: The most important indicator of cognitive abilities appears to be current, rather than historic, depression severity. Though significant effects on cognitive domains were present in some age of onset groups, the effects of age at first depressive episode warrant further investigation. The current study provides a framework for a new way to determine age of depression onset groups and investigate their effect on cognitive trajectories.

Benzer Tezler

  1. Bipolar bozukluk tanılı depresif dönemdeki hastalarda komorbid dissosiyatif bozukluk sıklığı ve unipolar depresyon tanılı hastalarla karşılaştırılması, dissosiyasyonun intihar düşüncesi ve anksiyete üzerine etkilerinin incelenmesi

    Frequency of comorbid dissociative disorders in patients with bipolar disorder during depressive episodes compared to those with unipolar depression, and investigating the effects of dissociation on suicidal ideation and anxiety

    GİZEM ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAYIHAN OĞUZ KARAMUSTAFALIOĞLU

  2. Bipolar bozuklukta mevsimsellik ve klinik özellikler ile ilişkisi

    Seasonal pattern in bipolar disorder and its relationship with clinical features

    YUSUF ZİYA ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    PsikiyatriEge Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SİMAVİ VAHİP

  3. Bipolar bozukluk tanısıyla takip edilen hastaların klinik özelliklerinin optik koherens tomografi bulgularıyla ilişkisinin araştırılması

    Evaluation of the relationship between clinical features of bipolar disorder and optic coherence tomography findings

    SONER ALICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖZGE ŞAHMELİKOĞLU ONUR

  4. Erken başlangıçlı bipolar bozukluk tanısı olan hastalarda hipotalamo-pitüiter-adrenal eksen ile BDNF Val66val ve Val66met polimorfizmi ile antidepresan tedavisi ile ortaya çıkan mani gelişimi arasındaki ilişkinin retrospektif olarak araştırılması

    Retrospective investigation of the relationship between the hypothalamo-pituitary- adrenal axis and the BDNF Val66val and Val66met polymorphism and the development of mania occurred by antidepressant treatment in patients with early-onset bipolar disorder

    NURTEN GÖZDE KAMAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA NESLİHAN İNAL

  5. İlk atak major depresyon tanısı alan pediatrik hasta grubunda inflamasyon ve oksidatif stres belirteçlerinin serum düzeylerinin sağlıklı kontrollerle kıyaslanması ve depresyona eşlik eden kendine zarar verme davranışı ve intihar düşüncesi/girişiminin bu parametrelerle ilişkisinin incelenmesi

    Comparison of serum levels of inflammation and oxidative stress markers in pediatric patients diagnosed with first-episode major depression with healthy controls and investigation of the relationship between these parameters and self-harming behavior and suicide ideation/attempts associated with depression

    TUĞBA ZİLAYAZ DURUKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MAHMUT ZABİT KARA