Geri Dön

Primer glomerüler hastalıklarda anemi parametreleri ve proteinüri ile ilişkisi

Anemia parameters and their relationship with proteinuria in primary glomerular diseases

  1. Tez No: 988366
  2. Yazar: KÜRŞAD ÖNEÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EKREM ABAYLI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2007
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Son yıllarda nefrotik sendrom kliniği ile başvuran hastalarda anemi varlığı; demir, transferrin ve eritropoetin metabolizması üzerindeki değişiklikler dikkati çekmektedir. Anemi ve proteinüri arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturabilmek için, yalnızca primer glomerulonefrit hastalarında, farklı düzeylerde proteinürileri olan hastaları birbiri ile karşılaştıran bir çalışmaya ihtiyaç olduğunu düşünerek bu araştırmayı yaptık. Bu çalışma 16-75 yaşları arasında renal biyopsisi yapılmış ve primer glomerulonefrit tanısı almış hastaların dosyalarının retrospektif taranması ile gerçekleştirildi., Çalışmaya serum kreatinin düzeyi 2 mg/dl'nin altında olan hastalar dahil edildi, Kemik iliği tutulumu ya da baskılanması yapabilecek, kanamalarla seyretmiş olabilecek ya da anemi yapabilecek sistemik bir hastalığı olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Hastalar 24 saatlik idrardaki protein miktarına göre 4 gruba (proteinüri : <1000, 1000-3500, 3500-7000, >7000 mg/gün) ayrıldı. Temel olarak proteinüri düzeyleri ile başvurudaki Hb, Hct ve anemi parametreleri arasındaki ilişki araştırıldı. Bunun yanısıra anemi parametrelerinin hastalığın histopatolojik tipi, serum total protein, albümin ve lipid düzeyleri ile ilişkisi ortaya konmaya çalışıldı. Çalışmaya dahil edilen 66 hastanın 30'u kadın, 36'sı erkekti. Ortalama yaş 33,613, en düşük ve en yüksek yaş sırası ile 15 ve 74 idi. Hb düzeyi ortalamaları kadında 11.8 gr/dl, erkekte 13.8 gr/dl saptandı. Anemi erkeklerde %33,3, kadınlarda % 46,7 oranında gözlendi. Bu bizim toplumumuz için bildirilmiş olan anemi prevalansından daha yüksektir. Ancak Hb değerlerinin ne kadınlarda ne de erkeklerde proteinüri düzeyiyle anlamlı bir korelasyonu bulunamadı. Histolojik tanılar 7 gruba ayrılarak incelendi. Proteinüri düzeyleri ile histolojik tanı grupları arasında anlamlı bir ilişki yoktu. Anemi parametrelerinden Hb, Hct, serum demir, vit B12 ve folik asitin proteinüri düzeyi ile korelasyonu saptanmazken; ferritinin erkeklerde proteinüri ve serum kreatinin düzeyi ile pozitif yönde (sırasıyla p<0,01 ve p<0,05); tahmini GFR ile negatif yönde (p<0,05) korelasyonu gözlendi. Ferritin düzeylerinin kadınlarda proteinüri ile ilişkisi anlamlı değilken; serum kreatinin düzeyleri ile pozitif yönde (p<0,05), GFR ve tahmini GFR değerleri ile negatif yönde (sırasıyla p<0,05 ve p<0,01) korelasyonu gösterildi. Ferritin kadınlarda ayrıca SDBK, TDBK değerleri ile de negatif yönde korele bulundu. TDBK kadınlarda daha güçlü olmak üzere her iki cinsiyette total protein (p<0.01 ve p<0.05) ve albümin (her iki cinsiyet için p<0.05) ile korele bulundu. SDBK'nın her iki cinsiyette total protein (p<0.01) ve albümin ile (p<0.05) korelasyonunun yanısıra kadınlarda proteinüri ile ilişkilisi de gösterildi. Ayrıca hem SDBK hem de TDBK'nın kadınlarda GFR ile korele olduğu (p<0,05) ortaya kondu. TDBK değerlerinin transferrin düzeylerini indirekt olarak yansıttığı düşünülürse, bu bulgular daha önceki çalışmalarda gösterilmiş olan üriner transferrin kaybı ve hipotransferrinemiyi işaret ediyor olabilir. Sonuç olarak primer glomerüler hastalıklarda proteinüri miktarı ile ilişkisiz olarak, anemi sıklığı artmış görünmektedir. Nefrotik sendrom ve böbrek fonksiyonları ile ilişkili olan parametrelerle, anemi parametrelerinden ferritin ve TDBK arasındaki ilişkiler, cinsiyetler arasında farklılık göstermekle birlikte tutarlılık arzetmektedir. Bulgularımız, nefrotik sendromu olan primer glomerulonefritli hastalarda, transferrin düzeylerinin düşüşü ile ilişkili olabilecek SDBK ve TDBK düşüşünün gözlendiğini, ferritin düzeylerinin hepatik sentezin uyarılması nedeniyle veya serbest demiri kontrol altına almak için arttığını düşündürtmektedir. Bu konuda daha kesin konuşabilmek için; çalışmamız retrospektif olduğundan yapılamamış olan serum ve idrarda transferrin ve eritropoetin düzeyi ölçümlerinin de yapıldığı daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

In recent years, the presence of anemia and changes in iron, transferrin, and erythropoietin metabolism in patients presenting with nephrotic syndrome has attracted attention. To clarify the relationship between anemia and proteinuria, we conducted this research, believing that a study comparing patients with varying levels of proteinuria, specifically those with primary glomerulonephritis, was necessary. This study was conducted by retrospectively reviewing the files of patients aged 16-75 years who underwent renal biopsy and were diagnosed with primary glomerulonephritis. Patients with serum creatinine levels below 2 mg/dl were included in the study. Patients with systemic diseases that could cause bone marrow involvement or suppression, bleeding, or anemia were excluded. Patients were divided into four groups based on the amount of protein in their 24-hour urine (proteinuria: <1000, 1000-3500, 3500-7000, >7000 mg/day). Primarily, the relationship between proteinuria levels and presenting Hb, Hct, and anemia parameters was investigated. In addition, the relationship between anemia parameters and the histopathological type of the disease, serum total protein, albumin, and lipid levels was explored. Of the 66 patients included in the study, 30 were women and 36 were men. The mean age was 33.6 ± 13, with the lowest and highest ages being 15 and 74, respectively. The mean Hb level was 11.8 g/dl in women and 13.8 g/dl in men. Anemia was observed in 33.3% of men and 46.7% of women. This is higher than the reported anemia prevalence for our society. However, no significant correlation was found between Hb values and proteinuria levels in either women or men. Histological diagnoses were examined by dividing them into 7 groups. There was no significant relationship between proteinuria levels and histological diagnosis groups. While no correlation was found between anemia parameters Hb, Hct, serum iron, vitamin B12, and folic acid levels and proteinuria levels, ferritin showed a positive correlation with proteinuria and serum creatinine levels in men (p<0.01 and p<0.05, respectively); and a negative correlation with estimated GFR (p<0.05). In women, ferritin levels did not have a significant association with proteinuria; however, they showed a positive correlation with serum creatinine levels (p<0.05) and a negative correlation with GFR and estimated GFR values (p<0.05 and p<0.01, respectively). Ferritin was also negatively correlated with SDBK and TDBK values in women. TDBK was more strongly correlated with total protein (p<0.01 and p<0.05) and albumin (p<0.05 for both sexes) in both sexes. In addition to correlations between SDBK and total protein (p<0.01) and albumin (p<0.05) in both sexes, a correlation with proteinuria was also shown in women. Furthermore, both SDBK and TDBK were found to correlate with GFR in women (p<0.05). Considering that TDBK values indirectly reflect transferrin levels, these findings may point to urinary transferrin loss and hypotransferrinemia, as demonstrated in previous studies. In conclusion, the frequency of anemia appears to be increased in primary glomerular diseases, independently of the amount of proteinuria. While the relationships between nephrotic syndrome and renal function parameters, and the anemia parameters ferritin and TDBK, show differences between sexes, they are consistent. Our findings suggest that in patients with primary glomerulonephritis and nephrotic syndrome, a decrease in SDBK and TDBK, which may be associated with a decrease in transferrin levels, is observed, while ferritin levels increase due to stimulation of hepatic synthesis or to control free iron. To speak more definitively on this matter, more comprehensive studies are needed that also measure serum and urine transferrin and erythropoietin levels, which could not be performed since our study was retrospective.

Benzer Tezler

  1. Primer glomerulonefrit hastalarında interstisyel fibrozis şiddetinin eritrosit parametreleri üzerine etkisi

    The effect of i̇nterstitial fibrosis severity on erythrocyte parameters in primary glomerulonephritis patients

    AYŞE ÖZNUR URVASIZOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK

  2. Üremi ve trombosit fonksiyon bozukluğu

    Uremia and platelet function disease

    TUĞBA ASENA ÇALIŞKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NefrolojiErciyes Üniversitesi

    Dahiliye Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKTAY OYMAK

  3. Primer glomeruler hastalıklarda interstisyel fibrozis ile anemi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between interstitial fibrosis and anemia in primary glomerular diseases

    ŞEYDA ŞAHİKA MUTLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. GÜLAY ULUSAL OKYAY

  4. İmmünoglobulin A nefropatisinde anemi: Primer glomerülonefrit alt tipleriyle karşılaştırmalı analiz

    Anemia in immunoglobulin A nephropathy: A comparative analysis with primary glomerulonephritis subtypes

    KANANA NAGHIZADE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK

  5. Kronik böbrek yetmezlikli diyaliz hastalarında anemi ve nedenleri

    Anemia in chronic renal failure patients with dialysis

    ARZU YAZAL ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİLGÜN ÇAKAR