Geri Dön

Sofya Sefareti (1908-1918): Kuruluşu, kurumsal yapısı ve faaliyetleri

Sofia Embassy (1908-1918): Its establishment, institutional structure, and activities

  1. Tez No: 988828
  2. Yazar: FATİH FIRAT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. TAHİR BİLİRLİ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karabük Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

19. yüzyıl, Osmanlı Devleti ve Balkan coğrafyası için siyasî, toplumsal ve askerî dönüşümlerin belirleyici olduğu bir dönemdir. Fransız Devrimi'nin milliyetçilik düşüncesini, Sanayi Devrimi'nin ise sömürgeci rekabeti tetiklemesi, Balkan halkları arasında ulusal hareketlerin doğmasına zemin hazırlamıştır. Sırp ve Yunan isyanlarıyla başlayan bu süreçte, Bulgarlar diğer Balkan topluluklarına kıyasla daha geç millî kimlik bilinci geliştirmiştir. Bulgar uluslaşmasının temelleri, 18. yüzyılın ortalarında Papaz Paisiy'in çalışmalarıyla atılmış; 19. yüzyılda ise Bulgar orta sınıfının yükselişi ve Rusya'nın Panslavizm politikaları bu oluşumu hızlandırmıştır. Rum Patrikhanesi'ne karşı yürütülen kilise bağımsızlığı mücadelesi, Bulgar milliyetçiliğinin ideolojik temelini oluşturmuş ve Eksarhlığın kurulmasıyla kurumsal bir nitelik kazanmıştır. Bulgar komitacılığı, 19. yüzyıl boyunca bölgedeki en etkin hareketlerden biri hâline gelmiş; özellikle İlinden Ayaklanması sonrasında Balkanlarda yeni bir siyasal gerilim dönemi oluşmuştur. 1877–1878 Osmanlı-Rus Harbi'nin ardından Şarki Rumeli'nin fiilen Bulgaristan'a katılması, bağımsızlık sürecini hızlandırmış; Makedonya üzerindeki iddialar ise Bulgar siyasetinin ana eksenini oluşturmuştur. 1908'deki Bulgar bağımsızlığının önemli safhalarından biri, görünürde bir protokol meselesi olan fakat siyasî bir krize dönüştürülen“Geşof Hadisesi”dir. Bulgaristan, Osmanlı Devleti'nin meşrutiyet sonrası iç karışıklıklarını ve Avusturya-Macaristan'ın Bosna-Hersek'i ilhak girişimini fırsata çevirerek 1908'de bağımsızlığını ilan etmiş; Osmanlı Devleti ise 1909 protokolleriyle bu durumu resmen tanımıştır. Bağımsızlığın ardından Osmanlı Devleti, Sofya Sefaretini açarak Bulgaristan ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis etmiştir. 1909–1918 yılları arasında Osmanlı dış politikasının en önemli odak noktalarından biri hâline gelen Sofya Sefareti, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerin yürütülmesinde değil, aynı zamanda istihbarat, lojistik ve ekonomik konuların düzenlenmesinde de stratejik bir rol oynamıştır. Sefaretin faaliyetleri, göreve gelen sefirlerin dönemleri çerçevesinde incelenmiştir. Asım Bey dönemi (1909–1911), Bulgaristan'ın bağımsızlık sonrası Osmanlı ile ilişkilerini yeniden tanımladığı bir dönemdir. Bu yıllarda unvan ve protokol tartışmaları, ticari anlaşma girişimleri ve Bulgar iç politikasının Osmanlı üzerindeki etkileri öne çıkmıştır. Nabi Bey dönemi (1911–1912), özellikle Makedonya merkezli çete faaliyetlerinin yoğunlaştığı, Müslüman-Bulgar çatışmalarının arttığı ve bölgenin Balkan Savaşı atmosferine sürüklendiği kritik bir evredir. 1913 sonrasında Sofya Sefareti'nin en etkili isimlerinden biri Ali Fethi (Okyar) Bey'dir. Yaklaşık dört buçuk yıl süren görevi sırasında, Balkan Harbi sonrası ortaya çıkan insani krizler, Pomaklara yönelik asimilasyon politikaları ve Osmanlı esirlerinin durumuna ilişkin diplomatik mücadele yürütmüştür. Birinci Dünya Savaşı yıllarında ise Sofya Sefareti bir lojistik ve istihbarat merkezi hâline gelmiş; Bulgaristan'ın İttifak Devletleri safına çekilmesi sürecinde Ali Fethi Bey'in girişimleri belirleyici olmuştur. Bu dönemde Bulgaristan üzerinden sağlanan iaşe, mühimmat ve malzeme tedariki, Osmanlı savaş ekonomisinin devamlılığı açısından hayati önem taşımıştır. Sefaretin son döneminde görev alan Abdüllatif Safa Bey, savaşın çöküş evresine tanıklık etmiş; Makedonya Cephesi'nin çökmesiyle Bulgaristan'ın 29 Eylül 1918'de Selanik Mütarekesi'ni imzalaması üzerine sefareti tahliye etmek zorunda kalmıştır. Böylece 1909'da açılan Sofya Sefareti, Osmanlı Devleti'nin siyasi ve askerî çöküşünün son safhasında fiilen kapanmıştır. Sonuç olarak çalışma, 1909–1918 yılları arasında Sofya Sefareti'nin Osmanlı-Bulgar ilişkilerinde oynadığı belirleyici rolü, sefir raporları ve birincil kaynaklar ışığında ortaya koymaktadır. Diplomatik misyonun on yıllık faaliyetleri, Balkanlar'daki güç dengelerinin, Osmanlı Devleti'nin değişen dış politika önceliklerinin ve Birinci Dünya Savaşı koşullarının şekillendirdiği özgün bir tarihsel süreci yansıtmaktadır.

Özet (Çeviri)

The nineteenth century was a period of profound political, social, and military transformation for both the Ottoman Empire and the Balkan region. The spread of nationalism after the French Revolution and the geopolitical competition intensified by the Industrial Revolution provided fertile ground for the rise of national movements among Balkan peoples. Although Serbian and Greek uprisings initiated the broader struggle for independence, the Bulgarians developed a distinct national consciousness relatively late. The foundations of Bulgarian nation-building were laid in the mid-18th century with the work of Paisii Hilendarski, while the emergence of a Bulgarian middle class and Russia's Pan-Slavist policies significantly accelerated the process in the 19th century. The struggle against the Greek Patriarchate for ecclesiastical autonomy—culminating in the establishment of the Bulgarian Exarchate—became a defining element of Bulgarian nationalism. Bulgar revolutionary committees grew increasingly active throughout the nineteenth century, and events such as the Ilinden Uprising contributed to new waves of political instability across the Balkans. Following the Russo-Ottoman War of 1877–1878, the de facto incorporation of Eastern Rumelia into Bulgaria strengthened Bulgarian expansionist ambitions, particularly toward Macedonia. One of the pivotal milestones leading to Bulgarian independence in 1908 was the so-called“Gešov Affair,”a diplomatic tension ostensibly arising from a protocol dispute but strategically used by Bulgaria to advance its political objectives. Taking advantage of the constitutional uncertainty in the Ottoman Empire and Austria-Hungary's annexation of Bosnia-Herzegovina, Bulgaria declared its independence in 1908, with the Ottoman Empire formally recognizing it through the 1909 protocols. After independence, the Ottoman Empire established the Embassy in Sofia, marking the beginning of a new phase in Ottoman-Bulgarian diplomatic relations. Between 1909 and 1918, the Sofia Embassy became one of the most strategic centers of Ottoman foreign policy—not only facilitating bilateral diplomacy but also serving as an intelligence, logistical, and economic coordination hub. The embassy's activities can be examined through the tenures of its respective ambassadors. The period of Asım Bey (1909–1911) represented the initial phase of post-independence diplomacy, characterized by debates over royal titles, negotiations for a commercial treaty, and the impact of Bulgaria's internal affairs on relations with the Ottoman Empire. The short tenure of Nabi Bey (1911–1912) coincided with heightened revolutionary activity in Macedonia, increased Muslim-Bulgar tension, and the region's drift toward the First Balkan War. One of the most influential ambassadors was Ali Fethi (Okyar) Bey, who served from late 1913 to late 1917. His mission began in the immediate aftermath of the Balkan Wars, during which he dealt with two urgent issues: the assimilation policies imposed on Pomaks in Western Thrace and the harsh conditions faced by Ottoman prisoners of war in Bulgarian camps. During the First World War, the embassy evolved into a critical logistical and intelligence center. Ali Fethi Bey played a key role in persuading Bulgaria to join the Central Powers, conveying Bulgarian territorial demands to Istanbul and negotiating within the framework that led to the Ottoman-Bulgar Alliance Treaty of 6 September 1915. Throughout the war, Sofia became a vital conduit for food supplies, raw materials, and German-manufactured ammunition destined for the Ottoman army. The final ambassador, Abdüllatif Safa Bey, served during the collapse phase of the war, witnessing Bulgaria's political destabilization, economic crisis, and eventual military breakdown on the Macedonian Front. With the signing of the Armistice of Salonika on 29 September 1918, the embassy ceased to function, and its staff withdrew to Istanbul. Thus, the Sofia Embassy, inaugurated in 1909, effectively closed during the final crisis of the Ottoman Empire. In conclusion, the study demonstrates that between 1909 and 1918 the Sofia Embassy played a decisive role in shaping Ottoman-Bulgarian relations. Drawing on primary sources and ambassadorial reports, it reveals how diplomatic practices, regional conflicts, and global wartime dynamics collectively influenced the trajectory of bilateral relations throughout this crucial decade.

Benzer Tezler

  1. I. Dünya Savaşı arifesinde ve başlarında Sofya merkezli Türk-Bulgar diyaloğu

    Sofia centered Turkish-Bulgarian dialogue on the eve of World War I and at the beginning

    MELİK ABAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    TarihKütahya Dumlupınar Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. Ü. GÜLSÜM POLAT

  2. 19. yüzyıl başından cumhuriyete kadar Boğaziçinde yalı nitelikli yapılar

    Başlık çevirisi yok

    BANU İLKER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF. DR. FİLİZ ÖZER

  3. Bulgaristan Millî Kütüphânesi'nde kayıtlı s16 numaralı Sofya Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

    Transliteration and commentary of s16 numbered court register held by the National Library of Bulgaria (The St. Cyril and Methodius National Library)

    SELMAN İLERİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    TarihKırklareli Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. RAŞİT GÜNDOĞDU

  4. Sofya'nın bir yılı: 1721-1722 tarihli 312-1 Numaralı Şerriye Siciline göre Sofya'da yaşam

    A year in Sofia: Life in Sofia according to the 1761-1722 Dervish Registrar Number 312-1

    SEMA YILDIRIM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    TarihSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZAFER KARADEMİR

  5. Sofya Sancağı (1520-1580)

    Sofia Sanjak in the XVI century (1520-1580)

    EMRE ATAŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    TarihBalıkesir Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZÜBEYDE GÜNEŞ YAĞCI