Geri Dön

İmmün kontrol noktası inhibitörü tedavisi alan akciğer malign neoplazmı veya renal hücreli karsinom tanısı olan geriatrik hastalarda geriatrik nutrisyonel risk index ile G-8 skorlarının sağkalım ile ilişkisi

The relationship between geriatric nutritional risk index and G-8 scores and survival in geriatric patients with lung malignancies or renal cell carcinoma receiving immune checkpoint inhibitor therapy

  1. Tez No: 988880
  2. Yazar: TUNAHAN AKPINAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZGECAN DÜLGAR KAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Onkoloji, Internal diseases, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Nivolumab, GNRİ, G8 skoru, geriatrik onkoloji, akciğer kanseri, renal hücreli karsinom, sağkalım, Nivolumab, GNRI, G8 score, geriatric oncology, lung cancer, renal cell carcinoma, survival
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç ve Gerekçe: İleri evre akciğer malign neoplazmı ve renal hücreli karsinom (RCC) tanılı geriatrik hastalarda ikinci basamak nivolumab tedavisinin etkinliğinin, hastanın nutrisyonel durumu ve geriatrik kırılganlığı gibi çok boyutlu klinik parametrelerden etkilendiği bilinmektedir. Geriatrik Nutrisyonel Risk İndeksi (GNRİ) ve G8 skoru, yaşlı onkoloji popülasyonunda morbidite ve mortaliteyi öngörmede kullanılan, kolay uygulanabilir ve maliyetsiz değerlendirme araçlarıdır. Ancak bu iki parametrenin immün kontrol noktası inhibitörü alan geriatrik hastalardaki prognostik değerine ilişkin veriler sınırlıdır. Bu çalışma, GNRİ ve G8 skorlarının, nivolumab tedavisi uygulanan bu popülasyonda progresyonsuz sağkalım (PFS) ve genel sağkalım (OS) üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Materyal ve Yöntem: Bu retrospektif tek merkezli çalışmaya, ileri evre akciğer malign neoplazmı veya RCC tanısına sahip, birinci basamakta kemoterapi veya tirozin kinaz inhibitörü (TKI) almış, ikinci basamakta nivolumab tedavisine başlayan, ≥65 yaş ve ECOG-PS ≤3 olan hastalar dahil edilmiştir. Aktif enfeksiyon, ciddi organ yetmezliği veya eksik klinik takip verisi bulunan hastalar dışlanmıştır. GNRİ tedavi başlangıcında ve üçüncü ayda hesaplanmış; başlangıç ve üçüncü ay arasındaki fark delta GNRİ (ΔGNRİ) olarak değerlendirilmiştir. Geriatrik kırılganlık G8 skoru ile ölçülmüş ve ≤14 kesme noktası kullanılmıştır. Sağkalım analizleri Kaplan-Meier eğrileri, tek ve çok değişkenli Cox regresyon modelleri ve ROC eğrileri ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Toplam 57 hasta çalışma kriterlerini karşılamıştır (akciğer malign neoplazmı %68,4; RCC %31,6; yaş ortalaması 71,1 ± 8,9 yıl). Hastaların %80,7'si G8 ≤14 ile geriatrik riskli olarak sınıflandırılmıştır. Progresyon 46 hastada, ölüm ise 31 hastada gerçekleşmiştir. Başlangıç GNRİ PFS ile ilişkili bulunmuş (HR=0,962;p=0,020), ancak 3. ay GNRİ daha güçlü etki göstermiştir (HR=0,903; p<0,001). Üçüncü ay GNRİ <82 olan hastalarda OS riski belirgin olarak artmış (HR=257,33; p<0,001) ve PFS için de anlamlı kötü prognoz saptanmıştır (HR=39,236; p<0,001). Delta GNRİ yalnızca PFS için bağımsız belirleyici olarak anlamlı bulunmuştur (HR=0,950; p=0,049). G8 skoru hem PFS (HR=0,641; p<0,001) hem OS (HR=0,749; p=0,019) üzerine güçlü prognostik etki göstermiştir. ROC analizinde PFS için 3. ay GNRİ AUC=0,909; OS için G8 AUC=0,852 olarak hesaplanmıştır. Tedavi genellikle iyi tolere edilmiştir ve ciddi toksisite görülme sıklığı düşüktür. Sonuç: GNRİ ve G8 skorları, ileri evre akciğer kanseri ve RCC tanılı geriatrik hastalarda ikinci basamak nivolumab tedavisi altında hem progresyonsuz hem genel sağkalımı öngörmede güçlü, bağımsız ve uygulanabilir prognostik araçlardır. Özellikle üçüncü ay GNRİ ölçümü, tedavi yanıtının erken dönemde değerlendirilmesinde yüksek ayırt edici güce sahiptir. Bu parametrelerin klinik uygulamada rutin değerlendirmelere eklenmesi, geriatrik hastalarda immünoterapi yönetiminin daha etkin ve bireyselleştirilmiş şekilde planlanmasına katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Background and Rationale: In elderly patients diagnosed with advanced lung malignancy or renal cell carcinoma (RCC), the clinical outcomes of second-line nivolumab therapy are influenced by multidimensional factors such as nutritional status, functional reserve, systemic inflammation, and geriatric vulnerability. The Geriatric Nutritional Risk Index (GNRI) and the G8 screening tool are practical, low-cost instruments widely used in geriatric oncology for predicting morbidity and mortality. However, evidence regarding the prognostic value of these indices in elderly patients receiving immune checkpoint inhibitors remains limited. This study aimed to evaluate the impact of GNRI and G8 scores on progression-free survival (PFS) and overall survival (OS) among geriatric patients treated with nivolumab. Materials and Methods: This retrospective single-center study included patients aged ≥65 years with advanced lung malignancy or RCC who had previously received first-line chemotherapy or tyrosine kinase inhibitors (TKIs) and subsequently initiated second-line nivolumab. Patients with active infections, significant organ failure, or incomplete follow-up data were excluded. GNRI was calculated at baseline and at the third month of treatment, and the difference between these two measurements was defined as delta GNRI (ΔGNRI). Geriatric frailty was assessed using the G8 score, with a cut-off value of ≤14. Survival analyses were performed using Kaplan-Meier curves, univariate and multivariate Cox regression models, and ROC curve assessments. Results: A total of 57 patients met the inclusion criteria (68.4% lung malignancy; 31.6% RCC; mean age 71.1 ± 8.9 years). Most patients (80.7%) had a G8 score ≤14. Disease progression occurred in 46 patients, and 31 patients died during follow-up. Baseline GNRI was associated with PFS (HR=0.962; p=0.020), whereas third-month GNRI demonstrated a stronger prognostic impact (HR=0.903; p<0.001). Patients with third-month GNRI <82 had markedly worse outcomes, with significantly increased OS risk (HR=257.33; p<0.001) and PFS risk (HR=39.236; p<0.001). ΔGNRI was an independent predictor of PFS (HR=0.950; p=0.049) but not OS (p=0.181). The G8 score was significantly associated with both PFS (HR=0.641; p<0.001) and OS (HR=0.749; p=0.019). ROC analysis revealed high discriminatory capacity for third-month GNRI for PFS (AUC=0.909) and for the G8 score for OS (AUC=0.852). Nivolumab was well-tolerated, and severe treatment-related adverse events were infrequent. Conclusion: GNRI and G8 scores are strong, independent, and clinically applicable prognostic markers for predicting both progression-free and overall survival in elderly patients with advanced lung cancer or RCC receiving second-line nivolumab therapy. Third-month GNRI, in particular, offers a sensitive early indicator of treatment response. Incorporating GNRI and G8 assessments into routine clinical practice may enhance individualized treatment planning and improve prognostic stratification in geriatric oncology. Further large-scale prospective studies are warranted to validate these findings.

Benzer Tezler

  1. İmmun kontrol noktası inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda endokrin yan etkilerin sıklığı ve prognostik etkisi

    The frequency and prognostic impact of endocrine side effects in patients treated with immune checkpoint inhibitors

    MERVE MALKOÇ ŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ALİ NAHİT ŞENDUR

  2. Akciğerin ileri evre skuamöz hücreli karsinomunda dek gen değişikliklerinin prognoz ve immünoterapi tedavisi ile ilişkisi

    Dek gene rearrangement in advanced stage squamous cell carcinoma of the lung the relationship with prognosis and immunotherapy treatment

    HANDE KARABAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PatolojiPamukkale Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FERDA BİR

  3. İmmun kontrol noktası inhibitörlerine bağlı endokrinopati sıklığının retrospektif incelenmesi

    A retrospective investigation of frequency of endocrinopathy assosiated with immune check point inhibitors

    CEM BALTA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LÜTFİYE FÜSUN SAYGILI

  4. İmmün kontrol noktası inhibitörleri alan kanser hastalarında periferik sinir sistemi hasarının incelenmesi ve yorgunluk arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of peripheral nervous system damage and fatigue in cancer patients receiving immune checkpoint inhibitors

    EMRE AKBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Onkolojiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET YILDIRIM

  5. Küçük hücre dışı akciğer kanseri ve böbrek kanserinde cinsiyet, sigara, alkol kullanımı ve mevcut otoimmün hastalıkların varlığınınimmün checkpoint inhibitörlere yanıt üzerindeki etkisi

    The impact of gender, smoking, alcohol use, and pre-existing autoimmune diseases on response to immune checkpoint inhibitors in non-small cell lung cancer and renal cell carcinoma

    FARAH JAMAL TAHA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERT BAŞARAN