Baş boyun kanserlerinin biyolojik agresivitesi ve klinik seyrinin mikrosatellit instabilite tayini ile değerlendirilmesi
Evaluation of the biological aggressiveness and clinical course of head and neck cancers by determination of microsatellite instability
- Tez No: 990163
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ELİF ERSOY ÇALLIOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
- Anahtar Kelimeler: Ağız neoplazmları, Kafa ve boyun neoplazmları, Laringeal neoplazmlar, Mikrosatelitler, Mouth neoplasms, Head and neck neoplasms, Laryngeal neoplasms, Microsatellites
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu projenin amacı baş boyun kanserlerinin biyolojik agresivitesi ve klinik seyrinde mikrosatellit instabilitenin (MSİ) önemi tedavi planında ve prognozdaki etkisinin değerlendirilmesidir. Gereç-Yöntem: Bu çalışma 2019-2022 yılları arasında baş boyun kanserleri (BBK) nedeniyle tanı ve tedavisi KBB kliniğinde yapılan 81 hastanın değerlendirildiği retrospektif bir çalışmadır. 3 hasta grubu ve kontrol grubu olmak üzere 4 çalışma grubu oluşturulmuştur (Grup1,2,3, sırasıyla Oral kavite 27, Larinks 27, diğer BBK 27 hasta ve grup 4 kontrol grubu 35 hasta). Örnekler patoloji arşivinde bulunan parafin bloklarından elde edildi ve analizler gerçekleştirildi. Genetik laboratuvarında parafin bloklardan DNA izolasyonu yapılarak PCR tabanlı MSI analizi gerçekleştirilmiş; pozitif sonuçlar Sanger dizileme ile doğrulanmıştır. Bulgular: MSI-H hasta grubunda tüm BBK hasta grupları birlikte analiz edildiğinde tedaviye yanıtı %42,9 iken MSI stabil hasta grubunda tedavi yanıtı %79,7 olarak görülmüş olup istatistiksel açıdan anlamlı saptandı (p=0,036). Üç yıllık sağ kalımda MSI-H hastaların %57,1'inde mortalite izlenmiş olup MSI stabil grupta bu oran %15,9 olarak görülmüştür ve bu durum istatistiksel açıdan anlamlı saptandı(p=0,023). Sigara kullanımının MSİ (MSI-H ve MSI-L) oranını istatistiksel olarak anlamlı olarak arttırdığı saptanmıştır (p=0,006). Sonuç: Tüm BBK grupları değerlendirildiğinde MSI-H fenotipinin tedavi yanıtını ve 3 yıllık sağ kalım oranını azalttığı görülmüştür. Bu durum, MSI'nin prognostik ve prediktif değerini desteklemektedir. Bununla birlikte gruplar ayrı ayrı değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar elde edilmemesinin hasta saysının azlığından kaynaklandığı düşünülmüş olup bu nedenle genişletilmiş hasta sayıları içeren prospektif çalışmalarla bulguların desteklenmesi gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study is to evaluate the significance of microsatellite instability (MSI) in the biological aggressiveness and clinical course of head and neck cancers (HNC), as well as its impact on treatment planning and prognosis. Materials and Methods: This retrospective study included 81 patients diagnosed and treated for head and neck cancers (HNC) in the Department of Otorhinolaryngology between 2019 and 2022. Four study groups were formed: three patient groups and one control group (Group 1: oral cavity, n=27; Group 2: larynx, n=27; Group 3: other HNCs, n=27; and Group 4: control group, n=35). Tissue samples were obtained from paraffin-embedded blocks archived in the pathology department and analyzed accordingly. DNA was isolated from paraffin blocks in the genetics laboratory, and PCR-based MSI analysis was performed. Positive results were confirmed by Sanger sequencing. Results: When all HNC patient groups were analyzed together, treatment response was 42.9% in the MSI-H group, compared to 79.7% in the MSI-stable group, showing a statistically significant difference (p=0.036). Regarding three-year survival, mortality was observed in 57.1% of MSI-H patients, whereas this rate was 15.9% in the MSI-stable group, which was also statistically significant (p=0.023). Smoking was found to significantly increase the frequency of MSI (MSI-H and MSI-L) (p=0.006). Conclusion: When all HNC groups were evaluated collectively, the MSI-H phenotype was associated with reduced treatment response and lower three-year survival rates, supporting the prognostic and predictive value of MSI. However, when the groups were analyzed separately, the absence of statistically significant results was attributed to the limited number of patients. Therefore, further prospective studies with larger patient cohorts are needed to confirm these findings.
Benzer Tezler
- Larenksin skuamöz hücreli kanserlerinde östrojen reseptör beta-2(ERβ2) ekspresyonunun lenf nodu durumu ve konvansiyonel parametrelerle ilişkisinin araştırılması
Estrogen receptor beta-2 presence and it's association with lymph node involvement and conventional parameters in laryngeal squamous cell cancer
ELİF KAYA ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri ÜniversitesiKulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAD MUTLU
- Larenks kanserinde okült boyun metastaz kavramı ve tedavisinde elektif boyun disseksiyonunun yeri
Başlık çevirisi yok
AHMET AYTAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Onkolojiİstanbul ÜniversitesiKulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Kras mutant larinks kanseri hücrelerinde timokinonun etki mekanizmasının incelenmesi
Investigation of thymoquinone effect on laryngeal cancer cells with kras mutant
VİLDAN BETÜL YENİGÜN
- Likit biyopsilerin oral premalign ve malign lezyonlarda tanı amaçlı kullanımı
Diagnostic use of liquid biopies in oral premalign and malign lesions
LEYLA BOZDAĞ
Doktora
Türkçe
2022
Diş HekimliğiGazi ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. LEYLA AÇIK
PROF. DR. SİBEL ELİF GÜLTEKİN
- Malign deri tümörlerinin retrospektif analizi ve nüks oranlarının değerlendirilmesi
Retrospective analysis and evaluation of recurrence rates of malignant skin cancer
MURAT YAMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiCelal Bayar ÜniversitesiPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. LEVENT YOLERİ