Geri Dön

Protez eklem enfeksiyonlarının gelişminde risk faktörlerinin değerlendirilmesi: Retrospektif bir vaka-kontrol çalışması

Evaluation of risk factors in the development of prosthetic joint infections: A retrospective case-control study

  1. Tez No: 990552
  2. Yazar: ALİ BAHADIR POLAT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ASLI HAYKIR SOLAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Diz protezi, Kalça protezi, Protezlere bağlı enfeksiyonlar, Risk faktörleri, Knee prosthesis, Hip prosthesis, Prosthesis related infections, Risk factors
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda artroplasti yapılan hastalarda; demografik, perioperatif, intraoperatif ve postoperatif veriler incelenerek, protez eklem enfeksiyonu gelişiminde etkili olabilecek hasta ve cerrahiye ilişkin risk faktörlerini belirlemek amaçlandı. Özellikle değiştirilebilir risk faktörlerinin tanımlanması ile bu komplikasyonların önlenmesine katkı sağlanması hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Eylül 2022– Temmuz 2024 yılları arasında Ankara Etlik Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji kliniklerinde protez eklem cerrahisi yapılmış olan hastaları kapsayan retrospektif vaka-kontrol tasarımlı bir araştırmadır. Çalışma kapsamına, ilgili tarihler arasında protez eklem cerrahisi yapılan ve ameliyat sonrası en az 12 ay takip edilmiş 18 yaş ve üzeri hastalar dahil edilmiştir. PEE gelişen 100 hasta“vaka grubu”, enfeksiyon gelişmeyen 200 hasta ise“kontrol grubu”olarak tanımlandı. PEE tanısı koyarken 2021 EBJIS Protez Eklem Enfeksiyonu Tanı Kriterleri esas olarak alındı. Tanımlanan risk faktörleri ve tanı kriterlerine ilişkin verileri eksik olan, 18 yaşından küçük olan ve daha önce birden fazla kez PEE geçiren hastalar çalışma dışında tutuldu. Bu hastaların verileri elde edilirken hasta dosyaları, laboratuvar sonuçları ve ameliyat notları incelendi. Tanımlayıcı istatistikler kapsamında, sayısal değişkenler için ortalama, standart sapma, medyan ve interkuartil aralığı; kategorik değişkenler için ise frekans ve yüzde değerleri raporlandı. Seçim yanlılığını azaltmak için, yaş, cinsiyet ve komorbiditelere dayalı olarak en yakın komşu algoritması kullanılarak 1:2 oranında“propensity score matching”(PSM - Eğilim Skoru Eşleştirmesi) uygulandı. Eşleştirme öncesi ve sonrası tek değişkenli analizde anlamlı bulunan değişkenler, vaka grubu için bağımsız öngörücüleri belirlemek amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon modeline dahil edildi. Çalışmada p<0,05 istatiksel anlamlılık değeri olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmamızda vaka grubunun yaş medyanı 71, kontrol grubunun yaş medyanı ise 67'ydi. Tek değişkenli analiz sonrasında vaka grubu ile kontrol grubu arasında anlamlı gir fark bulunmadı (p<0,05). Vaka grubunda hastaların %74'ü kadın, %26'sı erkek kontrol grubunda da hastaların %74,5'i kadın, %25,5'i erkek olarak bulundu. İki grup cinsiyet dağılımı açısından benzerdi. Hastaların komorbiditeleri incelendiğinde DM, kardiyovasküler hastalıklar ve KBH'nin vaka grubunda anlamlı olarak daha yüksek oranda olduğu görüldüğü ve çok değişkenli analiz sonrası bu anlamlılığın devam ettiği görüldü. PEE gelişen grupta; hemoglobin, serum albümin ve serum vitamin D düzeyleri anlamlı olarak düşük bulunurken AKŞ ve HbA1c düzeyleri anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Çok değişkenli analiz sonrasında düşük hemoglobin ve serum vitamin D değeri ve yüksek AKŞ bağımsız risk faktörleri olarak bulundu. Vaka grubu ile kontrol grubu ameliyat öncesi yatış süresi açısından karşılaştırıldığında vaka grubunun anlamlı olarak yatış süresi daha uzundu (p<0,05) ancak bu anlamlılık PSM sonrası kayboldu (p>0,05). Ameliyat sonrası yatış süresi verileri incelendiğinde ise PEE gelişen grubun kontrol grubuna göre anlamlı olarak ameliyat sonrası daha uzun süre hastanede yattığı görüldü (p<0,001) ve bu anlamlılık PSM ve çok değişkenli analiz sonrası da devam etmekteydi. Ayrıca ameliyat sonrası hastanede fazladan her bir günlük yatış için PEE gelişimi riskinde %18,2 oranında artış bulundu [OR:1,18 (1,07-1,31)]. Ameliyat öncesi asetil salisilik asit kullanan hasta sayısı vaka grubunda 35 (%35), kontrol grubunda ise 31 (%15,5) olarak tespit edildi. İki grup ameliyat öncesi asetil salisilik asit kullanımı açısından karşılaştırıldığında vaka grubunun anlamlı olarak ameliyat öncesi dönemde asetil salisilik asit kullandığı görüldü (p<0,001) ve bu anlamlılık PSM sonrası da devam etti (p<0,05). Ayrıca ameliyat öncesi asetil salisilik asit kullanımının PEE riskini %57,50 oranında arttırdığı tespit edildi [OR:1,57 (1,10-2,25)]. Eritrosit süspansiyonu verilme bulguları incelendiğinde; vaka grubunda 40 (%40), kontrol grubunda 17 (%8,5) hastaya eritrosit süspansiyonu verildiği görüldü. Çalışmamızda perioperatif eritrosit süspansiyonu verilme oranı ve ünite sayısı vaka grubunda anlamlı derecede fazlaydı (p<0,001) ve her bir verilen ünite için PEE riskinde yaklaşık 2,7 kat artış saptandı [OR:2,66 (1,05-6,76)]. Vaka ve kontrol grupları karşılaştırıldığında, vaka grubunda kalça artroplastisi oranı (%46) kontrol grubuna (%34,5) göre anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0,05) ancak çok değişkenli analiz sonrası bu anlamlılık kayboldu. Vaka grubu ile kontrol grubu karşılaştırıldığında; ameliyat sonrası uygun süreyle (0-1 gün) antibiyotik verilen olgularda, ameliyat sonrası bir günden fazla antibiyotik verilen olgulardan anlamlı olarak daha az PEE gelişmişti (p<0,001). PSM ve çok değişkenli analiz sonrası iki grup arasında ameliyat sonrası antibiyotik kullanımı açısından anlamlı bir fark yoktu (p>0,05). Ameliyat sonrası kullanılan anitkoagülan/antiagregan türü verileri incelendiğinde, varfarin kullanan grupta anlamlı olarak diğerlerine göre daha fazla PEE gelişmişti ve enoksaparin kullanan grupta anlamlı olarak diğerlerine göre daha az PEE gelişmişti (p<0,05). Vaka grubunda ameliyat sonrası antikoagülan/antiagreagan kullanım süresi medyanı 26 gün, kontrol grubunda ise bu süre 23 gündü. Vaka grubu ile kontrol grubu ameliyat sonrası antikoagülan/antiagregan kullanım süresi açısından karşılaştırıldığında, vaka grubunun anlamlı olarak ameliyat sonrası daha uzun süre antikoagülan/antiagregan kullandığı görüldü (p<0,05) fakat PSM sonrası bu anlamlılık kayboldu (p>0,05). Sonuç: PEE gelişimini önlemek için değiştirilebilir risk faktörlerinin belirlenmesi ve bu faktörlere yönelik önlemlerin alınması oldukça önemlidir. Enfeksiyon gelişimi öncesinde yüksek risk taşıyan hastaların doğru bir şekilde belirlenmesi, cerrahi öncesi dönemde kişiselleştirilmiş ve önleyici tedbirlerin uygulanmasına imkân tanımaktadır. Bu sayede hastalarda morbidite, mortalite, hastanede kalış süreleri azaltılabilmektedir. Risk faktörlerinin önceden tanımlanması ve değiştirilebilir olanlara yönelik önlemler alınması, sadece klinik sonuçları iyileştirmekle kalmayıp, aynı zamanda sağlık ekonomisi açısından da büyük bir fayda sağlamaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to identify patient-related and surgical risk factors associated with the development of periprosthetic joint infection (PJI) by analyzing demographic, perioperative, intraoperative, and postoperative data of patients undergoing arthroplasty. By defining modifiable risk factors, we aimed to contribute to the prevention of these complications. Materials and Methods: This retrospective case-control study included patients who underwent prosthetic joint surgery at the Orthopedics and Traumatology clinics of Ankara Etlik City Hospital between September 2022 and July 2024. The study comprised patients aged 18 and over with a minimum postoperative follow-up of 12 months. The“case group”consisted of 100 patients who developed PJI, while the“control group”included 200 patients without infection. PJI was diagnosed based on the 2021 EBJIS (European Bone and Joint Infection Society) criteria. Exclusion criteria included missing data regarding risk factors or diagnostic criteria, age under 18, and a history of multiple prior PJI episodes. Data were obtained through a detailed review of medical records, laboratory results, and surgical notes. Descriptive statistics were reported as mean, standard deviation, median, and interquartile range (IQR) for numerical variables, and frequency and percentage for categorical variables. To minimize selection bias, 1:2 propensity score matching (PSM) was performed using the nearest neighbor algorithm based on age, sex, and comorbidities. Variables found significant in univariate analysis before and after matching were included in a multivariate logistic regression model to identify independent predictors of PJI. Statistical significance was set at p<0.05. Results: The median age was 71 in the case group and 67 in the control group; no significant difference was observed following univariate analysis (p>0.05). Gender distribution was similar across both groups (74% female, 26% male in cases; 74.5% female, 25.5% male in controls). Analysis of comorbidities revealed that diabetes mellitus (DM), cardiovascular diseases, and chronic kidney disease (CKD) were significantly more prevalent in the case group, a significance that persisted in the multivariate analysis. Hemoglobin, serum albumin, and serum vitamin D levels were significantly lower in the PJI group, whereas fasting blood glucose (FBG) and HbA1c levels were significantly higher (p<0.001). Multivariate analysis identified low hemoglobin, low serum vitamin D, and high FBG as independent risk factors. While the preoperative length of stay was significantly longer in the case group (p<0.05), this significance vanished after PSM (p>0.05). Conversely, the postoperative length of stay was significantly longer in the PJI group (p<0.001), remaining significant after both PSM and multivariate analysis. Each additional day of postoperative hospitalization was associated with an 18.2% increase in PJI risk [OR: 1.18 (1.07-1.31)]. Preoperative acetylsalicylic acid use was recorded in 35 (35%) cases compared to 31 (15.5%) controls. This difference was significant (p<0.001) and remained so after PSM (p<0.05), with ASA use increasing PJI risk by 57.50% [OR: 1.57 (1.10-2.25)]. Erythrocyte suspension (ES) transfusion rates and the number of units transfused were significantly higher in the case group (40% vs. 8.5%; p<0.001); each unit transfused was associated with an approximately 2.7-fold increase in PJI risk [OR: 2.66 (1.05-6.76)]. Although the rate of hip arthroplasty was initially higher in the case group (46% vs. 34.5%, p<0.05), this significance was lost in the multivariate analysis. Regarding antibiotic prophylaxis, PJI occurred significantly less frequently in patients receiving appropriate duration (0–1 day) of postoperative antibiotics (p<0.001), though no significant difference remained after PSM and multivariate analysis (p>0.05). Regarding postoperative anticoagulation/antiaggregation, PJI risk was significantly higher in patients using warfarin and significantly lower in those using enoxaparin (p<0.05). Although the duration of anticoagulant/antiaggregant use was significantly longer in the case group (median 26 vs. 23 days, p<0.05), the significance did not persist after PSM (p>0.05). Conclusion: Identifying and addressing modifiable risk factors is paramount in preventing PJI. Accurate identification of high-risk patients prior to infection allows for personalized and preventive perioperative strategies. Such interventions can reduce morbidity, mortality, and hospital stay duration. Preemptive management of risk factors not only improves clinical outcomes but also provides significant benefits in terms of healthcare economics.

Benzer Tezler

  1. Kemik protez enfeksiyonlarının ayırıc tanısında kemik sintigrafisi, işaretli lökosit sintigrafisi, HIG sintigrafisi etkinliklerinin karşılaştırılması

    Comparison the efficiencies of bone scintigraphy, leucocyt labelled scintigraphy, HIG scintigraphy in diagnosis of bone prothesis infection

    SEMAHAT SAĞLAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Ortopedi ve TravmatolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA YILDIZ

  2. Total diz protezleri sonrası periprostetik eklem enfeksiyonlarının mevsimsel eğilimi ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of seasonal trends and risk factors for periprosthetic joint infections following total joint prostheses

    VOLKAN BÜYÜKARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİEKBER YAPAR

  3. Diz ve kalça eklem protezlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of the infections of knee and hip joint prosthesis: A clinical experiment

    ABBAS TOKYAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Ortopedi ve TravmatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VASFİ KARATOSUN

  4. Ortopedik protez enfeksiyonu olgularında risk faktörleri, tanı ve tedavinin değerlendirilmesi

    Evaluation of risk factors, diagnosis and treatment inpatients with orthopedic prosthesis infection

    NECATİ MUMCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiErciyes Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL ULU KILIÇ

  5. Ratlarda periprostetik enfeksiyon modelinde farklı dozlardaki antibiyotikli spacerların etkinliğinin karşılaştırılması

    Invesigation of the effectiveness of antibiotic spacers with different doses in the model of periprosthetic infection in rats

    AHMET ERSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Ortopedi ve TravmatolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FERHAT SAY