Cerrahi tedavi gerektiren nöromüsküler skolyozlarda enstürmantasyon seviyesinin pelvik oblisite ve yaşam kalite skorları üzerine etkisi
The impact of instrumentation level on pelvic obliquity and quality of life scores in surgically treated neuromuscular scoliosis
- Tez No: 990863
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET BÜLENT BALİOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Nöromüsküler skolyoz nedeniyle opere edilen hastalarda pelvik fiksasyon yapılan ve yapılmayan gruplar arasında pelvik obliklikteki düzeltme düzeyi ile yaşam kalitesi skorlarındaki değişimi karşılaştırmak ve pelvik fiksasyonun deformite düzeltme ile fonksiyonel iyileşme üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, Ocak 2021–Aralık 2024 tarihleri arasında nöromüsküler skolyoz tanısıyla posterior enstrümantasyon ve füzyon uygulanan 41 hastayı içermektedir. Hastalar, pelvik fiksasyon yapılan (PF+) ve yapılmayan (PF–) olarak iki gruba ayrılmıştır. Preoperatif, postoperatif erken dönem ve 1. yıl grafilerinde Cobb yöntemiyle skolyoz açısı, O'Brien ve Maloney açılarıyla pelvik obliklik, Apikal vertebral translasyon uzunlukları ölçülmüştür. Fonksiyonel değerlendirme CPCHILD ölçeğiyle yapılmış, radyolojik ve fonksiyonel sonuçlar iki grup arasında karşılaştırılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Toplam 41 hastanın 18'i PF(+), 23'ü PF(–) grubunda yer almıştır. Her iki grupta da ameliyat sonrası Cobb açısında anlamlı düzelme izlenmiş, ancak gruplar arasında Cobb, kifoz ve lordoz değerleri açısından fark saptanmamıştır (p>0,05). Pelvik obliklik, her iki grupta postoperatif anlamlı şekilde azalmış olup, PF(+) grubunda düzelme miktarı daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). PF(+) grubunda elde edilen pelvik düzeltmenin bir yıllık takipte korunduğu gözlenmiştir.AVT her iki grupta postoperatif azalmış ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). CPCHILD değerlendirmesinde, her iki grupta da ameliyat sonrası toplam ve alt skorlar anlamlı şekilde artmıştır. Ancak alt ölçekler düzeyinde yapılan karşılaştırmalarda PF(–) grubundaki artışların bazı alanlarda (kişisel bakım, konfor, ebeveyn etkisi ve genel yaşam kalitesi) daha belirgin olduğu gözlenmiştir. Pelvik obliklik, Cobb, AVT düzelme miktarı ile CPCHILD toplam ve alt skorları arasında genel olarak anlamlı korelasyon saptanmamıştır. Ancak alt ölçeklerinden konfor ve duygusallıkta orta düzeyde pozitif korelasyon saptanmıştır. Cerrahi süre, cerrahi seviye ve yoğun bakımda kalış süresi PF(+) grubunda anlamlı olarak daha uzun bulunmuştur (p<0,05). PF(+) grubunda kanama miktarı daha yüksek olma eğiliminde olmakla birlikte bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p>0,05). viii PF(+) hastalarda enfeksiyon oranı %39 iken, PF(–) grubunda enfeksiyon gözlenmemiştir. Her iki grupta implantla ilişkili mekanik komplikasyon oranları benzer bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışma, nöromüsküler skolyoz cerrahisinde spinopelvik fiksasyonun pelvik obliklik düzeltmesinde anlamlı katkı sağladığını, bu düzeltmenin uzun dönemde korunduğunu, ancak yaşam kalitesi skorlarıyla sınırlı bir ilişki gösterdiğini ortaya koymuştur. CPCHILD skorları her iki grupta da ameliyat sonrası artış göstermiş, pelvise uzanmayan grupta bazı alt başlıklarda iyileşme daha belirgin olmuştur. Belirgin pelvik oblikliği ve oturma dengesinde bozukluğu bulunan olgularda spinopelvik fiksasyonun deformite kontrolü açısından yararlı olabileceği; ancak cerrahi sürenin uzaması ve komplikasyon oranlarının artabileceği dikkate alınmalıdır. Bulgular, cerrahi planlamada radyolojik düzeltmenin yanı sıra fonksiyonel beklenti ve yaşam kalitesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to compare the degree of pelvic obliquity correction and changes in quality of life scores between patients with and without pelvic fixation who underwent surgery for neuromuscular scoliosis, and to evaluate the impact of pelvic fixation on deformity correction and functional improvement. Materials and Methods: This retrospective study included 41 patients who underwent posterior instrumentation and fusion for neuromuscular scoliosis between January 2021 and December 2024. Patients were divided into two groups based on whether pelvic fixation was performed: PF(+) and PF(–). Radiographic measurements included scoliosis angle using the Cobb method, pelvic obliquity using the O'Brien and Maloney angles, and apical vertebral translation (AVT) on preoperative, early postoperative, and one-year follow-up radiographs. Functional evaluation was conducted using the CPCHILD questionnaire. Radiological and functional outcomes were compared between the two groups. A p-value < 0.05 was considered statistically significant. Results: Of the 41 patients, 18 were included in the PF(+) group and 23 in the PF(–) group. Both groups showed significant postoperative improvement in the Cobb angle; however, there were no significant differences between the groups in Cobb, kyphosis, or lordosis values (p > 0.05). Pelvic obliquity significantly decreased postoperatively in both groups, with a greater degree of correction observed in the PF(+) group (p < 0.05). The pelvic correction achieved in the PF(+) group was maintained at one-year follow-up. AVT significantly decreased postoperatively in both groups (p < 0.05). In CPCHILD assessments, total and subscale scores significantly improved postoperatively in both groups. However, when subscales were compared, greater improvements in certain domains—including personal care, comfort, caregiver burden, and overall quality of life—were observed in the PF(–) group. No significant correlations were found between the degree of correction in pelvic obliquity, Cobb angle, or AVT and the total or subscale CPCHILD scores. However, a moderate positive correlation was found in the subscales of comfort and emotionality. x The PF(+) group demonstrated significantly longer operative time, greater surgical levels, and longer intensive care unit stay (p < 0.05). Although blood loss tended to be higher in the PF(+) group, this difference was not statistically significant (p > 0.05). The infection rate was 39% in the PF(+) group, while no infections were observed in the PF(–) group. The rate of implant-related mechanical complications was similar between the two groups. Conclusion: This study demonstrated that spinopelvic fixation provides a significant improvement in pelvic obliquity correction in neuromuscular scoliosis surgery, and that this correction is maintained in the long term. However, the relationship between radiographic correction and quality of life improvement appears limited. Although postoperative CPCHILD scores improved in both groups, greater gains in certain subdomains were observed in patients without pelvic fixation. Spinopelvic fixation may be beneficial for deformity control in patients with marked pelvic obliquity and impaired sitting balance; however, the potential for longer operative times and higher complication rates should be considered. These findings highlight the importance of considering not only radiological correction but also functional outcomes and quality of life in surgical planning.
Benzer Tezler
- Rinoplasti ameliyatlarında Remifentanil ile kombine edilen Sevofluran veya Propofol ile sağlanan hipotansif anestezinin Rokuronyum ile sağlanan nöromusküler blokaja etkileri
The pharmacodynamic effects of Rocuronium and patient recovery profile during controlled hypotension using either Sevoflurane or Propofol anesthesia combined with remifentanil
EYLEM BAYRAKTAROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Anestezi ve ReanimasyonEge ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEZGİN ULUKAYA
- Açık kapanış tedavisinde yeni ve farklı bir yaklaşım
A new and unique approach to the treatment of open bite
ÖZLEM BİLGİLİ
- Lomber dejeneratif spondilolistezis tedavisinde paraspinal kasların yağlanmasının klinik önemi (Retrospektif Kohort Kesitsel Analizi)
Clinical importance of paraspinal muscle fatty infiltration in the treatment of lumbar degenerative spondylolisthesisis (Retrospective Cohort Cross Sectional Analysis)
UĞUR OZAN ÖZTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
NöroşirürjiSağlık Bilimleri ÜniversitesiBeyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MURAT ŞAKİR EKŞİ
- Laparoskopik radikal prostatektomi uygulanan hastaların cerrahi, onkolojik ve fonksiyonel sonuçlarının değerlendirilmesi
The evaluation of oncologic and functional results of first 140 patients' two years followings who are applied laparoscopic radical prostatechtomy
MURAT UÇAR
- Plak ve intramedüller çivi ile tedavi edilen önkol çift kırıklarının sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison the results of forearm both radius and ulna fractures that were treated with plate and intrameduller nail
İSMAİL KIZILTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Ortopedi ve TravmatolojiDicle ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET SUBAŞI