Geri Dön

İbn Sina ve İbn Hazm'da aşkta itidal sorunu

The problem of moderation in love in Avicenna and Ibn Hazm

  1. Tez No: 991695
  2. Yazar: RAZİYE SAYAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BURHANETTİN TATAR
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez, İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak, aşkın metafizik, kozmik ve beşeri boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır. İbn Sînâ'nın aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm'ın beşeri aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması, tezin temel hareket noktalarıdır. Çalışmanın amacı, aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir. Bu doğrultuda, İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir. İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın aşk anlayışları,“itidal”kavramı çerçevesinde, kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahi aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar. Her iki düşünür de aşkta aşırılığı, insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahi olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir. İbn Sînâ'nın aşkı, ilahi hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı, İbn Hazm'ın ise beşeri aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasviri anlayışı, modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar. Bu çözüm, bireyin duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla, tezimizde aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır. İbn Sînâ ve İbn Hazm'ın yaklaşımlarından hareketle, modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

This thesis undertakes a comparative examination of the conceptions of love in Ibn Sînâ and Ibn Hazm, aiming to explore its metaphysical, cosmic, and human dimensions. Ibn Sînâ's doctrine of emanation (sudûr), which treats love as a cosmic reality and the ground of existence, together with Ibn Ḥazm's account of human love as an affect that must be lived within moral bounds, constitute the study's principal points of departure. The purpose is to analyze the causes of violence and hedonic excess that emerge when love departs from equilibrium and to outline a philosophical framework for bringing such excesses under control. In this light, the project seeks to develop-on the basis of Ibn Sînâ's and Ibn Ḥazm's accounts of love- a proposal addressing the problems of individual and social violence in modern society. Considered through the lens of i'tidal (moderation), both thinkers emphasize the guiding role of divine love on the cosmic and human planes. Each associates excess in love with a turn toward bodily desires and a distancing from the divine. Ibn Sînâ's metaphysical approach, which defines love as a cosmic power directing one toward divine truth and grounding the order of being, and Ibn Hazm's descriptive approach, which construes human love as an affect to be lived within moral moderation and limits, together offer a way to purge love in modern contexts of violence and hedonic excess. This solution requires disciplining the emotions on the basis of rational intellect and moral virtue and living love in a state of balance. Accordingly, the thesis argues that love, in the human soul, is a quest for equilibrium, and that moderation can serve as a guarantor not only of individual tranquility but also of social peace. Drawing on the approaches of Ibn Sînâ and Ibn Hazm, it recommends for contemporary society a perspective grounded in rational intellect and moral balance to govern the excesses of violence and pleasure connected with love.

Benzer Tezler

  1. Osmanlı ilimler tasnifi geleneğinde Gazzali etkisi

    Al-Ghazali effect in the Ottoman tradition of classification of sciences

    ŞERİFE NUR IŞIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DinNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ ÇOBAN

  2. İslâm medeniyeti'nde 18. yüzyıla kadar ilimlerin sınıflandırılması eserlerinde matematiğin konumu

    The position of mathematics in the categorization of sciences till 18th century in Islamic civilisation

    ECEM ÇETİNKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    FelsefeÇankırı Karatekin Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE KÖKCÜ

  3. İbn Sina ve İbn Rüşd felsefesinde Allah'nın sıfatlarının karşılaştırılması

    Comparisan of the titles of Allah at İbn Sina and İbn Rüşd philosophy

    GÜLTEN DOĞAN CANPOLAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    DinFırat Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. CEVDET KILIÇ

  4. İbn Sînâ ve Spinoza'nın peygamberlik görüşleri

    Prophetic views of Ibn Sina and Spinoza

    AYDIN YALPA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    FelsefeAtatürk Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    DR. KUTSİ KAHVECİ

  5. İbn sînâ'da kategoriler ve kaynakları

    Categories in İbn Sina and his resources

    HARUN TAKCI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    FelsefeMarmara Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ DURUSOY