Geri Dön

İç hastalıkları kliniğinde kan ve kan bileşenlerinin transfüzyon eşik değerlerinin değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 995598
  2. Yazar: ESRA MERT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MERİH REİS ARAS, DR. RIFAT BOZKUŞ, PROF. DR. AHMET KÜRŞAD GÜNEŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: İç hastalıkları, kan ve kan ürünleri, transfüzyon, yoğun bakım ihtiyacı, mortalite, Internal medicine, blood and blood products, transfusion, need for intensive care, mortality
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, Ankara Etlik Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'ne acil servis, poliklinik ve başka servislerden devralınarak yatırılan hastalarda kan ve kan ürünleri transfüzyon endikasyonlarının, kullanılan bileşenlerin dağılımının ve 30 günlük yoğun bakım ihtiyacı ile mortalite gibi kısa dönem klinik sonuçların değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kesitsel tasarıma sahip çalışmaya, 28.09.2022–31.12.2024 tarihleri arasında iç hastalıkları servisine acil servis, poliklinik ve başka servislerden devralınarak yatırılan, kan ve kan ürünü transfüzyonu uygulanan 18 yaş üzerindeki 1320 hasta dahil edildi. Veri toplama hastane otomasyon sistemi üzerinden gerçekleştirilmiş; demografik özellikler, transfüzyon endikasyonları, kullanılan kan ürünleri ve 30 günlük klinik sonuçlar analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmadaki 1320 hastanın %54,3'ü kadın, %45,7'si erkek olup, hastaların %68,9'unu 65 yaş ve üzeri bireyler oluşturmuştur. Toplam 4605 ünite kan ürünü transfüze edilmiş olup bunların %70,8'i eritrosit süspansiyonu, %8,3'ü taze donmuş plazma, %6,4'ü trombosit süspansiyonu ve %0,3'ü kriyopresipitat idi. Eritrosit süspansiyonu için en sık endikasyon transfüzyon ihtiyacı gösteren kronik anemi (%68,8), taze donmuş plazma için INR yüksekliği/coumadin aşırı dozu (%52,7), trombosit süspansiyonu için profilaktik transfüzyon (%78,6) ve kriyopresipitat için hipofibrinojenemi idi. Tüm hastaların %15,7'sinde 30 günlük yoğun bakım ihtiyacı, %10,3'ünde ise 30 günlük mortalite gelişti. Taze donmuş plazma alan hastalarda hem yoğun bakım ihtiyacı (%30,0) hem de mortalite (%32,7) anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,05). Sonuç: Kan ve kan ürünleri transfüzyonu, özellikle ileri yaş ve yüksek komorbiditeye sahip iç hastalıkları hasta grubunda sık kullanılan bir tedavi yaklaşımıdır. Çalışmamız, transfüzyon uygulamalarının büyük ölçüde kılavuzlara uygun yürütüldüğünü, ancak özellikle taze donmuş plazma kullanımında yüksek hastalık şiddeti ve komorbidite yükünün belirgin rol oynadığını göstermektedir. Transfüzyon sonrası yoğun bakım ihtiyacı ve mortalitenin kan ürünü transfüzyonuna ek olarak hastanın klinik durumu, eşlik eden hastalıkları ile de ilişkili olduğu unutulmamalıdır. Bu bulgular doğrultusunda, hasta kan yönetimi ilkelerinin uygulanması, transfüzyon endikasyonlarının dikkatle belirlenmesi ve riskli hasta gruplarının daha yoğun izlenmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: This study aimed to evaluate the indications for blood and blood product transfusion, the distribution of components used, and short-term clinical outcomes such as 30-day intensive care need and mortality in patients admitted to the Internal Medicine Clinic of Ankara Etlik City Hospital via the emergency department, outpatient clinic and other departments of the hospital. Materials and Methods: This retrospective, cross-sectional study included 1320 patients aged 18 and older who were admitted to the internal medicine department via the emergency room, outpatient clinic or other departments, and received blood and blood product transfusions between September 28, 2022, and December 31, 2024. Data collection was performed using the hospital automation system, and demographic characteristics, transfusion indications, blood products used, and 30-day clinical outcomes were analyzed. Results: Of the 1,320 patients in the study, 54.3% were female, 45.7% were male, and 68.9% were aged 65 and over. A total of 4,605 units of blood products were transfused, of which 70.8% were packed red blood cells, 8.3% were fresh frozen plasma, 6.4% were platelet suspensions, and 0.3% were cryoprecipitate. The most common indications for packed red blood cells were chronic anemia (68.8%), elevated INR/Coumadin overdose for fresh frozen plasma (52.7%), prophylactic transfusion for platelet suspensions (78.6%), and hypofibrinogenemia for cryoprecipitate. Thirty-day intensive care unit admission was required in 15.7% of all patients, and 30-day mortality occurred in 10.3%. Both the need for intensive care (30.0%) and mortality (32.7%) were significantly higher in patients receiving fresh frozen plasma (p<0.05). Conclusion: Blood and blood product transfusion is a frequently used treatment approach in internal medicine patients, particularly in older individuals and those with a high comorbidity burden. Our study demonstrates that transfusion practices are largely in line with guidelines, but that high disease severity and comorbidity burden play a significant role, particularly with the use of fresh frozen plasma. It was concluded that in addition to blood product transfusion, the need for intensive care and mortality are also related to the patient's clinical condition, comorbidities. Based on these findings, implementation of patient blood management principles, careful determination of transfusion indications, and increased monitoring of at-risk patient groups are recommended.

Benzer Tezler

  1. İç hastalıkları servisinde yatan hastaların demografik özellikleri ve tanılarına göre maliyet analizi

    Demographic characteristics and admission costs of inpatients in a tertiary-care internal medicine clinic

    SERHAT DEMİRER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET KÜÇÜK

  2. Akut pankreatit tanılı hastalarda metabolik sendrom ve komponentlerinin sıklığı ve akut pankreatitin seyrine etkisi

    Frequency of metabolic syndrome and its components in patients diagnosed with acute pancreatitis and its effect on the course of acute pancreatitis

    NERGİS KADIOĞLU BİÇERYEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REFİK DEMİRTUNÇ

  3. Neoadjuvan kemoterapi alan meme kanseri hastalarında tedavi yanıtı ile flow sitometri bulgularının karşılaştırılması

    Comparison of flow cytometry findings with treatment response in breast cancer patients receiving neoadjuvant chemotherapy

    GİZEM KÖSEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıManisa Celal Bayar Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ATİKE PINAR ERDOĞAN

  4. Aşikar diyabeti olmayan metabolik sendromlu hastalarda 25-OH Vitamin D replasmanı öncesi ve sonrası IL-12 düzeyi araştırılması

    Investigation of IL-12 level before and after replacement of 25-OH Vitamin D in patients with non-ovarian diabetes with metabolic syndrome

    ALİ İHSAN OLUK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Allerji ve İmmünolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUNDA MÜŞERREF TÜRKMEN

  5. Fokal segmental glomeruloskleroz ile diğer primer glomerulonefritlerin karaciğer yağlanması ve metabolik sendrom parametreleri açısından karşılaştırılması

    Comparison of focal segmental glomerulosclerosis and other primary glomerulonephritis in terms of fatty liver and metabolic syndrome parameters

    ERİŞ ÖZKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLİZAR ŞAHİN