Geri Dön

Arazi Kanunnamesi'nden Türk Medeni Kanunu'na imar ve ihya yoluyla toprak kazanımı

Land acquisition through development and improvement from the Land Code to the Turkish Civil Code

  1. Tez No: 997500
  2. Yazar: MÜCAHİT CEYLAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BELKIS KONAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hukuk, Tarih, Law, History
  6. Anahtar Kelimeler: Asliye Hukuk Mahkemeleri, Hukuk, Hukuk düzeni, Hukuk terimleri, Hukuki işlemler, Hukuki uyuşmazlıklar, Hukuki yapı, Civil Courts of First Instance, Law, Law order, Law terms, Legal processes, Legal disputes, Judical structure
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İslam hukukuna göre araziler beş kısımdır: Bunlar; arazi-i memluke, arazi-i metruke, arazi-i miriyye, arazi-i mevkufe ve arazi-i mevâttır.“Mevât arazi”, kimsenin tasarruf ve mülkiyetinde olmayan, insanlara terk ve tahsis olunmayan, yerleşim yerlerine uzakta bulunan ve zirai olarak faydalanma imkânı bulunmayan arazidir. Mevât arazi“tahcir”ve“ihya”ya konu edilebilir.“Tahcir”arazinin etrafına taş dizmek ve dikenlerini yakmak gibi işlemleri, ihya ise toprağı ziraate elverişli hâle getirebilecek sürme, taraçalama ve sulama gibi işlemleri ifade eder. İmam Ebu Hanife'ye göre ihya için izin gerekir, İmam Muhammed ve İmam Ebu Yusuf'a göre gerekmez. İzin kullanıma veya mülkiyetin kazanılmasına yönelik olarak verilebilir. İmam Ebu Yusuf'a göre yerleşim yerlerine yakın yerler mevât arazi sayılmaz ve ihyasına izin verilmez. İmam Muhammed ise uzaklık şartını gerekli görmez. Ayet, hadis, sahabe uygulaması ve hukukçuların içtihatlarından hareketle; ölü bir araziyi imar ve ihya etmenin insanlara naslarda tavsiye edildiği ve bu tavsiyenin fıtri, iktisadi ve içtimai dayanaklarının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu kurumun tanınmasının istihdamın artması ve tarım ürünlerinden istifade edilmesi gibi maslahatlara dayandığı ve ihyayı gerçekleştiren kişinin Allah'tan sevap kazanacağının umulduğu anlaşılmaktadır. Asliye hukuk mahkemelerinde görülen ihyaya dayalı davaların tarihi arka planının araştırılması kapsamında, müessesenin Cumhuriyet devrinden önce Osmanlı Devleti'nde bilindiği ve bugünküne benzer bir biçimde uygulandığı medeni hukuk kitaplarındaki açıklamalardan çıkarılabilmektedir. Türk Hukuk Tarihi eserleri, Arazi Kanunnamesi ve Mecelle metinleri ile bunların şerhlerine bakıldığında, ilişkili kanun maddelerinin Hanefi fıkhından alınarak kodifiye edildiği anlaşılmıştır. Arazi Kanunnamesi'nden önce konuyla ilgili dağınık hükümler bazı derlemelerde yer alsa da Arazi Kanunnamesi bu müesseseyi teknik olarak ayrı bir başlık içinde hükme bağlamıştır. Mecelle ve diğer özel kanuni 479 düzenlemelerden Türkiye Cumhuriyeti döneminde kabul edilen TMK ve Kadastro Kanunu'na kadar konu hakkında birçok düzenleme çıkarılmıştır. 1858 Arazi Kanunnamesi'nden yeni TMK'ya kadar; imar ve ihyanın Osmanlı mevzuatında ve Türkiye Cumhuriyeti'nde düzenlenme şekli ve şartları, arazi ihtilaflarında Osmanlı Devleti'nde verilen kararlar ve fetvalar, Cumhuriyet döneminde Yargıtay'ca verilen kararlar, imar ve ihya yoluyla arazi iktisabına ilişkin uygulamada ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar ve yapılan değişiklikleri sebep ve sonuçlarıyla birlikte incelendiğinde; Türk Hukuk Tarihi'nde imar ve ihya müessesesinin temel hukuki normlar çerçevesinde birçok benzerlik taşıdığı anlaşılmaktadır. İmar ve ihya konusunda Cumhuriyet dönemi öncesiyle sonrası arasında bazı önemli farklılıklar da vardır. Şöyle ki; yapı inşa etme Arazi Kanunnamesi'ne göre ihya iken, bugünkü hukukumuzda sahipsiz arazilere yapı inşa etmek Yargıtay tarafından ihya olarak kabul edilmemektedir. İslam hukukunda araziye ihya yoluyla kısa sürede sahip olunabilirken, günümüzde ihya tamamlandıktan sonra yirmi yıl kesintisiz fiili tasarruf durumunda mülkiyet kazanılabilmektedir. İslam hukukunda suya ulaşan kuyu kazmak, fidan dikmek, set yapmak ihya iken günümüz hukukunda bu işlemler ihya sayılmaz.

Özet (Çeviri)

According to Islamic law, land is divided into five categories: arazi-i memluke (dirt), arazi-i miriyye (demean land), arazi-i metruke (derelict land), land-i mevkufe (entailed land), and arazi-i mevât (vapid land). Mawat land is land that is not owned or controlled by anyone, is not abandoned or allocated to people, is located far from settlements, and cannot be used for agricultural purposes. Mawat land can be subject to“tahcir”(bordering) and“ihya”(melioration).“Tahcir”refers to processes such as placing stones around the land and burning off thorns, while ihya refers to processes such as plowing, terraced land, and irrigation, which can make the land suitable for agriculture. According to Imam Abu Hanifa, ihya requires permission, while according to Imam Muhammad and Imam Abu Yusuf, it is not. Permission can be granted for use or acquisition of ownership. According to Imam Abu Yusuf, areas close to settlements are not considered mawat land, and ihya is not permitted. Imam Muhammad does not consider the distance requirement necessary. Based on verses, hadiths, the practices of the Companions, and the jurisprudence of jurists, it is concluded that the development and melioration of vapid land is recommended in the Quran and that this recommendation has natural, economic, and social basis. It is understood that the recognition of this institution is based on benefits such as increased employment and the utilization of agricultural products and that the person who carries out the melioration is hoped to earn reward from God. Within the scope of researching the historical background of revitalization-based cases heard in civil courts of first instance, it can be deduced from explanations in civil law books that the institution was known in the Ottoman Empire before the Republican era and was implemented in a manner similar to today. A review of works on Turkish Legal History, the Land Code and Mecelle texts, and their annotations reveals that relevant legal articles were codified from Hanafi jurisprudence. Although scattered provisions on the subject appeared in some compilations prior to the Land Code, the Land 481 Code technically regulated this institution under a separate heading. Numerous regulations have been enacted on the subject, from the Mecelle and other special legal regulations to the TMK and Cadastre Law adopted during the Republic of Turkey. When the form and conditions of zoning and rehabilitation in Ottoman legislation and the Republic of Turkey, from the 1858 Land Code to the TMK, are examined together with the decisions and fatwas given in the Ottoman Empire regarding land disputes, decisions given by the Supreme Court of Appeals during the Republican period, new needs that arose in the practice of land acquisition through that and changes made, along with their reasons and consequences, it is understood that melioration in Turkish Legal History bears many similarities within the framework of basic legal norms. There are some significant differences between the pre- and post-Republican eras regarding melioration. For example, while building a structure is considered“ihya”under the Land Code, in our current law, the Supreme Court of Appeals does not recognize it as“ihya”. While land can be acquired quickly through melioration in Islamic law, today, ownership can only be acquired through 20 years of uninterrupted possession after melioration. While digging a well to access water, planting saplings, and constructing a dam are considered“ihya”in Islamic law, these actions are not considered that in contemporary law.

Benzer Tezler

  1. Hukuksal açıdan orman emlaki ve orman mülkiyetinin temelleri

    Forest property and fundamentals of forest ownership from the legal point of view

    SEDAT AYANOĞLU

  2. Osmanlı'dan günümüze intikal hükümleri

    Transition provisions from the Ottoman period to the present

    RECEP BAĞBANCI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    HukukAtatürk Üniversitesi

    Özel Hukuk Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YASİN KURBAN

  3. Transformation of waqf property in the nineteenth century Ottoman Empire

    19. yy. Osmanlı İmparatorluğu'nda vakıf mülkiyetinin dönüşümü

    EDA GÜÇLÜ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2009

    TarihSabancı Üniversitesi

    Tarih Bölümü

    YRD. DOÇ. DR. HÜLYA CANBAKAL

  4. 1858 Arazi Kanunnamesi'nin Osmanlı siyasal ve toplumsal yapısı üzerindeki etkileri (1858-1876)

    The effects of the land code of 1858 on the political and sociological structure of the Ottoman Empire (1858-1876)

    MUSTAFA MACİT KENANOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Kamu YönetimiAnkara Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SİNA AKŞİN

  5. 1858 Arazi Kanunnamesi'nin Rumeli'de uygulanması açısından 1862-1866 tarihli 84 nolu Rumeli Ahkam Defterinin değerlendirilmesi

    Evaluation of 1862-1866 number 84 Rumeli Provisions Book in accordance with the application of 1858 land code in Rumeli province.

    HÜSEYİN AKBULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET KAL?A