Deneysel iskemi reperfüzyon hasarında infiltrasyon anestezisi şeklinde uygulanan bupivakain ve morfinin etkileri
The effects of bupivacaine and morphine administered as infiltration anesthesia on experimental ischemia–reperfusion injury
- Tez No: 999456
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SEVGİ KESİCİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: İskemi reperfüzyon, morfin, bupivakain, deneysel çalışma, Ischemia-reperfusion, morphine, bupivacaine, experimental study
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: İskemi-Reperfüzyon (I/R) hasarı yaşamı tehdit eden vasküler bir kriz olarak tanımlanmakta olup akut mezenterik iskemi, şok ve majör cerrahi operasyonlardan sonra ortaya çıkmaktadır. Literatürdeki çeşitli çalışmalarda I/R hasarını önlemede değişik moleküllerin etkili olduğu bildirilmekle birlikte en etkili tedavisi halen bilinmemektedir. Anestezik ön koşullandırma I/R hasarının iyileştirilmesinde umut verici bir strateji olarak kabul edilmektedir. Morfin ve bupivakainin I/R hasarında subkutan kullanımı ile ilgili literatürde az sayıda çalışma olup kombine kullanılması ile ilgili çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu çalışmanın ana amacı morfinin infiltrasyon anestezisinde bupivakain ile kullanıldığında I/R hasarını önlemede daha etkili olup olmayacağının ortaya konulmasıdır. Sekonder amacı ise bupivakain ile daha düşük dozda morfin kullanılarak I/R hasarının önlenmesinin mümkün olup olmayacağının ortaya konulmasıdır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 18.09.2024 tarih ve 04/09 karar no ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulu'ndan alınan onay ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Hayvan Deneyleri Laboratuvarı'nda yapıldı. Sıçanlar her grupta 8 adet sıçan olacak şekilde 6 eşit gruba ayrıldı. Grup'lar; Grup S (n=8): laparatomi + 3.5 saat anestezi altında bırakıldı. Grup C (n=8): Subkutan izotonik (3 mL) +İskemi reperfüzyon. Grup B (n=8): Subkutan bupivakain (2 mg/kg/3 mL) +İskemi reperfüzyon. Grup M (n=8): Subkutan morfin (0.5 mg/kg/3 mL morfin) +İskemi reperfüzyon. Grup BM (n=8): İskemi reperfüzyon+infiltrasyon anestezi (2 mg/kg/2 mL bupivakain+0.5 mg/kg/1 mL morfin). Grup BML (n=8): İskemi reperfüzyon+infiltrasyon anestezi (2 mg/kg/2 mL bupivakain+0.25 mg/kg/1 mL morfin). Biyokimyasal inceleme için yaklaşık 4-6 mL kan örnekleri intrakardiak ponksiyon ile alındı. Histopatalojik inceleme için karaciğer ve terminal ileum doku örnekleri alınarak tüm sıçanlar sakrifiye edildi. Biyokimyasal olarak kan örneklerinde total antioksidan status (TAS) ve total oksidan status (TOS) Real Assay Total Antioxidant Status Assay Kit (OSI) ile ölçüldü. Malondialdehit (MDA), iskemi modifiye albümin (IMA), kortizol ve kortikosteron düzeyleri bakıldı. Bulgular: Grup C ortalama TOS değeri, Grup BML'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek tespit edildi (Adj. p=0.005).Grup C ortalama TAS değeri, Grup BM ve Grup BML'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük tespit edildi (sırasıyla; Adj p=0.009, Adj p=0.000). Grup C ortalama OSI değeri, Grup BM ve Grup BML'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek tespit edildi (sırasıyla; Adj. p=0.033, Adj p=0.000). Grup C ortalama IMA değeri Grup BML'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek tespit edildi (Adj. p=0.007). Grup C ortalama MDA değeri Grup BML'ye göre ise istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek tespit edildi (Adj. p=0.002). Grup C ortalama kortikosteron değeri Grup BM ve Grup BML'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek tespit edildi (sırasıyla; Adj. p=0.026, Adj p=0.000). Grup C ortalama kortizol değeri Grup BM ve Grup BML'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek tespit edildi (sırasıyla; Adj. p=0.033, Adj p=0.004). Ortalama İntestinal Histopatoloji Skor (IHS) değerleri arasındaki farklılığın Grup M'den kaynaklandığı ve Grup M ortalama IHS değerinin Grup BM'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edildi (adj p=0.035). Ortalama LHS değerleri arasındaki farklılığın Grup M'den kaynaklandığı ve Grup M ortalama LHS değerinin Grup BML'ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edildi (adj p=0.017). Sonuç: Yüksek morbidite ve mortalite ile seyreden I/R hasarınının hala etkin bir tedavisi bulunmamaktadır. Bu çalışmamızda özellikle BML grubunda olmak üzere BM kombinasyonunun oksidatif stres parametreleri ve iskemi markerlarında anlamlı düzeyde iyileşmeye yol açtığı tespit edildi. Bu sonuçlar plazma kortizol ve kortikosteron seviyelerindeki anlamlı düşüş ile desteklenmektedir. Ayrıca histopatolojik olarak morfin tarafından oluşturulan doku hasarının ince barsaklarda bupivakain kombinasyonu ile karaciğerde ise düşük doz morfin+bupivakain kombinasyonu ile iyileştirilebileceği ortaya konuldu. Bu çalışma sonuçlarımız doğrultusunda düşük doz morfin+bupivakain kombinasyonunda daha belirgin olmak üzere morfin ve bupivakainin kombine kullanılmasının I/R hasarını önlemede önemli bir tedavi stratejisi olabileceği kanaatindeyiz. Ayrıca morfin dozu düşürülerek morfine bağlı ciddi yan etkilerin de azaltılabileceği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction: Ischemia-Reperfusion (I/R) injury is defined as a life-threatening vascular crisis occurring after acute mesenteric ischemia, shock, and major surgical procedures. Although various molecules have been reported to be effective in preventing I/R injury in several studies, the most effective treatment remains unknown. Anesthetic preconditioning is considered a promising strategy for ameliorating I/R injury. There are few studies in the literature regarding the subcutaneous use of morphine and bupivacaine in I/R injury, and no study has investigated their combined use. The primary aim of this study is to determine whether morphine, when used with bupivacaine in infiltration anesthesia, is more effective in preventing ischemia-reperfusion injury. The secondary aim is to explore the possibility of preventing I/R injury by using a lower dose of morphine in combination with bupivacaine. Materials and Methods: This study was conducted at the Health Sciences University Hamidiye Animal Experiments Laboratory with the approval of the Health Sciences University Hamidiye Animal Experiments Local Ethics Committee (Date: 18.09.2024, Decision No: 04/09). Rats were divided into six equal groups, with eight rats in each group. The groups were: Group S (n=8): laparotomy + maintained under anesthesia for 3.5 hours; Group C (n=8): Subcutaneous isotonic saline (3 mL) + Ischemia-reperfusion; Group B (n=8): Subcutaneous bupivacaine (2 mg/kg/3 mL) + Ischemia-reperfusion; Group M (n=8): Subcutaneous morphine (0.5 mg/kg/3 mL) + Ischemia-reperfusion; Group BM (n=8): Ischemia-reperfusion + infiltration anesthesia (2 mg/kg/2 mL bupivacaine + 0.5 mg/kg/1 mL morphine); Group BML (n=8): Ischemia-reperfusion + infiltration anesthesia (2 mg/kg/2 mL bupivacaine + 0.25 mg/kg/1 mL morphine). Blood samples of approximately 4–6 mL were collected via intracardiac puncture for biochemical analysis. Liver and terminal ileum tissue samples were obtained for histopathological examination, and all rats were sacrificed. Biochemically, total antioxidant status (TAS) and total oxidant status (TOS) in blood samples were measured using the Real Assay Total Antioxidant Status Assay Kit (OSI). Malondialdehyde (MDA), ischemia-modified albumin (IMA), and cortisol levels were also evaluated. Results: The mean TOS value of Group C was significantly higher than that of Group BML (Adj. p=0.005). The mean TAS value of Group C was significantly lower compared to Group BM and Group BML (Adj. p=0.009 and Adj. p=0.000, respectively). The mean OSI value of Group C was significantly higher than those of Group BM and Group BML (Adj. p=0.033 and Adj. p=0.000, respectively). The mean IMA value of Group C was significantly higher than that of Group BML (Adj. p=0.007). The mean MDA value of Group C was significantly higher than that of Group BML (Adj. p=0.002). The mean corticosterone level in Group C was significantly higher than in Group BM and Group BML (Adj. p=0.026 and Adj. p=0.000, respectively). Similarly, the mean cortisol level in Group C was significantly higher than in Group BM and Group BML (Adj. p=0.033 and Adj. p=0.004, respectively). The difference in mean Intestinal Histopathology Score (IHS) values was found to stem from Group M, where the IHS was significantly higher compared to Group BM (Adj. p=0.035). The difference in mean LHS values also originated from Group M, which showed significantly higher scores compared to Group BML (Adj. p=0.017). Conclusion: There is still no effective treatment for I/R injury, which is associated with high morbidity and mortality. In our study, the BM combination, particularly in the BML group, led to a significant improvement in oxidative stress parameters and ischemia markers. These results are supported by the significant decrease in plasma cortisol and corticosterone levels. Furthermore, histopathologically, it was demonstrated that morphine-induced tissue damage could be improved in the small intestines with the bupivacaine combination and in the liver with the low-dose morphine + bupivacaine combination. Based on our findings, we believe that the combined use of morphine and bupivacaine, being more prominent in the low-dose morphine + bupivacaine combination, could be an important therapeutic strategy in preventing I/R injury. Additionally, it is thought that reducing the morphine dose may mitigate serious morphine-related side effects.
Benzer Tezler
- Testiküler iskemi-reperfüzyon hasarlı rat modelinde borik asitin testis dokusu üzerine koruyucu etkisinin araştırılması
Investigation of the protective effect of boric acid on testicular tissue in a testicular ischemi-reperfusion damaged rat model
MUSTAFA TIPIRDAMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
ÜrolojiAydın Adnan Menderes ÜniversitesiÜroloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERHAN ATEŞ
- Alt ekstremitenin deneysel iskemi-reperfüzyon modelinde reperfüzyon hasarının önlenmesinde N-asetil sistein'in kullanımı
In the experimental ischemia reperfusion model of the lower extremity, the role of the N-acetylcysteine at the reducing the damage of the reperfusion
UĞUR CANGEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. A. KÜRŞAT BOZKURT
- Global beyin iskemisi ile oluşan metabolik bozukluğun akciğerde yaptığı histopatolojik değişikliklerin oksidatif stres ve apoptosis ile ilişkisi
The relation of oxidative stress and apoptosis with the effect of global brain ischemia due to metabolic disorder on the histopathologic alterations of the lung
HAYRUNNİSA YEŞİL
Yüksek Lisans
Türkçe
2008
Histoloji ve EmbriyolojiCelal Bayar ÜniversitesiHistoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. M. İBRAHİM TUĞLU
- Karaciğer iskemi reperfüzyonu sırasında oluşan oksidatif stres hasarına karşı sumak (Rhus coriaria)'ın olası koruyucu etkilerinin araştırılması
The examination of protective effects of sumac (Rhus coriaria) against damage of oxidative stres during induced experimental liver ischemia-reperfusion in rats
SEVİL ARABACI
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
BiyolojiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEDİHA CANBEK
- Renal iskemi/reperfüzyon sonucu oluşan uzak doku hasarına karşı gallik asidin olası koruyucu etkisi
The possible protective effect of gallic acid againist the distant tissue injury in consequence of renal ischemia/reperfusion
BAŞAK DURMUŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
BiyolojiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiBiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEDİHA CANBEK