Kronik Lenfositik Lösemi tanısı ile takip edilen hastaların retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective analysis of patients followed up with a diagnosis of Chronic Lymphocytic Leukemia
- Tez No: 1000200
- Danışmanlar: DOÇ. DR. EMİNE GÜLTÜRK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Hematoloji, Hematology
- Anahtar Kelimeler: del(17p), Genel sağkalım, IGHV mutasyonu, KLL (Kronik lenfositik lösemi), Progresyonsuz Sağkalım, Chronic lymphocytic leukemia, del(17p), IGHV mutation, Overall survival, Progression-free survival
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Hematoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kronik lenfositik lösemi/Küçük lenfositik lenfoma (KLL/SLL) genellikle ileri yaşlarda görülen, erkeklerde daha sık izlenen, yavaş seyirli bir hematolojik malignitedir. Hastalık klonal B lenfositlerinin progresif birikimi ile karakterizedir ve klinik seyir oldukça heterojendir; bazı hastalar yıllarca tedavisiz izlenebilirken, bir kısmında hızlı progresyon ve erken tedavi gereksinimi ortaya çıkar. KLL'nin biyolojik özellikleri genetik ve moleküler belirteçlerle şekillenmektedir. İmmünoglobulin ağır zincir değişken bölge (IGHV) mutasyon durumu, 17p delesyonu [del(17p)] / Tumor Protein p53 (TP53) mutasyonu ve del(11q) gibi sitogenetik değişiklikler hastalığın prognozu üzerinde belirleyici rol oynar. Son yıllarda hedefe yönelik tedaviler özellikle Bruton tirozin kinaz inhibitörleri (BTKi) ve B-cell lymphoma 2 inhibitörleri (BCL-2i) KLL tedavi algoritmasını büyük ölçüde değiştirmiştir. Ancak gerçek yaşam verilerinde bu ajanların etkinliği, tedavi süreleri, progresyona etkisi ve genetik alt gruplardaki performansı kanıtlansa da halen kemoimmünoterapi (KİT) kullanılmaya devam edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, KLL'nin gerçek yaşam koşullarındaki klinik seyrini değerlendirmek; tedavi gereksinimi ve hastalık progresyonunu öngören klinik ve genetik faktörleri belirlemek ve farklı tedavi rejimlerinin sağkalım sonuçları üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Ayrıca tedavi öncesi prognostik belirteçlerin genel sağkalım (Overall Survival-OS) ve progresyonsuz sağkalım (Progression-Free Survival-PFS) üzerindeki etkilerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniği'nde Ocak 2015–Nisan 2025 tarihleri arasında takip edilen toplam 369 KLL tanılı hastanın retrospektif değerlendirilmesine dayanmaktadır. Hastalara ait veriler, hasta dosyaları ve elektronik tıbbi kayıt sistemi üzerinden elde edilmiştir. On sekiz yaş altı hastalar ve tıbbi kayıtlarına yeterli erişim sağlanamayan olgular çalışma dışı bırakılmıştır. Tanı ve evreleme süreçleri, 2018 International Workshop on Chronic Lymphocytic Leukemia (iwCLL) kılavuzunda belirtilen kriterler esas alınarak değerlendirilmiştir. Takip süresi, tanı tarihinden son klinik kontrol veya ölüm tarihine kadar geçen süre olarak tanımlanmıştır. OS, PFS, tedavisiz sağkalım (Treatment-Free Survival-TFS) ve bir sonraki tedaviye kadar geçen süre (Time to Next Treatment -TTNT) analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS v27.0) kullanılarak yapılmış, p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Sürekli değişkenler uygunluğa göre ortalama±SS veya ortanca (min–maks), kategorik değişkenler sayı ve yüzde olarak özetlenmiştir. Sağkalım Kaplan–Meier yöntemiyle değerlendirilmiş ve gruplar log-rank testi ile karşılaştırılmıştır. Bağımsız prognostik faktörler, çok değişkenli Cox regresyon analizi ile belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 369 KLL tanılı hasta dahil edildi. Tanı anındaki yaş ortalaması 63,76 ± 11,25 olarak hesaplandı. Hastaların 208 (%56,37)'i erkek ve 161 (%43,63)'i kadın idi. Hastaların 148'i (%40,1) takip süresince en az bir basamak tedavi alırken, 221'i (%59,9) tedavisiz izlendi. Merkezimizde 98 (%66,22) hasta bir basamak, 37 (%25,00) hasta 2 basamak, 11 (%7,43) hasta 3 basamak ve 2 (%1,35) hasta 4 basamak tedavi aldı. Birinci basamak tedavi için hastaların %88,5'i KİT rejimleri (Bendamustin-Rituksimab, Fludarabin–Siklofosfamid–Rituksimab, Rituksimab–Siklofosfamid–Vinkristin–Prednizon, klorambusil bazlı kombinasyonlar) ile tedavi edilirken, geri kalan hastalar hedefe yönelik tedaviler almıştır. Sonuç: Çalışmamızda tanı anında yüksek Eastern Cooperative Oncology Group (ECOG) skoru, artmış lenf nodu boyutu, düşük hemoglobin ve yüksek üre düzeylerinin artmış mortalite riski ile; tanı anında yüksek ECOG skoru ve tedavi öncesi yüksek lenfosit sayısının ise artmış hastalık progresyonu ile bağımsız olarak ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ayrıca genetik risk faktörleri ve uygulanan tedavi rejimlerinin bir sonraki tedaviye kadar geçen süreyi etkileyebildiği, özellikle del(17p) gibi yüksek riskli genetik değişikliklerin daha kısa TTNT ile ilişkili olduğu ve bu hasta grubunda hedefe yönelik tedavilerin erken dönemde planlanmasının klinik açıdan önem taşıdığı sonucuna varılmıştır.
Özet (Çeviri)
Objective: Chronic lymphocytic leukemia/small lymphocytic lymphoma (CLL/SLL) is a slowly progressive hematologic malignancy that predominantly affects older individuals and is more common in men. It is characterized by the progressive accumulation of clonal B lymphocytes and exhibits a highly heterogeneous clinical course, ranging from indolent disease requiring no treatment for years to rapidly progressive disease requiring early therapy. The biological behavior of CLL is largely determined by genetic and molecular markers, including immunoglobulin heavy-chain variable region (IGHV) mutation status and cytogenetic abnormalities such as del(17p)/TP53 mutation and del(11q), which play a major role in prognosis. In recent years, targeted therapies—particularly Bruton tyrosine kinase inhibitors (BTKis) and BCL-2 inhibitors (BCL-2is) have substantially transformed the treatment landscape of CLL. However, despite the proven efficacy of these agents in real-world practice, chemoimmunotherapy (CIT) is still widely used. The aims of this study were to evaluate the real-world clinical course of CLL, to identify clinical and genetic factors predicting treatment requirement and disease progression, and to assess the impact of different treatment regimens on survival outcomes. In addition, the effects of pretreatment prognostic markers on overall survival (OS) and progression-free survival (PFS) were investigated. Materials and Methods: This retrospective study included 369 patients diagnosed with CLL and followed at the Hematology Clinic of University of Health Sciences, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Training and Research Hospital between January 2015 and April 2025. Data were obtained from patient files and the electronic medical record system. Patients younger than 18 years of age and those with insufficient medical records were excluded. Diagnosis and staging were assessed according to the 2018 iwCLL criteria. Follow-up time was defined as the interval from diagnosis to the last clinical visit or death. Overall survival (OS), progression-free survival (PFS), treatment-free survival (TFS), and time to next treatment (TTNT) were analyzed. Statistical analyses were performed using SPSS v27.0, and p values <0.05 were considered statistically significant. Continuous variables were summarized as mean±standard deviation or median (minimum–maximum), as appropriate, and categorical variables as numbers and percentages. Survival analyses were conducted using the Kaplan–Meier method and compared by the log-rank test. Independent prognostic factors were evaluated using multivariable Cox regression analysis. Results: A total of 369 patients with CLL were included in the study. The mean age at diagnosis was 63.76 ± 11.25 years; 208 patients (56.37%) were male and 161 (43.63%) were female. During follow-up, 148 patients (40.1%) received at least one line of therapy, whereas 221 patients (59.9%) were managed with observation alone. In our cohort, 98 patients (66.22%) received one line, 37 (25.00%) two lines, 11 (7.43%) three lines, and 2 (1.35%) four lines of treatment. In the first-line setting, 88.5% of patients were treated with CIT regimens (BR, FCR, R-CVP, or chlorambucil-based combinations), while the remaining patients received targeted therapies. Conclusion: In this real-world cohort, a high ECOG performance status, increased lymph node size, low hemoglobin levels, and elevated urea levels at diagnosis were independently associated with increased mortality risk, whereas high ECOG score and elevated pretreatment lymphocyte count were independently associated with increased risk of disease progression. Furthermore, genetic risk factors and treatment regimens influenced TTNT, with high-risk cytogenetic abnormalities, particularly del(17p), being associated with shorter TTNT. These findings underscore the clinical importance of early implementation of targeted therapies in high-risk patients.
Benzer Tezler
- Hedefe yönelik ajanlar ile tedavi edilen kronik lenfositik lösemi hastalarının demografik ve klinik özelliklerinin survi ve prognoz üzerine etkisinin incelenmesi: Retrospektif tek merkez deneyimi
Influence of demographic and clinical characteristics on survival and prognosis of patients with chronic lymphocytic leukemia under targeted therapy: A retrospective single center experience
NURHAN SEDA JERAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
HematolojiMarmara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ASU FERGÜN YILMAZ
- Kronik lenfositer lösemi hastalarının retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of patients with chronic lymphocytary leukemia
MIRMEHDI MEHTIYEV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İç HastalıklarıBursa Uludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RIDVAN ALİ
- Kronik lenfositik lösemi tanılı olgularda tedavi durumu ile COVID-19 enfeksiyonu sıklığı, prognozu ve mortalitesi arasındaki ilişki
Başlık çevirisi yok
FEYZA YAYLACI MERT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
HematolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OSMAN YOKUŞ
- Hematolojik malignite tanısı alan hastalarda lipid parametreleri, parathormon ve 25-OH D vitamini düzeylerinin remisyona girme ve remisyonda kalış süresine katkısının retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the contribution of lipid parameters, parathormone and 25-OH vitamin d levels to remission and duration of remission in patients diagnosed with hematological malignancy
BİLGE NUR SERİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
HematolojiAtatürk Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FUAT ERDEM
- Erişkin hastalara ait kemik iliği biyopsi materyallerinin biyopsi endikasyonları ve ön tanıları ile histopatolojik bulgularının ve histopatolojik tanılarının karşılaştırılması
Comparison of biopsy indications and preliminary diagnosis, histopathological findings and hi̇stopathological diagnoses of bone marrow biopsy materials from adult patients
BURCU BELEN AYDOĞMUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
PatolojiAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ÇİĞDEM ÖZDEMİR