Geri Dön

Diş sert doku kayıplarında ve gastroenterolojik açıdan patolojik olgularda ağız içinde helicobacter pylori varlığı ve karşılıklı ilişkilerinin değerlendirilmesi

Evaluation of the presence of helicobacter pylori in the oral cavity and its mutual relationships in cases with dental hard tissue losses and gastroenterologically pathological conditions

  1. Tez No: 1000704
  2. Yazar: TUBA ÖZEKEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YASEMİN BENDERLİ GÖKÇE
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Helicobacter pylori, Streptococcus mutans, ICDAS, diş çürüğü, tükürük, oral mikrobiyota, Helicobacter pylori, Streptococcus mutans, ICDAS, dental caries, saliva, oral microbiota
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Diş çürüğü; oral mikrobiyal biyofilm, konak faktörleri ve çevresel etmenlerin etkileşimi sonucunda gelişen multifaktöriyel bir hastalıktır. Gastrointestinal sistem patolojileriyle güçlü ilişkisi bilinen Helicobacter pylori'nin oral kavitede varlığının gösterilmesi ve özellikle ileri çürük lezyonları gibi yapısal olarak korunmuş mikroçevrelerde kolonize olabilme potansiyeli, diş çürüğünün H. pylori için olası bir rezervuar alanı olup olamayacağı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu durum, diş çürüğünün yalnızca lokal bir dental patoloji değil, aynı zamanda sistemik enfeksiyonlarla ilişkili olabileceği değerlendirilmesi gerektiğini düşündürmektedir. Bu çalışmanın amacı; gastrik H. pylori varlığı ile tükürükte H. pylori ve S. mutans düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek ve bu ilişkinin ileri çürük lezyonları (ICDAS 5) ve tükürük parametreleri ile olan etkileşimini incelemektir. Bu çalışma, çok merkezli, gözlemsel ve kesitsel bir tasarımda yürütülmüştür. Çalışmaya, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Gastroenterohepatoloji Bilim Dalı'na başvuran ve mide endoskopisi planlanan 31 erişkin hasta dahil edilmiştir. Gastrik H. pylori varlığı endoskopik biyopsi sonuçları ile değerlendirilmiş; tükürük örneklerinde H. pylori ve S. Mutans varlığı qPCR yöntemiyle analiz edilmiştir. Diş çürüğü şiddeti ICDAS ve DMFT indeksleri ile belirlenmiş; ayrıca tükürük akış hızı, tamponlama kapasitesi ve beslenme alışkanlıkları ( fast-food tüketimi, meyve-sebze tüketimi vb..) değerlendirilmiştir. Endoskopik biyopsi sonuçlarına göre katılımcıların %38,7'sinde gastrik H. pylori pozitifliği saptanırken, tükürük örneklerinde H. pylori pozitifliği %12,9 olarak bulunmuştur. Gastrik ve tükürük H. pylori varlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir uyum saptanmamıştır. Tükürük H. pylori varlığını öngörmede S. mutans, tükürük akış hızı, tamponlama kapasitesi ve DMFT parametreleri için anlamlı bir ayırt edicilik gösterilememiştir. Buna karşın, gastrik H. pylori varlığını öngörmede tükürük S. mutans düzeyleri anlamlı bir ayırt edicilik göstermiştir (AUC=0,768).İleri çürük lezyonları açısından değerlendirildiğinde, ICDAS 5 varlığı olan bireylerde tükürük S. mutans düzeyleri anlamlı olarak yüksek bulunmuş; tükürük S. mutans düzeyleri ICDAS 5 varlığını güçlü biçimde öngörmüştür (AUC=0,960). Lojistik regresyon analizlerinde, ICDAS 5 varlığı, gastrik H. pylori pozitifliği için risk faktörü olduğu saptanmıştır. Ayrıca düşük tükürük akış hızı hem gastrik H. pylori pozitifliği hem de ICDAS 5 varlığı ile ilişkili bulunmuştur. Beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı ve diş fırçalama alışkanlıkları değişkenleri, istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler göstermemesi, örneklem büyüklüğünün sınırlı olması ile ilişkilendirilmiştir. Sonuç olarak, tükürük H. pylori varlığı gastrik H. pylori enfeksiyonunun doğrudan bir göstergesi olarak değerlendirilememektedir. Buna karşın, ileri çürük lezyonları ve yüksek S. mutans düzeyleri ile gastrik H. pylori varlığı arasındaki ilişkiler, oral ekosistemin sistemik enfeksiyonlarla dolaylı ve çok faktörlü etkileşimler gösterebileceğini ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

Dental caries is a multifactorial disease that develops as a result of the interaction between the oral microbial biofilm, host factors, and environmental determinants. The demonstration of the presence of Helicobacter pylori—which is well known for its strong association with gastrointestinal pathologies—in the oral cavity, and its potential to colonize structurally protected microenvironments such as advanced carious lesions, raises the question of whether dental caries may serve as a possible reservoir for H. pylori. This perspective suggests that dental caries should be evaluated not only as a localized dental pathology but also as a condition potentially associated with systemic infections. The aim of this study was to assess the relationship between gastric H. pylori presence and salivary H. pylori and S. mutans levels, and to examine the interaction of this relationship with advanced carious lesions (ICDAS 5) and salivary parameters. This study was conducted using a multicenter, observational, cross-sectional design. A total of 31 adult patients who presented to the Department of Gastroenterology and Hepatology at Istanbul University Faculty of Medicine and were scheduled for upper gastrointestinal endoscopy were included. Gastric H. pylori status was determined based on endoscopic biopsy results, while the presence of H. pylori and S. mutans in saliva samples was analyzed using quantitative polymerase chain reaction (qPCR). The severity of dental caries was assessed using the ICDAS and DMFT indices. In addition, salivary flow rate, buffering capacity, and dietary habits (e.g., fast-food consumption, fruit and vegetable intake) were evaluated. According to the endoscopic biopsy results, gastric H. pylori positivity was detected in 38.7% of the participants, whereas salivary H. pylori positivity was found in 12.9% of the saliva samples. No statistically significant concordance was observed between gastric and salivary H. pylori presence. S. mutans levels, salivary flow rate, buffering capacity, and DMFT parameters did not demonstrate significant discriminative ability in predicting salivary H. pylori presence. In contrast, salivary S. mutans levels showed significant discriminative performance in predicting gastric H. pylori presence (AUC = 0.768). With respect to advanced carious lesions, individuals with ICDAS 5 exhibited significantly higher salivary S. mutans levels, and salivary S. mutans strongly predicted the presence of ICDAS 5 lesions (AUC = 0.960). Logistic regression analyses identified ICDAS 5 presence as a risk factor for gastric H. pylori positivity. Furthermore, low salivary flow rate was associated with both gastric H. pylori positivity and ICDAS 5 presence. The lack of statistically significant associations for dietary habits, smoking, and toothbrushing variables was attributed to the limited sample size. In conclusion, the presence of H. pylori in saliva cannot be considered a direct indicator of gastric H. pylori infection. However, the observed associations between advanced carious lesions, elevated S. mutans levels, and gastric H. pylori presence suggest that the oral ecosystem may exhibit indirect and multifactorial interactions with systemic infections.

Benzer Tezler

  1. Anterior çapraşıklık tedavisinde kullanılan segmental kortikotomi, interdental kortikotomi ve konvansiyonel ortodontik tedavi yapılan bireylerde yumuşak doku değişikliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of soft tissue changes on individuals who applied segmental corticotomy, interdental corticotomy and conventional orthodontic treatment for the treatment of anterior crowding

    BEYZA NUR ORDU

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Diş HekimliğiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ELÇİN ESENLİK

  2. Antibakteriyel kaplama yapılmış titanyum diş implant dayanağının in vitro değerlendirilmesi

    In vitro evaluation of antibacterial coated titanium dental implantabutments

    SEDA GÜLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Biyolojiİstanbul Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NAZMİYE ÖZLEM ŞANLI

  3. Generation of zinc and copper incorporated oxide layers on titanium based biomaterials

    Titanyum esaslı biyolojik malzemelerde çinko ve bakır katkılandırılmış oksit tabakaların oluşturulması

    MERVE KÜBRA SAYGI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2016

    Metalurji Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN ÇİMENOĞLU

  4. Ortopedik biyomedikal uygulamalarda kullanılmak üzere biyoseramik takviyeli PLA/kolajen temelli kompozitlerin üretimi ve karakterizasyonu

    Fabrication and characterization of bioceramic reinforced PLA/collagen-based composites for use in orthopedic biomedical applications

    AYŞEGÜL UZUNER DEMİR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Polimer Bilim ve TeknolojisiKocaeli Üniversitesi

    Polimer Bilim ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET KODAL

  5. Türk subpopülasyonunda maksiller estetik bölgenin immediat implant yerleştirilmesine yönelik kapsamlı analizi: Konik ışnlı bilgisayarlı tomografi çalışması

    Comprehensive analysis of the maxillary esthetic zone for immediate implant placement in a turkish subpopulation: A cone-beam computed tomography study

    BERFİN CANPOLAT

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Diş HekimliğiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Periodontoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAİF ALAN