Geri Dön

Preoperatif dönemde bilgisayarlı tomografi ile saptanan kollateral damar varlığının böbrek tümörlerindeki prognostik önemi: Cerrahi, patolojik ve radyolojik parametreler ile olan ilişkisi

Prognostic significance of collateral vessels detected by preoperative computed tomography in renal tumors: Their association with surgical, pathological, and radiological parameters

  1. Tez No: 1000962
  2. Yazar: MELİH ŞENKOL
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ VELİ MERT YAZAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, operasyon öncesi dönemde bilgisayarlı tomografi (BT) görüntülerinde saptanan kollateral damar varlığının, böbrek tümörlü hastalarda cerrahi, patolojik ve radyolojik parametrelerle ilişkisini değerlendirmektir. Bu kapsamda, kollateral damarların cerrahi planlama sürecine katkısı ile patolojik değerlendirme ve hastalığın prognozunun öngörülmesinde yol gösterici bir rol oynayıp oynamadığı araştırılmaktadır. Gereç ve Yöntem: Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Üroloji Kliniği'nde malign böbrek tümörü nedeniyle nefrektomi yapılan ve operasyon öncesi kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri mevcut olan 128 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Dahil edilme kriterleri arasında 18–90 yaş aralığında olmak, uygun çözünürlükte BT verisine sahip olmak ve histopatolojik tanının renal hücreli karsinom ile uyumlu olması yer alırken; aynı böbreğe yönelik cerrahi öyküsü, vasküler hastalık öyküsü veya yetersiz görüntü kalitesi bulunan olgular dışlanmıştır. Tüm hastalara ait kontrastlı BT verileri, deneyimli bir radyolog tarafından değerlendirilerek kollateral damar varlığı sistematik olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 128 hastanın 62'sinde (%48,4) kollateral damar varlığı saptanmıştır. Kollateral damar pozitif grupta hastalar daha ileri yaşta, daha semptomatik (hematüri, yan ağrısı), daha büyük ve kompleks tümörlere sahipti. Bu grupta total nefrektomi oranı (%83,9), açık cerrahi oranı (%53,2), postoperatif hemoglobin kaybı ve komplikasyon sıklığı anlamlı düzeyde yüksekti (p<0,001). Ayrıca, kollateral damar pozitif olgularda düzensiz kenarlı, daha geniş çaplı, yüksek MAP, RENAL ve PADUA skorlarına sahip, ileri evre (T3–T4) ve yüksek dereceli (Fuhrman 3–4) tümörler baskındı. Histopatolojik olarak lenfovasküler ve perinöral invazyon, nekroz ve yüksek SSIGN/UISS skorları ile anlamlı ilişki saptandı. Sonuç: Renal hücreli karsinomlu hastalarda preoperatif BT'de saptanan kollateral damar varlığının cerrahi, patolojik ve radyolojik parametrelerle anlamlı ilişkili olduğu gösterilmiştir. Kollateral damar pozitif olgularda ileri evre ve yüksek dereceli tümörler, daha kompleks cerrahi süreçlere bağlı artmış komplikasyon oranları ve tümörün biyolojik agresifliği daha sık izlenmiştir. Sonuç olarak, kollateral damarların değerlendirilmesi cerrahi planlama ve prognoz öngörüsünde değerli bir görüntüleme temelli biyobelirteç olarak kullanılabilir; multidisipliner hasta yönetiminde rutin raporlama ve karar süreçlerine entegre edilmesi, bireyselleştirilmiş tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study is to evaluate the relationship between the presence of collateral vessels detected on preoperative computed tomography (CT) images and surgical, pathological, and radiological parameters in patients with renal tumors. In this context, it is investigated whether collateral vessels play a guiding role in contributing to surgical planning, pathological assessment, and predicting the prognosis of the disease. Materials and Methods: A total of 128 patients who underwent nephrectomy due to malignant renal tumors at the Urology Clinic of Afyonkarahisar University of Health Sciences and had available preoperative contrast-enhanced computed tomography (CT) images were included in the study. The inclusion criteria were being between 18 and 90 years of age, having CT data with adequate resolution, and a histopathological diagnosis consistent with renal cell carcinoma; whereas patients with a history of surgery on the same kidney, a history of vascular disease, or inadequate image quality were excluded. Contrast-enhanced CT data of all patients were systematically evaluated by an experienced radiologist to assess the presence of collateral vessels. Results: Collateral vessels were detected in 62 (48.4%) of the 128 patients included in the study. Patients in the collateral vessel-positive group were older, more symptomatic (hematuria, flank pain), and had larger and more complex tumors. In this group, the rates of total nephrectomy (83.9%) and open surgery (53.2%), as well as postoperative hemoglobin loss and complication frequency, were significantly higher (p<0.001). Moreover, tumors in the collateral vessel-positive group were predominantly irregular in margins, larger in diameter, associated with higher MAP, RENAL, and PADUA scores, and presented with advanced stages (T3–T4) and higher grades (Fuhrman 3–4). Histopathologically, a significant association was observed with lymphovascular and perineural invasion, necrosis, and higher SSIGN/UISS scores. Conclusion: In patients with renal cell carcinoma, the presence of collateral vessels detected on preoperative CT was shown to be significantly associated with surgical, pathological, and radiological parameters. In collateral vessel-positive cases, advanced-stage and high-grade tumors, higher complication rates due to more complex surgical procedures, and greater biological aggressiveness of the tumor were observed more frequently. In conclusion, the evaluation of collateral vessels may serve as a valuable imaging-based biomarker for surgical planning and prognostic prediction; their integration into routine reporting and decision-making processes in multidisciplinary patient management may contribute to the development of individualized treatment strategies.

Benzer Tezler

  1. Üst karın bölgesi arterlerindeki varyasyon sıklığının arteriel faz çok kesitli bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi

    To evaluate the frequency and variations of upper abdominal area arteries through multi-slice computed tomography

    KADİR İLGAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Radyoloji ve Nükleer TıpAfyon Kocatepe Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPAY HAKTANIR

  2. Köpeklerde juvenil pubic symphisiodesis (JPS) operasyonundan sonra kalça ekleminde meydana gelen değişikliklerin bilgisayarlı tomografi ile incelenmesi.

    Computed tomographic evaluation of changes of the hip joint following juvenil pubic symphisiodesis (JPS) in dogs

    MUHAMMED FATİH YAZICI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Veteriner HekimliğiAdnan Menderes Üniversitesi

    Veterinerlik Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT SARIERLER

  3. Sinonazal bölge anatomik varyasyonlarının BT ile değerlendirilmesi

    Sinonasal anatomical variations evaluation with BT

    UFUK DAŞAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Radyoloji ve Nükleer TıpGaziosmanpaşa Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERKAN GÖKÇE

  4. Over kanserinde bilgisayarlı tomografinin (BT) lenf nodu tutulumunu predikte etme oranı

    The rate of predicting lymph node involvement by computed tomography (CT) in ovarian cancer

    FURKAN AKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CANER ÇAKIR