Geri Dön

İnterstisyel akciğer hastalığında pulmoner hipertansiyon görülme sıklığı

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1001400
  2. Yazar: İREM ARAS
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ZEYNEP PINAR ÖNEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: İnterstisyel akciğer hastalıkları, pulmoner hipertansiyon, ekokardiyografi, pulmoner arter basıncı, Interstitial lung diseases, pulmonary hypertension, pulmonary artery pressure, echocardiography
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İnterstisyel akciğer hastalıkları (İAH), ilerleyici fibrozis ile seyreden ve pulmoner hipertansiyon (PH) gelişimi açısından yüksek risk taşıyan heterojen bir hastalık grubudur. Pulmoner hipertansiyon varlığı artmış mortalite ve kötü klinik seyir ile ilişkilidir. Bu çalışmada üçüncü basamak bir merkezde izlenen İAH hastalarında PH görülme sıklığının belirlenmesi ve PH ile ilişkili klinik, fonksiyonel, laboratuvar ve ekokardiyografik parametrelerin iki farklı sistolik pulmoner arter basıncı (sPAB) cut-off değeri kullanılarak karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Mayıs 2019–Mayıs 2024 tarihleri arasında izlenen 237 erişkin İAH hastası retrospektif ve kesitsel olarak değerlendirildi. Chemla formülünden yola çıkılarak pulmoner hipertansiyon varlığı ekokardiyografide sPAB ≥35 mmHg olarak tanımlandı. Ayrıca sPAB ≥50 mmHg cut-off değeri üzerinden de alt grup analizleri yapılarak parametreler iki ayrı eşik değere göre karşılaştırıldı. Demografik veriler, komorbidite yükü, mMRC ve NYHA–WHO fonksiyonel sınıfları, semptom profili, solunum fonksiyon testleri, arter kan gazı, biyokimyasal parametreler, yüksek rezolüsyonlu toraks bilgisayarlı tomografi (YRBT), ekokardiyografi bulguları analiz edildi. Bulgular: Hastaların %45,6'sında sPAB ≥35 mmHg, %19,4'ünde ise sPAB ≥50 mmHg saptandı. İnterstisyel akciğer hastalığı alt grupları karşılaştırıldığında hem sPAB ≥35 mmHg hem de sPAB ≥50 mmHg oranlarının en yüksek idiyopatik interstisyel pnömoni grubunda olduğu görüldü. Sistolik PAB ≥35 mmHg olan hastalarda komorbidite yükü, mMRC dispne skoru ve NYHA–WHO fonksiyonel sınıfı daha yüksek; ortopne, bendopne, paroksismal noktürnal dispne, efor dispnesi, juguler venöz dolgunluk ve uzun süreli oksijen tedavisi kullanımı daha sık bulundu (p<0,05). Laboratuvar incelemelerinde NT-proBNP ve troponin-T düzeyleri belirgin yüksek; üre, BUN ve direkt bilirubin düzeyleri artmış; buna karşılık tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR), parsiyel arteriyel oksijen basıncı (PaO₂) ve hemoglobin düzeyleri anlamlı derecede düşük saptandı (p<0,05). Solunum fonksiyon testlerinde PH grubunda FVC%, DLCO% ve DLCO/VA değerleri daha düşük, FVC/DLCO oranı ise anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p<0,001). Daha yüksek sPAB eşik değerinde (50 mmHg) bu farkların belirginleştiği görüldü. Ekokardiyografide triküspid annüler düzlem sistolik ekskürsiyonu (TAPSE) değerlerinde azalma; sağ ve sol atriyum çaplarında artış; triküspit regürjitasyon hızında (TRV) yükselme; vena cava inferior (VCI) dilatasyonu ve inspiratuar kollapsabilitenin azalması ile perikardiyal efüzyon varlığının daha sık olduğu saptandı (p<0,05). Toraks BT'de pulmoner arter çap artışı PH ile anlamlı ilişki gösterdi. Ayrıca sPAB ≥35 mmHg olan hastalarda hastalığa yönelik tedavilerin yanı sıra diüretik, SGLT-2 inhibitörü, antikoagülan ve antifibrotik tedavi kullanımı daha yüksek bulundu. Sistolik PAB ≥50 mmHg eşik değerinde ise özellikle diüretik ve SGLT-2 inhibitörü kullanımı belirgin şekilde artmıştı (p<0,05). Sonuç: Pulmoner hipertansiyon interstisyel akciğer hastalarında sık görülen bir komplikasyon olup artan sPAB düzeyleri ile birlikte klinik semptomlar, fonksiyonel kapasite, difüzyon kapasitesi ve kardiyak parametrelerde belirgin bozulma izlenmektedir. Özellikle DLCO azalması, NT-proBNP artışı ve sağ kalp disfonksiyonuna ait ekokardiyografik bulgular PH açısından güçlü göstergeler olarak öne çıkmaktadır. Daha yüksek sPAB eşik değerlerinin kullanılması bazı hastaların tanısal sınır dışında kalmasına yol açabileceğinden, İAH hastalarında erken tanı ve riskli olguların belirlenmesi için klinik, fonksiyonel ve ekokardiyografik verilerin birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: Interstitial lung diseases (ILDs) represent a heterogeneous group of disorders characterized by progressive fibrosis and a high risk of developing pulmonary hypertension (PH). The presence of PH is associated with increased mortality and worse clinical outcomes in patients with ILD. This study aimed to determine the prevalence of PH in patients with ILD followed in a tertiary referral center and to compare clinical, functional, laboratory, and echocardiographic parameters associated with PH using two different systolic pulmonary artery pressure (sPAP) cut-off values. Materials and Methods: This retrospective cross-sectional study included 237 adult patients with confirmed ILD who were followed between May 2019 and May 2024. Pulmonary hypertension was defined as sPAP ≥35 mmHg measured by transthoracic echocardiography. Additional subgroup analyses were performed using a higher cut-off value of sPAP ≥50 mmHg to evaluate the effect of PH severity. Demographic characteristics, comorbidities, dyspnea scores (mMRC and NYHA–WHO functional class), symptom profile, pulmonary function tests, arterial blood gas analysis, laboratory findings, high-resolution computed tomography (HRCT), and echocardiographic parameters were analyzed. Results: sPAP ≥35 mmHg was detected in 45.6% of patients, while 19.4% had sPAP ≥50 mmHg. Among ILD subtypes, both sPAP ≥35 mmHg and ≥50 mmHg were most frequently observed in the idiopathic interstitial pneumonia (IIP) group. Patients with sPAP ≥35 mmHg had a significantly higher comorbidity burden, worse mMRC dyspnea scores and NYHA–WHO functional class, and more frequent orthopnea, bendopnea, paroxysmal nocturnal dyspnea, exertional dyspnea, jugular venous distension, and long-term oxygen therapy use (p<0.05). Laboratory analysis revealed significantly elevated NT-proBNP and troponin-T levels, increased urea, BUN, and direct bilirubin levels, and lower estimated GFR, PaO₂, and hemoglobin levels in the PH group (p<0.05). Pulmonary function tests demonstrated significantly lower FVC%, DLCO%, and DLCO/VA values, together with a significantly higher FVC/DLCO ratio in patients with PH (p<0.001). These differences became more pronounced when the higher sPAP threshold (≥50 mmHg) was applied. Echocardiographic evaluation showed reduced TAPSE, enlarged right and left atrial diameters, increased tricuspid regurgitation velocity, dilated inferior vena cava with reduced inspiratory collapse, and more frequent pericardial effusion (p<0.05). Increased pulmonary artery diameter on thoracic CT was also significantly associated with PH. In addition, patients with sPAP ≥35 mmHg more frequently received disease-specific therapy as well as diuretics, SGLT-2 inhibitors, anticoagulants, and antifibrotic agents. At the ≥50 mmHg threshold, the use of diuretics and SGLT-2 inhibitors was significantly higher compared with lower sPAP groups (p<0.05). Conclusion: Pulmonary hypertension is a common complication in patients with ILD and is associated with worsening clinical symptoms, impaired functional capacity, reduced diffusion capacity, and significant cardiac alterations as sPAP increases. Marked DLCO reduction, elevated NT-proBNP levels, and echocardiographic evidence of right heart dysfunction appear to be strong indicators of PH. Since using higher sPAP cut-off values may lead to underrecognition of a substantial proportion of patients, early and comprehensive evaluation integrating clinical, functional, and echocardiographic findings is essential for timely diagnosis and risk stratification in ILD patients.

Benzer Tezler

  1. Anti-RNP pozitif otoimmün bağ dokusu hastalığı olan hastaların klinik seyirleri ve miks bağ dokusu hastalığının özelliklerinin belirlenmesi

    Clinical course of patients with Anti-RNP positive autoimmune connective tissue disease and characterization of features of mixed connective tissue disease

    AYSEL ORUJOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Romatolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT İNANÇ

  2. Erken KOAH olgularında spirometrik verilerin yıllık takibi ve klinik bulgular ile karşılaştırılması

    Annual follow-up of spirometric data and comparison with clinical findings in early COPD cases

    UMUT DİLEGELEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVGİ BEHİYE SARYAL

  3. Sistemik skleroz hastalarında interstisyel akciğer hastalığında klinik özellikler, ilerleyici seyirli pulmoner fibrozis sıklığı ve ilişkili risk faktörlerinin araştırılması

    Investigation of clinical characteristics, frequency of progressive pulmonary fibrosis, and associated risk factors with interstitial lung disease in systemic sclerosis

    BURAK GÜLTEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. YASEMİN YALÇINKAYA

  4. SARS-CoV-2 enfeksiyonu sonrası görülen postakut pulmoner komplikasyonlar

    Postacute pulmonary complications after SARS-CoV-2 infection

    DİDAR TEKELİ YAZICI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET BAHADIR BERKTAŞ

  5. COVID-19 ile ilişkili interstisyel akciğer hastalığında prognostik faktörler

    Prognostic factors in interstitial LUNG disease related with COVID-19

    İLKİM SEMA COŞKUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERAP AKÇALI DURU