Non-invaziv prenatal tarama testleri sonucu fetal kromozomal anomali riski yüksek ve düşük çıkan gebelerin serum thiol/disülfid homeostazis parametreleri, iskemi modifiye albumin ve 8-hidroksi-2'-deoksiguanozin (8-OH-DG) düzeyleri ölçüm sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of serum thiol/disulfide homeostasis parameters, ischemia-modified albumin and 8-hydroxy-2′-deoxyguanosine (8-OH-DG) levels in pregnant women with high and low fetal chromosomal anomaly risk according to non-invasive prenatal screening test results
- Tez No: 1001754
- Danışmanlar: DOÇ. DR. IŞIL ÇAKIR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Non-invaziv prenatal ikili tarama testi, thiol/disülfid homeostazisi, iskemi modifiye albümin, 8-hidroksi-2'-deoksiguanozin, oksidatif stres, biyokimyasal kromozomal anomali riski, Non-invasive prenatal double screening test, thiol/disulfide homeostasis, ischemia-modified albumin, 8-hydroxy-2'-deoxyguanosine, oxidative stress, biochemical chromosomal anomaly risk
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Kayseri Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, non-invaziv prenatal tarama testleri sonucunda fetal kromozomal anomali riski yüksek ve düşük olarak raporlanan gebelerde, serum thiol/disülfid homeostazisi, iskemi modifiye albümin (IMA) ve 8-hidroksi-2'-deoksiguanozin (8-OH-DG) düzeylerini değerlendirmek ve bu parametrelerin ikili tarama testi parametreleri ile korelasyonunu araştırmaktır. Böylece oksidatif stres biyobelirteçlerinin, prenatal tarama testi parametreleriyle ilişkisi ve bu parametrelere sağlayabileceği olası katkı değerlendirilecektir. Gereç ve Yöntem: Kayseri Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne başvuran, ikili tarama testi yapılmış gebeler çalışmaya dahil edildi. Yüksek riskli katılımcı grubu, tarama testi sonucu Down sendromu riski yüksek bulunan 70 gebeden, düşük riskli katılımcı grubu ise düşük riskli 70 gebeden oluşturuldu. Çalışma vaka-kontrol çalışması olarak planlandı. Thiol/Disülfid Homeostazisi, Erel & Neşelioğlu'nun otomatik spektrofotometrik yöntemiyle; IMA, albumin kobalt bağlama testi ile; 8-OH-DG ise ELISA yöntemi kullanılarak ölçüldü. Katılımcıların rutin biyokimya ve hemogram sonuçları incelendi. İstatistiksel analizlerde Welch t-testi, Mann-Whitney U testi, Spearman korelasyon analizi ve ROC analizi kullanıldı. p<0.05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen yüksek riskli ve düşük riskli gruplar arasında yaş, vücut ağırlığı ve temel klinik özellikler açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Oksidatif stres belirteçlerinin değerlendirilmesinde, fetal kromozomal anomali riski yüksek olan gebelerde serum iskemi modifiye albümin (IMA) düzeylerinin düşük riskli gruba kıyasla anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p<0.001). Thiol/disülfid homeostazisi parametreleri incelendiğinde, yüksek riskli grupta native thiol ve total thiol düzeylerinin anlamlı derecede düşük olduğu (sırasıyla p<0.001 ve p<0.001), disülfid düzeylerinin ise anlamlı olarak yüksek olduğu saptandı (p<0.001). Buna paralel olarak, disülfid/native thiol ve disülfid/total thiol oranlarının xv yüksek riskli grupta anlamlı şekilde arttığı, native thiol/total thiol oranının ise azaldığı gözlendi. Oksidatif DNA hasarını yansıtan 8-hidroksi-2'-deoksiguanozin (8-OH-DG) düzeyleri, yüksek riskli gebelerde düşük riskli gruba göre anlamlı derecede yüksek bulundu. Korelasyon analizlerinde oksidatif stres belirteçleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptandı. ROC analizinde özellikle IMA ve 8-OH-DG parametrelerinin fetal kromozomal anomali riskini ayırt etmede anlamlı ayırt edici performans gösterdiği belirlendi. Sonuç: Bu çalışmada, non-invaziv prenatal tarama testleri sonucunda fetal kromozomal anomali riski yüksek olarak sınıflandırılan gebelerde oksidatif stresin belirgin şekilde arttığı gösterilmiştir. Yüksek riskli grupta artmış IMA, disülfid ve 8-OH-DG düzeyleri ile birlikte azalmış native ve total thiol düzeyleri, thiol/disülfid dengesinin oksidatif yönde kaydığını ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, oksidatif stresin ikili tarama testinde biyokimyasal risk artışı ile ilişkili olabileceğini ve bu biyokimyasal değişikliklerin maternal dolaşıma yansıdığını düşündürmektedir. Thiol/disülfid homeostazisi, IMA ve 8-OH-DG'nin birlikte değerlendirilmesinin, non-invaziv prenatal tarama testlerine biyokimyasal açıdan tamamlayıcı katkı sağlayabileceği ve yüksek riskli gebeliklerin daha bütüncül biçimde değerlendirilmesine yardımcı olabileceği sonucuna varılmıştır.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this study was to evaluate serum thiol/disulfide homeostasis, ischemia-modified albumin (IMA), and 8-hydroxy-2'-deoxyguanosine (8-OH-DG) levels in pregnant women classified as high- and low-risk for fetal chromosomal anomalies according to non-invasive prenatal screening test results, and to investigate the correlation of these parameters with double screening test markers. Thus, the relationship between oxidative stress biomarkers and prenatal screening parameters, as well as their potential complementary contribution, was assessed. Materials and Methods: Pregnant women who underwent double screening tests at the Obstetrics and Gynecology Outpatient Clinic of Kayseri City Hospital were included in the study. The high-risk group consisted of 70 pregnant women with a high risk of Down syndrome based on screening results, while the low-risk group included 70 pregnant women with low risk results. The study was designed as a case-control study. Thiol/disulfide homeostasis was measured using the automated spectrophotometric method described by Erel and Neşelioğlu; IMA was measured by the albumin cobalt binding test; and 8-OH-dG levels were determined using the ELISA method. Routine biochemical and complete blood count parameters were also recorded. Statistical analyses were performed using Welch's t-test, Mann–Whitney U test, Spearman correlation analysis, and ROC analysis. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: No statistically significant differences were observed between the high- and low-risk groups in terms of age, body weight, or baseline clinical characteristics. Among oxidative stress markers, serum IMA levels were significantly higher in the high-risk group compared to the low-risk group (p<0.001). Evaluation of thiol/disulfide homeostasis revealed that native thiol and total thiol levels were xvii significantly lower (both p<0.001), whereas disulfide levels were significantly higher in the high-risk group (p<0.001). Accordingly, disulfide/native thiol and disulfide/total thiol ratios were significantly increased, while the native thiol/total thiol ratio was decreased in the high-risk group. Serum 8-OH-DG levels, reflecting oxidative DNA damage, were also significantly higher in high-risk pregnancies. Correlation analyses demonstrated statistically significant associations among oxidative stress parameters. ROC analysis indicated that IMA and 8-OH-dG showed significant discriminative ability in distinguishing high-risk pregnancies. Conclusion: In this study, oxidative stress was markedly increased in pregnant women classified as high risk for fetal chromosomal anomalies based on non-invasive prenatal screening results. Increased IMA, disulfide, and 8-OH-DG levels, together with decreased native and total thiol levels in the high-risk group, indicate a shift of thiol/disulfide balance toward oxidative status. These findings suggest that oxidative stress may be associated with increased biochemical risk detected in the double screening test and that these biochemical alterations are reflected in maternal circulation. The combined evaluation of thiol/disulfide homeostasis, IMA, and 8-OH-DG may provide complementary biochemical information to non-invasive prenatal screening tests and contribute to a more comprehensive assessment of high-risk pregnancies.
Benzer Tezler
- Fetal patolojilerde biyokimyasal tarama sonuçlarının yeni nesil dizileme ile elde edilen non-invaziv prenatal test sonuçları ile karşılaştırılması
Comparison of results biochemical screening in fetal pathologies and new generation sequencing based non-invasive prenatal test
VAFA MUSLUMOVA
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
GenetikErciyes ÜniversitesiTıbbi Genetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUNİS DÜNDAR
- Amniyosentez uygulanan 615 olgu sonuçlarının değerlendirilmesi
To evaluate the amniocentesis results of 615 patients
ZELAL COŞKUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET YALINKAYA
- Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'na başvuran gebelerde yapılan birinci ve ikinci trimester tarama testleri sonuçları ve hastaların takipleri
Results of first and second trimester screening tests performed on pregnant women applying to the Department of Obstetrics and Gynecology at Gazi University and follow-up of the patients
ÇAĞAN EMRE ŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TUNCAY NAS
- Non-invaziv prenatal tanı testi uygulanmış ve sonucu belirsiz olarak rapor edilmiş gebelerde epidemiyolojik özellikler
Possible epidemiological features in pregnancies for which non-invasive prenatal diagnosis tests yielded inonclusive results
HAMDİYE KASAPOĞLU SAYIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ÖZEREN
- Prenatal dörtlü tarama testinde down sendromu riski eşik değerin üstünde çıkan gebelerin serumlarında oksidan/antioksidan durumun araştırılması
Investigation of oxidant/antioxidant status in sera from pregnant at high risk of carrying a down syndrome?affected fetus according to prenatal quadruple test
OĞUZ HAN EDEBAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
BiyokimyaAnkara ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDİNÇ DEVRİM