Geri Dön

Tiroidektomi olgularında İİAB ve ultrasonografi bulgularının histopatoloji ile uyumuretrospektif klinik çalışma

Consistence between fine natural ablution (FNAB) and ultrasonography findings and histopathology in thyroidectomy casesa retrospective clinical study

  1. Tez No: 1002886
  2. Yazar: KEREM BERAT KILAVUZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜSAMETTİN YAŞAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: Tiroid nodülü, Bethesda sınıflaması, ultrasonografi, ince iğne aspirasyon biyopsisi, malignite, Thyroid nodule, Bethesda classification, ultrasonography, fine-needle aspiration biopsy, malignancy
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada tiroidektomi uygulanan hastalarda ince iğne aspirasyon sitolojisi (Bethesda sınıflaması) ve ultrasonografi bulgularının nihai histopatoloji ile uyumu değerlendirilmiş, ayrıca maligniteyi öngören bağımsız faktörler ve yanlış negatif ince iğne aspirasyon biyopsisi sonuçları analiz edilmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 01 Ocak 2018 ile 03 Eylül 2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği tarafından tiroidektomi operasyonu gerçekleştirilen toplam 2200 hasta değerlendirilmiş, çalışma uygunluk kriterlerini sağlayan 390 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, ultrasonografik bulguları, Bethesda sınıflaması ve nihai histopatolojik sonuçları retrospektif olarak incelenmiştir. Maligniteyi öngören faktörler çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiş, nodül boyutunun tanısal performansı ROC analizi ile incelenmiştir. Bulgular: Çalışmada Bethesda kategorisi arttıkça malignite oranlarının anlamlı şekilde yükseldiği saptanmıştır. Çok değişkenli analizde ultrasonografik bulgulardan mikrokalsifikasyon ve düzensiz sınır varlığı malignitenin bağımsız prediktörleri olarak belirlenmiştir. Nodül boyutu bağımsız bir prediktör olarak bulunmamıştır. Bununla birlikte ROC analizinde nodül boyutunun yaklaşık 30–35 mm aralığında en dengeli duyarlılık ve özgüllük değerlerini sağladığı görülmüştür. Bethesda III nodüllerde yapılan alt grup analizinde yaklaşık 34–35 mm cut-off değerinin sınırlı ancak anlamlı katkı sağladığı görülmüştür. İİAB yanlış negatiflik oranı %13,8 olarak saptanmıştır. Sonuç: Tiroid nodüllerinin değerlendirilmesinde Bethesda sınıflaması ve ultrasonografik bulguların birlikte kullanılması önemlidir. Nodül boyutu tek başına belirleyici olmamakla birlikte belirli eşik değerlerde klinik karar sürecine katkı sağlayabilir. Ayrıca benign sitolojiye rağmen yanlış negatiflik olasılığı göz önünde bulundurularak klinik ve ultrasonografik bulgular ile birlikte multidisipliner değerlendirme yapılmalıdır.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to evaluate the concordance between fine-needle aspiration biopsy, the Bethesda classification and ultrasonographic findings with final histopathology in patients undergoing thyroidectomy, and to analyze independent predictors of malignancy as well as false-negative results. Materials and Methods: A total of 2,200 patients who underwent thyroidectomy at the Otorhinolaryngology Department of Saglik Bilimleri University Haseki Training and Research Hospital between 1 January 2018 and 3 September 2025 were initially assessed, and 390 patients who met the study eligibility criteria were included. Demographic data, ultrasonographic findings, Bethesda classifications, and final histopathological results were retrospectively reviewed. Factors predicting malignancy were evaluated using multivariate logistic regression analysis, and the diagnostic performance of nodule size was assessed by ROC analysis. Results: A significant increase in malignancy rates was observed with increasing Bethesda categories. Microcalcification and irregular margins were identified as independent predictors of malignancy in multivariate analysis. Nodule size was not identified as an independent predictor. However, ROC analysis demonstrated that nodule size provided the most balanced sensitivity and specificity at approximately 30–35 mm. In the subgroup analysis of Bethesda III nodules, a cut-off value of approximately 34–35 mm provided a limited but meaningful contribution in predicting malignancy. The false-negative rate of fine-needle aspiration biopsy was found to be 13.8%. Conclusion: The combined use of Bethesda classification and ultrasonographic findings is important in the evaluation of thyroid nodules. Although nodule size is not an independent predictor, it may contribute to clinical decision-making at certain thresholds. In addition, due to the possibility of false-negative results despite benign cytology, a multidisciplinary evaluation integrating clinical and ultrasonographic findings is essential. These findings may contribute to improving clinical decision-making, particularly in indeterminate thyroid nodules.

Benzer Tezler

  1. İnce iğne aspirasyon biyopsi sonuçları malignite yönünden şüpheli olan tiroid nodüllü olgularda preoperatif değerlendirmede F-18 FDG PET/PT `nin rolü

    The role of F-18 FDG PET/CTın the preoperative evaluation of thyroid nodules with ınconclusive fine needle aspiration biopsy results

    YASEMİN AKTAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer TıpÇukurova Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLGÜN BÜYÜKDERELİ

  2. Tiroid nodüllerinde dinamik kontrastlı MRG'nin, RDUS ve ince iğne aspirasyon biyopsisi ile karşılaştırıldığında malignite tanısına katkısının değerlendirilmesi

    Comparison of dynamic MRI with doppler US and FNAB in the diagnosis of thyroid carcinoma

    EMRAH AKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bakanlığı

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEZAHAT ERDOĞAN

  3. Paratiroid cerrahisi ile eşzamanlı uygulanan tiroidektomi vakalarında tiroid kanseri görülme sıklığı ve öngörücü faktörler

    Incidence of thyroid cancer and predictive factors in cases of thyroidectomy performed simultaneously with parathyroid surgery

    ALİ ELÇİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Genel CerrahiPamukkale Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AKIN ÖZDEN

  4. Tiroidektomi yapılan graves hastalarında tiroid kanser görülme sıklığı ve kanser riskiyle ilişkili parametrelerin değerlendirilmesi

    Evaluation of the frequency of thyroid cancer in graves patients with thyroidectomy and the parameters related to cancer risk

    TUĞBA KURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BEKİR UÇAN

  5. Total tiroidektomi planlanan hastalarda, standart bilateral subtotal tiroidektomi yapılması halinde geride bırakılacak tiroit dokusunda, rekürren tiroit hastalığı ile ilişkili olabilecek proliferasyon faktörlerinin belirlenmesi

    Evaluation the proliferative activity which might be related with recurrent diseas in thyroid tissue which would have been left behind if subtotal thyroidectomy were performed instead of total thyroidevtomy

    SEVDA YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Genel CerrahiPamukkale Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KORAY TEKİN