Geri Dön

Rasyonel çözümsüzlüklerin ontolojik güvenlik teorisiyle analizi: Türkiye-Yunanistan ilişkileri (Ege krizi) ve Sırbistan'ın AB süreci

Analysis of rational incompatibilities with ontological security theory: Türkiye-Greece relations (Aegean crisis) and Serbia's EU process

  1. Tez No: 1003393
  2. Yazar: MEHMET ALİ AK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. CAFER TAYYAR ARI
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Bölgesel entegrasyon, Bölgesel çatışmalar, Ege Denizi sorunu, Ontolojik güvenlik, Öz kimlik, Regional conflicts, Aegean Sea problem, Ontological security, Self-identity
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bursa Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Uluslararası Siyaset Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez, belli durumlarda ontolojik güvenlik kaygılarının çatışmaların rasyonel çözümünü engellediği varsayımına dayanmaktadır. Uluslaşma sürecinin devam ettiği veya içsel bütünlüğün olmadığı veyahut ideolojik liderliğin söz konusu olduğu devletlerde ontolojik kaygılar, fiziksel barış ya da anlaşma koşullarından daha önemli olmaktadır. Dolayısısyla bu tür devletlerde ontolojik güvenlik kaygıları fiziksel güvenliğin önüne geçerek rasyonel çözümleri engellemektedir. Geleneksel uluslararası ilişkiler teorilerinde çıkar maksimizasyonunun esas alındığı durumlarda aktörler, buna ters düşen davranışlar sergileyebilmektedir. Bu bağlamda çalışma, ontolojik güvenlik kuramını merkeze alarak devletlerin kriz anlarında irrasyonel görünen davranışlarının arkasında yatan kimlik dinamiklerini açığa çıkarmaktadır. Devletlerin yalnızca fiziksel güvenliklerini değil, aynı zamanda kimliksel bütünlüklerini sürdürme çabasını esas alan bu kuramsal yaklaşım, uluslararası krizlerin neden barışçıl yollarla çözülemediğine dair alternatif bir açıklama sunmaktadır. Tez, bu çerçevede Türkiye-Yunanistan arasında uzun süredir devam eden Ege Krizi ile Sırbistan'ın Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecinde yaşadığı tıkanmaları incelemektedir. Ontolojik güvenlik ve çatışma çözümü literatüründe kullanılan istikrarlı çatışma, istikrarsız çatışma, çözüm sürecinde çatışma, katastrofi ve eylemsizlik gibi safhalar üzerinden hem çatışmanın yapısal devamlılığı hem de çözüm girişimlerinin neden başarısızlığa uğradığı açıklanmaktadır. Her iki vakada da devletlerin tarihsel travmaları, kolektif hafızaları ve ötekileştirici söylemleri uzlaşma çabalarının önünde önemli engeller oluşturmaktadır. Tezde söylem analizi, süreç izleme ve anlatı çözümlemesi gibi nitel araştırma teknikleri; lider söylemleri, tarihsel ve toplumsal anlatılar, medya açıklamaları ve anketler gibi verilerle birlikte kullanılarak ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Türkiye ve Yunanistan liderlerinin milliyetçi anlatıları, Ege üzerindeki teknik anlaşmazlıkların ontolojik güvenlik eksenine kaymasına neden olmakta; benzer şekilde Sırp siyasi elitlerinin Avrupa şüpheciliğini besleyen söylemleri, Avrupa Birliği reformlarına karşı kimlik temelli bir direnç üretmektedir. Bu bağlamda Avrupa Birliği'nin Batı merkezli normlarının dayatılması, Sırp kamuoyunda kimliğe yönelik tehdit algısını derinleştirmekte ve entegrasyon sürecini sekteye uğratmaktadır. Elde edilen bulgular, krizlerin yalnızca askeri, hukuki ya da diplomatik araçlarla çözülemeyeceğini; tarihin ve kültürün beslediği kimlik anlatıları dikkate alınmadan geliştirilen çözüm önerilerinin sürdürülebilir barış üretmede yetersiz kaldığını göstermektedir.

Özet (Çeviri)

This dissertation is based on the assumption that, under certain conditions, ontological security concerns prevent the rational resolution of conflicts. In states where nation-building is still ongoing, where internal cohesion is lacking, or where ideological leadership prevails, ontological anxieties become more important than the conditions of physical peace or agreement. Therefore, in such states, ontological security concerns can take precedence over physical security, thereby obstructing rational solutions. In situations where traditional theories of international relations would expect actors to maximize interests, states may instead display behavior that contradicts rational cost benefit calculations. In this context, the study places ontological security theory at its core and reveals the identity dynamics underlying states seemingly irrational behavior in times of crisis. By emphasizing states efforts not only to preserve their physical security but also to maintain their identity coherence, this theoretical framework offers an alternative explanation for why international crises often fail to be resolved through peaceful means. Within this framework, the dissertation examines the long standing Aegean dispute between Turkey and Greece and the deadlocks experienced by Serbia in its European Union integration process. Drawing on stages identified in the ontological security and conflict resolution literature, namely stable conflict, unstable conflict, conflict in the resolution process, catastrophe and inaction, the study explains both the structural persistence of conflict and the recurring failure of resolution attempts. In both cases, states' historical traumas, collective memories and exclusionary discourses constitute significant obstacles to compromise. The research employs qualitative methods such as discourse analysis, process tracing and narrative analysis, drawing on leaders' statements, historical and social narratives, media discourse and survey data. Nationalist narratives articulated by Turkish and Greek leaders shift technical disagreements over the Aegean into the realm of ontological security, and similarly the rhetoric of Serbian political elites that fuels Euroscepticism produces identity based resistance to European Union reforms. In this context, the imposition of Western centered norms by the European Union deepens perceptions of identity threat within Serbian society and disrupts the integration process. The findings indicate that crises cannot be resolved solely through military, legal, or diplomatic instruments; they also show that proposed solutions developed without taking into account identity narratives shaped by history and culture fall short of producing sustainable peace.

Benzer Tezler

  1. Rasyonel fonksiyon yaklaşımıyla schrödinger denkleminin bazı potansiyeller için çözümü

    Solution of Schrödinger equation for some potentials by rational functional approximation

    MUHTEŞEM AKSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Fizik ve Fizik MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Y.DOÇ.DR. ABDULLAH GÜNEN

  2. Rasyonel alanda sıfır hatalı matris cebri yazılımı

    A Software of matrix algebra in rational domain without error

    NECLA KÖSEER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiAfyon Kocatepe Üniversitesi

    Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ABDURRAHMAN KARAMANCIOĞLU

  3. Rasyonel-emotif terapinin düşük benlik kabulünü yükseltmedeki etkinliğinin araştırılması

    Investigating the effectiveness of rational-emotive therapy to raise the low self-acceptance

    MUSTAFA KOÇ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    PsikolojiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZAFER GÖKÇAKAN

  4. Rasyonel kaynak kullanımında yerel yönetimlerin rolü -İsveç örneği-

    The Role of local governments on rational usage of resources and Swedish case

    SÜLEYMAN ERDAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    EkonomiCelal Bayar Üniversitesi

    Maliye Teorisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. A. KEMAL ÇELEBİ

  5. Resolution ile rasyonel fonksiyonların sembolik integrali

    Synbolic integration of rational functions by resolution

    ONUR KIYMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    MatematikHacettepe Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ŞEREF MİRASYEDİOĞLU