Geri Dön

BI-RADS 4 meme lezyonlarında eksizyonel biyopsi endike olduğunda onkoplastik yaklaşımın rezeksizyon oranlarına etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1003398
  2. Yazar: İSMAİL HAKKI ŞENCAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SERAP EREL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Onkoplastik meme cerrahisi, memede endikasyon doğrultusunda eksize edilen doku çıkarılırken aynı zamanda çeşitli rekonstrüksiyon teknikleriyle memenin doğal görüntüsünün korunduğu, çıkarılmak istenen doku onkolojik prensiplere uygun olarak geniş sınırlarla çıkarılırken aynı zamanda kozmetik olarak da ideal sonuçların hedeflendiği cerrahi yaklaşımdır. Malign olduğu bilinen vakalarda uygulanabildiği gibi malignite açısından şüpheli lezyonlarda eksizyonel biyopsi yapılırken de kullanılmaktadır. Çalışmamızda, meme kanseri açısından şüpheli ve tanının netleştirilebilmesi için eksizyonel biyopsi yapılmasının gerekli olduğu olgularda onkoplastik tekniğin kullanımının standart cerrahi tekniğe göre re-eksizyon ihtiyacını azaltıp azaltmadığını inceledik. Gereç ve Yöntem: Bu tez çalışmasında, SBÜ Ankara Eğitim Araştırma Hastanesinde, 01.01.2019-31.12.2024 tarihleri arasında BI-RADS 4 meme lezyonu sebebiyle eksizyonel biyopsi yapılan hastalar retrospektif olarak incelenmiştir. Hariç tutulma kriterleri uygulandıktan sonra 79 hasta standart teknikle, 108 hasta ise onkoplastik teknikle opere edilenler olmak üzere toplam 187 hastadan oluşan bir çalışma evreni oluşmuştur. Standart ve onkoplastik cerrahi grupları eksizyonel biyopsi sonrası re-eksizyon ihtiyacı açısından kıyaslanmıştır. Çalışmamızda iki grup arasında yaş, eksize edilen lezyonun lokalizasyonu ve çapı, spesimen patoloji sonucu ve postoperatif komplikasyonlar gibi parametreler de sekonder sonlanım noktaları olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışmamızın sonuçları değerlendirildiğinde her iki cerrahi teknikle opere edilen hasta grupları arasında postoperatif re-eksizyon ihtiyacı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür (p=0,967). İki grup arasında opere edilen hastaların yaşları (p=0,301), eksize edilen lezyonların spesimen patoloji sonuçlarının benign veya malign olma oranları (p=0,701), lezyonların BI-RADS alt tipleri (p=0,092) açısından da anlamlı bir fark izlenmemiştir. Onkoplastik teknikle opere edilen hastaların ortanca lezyon çaplarının standart gruba göre daha büyük olduğu gözlense de bu fark istatistiksel olarak anlamlı olmamıştır (p=0,190). Standart teknikle opere edilen hastalarda onkoplastik teknik kullanılanlara göre üst dış kadran lezyonlarının oranı anlamlı olarak fazla görülmüştür (p=0,049). İki grup arasında postoperatif komplikasyonlar açısından onkoplasti grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu izlenmiştir (p=0,048). Çalışmamızda komplikasyonlar ağırlıklı olarak seroma şeklinde olmuş ve bu hastalar poliklinik takibiyle yönetilmiştir. Çalışmamızda komplikasyon nedeniyle re-operasyon ihtiyacı olan yalnızca 1 hasta olmuş (%0,5) ve onkoplasti grubunda olan bu hasta kanama nedeniyle tekrar operasyona alınmıştır. Sonuç: Çalışmamıza göre onkoplastik meme eksizyonel biyopsi tekniği reeksizyon ihtiyacı açısından standart teknikle benzer sonuçlara sahiptir. Günlük cerrahi pratikte, özellikle kitle/meme oranının büyük olduğu benign veya malign meme lezyonlarında onkoplastik teknikler kullanılmaksızın meme koruyucu cerrahi yapmak oldukça güç olabilmektedir. Bu nedenle onkolojik prensiplerle beraber yüz güldürücü kozmetik sonuçların da amaçlandığı onkoplastik tekniklerin meme kanseri açısından şüpheli lezyonlarda eksizyonel biyopsi yapılırken kullanılmasının bu konudaki cerrah deneyimini artıracağını düşünüyoruz

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Oncoplastic breast surgery is surgical approach which prioritizes oncological principles and cosmetic outcomes at the same time while excising the breast lesions with wide margins in light of surgical indications. Oncoplastic approach in breast surgery can be used in both suspicious and diagnosed malignant lesions. In our study, we aimed to evaluate if use of oncoplastic technique in breast excisional biopsies done for BI-RADS 4 lesions is decreasing reexcision rates comparing standard breast excisional biopsies. Material and Methods: In this study, we assessed patients who were undergone excisional breast biopsies due to BI-RADS 4 suspicious breast lesions in SBU Ankara Training and Research Hospital between 01.01.2019 - 31.12.2024, retrospectively. After applying exclusion criteria, 187 patients were included in study. In total, 79 patients were operated using standard technique and 108 with oncoplastic approach. These two groups were compared in terms of re-excision rates. In addition, several parameters such as average age, lesion localisations, lesion diameters, specimen pathology results and postoperative complications were analyzed as secondary endpoints. Results: In our study, results revealed that there is no statistically significant difference between oncoplastic and standard breast excisional biopsy techniques in terms of need of re-excision due to positive surgical margins (p=0,967). Between the two groups, average age (p=0,301), specimen pathology results being benign or malignant (p=0,701), BI-RADS subtypes of the lesions (p=0,092) did not differ statistically. Although oncoplastic approach group had larger average lesion diameter, this difference was not statistically significant (p=0,190). Patients operated with standard approach had more upper outer quadrant lesions comparing oncoplasty group (p=0,049). Postoperative complications were in favor of oncoplasty group (p=0,048) but most of the complications were seroma and all were managed with outpatient clinic follow up. Throughout the study, only 1 patient (% 0,5) was re-operated due to complication and it was because of hematoma. Conclusion: According to our study, oncoplastic breast excisional biopsy technique has similar outcomes with standard approach in terms of re-excision rates. In daily practise, especially in patients whom lesion diameter/breast size ratio are high, it is difficult to perform breast conserving surgery regardless of the lesion nature. We believe, use of oncoplastic techniques prioritizing oncological principles and cosmetic outcomes at the same time in suspicious breast lesions can enhance surgeon expertise in this field.

Benzer Tezler

  1. Dinamik kontrastlı meme MRG'de kinetik, semikantitatif kontrast değerlerinin, morfolojik ve sekans özellikleriyle birlikte kitlesel olan ve olmayan benign-malign meme lezyonlarında BI-RADS tanı doğruluğunu arttırması

    Increasing the accuracy of Bİ-RADS diagnosis in benign-malignant breast lesions with and without mass, with kinetic, semi-quantitative contrast values, morphological and sequence features in dynamic contrast breast MRİ

    AYKUT ALTINOK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Radyoloji ve Nükleer TıpZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİLGİN KADRİ ARIBAŞ

  2. Non-palpabl meme lezyonlarında işaretleme ile eksizyon yapılan hastalarda memekarsinomu saptanmasını etkileyen faktörler

    Başlık çevirisi yok

    NİDAL İFLAZOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERCÜMENT TARCAN

    PROF. DR. MURAT KEMAL ATAHAN

  3. Nonpalpabl meme lezyonlarında sterotaktik biopsi yapılan hastaların hastanemiz olgu serisindeki sonuçları

    Stereotactic biopsy results of a series of patients with nonpalpable breast lesions in our hospital

    NADİR ADNAN HACIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    UZMAN İBRAHİM ERBAŞ

  4. Meme lezyonlarında ultrasonografi rehberliğinde vakum eşlikli biyopsi kullanımı

    The Use of vacuum-assisted biopsy with ultrasonography guidance in breast lesions

    NURİ ÇAGATAY ÇİMŞİT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Radyoloji ve Nükleer TıpMarmara Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ERKİN ARIBAL

  5. Meme kitlelerinin benign-malign ayrımında difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntülemenin rolü

    The role of diffusion-weighted imaging for differentiation of benign and malignant breast masses

    NURTAÇ AKGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpAkdeniz Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMEL ALİMOĞLU