Geri Dön

Deri hastalıklarında klinik ön tanı ile histopatolojik sonuç arasındaki uyumun değerlendirilmesi: Tek merkezden retrospektif çalışmanın sonuçları

Evaluation of the concordance between clinical preliminary diagnosis and histopathological results in skin diseases: Results of a single-center retrospective study

  1. Tez No: 1003408
  2. Yazar: ESRA DAŞDEMİR
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ PINAR KORKMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Deri biyopsisi, Deri Hastalıkları, Dermatopatoloji, Klinikopatolojik Uyum, Clinicopathological concordance, Dermatopathology, Skin biopsy, Skin diseases
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada deri biyopsisi alınan hastalarda klinik ön tanı ile histopatolojik sonuç arasındaki uyumu değerlendirmek, bu uyumun hasta özellikleri ve klinik bilginin niteliğiyle ilişkisini incelemek ve pediatrik ile erişkin olgular arasındaki olası farklılıkları ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada 1969 hastaya ait toplam 2094 deri biyopsisi raporu retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Klinik ön tanı ile histopatolojik sonuç arasındaki uyum; yaş, cinsiyet, hastalık süresi, biyopsi lokalizasyonu, ön tanı sayısı, direkt immünfloresan uygulanması ve raporlanma süresi açısından analiz edilmiştir. Pediatrik ve erişkin olgular karşılaştırılmıştır. Klinikopatolojik uyum, patolojik tanının klinik ön tanılar arasında yer almasına göre tanımlanmıştır. Bulgular: Çalışmamızda klinik ön tanı ile histopatolojik son tanı arasındaki uyum oranı %72 olarak saptanmıştır. Pediatrik olgularda klinikopatolojik uyum erişkinlere kıyasla daha düşük bulunmuştur. Erkeklerde kadınlara oranla daha yüksek uyum oranı izlenmiştir. Hastalık süresi bilinen olgularda uyum anlamlı olarak daha yüksekken, uyumsuz olgularda hastalık süresi daha uzun saptanmıştır. Biyopsi lokalizasyonu, lokalizasyon bölgeleri, ön tanı sayısı ve raporlanma süresi ile uyum arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Direkt immünfloresan yapılan olgularda uyum daha yüksek bulunmuştur. Hastalık gruplarına göre incelendiğinde vezikülobüllöz hastalıklarda en yüksek, ilaç reaksiyonlarında en düşük uyum oranı bulunmuştur. Pediatrik olgularda en yüksek uyum saç ve müköz membran hastalıklarında, en düşük uyum ise ürtikeryal hastalıklarda saptanmıştır. Deri neoplazmlarında malign ve premalign lezyonlarda uyum benign lezyonlara göre daha yüksek bulunmuştur. Deri neoplazmları grubunda en sık raporlanan tanılar sırasıyla mikozis fungoides, bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinom olmuştur. Sonuç: Klinikopatolojik uyumun artırılabilmesi için klinik bilgilerin ayrıntılı ve eksiksiz biçimde sunulması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to evaluate the concordance between clinical preliminary diagnoses and histopathological results in patients who underwent skin biopsy, to investigate the relationship of this concordance with patient characteristics and the quality of clinical information, and to determine potential differences between pediatric and adult cases. Materials and Methods: A total of 2,094 skin biopsy reports from 1,969 patients were retrospectively analyzed. The concordance between clinical preliminary diagnoses and histopathological results was analyzed in terms of age, sex, disease duration, biopsy localization, number of preliminary diagnoses, application of direct immunofluorescence, and reporting time. Pediatric and adult cases were compared. Clinicopathological concordance was defined based on whether the pathological diagnosis was included among the clinical preliminary diagnoses. Results: The concordance rate between clinical preliminary diagnosis and histopathological final diagnosis was found to be 72%. Clinicopathological concordance was lower in pediatric cases compared to adults. Concordance was higher in males than in females. Concordance was significantly higher in cases with a known disease duration, whereas disease duration was longer in discordant cases. No significant association was found between concordance and biopsy localization, localization regions, number of preliminary diagnoses, or reporting time. Concordance was higher in cases in which direct immunofluorescence was performed. When evaluated according to disease groups, vesiculobullous diseases showed the highest concordance, while drug reactions showed the lowest. In pediatric cases, the highest concordance was observed in hair and mucosal membrane diseases, whereas the lowest concordance was found in urticarial diseases. In skin neoplasms, concordance was higher in malignant and premalignant lesions compared to benign lesions. The most frequently reported diagnoses in the skin neoplasms group were mycosis fungoides, basal cell carcinoma, and squamous cell carcinoma, respectively. Conclusion: To improve clinicopathological concordance, clinical information should be provided in a detailed and complete manner.

Benzer Tezler

  1. Deri hastalıklarının tanısında klinik ve histopatolojik korelasyon

    Clinicopathologic correlation in the diagnosis of skin diseases

    MAHMUT SAMİ METİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    DermatolojiAtatürk Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ATASOY

  2. Pemfigus vulgaris hastalarının anksiyete açısından Beck skoru ile kendi aralarında ve normal popülasyon ile karşılaştırılması

    Comparison of anxiety levels in patients with pemphigus vulgaris using the Beck Anxiety Inventory: Intra-group and population-based analysis

    ÖMER MANGIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RIFKİYE KÜÇÜKOĞLU

  3. Pemfigus vulgarisli hastalarda vulva,serviks ve vajina tutulumu

    Vulva, cervix and vagina involvement in patients with pemphigus vulgaris

    FİLİZ TOPALOĞLU DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Dermatolojiİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUKADDES KAVALA

  4. Kutanöz melanom tanılı hastalarda sosyodemografik ve klinik özelliklerin hastalık algısı ve güneşten korunma davranışları üzerindeki etkisi

    The effect of sociodemographic and clinical featureson disease perception and sun protection behavior inpatients with cutaneous melanom

    ÖZLEM GÜRBÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM ÖZBAĞÇIVAN

  5. Palmoplantar psoriazis ve palmoplantar ekzema hastalarında doku IL-17, IL-23, IL-36α ve IL-36γ ekspresyonlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of tissue IL-17, IL-23, IL-36α and ıl-36U expression in palmoplantar psoriasis and palmoplantar eczema

    OZAN ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ESRA KOKU AKSU