Geri Dön

Epilepsi hastalarında serum S100b proteini ve IL-6 seviyelerinin hastalık ile ilişkisi

Serum S100b and il-6 levels in patients with epilepsy and their association with disease characteristics

  1. Tez No: 1004531
  2. Yazar: ÖYKÜ ŞEBNEM SİPAHİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ABİDİN ERDAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: epilepsi, biyobelirteç, S100B, IL-6, ilaca dirençli epilepsi, epilepsy, biomarker, S100B, IL-6, drug resistant epilepsy
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nöroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Amaç Epilepsi hastalarında nöbet tipi ve sıklığı ile serum S100B ve IL-6 düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirerek, epilepsi hastalarının nöbet kontrollerinde ve tedavi düzenlenmesi, nöbet önleyici ilaç kesim aşamalarında günlük uygulamalara yön vermeyi amaçlayan prospektif gözlemsel bir çalışmadır. Gereç ve Yöntem Çalışmaya 41 epilepsi hastası, 41 sağlıklı gönüllü olmak üzere toplam 82 gönüllü alınmıştır. Hastaların ilk görüşmede kanları alınarak nöbet tipi ve sıklıkları, demografik verileri, kullandıkları ilaçlar, görüntülemeleri, elektroensefalografi (EEG) verileri kaydedilmiştir. 3'üncü ve 6'ıncı ayda nöbet sıklıkları takip edilmiştir. 6. Ayın sonunda hasta ve gönüllülerden elde edilen serum örneklerinden ELİSA yöntemi ile S100B ve IL-6 düzeyleri çalışılmıştır. Bulgular Hasta ve kontrol grubu arasında S100B ve IL-6 değerlerinde anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Hastaların nöbet tipleri, nöbet sıklıkları, EEG ve manyetik rezonans (MR) görüntüleme karakteristikleri, aile öyküleri, tanı yaşı, aura varlığı, nöbet önleyici tedavileri ile çalışılan biyobelirteçler arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05), aynı şekilde ileriye dönük 3. Ve 6. Aydaki nöbet sıklıkları ile de istatistiksel anlamlı ilişki saptanmadı (p>0,05). Dirençli epilepsisi olanlarda S100B düzeyi 94,5pg/mL (89,94–106,8) ve olmayanlarda 89,48 (88,25–93,36) olup iki grup arasında istatistiksel anlamlı fark saptandı (p=0,040). IL-6 düzeyleri aynı gruplar için sırasıyla 4,48 (pg/mL) (4,34–4,64) ve 4,71 (4,55–4,91) olup anlamlı fark saptandı (p=0,020). Sonuç Epilepsi için ideal bir kan biyobelirteci; tanıyı, nöbet sıklığını, tedavi yanıtını öngörebilen, kolay ölçülebilen ve klinik olarak uygulanabilir bir biyokimyasal belirteç olmalıdır, çalışmamız ise serum S100B ve IL-6'nın klinik kullanımda elverişsiz oldukları kanaati oluşturmuştur. Ancak çalışmamızda dirençli epilepsi oranı yüksek, fokal ve jeneralize hastaları içeren heterojen bir hasta grubu olduğu göz önüne alınmalıdır. İleride yapılacak çalışmalarda spesifik epilepsi alt gruplarında homojen hasta grubu seçilmesi yararlı olacaktır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Aim This prospective observational study aimed to evaluate the relationship between seizure type and frequency with serum S100B and IL-6 levels in patients with epilepsy. By doing so, it sought to provide guidance for daily clinical practice in seizure control, treatment planning, and antiepileptic drug withdrawal processes. Materials and Methods A total of 82 participants were included in the study, consisting of 41 patients with epilepsy and 41 healthy controls. At the initial visit, blood samples were collected and seizure types, seizure frequencies, demographic data, medications, neuroimaging findings, and EEG results were recorded. Seizure frequency was monitored at the 3rd and 6th months. At the end of the 6th month, serum S100B and IL-6 levels were measured using the ELISA method in samples obtained from both patients and controls. Results No significant differences were observed between the patient and control groups in terms of S100B and IL-6 levels (p > 0.05). Additionally, no statistically significant relationship was found between the measured biomarkers and seizure type, seizure frequency, EEG or MRI characteristics, family history, age at diagnosis, presence of aura, or antiepileptic treatment (p > 0.05). Likewise, no significant association was detected between biomarker levels and seizure frequency at the 3rd and 6th-month follow-ups (p > 0.05). However, serum S100B levels were significantly higher in patients with drug-resistant epilepsy compared to those without resistance [94.5 pg/mL (89.94–106.8) vs. 89.48 pg/mL (88.25–93.36), p = 0.040]. Conversely, IL-6 levels were significantly lower in the drug-resistant group than in non-resistant patients [4.48 pg/mL (4.34–4.64) vs. 4.71 pg/mL (4.55–4.91), p = 0.020]. Conclusion An ideal blood biomarker for epilepsy should be clinically applicable, easily measurable, and able to predict diagnosis, seizure frequency, and treatment response. Our findings suggest that serum S100B and IL-6 are not suitable for routine clinical use as epilepsy biomarkers. However, it should be noted that our study population was heterogeneous, including both focal and generalized epilepsy patients, with a relatively high proportion of drug-resistant cases. Future studies may benefit from selecting more homogeneous patient groups focusing on specific epilepsy subtypes.

Benzer Tezler

  1. Dirençli epilepsili çocuklarda ve sağlıklı kontrollerde serum S-100B düzeylerinin karşılaştırılması

    Comparison of the serum S-100B levels in healthy controls and children with drug resistant epilepsy

    MUSTAFA ÇALIK

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHarran Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AKIN İŞCAN

    YRD. DOÇ. DR. MAHMUT ABUHANDAN

  2. Epileptik ensefalopati: Glial aktivite faktörleri biyobelirteç olarak kullanılabilir mi?

    Epileptic encephalopathy: Can glial activity factors be used asbiomarkers?

    MINARA CHARKAZZADE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. PINAR TOPALOĞLU

  3. Epileptik hastalarda epileptik nöbet sonrası postiktal ve interiktal dönemdeki serum nöron spesifik enolaz ve s100b protein düzeylerinin değerlendirilmesi

    Assessments of serum neuron specific enolase and s100b protein levels at postictal and interictal period after epileptic seizure in epileptic patients

    EMRAH ÖZDEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    NörolojiFırat Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT MÜNGEN

  4. Ratta deneysel status epileptikus modelinde GAP junction inhibitörlerinin hipokampal dejenerasyon üzerine etkileri ve serum S100B düzeyi ile ilişkisi

    Effects of GAP junction inhibitors on hippocampal degeneration and their relationship with serum S100B level in rat experimental status epilepticus model

    AHMET EREN SEÇEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NörolojiGazi Üniversitesi

    Nörobilim Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİDEM TUBA AKÇALI

  5. Epilepsi hastalarında serum endocan seviyelerinin ameliyat öncesi ve sonrası ölçülmesi ve platelet-lenfosit ve nötrofil-lenfosit oranları ile korelasyonunun belirlenmesi

    Measuring preoperative and post operative serum endocan levels in epilepsy patients and establishing a correlation between platelet- lymphocyte and neutrophil- lymphocte ratios

    AHMET FARUK ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Nöroşirürjiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TANER TANRIVERDİ