Geri Dön

User-oriented public space design through post-occupancy evaluation: the case of Üsküdar waterfront

Kullanım sonrası değerlendirme yoluyla kullanıcı odaklı kamusal mekan tasarımı: Üsküdar sahil alanı örneği

  1. Tez No: 1004558
  2. Yazar: SEHER BAŞARAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MELODY SAFARKHANI
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mimarlık, Architecture
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Okan Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Ebelik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kullanıcı odaklı kamusal mekanlar, farklı kullanıcı gruplarının ihtiyaçlarına, gündelik kullanım pratiklerine ve mekansal deneyim beklentilerine yanıt vererek kentsel yaşanabilirliğin temel bileşenlerinden biri haline gelmiştir. Kapsayıcılık, erişilebilirlik, işlevsellik ve konfor gibi nitelikler, yalnızca mekan kalitesini değil, aynı zamanda bireylerin yaşam kalitesini ve sürdürülebilir kentsel gelişimi de doğrudan etkilemektedir. Bu çerçevede, bu tezde İstanbul'un tarihsel olarak katmanlı yapıya sahip ve günümüzde önemli mekansal dönüşümler geçirmekte olan Üsküdar sahil alanı, kullanıcı odaklı bir Kullanım Sonrası Değerlendirme yaklaşımıyla kapsamlı biçimde incelenmektedir. Kentsel kıyı alanlarının yenilenmesi çoğunlukla ekolojik, tasarımsal ya da ekonomik ölçütler üzerinden değerlendirilirken, toplumsal temelli ve kullanıcı deneyimini merkeze alan değerlendirmelerin görece sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu çalışma, söz konusu eksikliği gidermeyi amaçlayarak kullanıcı algılarını demografik çeşitlilik, erişilebilirlik, mekansal işlevsellik ve çevresel kalite olmak üzere dört temel boyut üzerinden ele almaktadır. Kullanıcı deneyiminin çok ölçekli yapısını ortaya koyabilmek amacıyla karma yöntemli bir araştırma deseni benimsenmiştir. Araştırmanın nicel verileri, Üsküdar sahil alanını kullanan 100 katılımcıya uygulanan yapılandırılmış anketler aracılığıyla toplanmıştır. Bu veriler, kullanıcıların memnuniyet ve memnuniyetsizlik düzeylerini belirlemek üzere frekans analizleri, çapraz tablolar ve nötr bir değere karşı gerçekleştirilen tek örneklem t-testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşmeler, açık uçlu yanıtların tematik analizi ve sistematik saha gözlemleri yoluyla elde edilmiştir. Farklı veri toplama tekniklerinin birlikte kullanılması, araştırmanın yöntemsel sağlamlığını artırmış ve elde edilen bulguların karşılıklı olarak doğrulanmasını sağlamıştır. Araştırma bulguları, Üsküdar sahil alanında erişilebilirliğin en yüksek performans gösteren boyut olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, alanın metro, vapur ve otobüs gibi toplu taşıma sistemleriyle güçlü biçimde bütünleşmiş olması ve tutarlı bir peyzaj düzenine sahip olmasıyla ilişkilendirilmektedir. Estetik kalite de kullanıcılar tarafından genel olarak olumlu değerlendirilmiştir. Buna karşın, engelli kapsayıcılığı, hijyen altyapısı, güvenlik ve kullanıcı konforu gibi alanlarda önemli yetersizlikler tespit edilmiştir. Düzensiz zeminler, dik eğimler ve yetersiz hissedilebilir yüzey uygulamaları, özellikle yaşlılar ve hareket kısıtlılığı olan kullanıcılar için erişilebilirliği sınırlandırmaktadır. Konfor düzeylerinin mekansal olarak farklılaştığı, yetersiz gölgeleme elemanları, tuvaletler ve diğer kentsel donatıların yoğun kullanılan alanlarda aşırı kalabalığa yol açtığı belirlenmiştir. İmaj ve algı boyutu; çocuk güvenliği, çevresel alanlarda yetersiz aydınlatma ve cankurtaran hizmetlerinin sınırlı olması gibi tekrar eden sorunlar nedeniyle görece zayıf bir performans sergilemiştir. Mekansal işlevsellik boyutunun ise en düşük değerlendirme puanlarını aldığı; bu durumun sınırlı rekreasyon ve spor alanları, yaya ve bisiklet güzergahlarının yeterince bütünleştirilememesi ile atık ve geri dönüşüm altyapısındaki bakım yetersizliklerinden kaynaklandığı görülmektedir. Sonuç olarak, Üsküdar sahil alanı güçlü bir estetik değere ve gelişmiş ulaşım bağlantılarına sahip olmasına rağmen, kapsayıcılık, güvenlik ve aktif kullanım olanakları açısından kullanıcı beklentilerini tam olarak karşılayamamaktadır. Kullanıcıların doğrudan deneyimlerini merkeze alan bu araştırma; evrensel erişilebilirliğin geliştirilmesi, kentsel donatıların mekansal olarak daha dengeli biçimde dağıtılması, güvenlik odaklı tasarım iyileştirmelerinin hayata geçirilmesi, Kullanım Sonrası Değerlendirme yaklaşımının belediye uygulamaları içerisinde kurumsallaştırılması ve bakım ile işletme stratejilerinin güçlendirilmesine yönelik uygulanabilir öneriler sunmaktadır. Elde edilen bulgular, kentsel kıyı alanlarına ilişkin akademik literatüre katkı sağlamakta ve İstanbul ile benzer kentsel bağlamlarda kamusal mekanların yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen planlamacılar, tasarımcılar ve politika yapıcılar için yol gösterici nitelik taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

User-oriented public spaces play a critical role in urban livability by responding to diverse needs, everyday practices, and experiential expectations while promoting inclusivity, accessibility, functionality, and comfort. These qualities are essential for enhancing well-being and supporting sustainable urban development. In line with this perspective, this study presents a comprehensive user-oriented Post-Occupancy Evaluation (POE) of the regenerated Üsküdar waterfront in Istanbul, a historically layered district currently undergoing significant spatial transformation. While waterfront regeneration is often evaluated through ecological, design, or economic perspectives, socially grounded and user-oriented assessments remain comparatively limited. This study addresses this gap by examining user perceptions across four key dimensions: demographic diversity, accessibility, spatial functionality, and environmental quality. A mixed-methods research design was employed to capture the multi-scalar nature of user experience. Quantitative data were collected through structured questionnaires administered to 100 waterfront users and analyzed using frequency analysis, cross-tabulations, and one-sample t-tests against a neutral point to identify patterns of satisfaction and dissatisfaction. Qualitative insights were obtained from semi-structured interviews, thematic analysis of open-ended responses, and systematic on-site observations. The triangulation of these data sources enhanced the methodological rigor and supported cross-validation of findings. The results indicate that accessibility is the highest-performing dimension, largely due to strong integration with metro, ferry, and bus networks, as well as coherent landscape design. Aesthetic quality also received favorable evaluations. However, persistent shortcomings were identified in disability inclusion, sanitary infrastructure, safety, and user comfort. Uneven surfaces, steep slopes, and inadequate tactile paving limit accessibility for elderly and mobility-impaired users. Comfort levels varied spatially, with insufficient shade, restrooms, and amenities contributing to congestion in high-use areas. Image and perception emerged as weaker aspects, with recurring concerns related to child safety, inadequate lighting in peripheral zones, and insufficient lifeguard presence. Spatial functionality received the lowest ratings, reflecting limited recreational and sports facilities, poorly integrated pedestrian and cycling routes, and inadequately maintained waste and recycling infrastructure. The study concludes that although the Üsküdar waterfront demonstrates strong aesthetic value and transport connectivity, it falls short in inclusivity, safety, and active-use provision. By foregrounding users' lived experiences, this research offers actionable recommendations, including universal accessibility enhancements, more balanced amenity distribution, safety-oriented design improvements, the institutionalization of POE within municipal practice, and strengthened maintenance strategies. These findings contribute to the academic discourse on urban waterfronts and provide practical guidance for planners, designers, and policymakers seeking to improve public space performance through user-oriented evaluation in Istanbul and comparable urban contexts.

Benzer Tezler

  1. Kamusal mekanlar ve tasarım ilkeleri

    Başlık çevirisi yok

    RECAİ VOLKAN SAĞLAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Şehir Planlama Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN ULUSU URAZ

  2. Hızlı servis restoranlarında kurumsal kimliğin mekan tasarımına etkileri ve değişimi

    Effects of corporate identity on the spatial design and changes in fast food restaurants

    HALİDE GÜLİZ TAVUKÇUOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLÇİN PULAT GÖKMEN

  3. Kentsel kimliğin ölçülebilirliğine yönelik bir yöntem önerisi: Ataşehir örneği

    A methodological proposal for measuring urban identity: the case of Ataşehir

    TUĞÇE KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÖKSENİN İNALHAN

  4. Deprem sonrası kalıcı konut yerleşmelerinde sosyal sürdürülebilirliğin irdelenmesi: Van ili Erciş ilçesi örneği

    Examination of social sustainability in permanent housing settlements after earthquake: The case of Ercis district in Van province

    SUAT ULUTAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURAN ZEREN GÜLERSOY