Daimi dişlerde fissür örtücü olarak kullanılan farklı restoratif materyallerin mikrosızıntı değerlerinin karşılaştırılması
Comparison of microleakage values of different restorative materials used as fissure sealants in permanent teeth
- Tez No: 1004636
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CANAN BAYRAKTAR NAHİR, DR. ÖĞR. ÜYESİ NECİBE DAMLA ŞAHİN
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Pedodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez çalışmasının amacı, daimi büyük azı dişlerinde invaziv ve non-invaziv tekniklerle uygulanan farklı rezin esaslı pit ve fissür örtücü ve akışkan kompozit materyallerin mikrosızıntı ve fissür penetrasyon özelliklerini in vitro koşullarda karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Çalışmada 50 adet çürüksüz mandibular daimi büyük azı dişi kullanılmış ve her dişten iki kesit alınarak toplam 100 örnek elde edilmiştir. Örnekler, kullanılan pit ve fissür örtücü materyaline göre beş ana gruba ayrılmıştır: Clinpro Sealant (Grup I), Fissurit FX (Grup II), Nova Compo HF (Grup III), Filtek Supreme Flow (Grup IV) ve Clearfil Majesty Flow (Grup V). Her ana grup, uygulama tekniğine göre non-invaziv (A) ve invaziv (B) olmak üzere iki alt gruba ayrılmıştır. Tüm materyaller üretici firma talimatlarına uygun şekilde uygulanmış, ardından örnekler termal siklusa tabi tutulmuştur. Mikrosızıntı ve fissür penetrasyonu boya penetrasyon yöntemi kullanılarak hem nicel ölçüm yöntemi hem de skorlama sistemi ile değerlendirilmiştir. Ayrıca rastgele seçilen örneklerde mine–rezin ara yüzeyinin morfolojik özellikleri taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenmiştir. Verilerin istatistiksel analizi IBM SPSS Statistics 26.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiş ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. İki yönlü ANOVA sonuçlarına göre, kullanılan restoratif materyallerin, uygulama tekniklerinin ve bu iki faktörün etkileşiminin mikrosızıntı nicel değerleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır (p>0,05). Mikrosızıntı skorlama sonuçları da nicel ölçüm verileri ile uyumlu bulunmuş ve gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Fissür penetrasyonuna ait nicel ölçüm sonuçlarında, materyaller ve uygulama teknikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmemiştir (p>0,05). Ancak penetrasyonun skorlama yöntemi ile değerlendirilmesi sonucunda, non-invaziv teknikte Grup III ile Grup IV arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır (p<0,05). İnvaziv teknikte ise gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Uygulama tekniğine göre yapılan karşılaştırmada yalnızca Grup II'de invaziv ve non-invaziv teknikler arasında anlamlı fark izlenmiştir (p<0,05). Mikrosızıntı ve penetrasyonun değerlendirilmesinde kullanılan nicel ölçüm yöntemleri ile skorlama sistemleri arasında pozitif ve anlamlı bir korelasyon bulunmuştur (p<0,001). Bu çalışmanın bulguları, rezin esaslı akışkan kompozitler ile geleneksel pit ve fissür örtücü materyallerin mikrosızıntı ve fissür penetrasyonu açısından benzer performans sergilediğini göstermektedir. Uygun yüzey hazırlığı ve doğru uygulama protokollerinin sağlanması koşuluyla, farklı rezin esaslı materyallerin daimi dişlerde pit ve fissür örtücü olarak güvenle kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
Özet (Çeviri)
The aim of this this study was to comparatively evaluate the microleakage and fissure penetration properties of different resin-based fissure sealants and flowable composite materials applied with invasive and non-invasive techniques on permanent molars under in vitro conditions. Fifty caries-free mandibular permanent molars were used in the study, and two sections were obtained from each tooth, resulting in a total of 100 samples. The samples were divided into five main groups according to the fissure sealant material used: Clinpro Sealant (Group I), Fissurit FX (Group II), Nova Compo HF (Group III), Filtek Supreme Flow (Group IV), and Clearfil Majesty Flow (Group V). Each main group was further subdivided into two subgroups according to the application technique: non-invasive (A) and invasive (B). All materials were applied in accordance with the manufacturers' instructions, and the samples were subsequently subjected to thermal cycling. Microleakage and fissure penetration were evaluated using both a quantitative measurement method and a scoring system based on the dye penetration technique. In addition, the morphological characteristics of the enamel–resin interface were examined in selected samples using scanning electron microscopy (SEM). Statistical analysis was performed using IBM SPSS Statistics 26.0 software, and the level of significance was set at p<0.05. According to the two-way ANOVA results, the restorative materials used, the application techniques, and the interaction between these two factors did not have a statistically significant effect on the quantitative microleakage values (p>0.05). The microleakage scoring results were consistent with the quantitative measurement data, and no statistically significant differences were detected among the groups. In the quantitative evaluation of fissure penetration, no statistically significant differences were observed between the materials or the application techniques (p>0.05). However, when penetration was evaluated using the scoring method, a statistically significant difference was found between Group 3 and Group 4 in the non-invasive technique (p<0.05). No significant differences were observed among the groups in the invasive technique. In the comparison based on application technique, a statistically significant difference was observed only in Group 2 between the invasive and non-invasive techniques (p<0.05). A positive and statistically significant correlation was found between the quantitative measurement methods and the scoring systems used for the evaluation of microleakage and penetration (p<0.001). The findings of this study indicate that resin-based flowable composites and conventional fissure sealant materials exhibit similar performance in terms of microleakage and fissure penetration. It was concluded that different resin-based materials can be safely used as fissure sealants in permanent teeth, provided that appropriate surface preparation and correct application protocols are ensured.
Benzer Tezler
- Fissür örtücü olarak kullanılan materyallere diş fırçalamanın etkisinin in-vitro incelenmesi
The effect of toothbrushing on materials used as fissure sealants: An in-vitro study
EDANUR GÖKCE MEYDAN
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2020
Diş HekimliğiAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ÜNAL
- Yeni sürmüş çürüksüz daimi birinci molar dişlerde farklı içerikli fissür örtüleme materyallerinin klinik etkinliklerinin değerlendirilmesi
Clinical efficacy of different fissur sealant materials in the newly erupted non-carious first permanent molars
DERYA NAZLI SHAKIR
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2021
Diş Hekimliğiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiPedodonti Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MERVE AKÇAY
- Daimi dişlerde kullanılan pit ve fissür örtücülerin mikrosızıntısına etki eden faktörlerin invitro incelenmesi
In Vitro evaluation of factors affecting microleakage of fissure sealants applied to permanent teeth
HAMDİ CEM GÜNGÖR
Doktora
Türkçe
2000
Diş HekimliğiHacettepe ÜniversitesiPedodonti Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YILDIZ BATIRBAYGİL
- Daimi dişlerde farklı fissür örtücülerin klinik başarılarının değerlendirilmesi
Evaluation of clinical success of different fissure sealants in permanent teeth
ESRA ERGÜN
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2025
Diş HekimliğiTokat Gaziosmanpaşa ÜniversitesiPedodonti Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ CANAN BAYRAKTAR NAHİR
- Florid içeren fissür örtücülerin klinik başarılarının ve bu materyallerin florid salım/tekrar yüklenebilme özelliklerinin araştırılması
An investigation of clinical effectiveness and fluoride release/uptake characteristics of fluoride-containing fissure sealants
MESUT ELBAY